omayra
Üye
Mesele, bir insanı sevmek değildir. Atatürk, bir düşüncedir, bir sistemdir. O da kurmuş olduğu Türkiye Cumhuriyeti Devletidir. Atatürk'ü sevmek demek, yaptıklarını, devrimlerini, düşüncelerini sevmek demektir. O nedenle "Atatürk bir insan, onun seveni de sevmeyeni de olabilir" denilerek konu masumane bir tartışma gibi gösterilmesin. Atatürk'ü sevmemek demek, devrimci, laik, demokratik, sosyal, hukuk devletini sevmemek demektir. Atatürk'ün dediği gibi "Benim naçiz vücudum, elbet bir gün toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır". Bu düşünce sistemi içerisinde yurt dışına iltica ederek Türkiye Cumhuriyeti'ni kötüleyen(!) (zira kötülemezse iltica talebi haklı görülmez!) bu kadının derdi Atatürk değil, kurmuş olduğu bağımsız demokratik devlettir. Bugünkü Türkiye Cumhuriyeti'nin borç batağında yüzmesi ve bunun getirdiği olumsuzluklar, var olan adı konulmamış kapitülasyonlar, Düyun-u Umumiye'nin yansıması olan IMF yönetimi altında bulunmamız, Atatürk'ün değil, sonrasında gelen kötü idarecilerin kabahatidir. Zira savaştan çıkmış yorgun Anadolu insanının, yeni Türkiye Cumhuriyeti kurulduğu anda ve Atatürk'ün sağlığında beş kuruş borcu ve en küçük esareti bulunmuyordu. Bugün Atatürk'ü, daha doğrusu fikirlerini sevmediğini iddia edenlerin adı şu anda konulan ise, işgal kuvvetlerinin askerlerinin kanlarını damarlarında taşımıyorlar ise, bu Atatürk ve silah arkadaşlarının önderliğinde milyonlarca şehidimizin canları pahasına gerçekleşmiştir. Saygı elbette duymak zorunda her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı!






