Türkçede arapçadan, fransızcadan, yani kısacası yabancı dillerden gelen kelimeleri kullanmassak ne olur hiç düşündün mü _? delgeçer gibi acayip kelimeleri kullanmak zorunda kalırız...
Bir dile ait bir kelimenin o dili kullanan insanlarca acayip diye adlandırılmasının tek sebebi o dili kullanan insanların o kelimeyi kullanmamalarıdır...
Kanal 7 ve türevi kanallarda kullanılan kelimelerin çoğu da Türkçe değildir, o kanalların siyasi açıdan yakın olduğu odakların politikaları gereği Arapça kelimeler kullanılır! Ayrıca arkadaşımızın örnek olarak verdiği ve kökeninin Arapça olduğunu ifade ettiği kelime benzeri kelimeler artık kendi anlamlarından çıkarak Türkçeleşmiş kelimelerdir! Bunun en güzel örneği kökeni Arapça olan "serbest" kelimesidir! Ser arapça baş, best ise bağlı anlamına gelir. Yani başıbağlı anlamında, aslında olduğu anlamdan çıkarak tam zıddı anlama gelmektedir. Bu tip kelimeler artık Arapça kabul edilemez...
Sizce "bilgi sayar" gibi saçma sapan bir kelime öbeği nasıl oldu da şu anda hiç düşünmeden kullandığımız ve kullanılmasını gayet normal karşıladığımız kelimeler arasına girdi?
Biz daha salonda tay tay yürüyüp "babbbba annnnnnnne" dediğimiz günlerde bize kelimeler öğretilirken faks yerine belgegeçer denseydi biz, "anne saçmalama, belgegeçer ne demek yahu, ne saçma kelime o! Onun adı faks bi kere! Faks!" mı derdik?? Hayır düşünmez ve belllgegecccer demeye başlar ve onu normal kabul ederdik! Unutmayalım ki birileri bize şu anda yeşil olarak adlandırdığımız rengi gösterip, "bak evladım bu yeşil" dedikleri için ona yeşil diyoruz! "Grün" (Almanca yeşil) deselerdi biz de onu grün diye adlandırırdı...
Bilgisayar kelimesi, Almanların bile bilgisayara kompütur diye hitap ettiği günümüzde, bizim için çok ama çok büyük bir başarı farketmesek bile...
Belirtilmesi gerekir ki biz bir kelimeyi kullanmaz ve yabancı olanını kullanmayı seçersek, yabancı olanını evlatlarımıza öğretirsek yıllar sonra Türkçe olanı bizim için şu anda senin adlandırdığın gibi "acayip kelimeler" olarak kalır...
Fransa'da, Fransız Dil Kurumu'nun yabancı bir kelime dillerine girmek üzereyken nasıl etekleri tutuşup o kelime için Frank dil yapısına uygun olanını araştırıp o kelimenin kullanılması için kampanyalara giriştiğini biliyor muyuz? İşte burada da, Türk Dil Kurumu'nun yapması gereken aynı ciddiyet ve özenle olaya yaklaşmak, dil yapımıza uygun olan kelimeyi bulmak ve kampanyalara girişmektir! Bizim üstümüze düşen ise o kelimeleri olabildiğince kullanmak, özellikle de çocuklarımıza o kelimeleri öğretmektir!..
Ama şu anda o kadar hantal çalışıyor ki Dil Kurumumuz... Sidi (CD) kelimesi dilimize girdikten 10 sene sonra çıkıp "biz sidi yerine kelime bulduuuuk!!! : Yoğun teker" diyorlar... E geçmiş olsun! Sağolsunlar ama kim yoğun teker diyecek sidiye de kendisine uzaydan mı gelmiş yahu bu adam diyen gözlerle bakılmasına göz yumacak? Onun da ötesinde, kim anlayacak ki o adamı???