Grip konusunda haklısın, olmayan grip hücresini zaten üretemezsin. Ama mutsuzsan kanser olma riski de var, zaten benim dediğim de bu. Biyokinezi de psikolojik demiştim, kendin o psikolojiye girersen, kendine komut verirsen kanser olabilirsin demiştim. Buda senin dediğinle uyumlu zaten.
Bak işte ben neyi anlatıyorum sen neyi anlıyorsun. Bunun, benim anlattığımın milyarlarca evrime karşı gelen neyi var? Biyokimezi nin olması, ateistlerin evrim teorisini çökertiyor mu şimdi anlamadım.
İlk başta kanserin tanımını yaparsak daha açıklayıcı olur.
Kanser, hücrelerde
Linkleri görüntülemek için kayıt olmalısınız
'nın hasarı sonucu
Linkleri görüntülemek için kayıt olmalısınız
kontrolsüz veya anormal bir şekilde büyümesi ve çoğalmasıdır. Günde vücudumuzda (DNA'da) yaklaşık 10.000
Linkleri görüntülemek için kayıt olmalısınız
olmasına rağmen
Linkleri görüntülemek için kayıt olmalısınız
her milisaniye vücudumuzu tarar ve kanserli hücreleri yok eder.
Sağlıklı vücut hücreleri bölünebilme yeteneğine sahiptirler. Ölen hücrelerin yenilenmesi ve yaralanan dokuların onarılması amacıyla bu yeteneklerini kullanırlar. Fakat bu yetenekleri de sınırlıdır. Sonsuz bölünemezler. Her hücrenin hayatı boyunca belli bir bölünebilme sayısı vardır. Sağlıklı bir hücre ne zaman ve nerede bölünebileceğini bilme yeteneğine sahiptir
Buna karşın kanser hücreleri, bu bilinci kaybeder, kontrolsüz bölünmeye başlar ve çoğalırlar. Kanser hücreleri toplanarak urları (tümörleri) oluştururlar, tümörler normal dokuları sıkıştırabilirler, içine sızabilirler ya da tahrip edebilirler. Eğer kanser hücreleri oluştukları tümörden ayrılırsa, kan ya da lenf dolaşımı aracılığı ile vücudun diğer bölgelerine gidebilirler. Gittikleri yerlerde tümör kolonileri oluşturur ve büyümeye devam ederler. Kanserin bu şekilde vücudun diğer bölgelerine yayılması olayına metastaz adı verilir.
Biraz uzun oldu ama kanserin oluşumunu anlaman için mecburen okuman lazım.
Buradan anlaşılacağı gibi kanserin nedeni DNA hasarıdır. Ölümsüzlük konusunda çalışan bilim adamları hücrenin yaşam süresinin DNA'da gizlendiğini düşünüyorlar ve DNA'yı değiştirerek sağlıklı hücrelerin sürekli bölünebilmesini sağlayarak biyolojik ölümsüzlüğe ulaşmayı hedefliyorlar. Yani senin zihninle yaptığın hücre bölünmesini şu anda bilim adamları yapamıyor.
DNA hasarı yoksa kanser de olmaz. Eğer kanser olmaya yatkınlığın var ise kötü beslenme, sigara, alkol, düzensiz yaşam, psikolojik baskılar kanseri oluşturmaz sadece tetikler. Günümüzde sağlıksız yaşam koşullarının artması da kanser görülme oranının artmasıyla paraleldir. Kanser olan hastaların çoğu eğer düzenli muayeneye gitmiyorlarsa kanserin son safhalarında vücut iflas edince hastalığını anlıyor. Yani kanser olduğunu aklının ucundan geçirmeyen insanlar kanser oluyor.
Gözün evrimi konusuna gelirsek. Yazım çok uzun olduğundan kısadan anlatayım. Evrim teorisyenleri ilk göz şeklini ışığa karşı duyarlı hücre olarak tanımlamışlardır. Daha sonra tek hücreli göz evrimden geçerek günümüzde bir çok canlıda farklı çeşitleri olan gözlere dönüştüğünü iddia etmektedirler. Bu olayların milyonlar hatta milyarlarca yılda olduğunu iddia ederler ve bunu doğal seçilim olarak tanımlarlar. Doğal seçilimi de adaptasyon olarak açıklayabiliriz. Canlıların gözleri hayatta kalmak için evrim geçirmiştir. Bir kartalın gözleri avlanmaları için çok keskindir, eğer gözleri insanların gözlerine benzeseydi aç kalırlar ve türlerini devam ettiremezlerdi. Senin iddia ettiğin şey de bir evrimdir. Gözündeki hücreleri değiştirdiğini iddia ediyorsun. Hatta sadece düşünce gücüyle ve hiç bir fiziksel müdahalede bulunmadan. Bu anlattıkların evrim teorisini bile aşıyor. (Not: Evrim teorisine inanmıyorum.)