Kuran degisti mi ? ( degistirildi mi ? )

Sponsorlu Bağlantılar

_ROJAWELAD_

Üye
    Konu Sahibi
Kuran degisti mi ? ( degistirildi mi ? )
Kuran degisti mi ? ( degistirildi mi ? )

Forum Katilimcisinin Yorumu : Asagidaki yazi alintidir. Alinti sahibinin izni vardir; begendiyseniz asagidaki metni istediginiz sekilde kullanabilirsiniz. Kuran’a yapilacak bir mudahale sadece Kuran’in sahibi tarafindan yapilabilir. Kuran degistirilseydi ilk once Kuran dusmanlarinin yani Yahudilerin mudahalesi sozkonusu olurdu. Uzun zamandir Islam dusmanlarinin propagandasi surecinde musluman genclerin zihinlerinde sorular olusmaya basladi. Bunun da sonucu olarak (Allah da dahil) herseyin tartisilmasi gerektigi gibi bir sonuc dogdu. Bu sonuca ve surece iyi bir cevap olacagini umit ettigim asagidaki yazi ; Kuran’in degistirilmedigini ispatlamaktadir. Ilk bolumde metafizik mahluklarin Kuran’a mudahalesinin olamayacagi , sonraki bolumde insanlarin Kuran’a mudahalesinin olamayacagi doyurucu olarak aciklaniyor. Bir hatirlatmada bulunarak sizi alintiyla basbasa birakiyorum: Allahu Teala, Kuran-i Kerim’de “Benim kitabim arabidir” diyor. “Muhammed aleyhisselama, bu Kuran’i Arabi dil ile indirdim” buyuruyor. O halde, Allahu Tealanin melek ile indirdigi kelimelerin, harflerin ve manalarin toplami Kuran’dir. Boyle olmayan kitaplara, Kuran-i Kerim denemez. Bu kitaplara Kuran diyen muslumanliktan cikar. Kafir olur. Baska dile, hatta arabiye cevrilirse, Kuran aciklamasi denir. Manasi bozulmadan da, bir harfi bile degisince, Kuran olmaz. Hatta hicbir harfi degismeden , okunmasinda ufak degisiklik yapilirsa, Kuran denmez.

KURAN’IN TEK MUTLAK DOGRU OLDUGU AKIL ILE (DE) BULUNUR

Bilimsel yontemde, merak icermeyen art niyetli onyarginin yeri yoktur. Butun dinlere saygi duyulmalidir cunku onlar da hayat icin, Dunya icin, Turkiye icin bir aciklamadir. Kesin dogruya ulasana kadar hicbirini saf disi birakamayiz , dislayamayiz. Akil ise objektif dogruyu yakalayabilmek icin kavramlari, olaylari -arastirilan her din icin- dinlerin icinden bakarak degerlendirmelidir, gercegi bulmak icin. Cunku her din , kendi icinden bakildiginda anlasilabilir. Her dine esit yaklasildiginda ise gorulecektir ki Kuran; tek dogru guvenilir yoldur. Asagida bu iddia ispatlanmistir:

Kuran’in Ilahi Vahy oldugu kesindir. Cunku Emeviler devrinde Kuran’a benzer (?) yazi yazan kisinin ismini Islam Alemi bildirdigi halde Islam dusmanlari coklugu zamaninda bile Kuran olustugu siradaki Kuran’a benzer ayet yazan kisiyi Islam dusmanlari Islam aleyhine de olsa kaydedememislerdir bize bildirememislerdir. Musrikler; Kuran’da benzer ayet yazmaya davet edildikleri halde hicbiri Kuran’a benzeyen bir cumle yazamamislardir. Yani o edebiyat devrini zaafa ugratacak bir ustun kelamdir Kuran. Kuran; boyutlar ustu mahluk ya da mahluklarin – mesela Cinlerin - sozu olabilir mi? Tanri olmayan bu kisi-kisilerden ya da varlik-varliklardan iyi niyetli varliklar Tanri’ya mahsus islere, Tanri’nin isine karismaz. Kotu varliklar karisir ya dalga gecmek icin yalanci kutsal kitap yazabilirler ya da art niyetli olduklarindan. Dalga gecmek de soz konusu olamaz; Tanri adina soz soylemeye kalkanlar kesinlikle kotu-art niyetlidir. Kafa karistirici bilgiler vermeye mecburdurlar. Eger boyle bir tecavuz vuku bulmus olsa idi insanlarin kafalarini karistirmalari lazim. Ortasi olamaz! Kuran’da ya kafa karistirici bilgiler ya da Tek Tanri! Kuran’da Tek Tanri gectigine gore demek ki Kuran, Tek olan Yaratici’nin Sozudur! Kuran’da Kuran’dakine benzeyen bir ayet getirmeleri istendigi halde hicbir kimse Kuran’daki cumlelere benzer cumle yazamamistir. Eger “Hic suphesiz, zikri (Kur'an'i) Biz indirdik Biz; onun koruyuculari da gercekten Biziz.” (Hicr 9) ayeti boyutlar ustu mahluklarin sozu ise, bu yetenekteki mahluklar; musrik insanlarla temasa gecip Kuran’a muhalefet-alternatif ayetleri onlara verirlerdi. Cunku inanmayan cinler de insanlar da musriklik icinde muhatap olarak ortaktilar. Ikisi de Kuran tarafindan meydan okunma ve agir duello altindaydilar. Isbirligi zaruriydi. Ama Kuran’a benzer bir soz yazilamadi. Demek ki Kuran ve ayni zamanda “Hic suphesiz, zikri (Kur'an'i) Biz indirdik Biz; onun koruyuculari da gercekten Biziz.” (Hicr 9) ayeti Tanri’nin sozudur.

Kuran Tanri Kelamidir. Kuran olustugu cagda Evs ve Hazrec kabileleri, Muhammed donemine kadar onyillarca birbirleriyle surekli savas halinde olmasa da catisma icindeydiler. Aslinda bu iki kabile disinda onemli uc Yahudi kabilesi (Beni Kureyza, Bani Nadir ve Beni Kaynuka) arasinda da catismalar oluyordu. Evs ve Hazrec birbirileriyle oldugu gibi, Yahudi kabileler de birbiriyle catisirdi. Yesrib'de (Medine) bu tip kabile catismalari son derece olagandi. Islam surecinde ise Yahudiler , kendi dinlerinde ; Tevrat’ta Tanri tarafindan azarlanmis da olsalar , Islam’a Direnmeleri Yahudilerin haysiyetli, saygin ve kendince onurlu durusu olan bir aksiyon oldugunu gosterir. Islam’a olan direnme gucunu ‘eziklik’ten alamazlar.

***

Hristiyan Kaynagi

( ) diyor ki:

M.O. 300’e dogru da tarihler, Ezra ve Nohemya bolumleri. Bu son tarihten sonra Eski Ahd'in (Tevratin) artik simdiki seklinde kaldigi, hatta bir harfinin bile degistirilmedigi bir gercektir -Hayrullah Ors, Musa ve Yahudilik, Istanbul,1966 sayfa 37- (Hayrullah Ors : 1965-1973 Hur ve Kabul Edilmis Masonlar Buyuk Locasi Buyuk Ustadidir.)

Yani Asr-i Saadette Tevrat ile simdiki Tevrat ayniydi.

CIKIS
BAB: 10
AYET: 3
S: 63 Ibranilerin Allahi Rab soyle diyor: .

II. KIRALLAR
BAB: 5
AYET: 15 Iste, simdi bildim ki butun dunyada allah yoktur, ancak Israil'de vardir.

TESNIYE
BAB: 14
AYET 12
S: 191 Siz Allahiniz Rabbin ogullarisiniz." Cunku sen Allah'in Rabbe mukaddes bir kavimsin, ve Rab yer uzerinde olan butun kavimlerden ustun olarak kendisine has bir kavim olmak uzere seni secti.

Yani Asr-i Saadette Yahudilik ; ustun irk felsefesine sahipti.

Tevrattaki derin Yahudi irk bilincinin mantigi geregi Kuran’in tahrif edilmesi gerekiyordu. Cunku Kuran ; en cok yahudilerin damarlarina basiyordu , en cok yahudileri azarliyordu. Tahrif edilseydi en evvel Yahudiler tahrif ederdi-Yahudilerin ustun irk fikri , Muharref Tevrat kadar eskidir- Yahudiler , kendilerindeki siddetli irkcilik ve diger irklari asagilama felsefelerini Asr-i Saadette en bayrak haline getirdiler cunku tarihte Yahudileri bu kadar azarlayan ve dusman ilan eden baska bir edebi yapit bulmak mumkun degildir. Yahudiler bunu engellemek zorunda idiler kaldi ki putperestler bile dinlerinden donmezlerken yahudilerin nasil dinlerinde inatci oldugu, Muhammed Peygamber devrini biraz anlatir.

Bu kadar inatci yahudiler kendi rahatlarini dusunerek kesinlikle bu dini kendileri icin tehlike olmaktan cikarmalari gerekiyordu Kuran tahrif edilmeliydi. Dinlerinde kalmalari icin ve yasam felsefelerini saglikli yasatmalari icin Kuran’i en buyuk Dusman olarak gormeleri gerekiyordu. (Bu son paragraftaki anlatilanlar , aslinda her cagdaki anti-siyonist samimi dindar yahudilerin de icinde vardir. )

Peki Yahudiler , Kuran’i degistirebilecek imkana ve sosyal rahatliga –Islam Dunyasinda- sahip miydi? Evet.


Eger Kuran tahrif edilseydi en evvel Yahudileri basdusman ilan eden , gosteren ayetler tahrif edilirdi… Yahudilerin rahati icin onlari etkisiz hale getirmek gerekirdi fakat canla basla dusmanlik, Kuran’i tahrif edemedi. Kuran’a eger beser kelami karismis olsaydi, en evvel bu ayetlere de beser kelaminin karismis olmasi lazim gelirdi. Kucuk tahrifler olmus olamaz mi dersek; Muslumanlar Kuvvetliyse buna izin vermezler. Bu noktada da Vahy korunmus olur , Kuran gene Ilahi Sozdur. Muslumanlar kuvvetsizse en evvel Yahudileri asagilayan ayetler ortadan kaldirilirdi; En siddetli dusman Yahudi ve musriklerdi. Musrikler de Lat, Menat, Uzza’yi oven ayetler yerlestirirlerdi. Asr-i Saadette Kuran tahrif edilemedi. Musrigin olmadigi donemlerde Yahudiler en buyuk dusmandi. Gunumuze kadarki zaman surecinde de Tahrif olsaydi en evvel Yahudileri asagilayan, hedef gosteren ayetler tahrif olurdu. Tahrif yok ve de Muslumanlar, kendileri Kuran’i tahrif etmezler. Dolayisi ile Kuran, ilk gunku Vahy gibi taze ve degistirilmemistir, gunumuze kadar gelmistir. Ve bu ayetler hala yasiyorsa, Kuran; yasayan mucizedir, yasayan Vahydir , bastan sona kadar Tanri’nin sozudur. Kuran’in yeniden yazilip, orjinallerinin yakildigi bir Hz. Osman devrinde Kuran’i yazan heyete Kuran’i tahrif edecek kisi giremezdi. Tersini dusunursek, Kuran’i tahrif etmeye kalkacak kisi o heyete nasil girmistir? Oyleyse her turlu Kuran dusmanina acik bir heyettir o. Yahudi ve musriklere de dogal olarak acik olacaktir. Dolayisiyla her turlu tahrifat, Yahudi ayetlerinden baslanarak yapilabilecektir. Sosyolojik bir gercek olarak mu’minlere en siddetli dusman Yahudiler ve musriklerdi. O cok onemli heyete; bu nitelikte yani Kuran’i degistirebilecek bir kisi girebiliyorsa , Kuran, her turlu munafiklik temelinde Yahudi ve musriklerin ayet operasyonlarina da acik olurdu. Musrikler , Lat, Menat, Uzza’yi oven ayetler yerlestirirlerdi, musrigin olmadigi donemlerde Yahudiler en buyuk dusmandi. Ama hicbir ayet operasyonuyla karsilasmiyoruz. Kuran’a Yahudilerin ve musriklerin operasyonu mumkun olmadigindan heyettekilerde oyle bir nitelik (Kuran’i tahrif etme niteligi) yoktu. Bu “cok onemli heyet” konusunda hicbir ‘tahrifat’ dedikodusuyla da karsilasmiyoruz.

Bu aciklama, Kuran’i Allah’in korudugunun bilimsel bir delilidir.

Hepinizi karsilik beklemeden Kuran Ahlakina cagiriyorum.

Sekulerizmin yani ateizmin bilimsel dayanagi yoktur. Bilimin secilmis konularinin yorumlanmasidir. Ben ayni bilimi alir , Allah'in kudretine baglarim. Dolayisi ile Ateizm bir yorumdur , oyle tek tarafli yorumdur ki bir inanc bicimi halinde sekillenir , dini tartismalarda.

Ey ateist! Inancliya inancli olmamayi tavsiye ediyorsun da sen niye ateizm inanlisisin?
 
  • Beğen
Tepkiler: aLone ve celilcemre


_KadirşinaS_

Üye
Güzel yaklaşım. Size aitse tebrik ederim..
 

Doğan

Üye
haberi bende okumustum teşekkürler
 
TuRkiShCowboy

TuRkiShCowboy

Emekli Yönetici
Kur anı kerim hiçbir değişikliğe uğramamıştır . O hak dinidir .allah o yuce kitabı bizim için korumuştur.. Değiştirilmiş mi acaba diye şüphe içinde olanları kınıyorum
 
alperen1313

alperen1313

Üye
bu tip konmuları biraz daha erken saatlerde yazsaydınızda bende mesaim bitmeden güzelce bir yazsaydım kardeşler olmazmıydı
 

marco.kerem

Üye
eğer kuranın değiştirildiği hakkında bir şüphe duyarsanız ALLAHIN LANETİ üzerinizden eksik olmaz
 
' KalendeR '

' KalendeR '

Üye
kur'an degıstırıldı dıyelım hadı... pekı begenmedıgınız veya mantıksız buldugunuz bır yerı var mı? acın bı okuyun derım ben okumadan yorum yapmamanız daha mantıklı olur. konu spekulatıf yanı esnek atan atıyor tutan tutuyor konuyu acana tesekkurler
 
chakır66

chakır66

Üye
asla değişmemiştir
 
Sapphire_06

Sapphire_06

Üye
madem düşüncelerim gerçek olduğu için burda tutulmuyo sizi. bizim gibi aydınların faydalandığı bi sitede sadece bi parça okumanız ve bu sınavı geçebilmeniz ümidiyle davet ediyorum..
 

xErKaNx

Üye
Kur'an asla ve asla degistirilmedi ve degistirilemez. Yuce mevla bu gercegi kurani biz indirdik ve koruyusu yine biziz ayeti kerimesiyle sabittir. Kuran basindan sonuna kadar Allah kelamidir. Bunda en ufak bir suphe duyulmamalidir. Bunda suphe duyan varsa imanini gözden gecirip hemen tevbe etmelidir. Aksi halde husrana ugrayanlardan olur. Ateistlere gelince onlarda Allaha inaniyorlar fakat nefislerini seytana sattiklari icin bunu iclerinden aciga vuramiyorlar. inancsiz insan olacagini sanmiyorum. Herkez birseylere inanir. Amma hak amma batil inanir.inanmayan insan bile inanmadigina inanir. Ama su bir gercektirki Allah nurunu tamamlayacak ve mahserde gercekleri gorecekler. Laaaa ilahe illallah Muhammeden Resulullah.
 
Da®kness

Da®kness

Üye
Teşekkür ederim...
 
Sapphire_06

Sapphire_06

Üye
istediğiniz yere şikayet edebilirsiniz düşünce özgürlüğü konuşma özgürlüğü diye bişi var bu ülkede.. sadece gerçekler insanın sinirine dokunur ayrıca benim ispatlarımda var :)

--------------- Ekleme ---------------

Siz ne demek istiyorsunuz. Kuran 3-5 arabın toplanmasıyla yazılmış.
şimdi biraz mantıklı düşünelim, muhammed okuma yazma bilmiyodu hatta kurandada geçiyo bilmediği 3 defada tanrıyla diyaloğa girmiş ben okuma yazma bilmiyorum diye tanrıda cebraili gönderelim sana söylesin demiş.. şimdi burdan yola çıkarsak kuranın zaten uydurma bi kitap olduğu belli;
1. kimse okuma yazma bilmiyoken bişey yazamaz (sakın allah kudreti demeyin)
2. diceksinizki katipler yazdı onların yanlış yazmadığı ne malüm
3. diyelimki doğru yazdılar, kuran muhammed zamanında bitmedi diğer ayetler kimin rüyasına girdi?
4. hadi diyelimki gene doğru oldu, ama o zamanlarda mekke ve medineyi bi şekilde yönetmek gerekiyodu bunun için en güzel yol insanlığı bişeye inandırmaktı bütün tarih boyunca kullanıldığı gibi adı din denilen şeydi bunun en güzel yolu o yüzdende yazıldı böle bişi..
5. Arapça bilen varsa bilir kuran dili diye bi dil var ve dünyanın en zor dillerinden biri, şimdi bu dili günümüzde bilen yok hatta sadece günümüzde değil osmanlı veya selçuklu zamanında bile hakkıyla bilen yoktu o kuran çevrildiği zaman yanlış çevirildi bunlar kanıtlı olarak günümüzde var.
6. eğer kuran okuyan varsa bilir, kuranda 6666 ayet olduğu yazar ama sadece 6243 tane vardır yani uydurma olduğu belli geri kalanlar nerde :bilmem:
7. şuda var kuranda kadının şeytan olduğu öne sürülür siz kalkıp buna inanırmısınız..
8. hadi bunuda geçtim muhammed güneş tutulması olduğunda dünyanın sonu geldi kıyamet kopcak diye diye insanları secdeye yatırmıştır..Gerçekten her güneş tutulduğunda dünyanın sonu geldiğine inanırmısınız..? :bilmem:
9. Arşivlerdeki belgelere göre kuran osmanlı zamanında, 3 halife tarafından değiştirilmiştir (çoğu ayet o günün şartlarına uyarlanmıştır) çünkü insanları yönetmek gerekiyodu. (araştırısanız bulursunuz)
10. kurana göre islamı seçmeyen hiç kimse cennete giremicektir fakat bu dünyada bırakın islamı tanrıdan bile haberi olmayan milyonlarca insan var onların yeri nere sırat köprüsündemi kalcaklar:)(sakın tanrı düşünür demeyin)
11. kuranda derki, sihir mucize gibi şeyler asla yoktur olmicaktırda. Fakat şöle bi yanılgı var muhammed kurana göre bi sürü mucize yaratmıştır sihir benzeri şeyler uygulamıştır (tanrı vergisi değil yalan)
12. Hiç bir dini savaş kazanılarak yayma çabası içine girilmez çünkü o ölenlerde insan..
13. Hiç bir kuş tuğla büyüklüğünde taşları kaldırıp insanların üstüne yağdırcak kadar kuvvetli değildir..
14.VE SONUNCUSU... ;;
Çeliski'lerin, Kur'ân'daki Hiç süphesiz O (Kur'ân), ... Elçi'nin sözüdür...” (K. El-Hâkka, 40) seklindeki hükümler açisindan anlami



Tanri'nin agzindan çikmis sözler oldugu söylenen Kur'ân'da, bu kitabin Muhammed'in sözü olduguna dâir âyet'ler de vardir. Bunlardan birisi El-Hâkka sûresi'nin su âyeti'dir:“Hiç süphesiz o (Kur'ân), çok serefli bir elçinin sözüdür” (K. 69, Hakke sûresi, âyet: 40). Tekvîr sûresi'nde de Kur'ân'in, Tanri elçisinin getirdigi söz olduguna dâir su var: “O (Kur'ân), süphesiz degerli... ve (Allah'in) katinda itibarli bir elçinin getirdigi sözdür” (K. 81 Tekvîr, 19-20).


Her ne kadar Islâmcilar, burada geçen “elçi” sözcügünden “Muhammed”i ya da “Cebrail”i anlamak gerektigini, ve söz'ün asil sahibinin “Allah” olup cebrail araciligi ile Muhammed'e bildirildigini ve Muhammed'in de bunu insanlara teblig ettigini söylerlerse de, bu gayretkeslikleri, çeliskilerden dogma sonucu degistirmeye yeterli degildir; o sonuç ise, böylesine çeliskilerle dolu bir kitab'in, çeliskiye düsmez oldugu söylenen bir Tanri'dan gelemeyecegidir.


Neden dolayi yukardaki âyet'lerde, Kur'ân için, “elçi'nin sözüdür” deyimlerinin geçtigi sorulacak olursa, bunu, Muhammed'in övünme aliskanliginda aramak daha uygun olacaktir. Su bakimdan ki Muhammed, her ne kadar Tanri'yi “Yüce” ve kendisini Tanri'nin “serefli elçisi” olarak tanimlamis ise de, zaman zaman bu tanimin disina çikarak, kendisini Tanri ile ayni kertede göstermekten, ya da hattâ Tanri'yi kendisine “salât ve selâm eder” sekilde tanimlamaktan geri kalmamistir. Örnegin Ahzâb sûresi'ne koydugu su âyet bunun ilginç örneklerinden biridir: “Allah ve melekleri Peygamber'e çok salevât getirirler. Ey mü'minler, siz de ona salavat getirin ve tam bir teslimiyetle selâm verin” (K. 33, Ahzab 56). Bu dogrultuda olmak üzere “Bana bir kez salât ve selâm edene Allah, bu yüzden on kez salât ve selâm eder” demis ve “Kim bana bir yazi içinde salât ve selâm ederse (bunu yazarsa), adim o yazida durdugu sürece melekler onu yazana salât ve selâm ederler” diye eklemistir.Öte yandan, kendisine bas egenlerin Tanri'ya bas egmis sayilacaklarina dair Kur'ân'a koydugu su âyet, verilebilecek örnek'lerden bir digeridir: “Ey Muhammed! Süphesiz sana bas egerek ellerini verenler, Allah'a bas egip el vermis sayilirlar” (K. Fetih sûresi, âyet 10). Yine bunun gibi, Nisâ sûresi'ne koydugu bir âyet'le, kendisine bas egen kimselerin, Tanri'ya bas egmis gibi, Cennet'e konacaklarini bildirmistir: “Allah ve Peygamberi'ne kim itâat ederse Allah onu bu cennetlere kor” (K. Nisâ, 13-14). Yine ayni sekilde, kendisine salâvat okuyanlarin, günahlardan kurtulacaklarini anlatmak üzere söyle konusmustur: “Bugün benim üzerime seksen salâvat okuyanin, seksen senelik günâhi avfedilir”. Bunlara eklenebilecek daha pek çok örnek var.


Söylemeye gerek yoktur ki, kendini yüceltmek maksadiyle Kur'ân'a: “Allah ve melekleri Peygamber'e (Muhammed'e) çok salevât getirirler. Ey mü'minler, siz de ona salavat getirin ve tam bir teslimiyetle selâm verin” (K. 33, Ahzab 56) seklinde âyet'ler koyan, yâni Tanri'yi bile kendisine “salevât” getirir gibi gösteren, ya da: “Bana bir kez salât ve selâm edene Allah, bu yüzden on kez salât ve selâm eder” diyen, ya da: “Kim bana bir yazi içinde salât ve selâm ederse (bunu yazarsa), adim o yazida durdugu sürece melekler onu yazana salât ve selâm ederler” diye ekleyen Muhammed gibi bir kimsenin, Kur'ân'i kendi sözleri olarak tanimlamasi kadar dogal bir sey olamaz!


Kur'ân'i, Muhammed'in “sözü” (ya da onu derleyenlerin yapiti) olarak kabul etmek gerektigi fikrini pekistiren hususlardan biri de, daha önce ele almis oldugumuz su âyet'tir: "Eger Kur'an Tanri'dan baska bir yerden gelseydi, onda birbirini tutmaz (çeliskili) bir çok seyler bulunurdu" (K. 4 Nisâ 82). Bu sözler, birbirini tutmaz ve çeliskili nitelikte seyler kapsayan bir kitabin, Tanri sözleri olamayacagini anlatmaktadir. Ancak ne var ki, eger “çeliski”nin yoklugunu, Kur'an'in Tanri'dan gelmisligine kistas yapacak olursak, bu takdirde çeliski ve tutarsizlik bulundugunun anlasilmasi halinde bu kitab'in Tanri sözleri olamayacagi sonucu, kendiliginden ortaya çikmis olur! Ve iste bunu bildigi içindir ki Muhammed, bir yandan Kur'ân'da “Kesin” ve “mütesabih” âyet'ler oldugunu söylerken, diger yandan da Kur'ân'daki bazi âyet'lerin Tanri tarafindan yürürlükten kaldirilip yerlerine baskalarinin kondugunu, ve bu yüzden ortada çeliskili imis gibi görünen âyet'ler bulundugunu belirterek Tanri'nin söyle konustugunu bildirmistir:"Biz bir âyetten herhangi bir kismini (veya tamamini) nesheder, yâhud o (nun hükmünü ve inzâli) ni te'hir edersek, ondan daha hayirlisini, yâhud onun benzerini ve dengini getiririz. Ey Peygamberim, bilmez misin ki Allah her seye her zaman kâdirdir” (K. Bakara: 106) Bu âyet'i su sekilde okumak da mümkün: “Biz bir ayetten her neyi nesh veya insa edersek, ondan daha hayirlisini, yahut mislini (dengini) getiririz. bilmez misin ki Allah herseye kadîr, dâima kadîrdir”. Yorumcularin bildirmesine göre, burada geçen “nesh” deyimi “degistirmek”, “ortadan kaldirmak”, “dini bir hükmün süresini sona erdirmek” gibi anlamlara gelir. “Insa” deyimi ise, “unutturmak” “hafizadan silmek”, “Ayet'in hükümünün uygulanmasini ertelemek” anlamindadir.


Görülüyor ki “her seye kâdir” oldugunu söyliyen Tanri, âyet'lerden diledigini kaldirip yerlerine “daha hayirlisini” ya da “benzerini”, “dengini” getirdigini belirtmektedir. Pek güzel ama ne demektir “Bir âyet'i kaldirip yerine daha hayirlisini koymak?”. Bir âyet'in, ondan daha hayirli bir âyet'le degistirilmesi demek, ilk konan âyet'in isabetsiz yere konmus oldugunu ifade etmez mi? Su durumda Tanri, bir bakima, kendi agziyle hatâ yapabilir, yâni yanlis bir âyet koyabilir oldugunu ve böyle bir halde âyet'in yerine daha iyisini koyabilecegini bildirmis olmuyor mu? Hâtâ yapmamis olsa, koydugu bir âyet'i daha “hayirli” bir âyet'le degisitirmekten söz eder miydi?
Gorülüyor ki Tanri'nin yukardaki sekilde konustugunu bildiren âyet'ler dahi, birbirleriyle çeliskili durumdadir; yâni bunlari söylerken Tanri, kendi kendisiyle çelisme içerisindedir. Su bakimdan ki, bir âyet'i yürürlükten kaldirdigi, ya da unutturdugu zamanlar, bunlar yerine ya “daha hayirli” bir âyet, ya da “benzerî” nitelikte bir âyet indirdigini söylemektedir. yâni daha açikcasi, “daha hayirli” bir âyet getirmekle, daha önce getirdigi âyet'in “olumsuz”lugunu ortaya vurmus olmaktadir. Kendisini her seyi bilir olarak tanimlayan. örnegin ana karnina düsmüs olanlari (”Rahimlerde bulunanlari”), ya da Kiyamet saatini bilecek kadar her seyi önceden bildigini, ve her seyden haberdar oldugunu söyliyen bir Tanri, hiç olumsuz bir âyet indirmis olabilir mi? Yine bunun gibi, eger “benzerî” bir âyet'i getirecek idiyse, mevcut olani yürürlükten kaldirmasinin anlami olur mu? Yok eger daha “hayirli” olan bir âyet'i yerlestirmek olanagina sahip idiyse, bunu neden daha önceden yerlestirmemistir? Madem ki Tanri ileriyi gören, her seyi önceden bilendir, ve üstelik de yanilgiya asla düsmeyendir, o halde “daha hayirli” olabilecek bir seyi, geriye birakmayip önceden yerlestirmesi gerekmez miydi?


Söylemeye gerek yoktur ki, Muhammed'in hiçbir sekilde “yanilmaz” ve “hâtâ yapmaz” olarak tanimladigi bir Tanri'nin yukardaki sekilde, yâni: "Her hangi bir ayet'in hükmünü yürürlükten kaldirir veyâ unutturursak, onun yerine daha hayirlisini veya onun benzerini getiririz...” diyerek konusmasi sasirticidir. Bundan dolayidir ki, “hiç yanilmaz” bir Tanri'nin yanilgiya düserek âyet koyabilecegini, ve koyduktan sonra farkina varip bunun yerine bir baska âyet indirecegini kabul edemeyen kisiler Muhammed'i: “Bunlari sen kendi kafandan uyduruyorsun” diyerek suçlamislardir (Örnegin bkz. Nahl sûresi, âyet 102). Onlarin bu tür suçlamalarina karsi Muhammed, yine Tanri'yi kendisine destek yapmis ve O'ndan geldigini söyledigi sözlerle: “Hayir öyle degildir!” diyerek kendisini savunmustur. Kur'ân'a koydugu su âyet, bunun böyle oldugunun örneklerinden biridir:"Bir âyet'in yerini baska bir âyetle degistirdigimizde... Onlar: ‘-Muhammed! Sen sadece uyduruyorsun'- derler. Hayir öyle degildir..." (K. 16, Nahl: 102).

Bütün bunlar bir yana, fakat bir an için Tanri'nin yanilgiya düsebilir ve hâtâ yapabilir oldugunu, ve yaptiktan sonra bunun farkina varip yanlislikla koydugu bir âyet yerine daha hayirlisini getirdigini kabul etsek bile, yine de ortada, Muhammed'in Tanri'sindan beklenmeyen bir durum var ki o da su: Kur'ân'daki hangi âyet'lerin “nesh” olundugu, hangi âyet'in yerine hangi âyet'in kondugu belirtilmemistir. Yâni Tanri, koymus oldugu bazi âyet'leri kaldirip yerlerine baskalarini koydugunu söylerken bunlarin neler oldugunu bildirmemistir. Hangi âyet'in hükmünü yürürlükten kaldirip geçersiz kildigini, ya da hangi âyet'in hükmünün uygulamasini erteledigini açiklamamistir. Her seyi askida birakmis, ve bu yüzden içinden çikilamaz durumlar yaratmis gibidir! Bundan dolayidir ki Kur'ân bilimcileri, çogu zaman hangi âyet'in “nesh” (ilga) edildigini, ya da hangi âyet'in hangi âyet'le degistirildigini, ya da hangi âyet'in sözlerinin kaldirilip hükmünün geçerli olarak kaldigini, ya da hangi âyet'lerin sözlerinin ve hükmünun Kur'ân'da yer almadigini, ya da âyet'lerin ne kadarinin indirildikten sonra kaldirildigini, ya da hükmü kaldirilip sözleri Kur'ân'da bulunan âyet'lerin hangi âyet'ler oldugunu bilemezler; birbirleriyle çekisirler. Örnegin “Recm âyeti” diye bir âyet var ki söyle: “Yasli (evli) erkek ve kadin zina ettiklerinde, ikisini de recmedin (ölünceye kadar tasa tutun). Tanri'dan verilmis bir ceza olarak... Tanri güçlüdür”. Rivâyete göre Hattab oglu Ömer'in okuyusuyle bu âyet söyle: “Evli bir erkek ve evli bir kadin zina ettiklerinde, ikisini de recm edin kesinlikle (Tasa tutarak öldürün kesinlikle)”. Kur'ân bilginlerine göre bu âyet'in hükmü geçerli olmakla beraber sözleri Kur'ân'da bulunmamaktadir. Bununla beraber Islâm kaynaklarinin bazilarinda, ve bazi hadis'lerde “Recm âyeti”nin bir parçasinin yer aldigi anlasilmakta. el-Itkân yazari Süyûtî, ve Tefsir yazari Râzî gibi en ünlü Kur'ân yorumcularinin görüsleri hep bu dogrultuda.


Öte yandan Kur'ân âyet'lerinin ne kadarinin indirildikten sonra kaldirildigi, daha dogrusu okunmaz oldugu, kesin olarak bilinmez. Örnegin Muhammed'in eslerinden Ayse'nin söylemesine göre Ahzâb sûresi, Muhammed zamaninda 200 âyet olarak okunmaktaydi. Ancak bugün elimizde bulunan Kur'ân'a göre Ahzab sûresi 73 âyet'ten olusmakta! Bundan dolayidir ki Muhammed'in söyle dedigi bildiriliyor: “Sizden kiminiz: -'Kur'ân'in tümünü elde ettim-' der. Oysa Kur'ân'in tamaminin ne oldugunu bilmez. Kur'ân'dan bir çogu (yiyip) gitmistir. Her hangi biriniz: ('Kur'ân'in tümünü elde ettim-' demesin de) -Kur'ân'dan olabildigince elde ettim- desin” .


Bunun gibi, hükmü kaldirilan fakat sözleri Kur'ân'da bulunan âyet'ler de vardir ki bunlardan bazilarini, yukardaki bölümlerde belirttik. Oysa ki, eger Tanri bir ayet'in yerine bir baskasini koymak istiyor idiyse, neden “ilga” ettigi âyet'i Kur'an'da muhafaza etmis olsun? Neden "Falanca âyet yerine filanca âyet'i indirdik. Öteki âyet -mensuh'tur-. vs.." sekline bir seyler söylemesin, ve “mensuh” olan âyet'i Kur'ân'dan silmesin? Ve neden kisilerin zihinlerinde "hangi âyet geçerlidir, hangisi geçersizdir?" diye tereddüdler yaratsin? Madem ki Kur'ân'i "açik ve seçik" olmak üzere, iyice anlasilsin diye göndermistir, o halde neden çeliskili âyet'lerle doldurmakla kalmayip bir de kul'larini “Bu âyet'lerden hangisi geçerli, hangisi geçersizdir?” seklindeki sorularla saskina çevirsin?


Bütün bunlar göz önünde tutulacak olursa Kur'ân'i, Muhammed'in sözleri ya da onu derleyenlerin yapiti olarak kabul etmenin mümkün bulundugunu söylemek dogal olmaz mi? :oke::oke::oke:
 
' KalendeR '

' KalendeR '

Üye
TuRkiShCowboy

TuRkiShCowboy

Emekli Yönetici
sıkıldım artık ...
 
' KalendeR '

' KalendeR '

Üye
''neden çeliskili âyet'lerle doldurmakla kalmayip'' Kur'an da bir çelişki olmadığını görmek için yukarıdakivermiş olduğum linke tıklayınız
İnan bana yukarıda yazılanların 100 de 90 ını yaklasık 2 3 saatımı vererek bu halımle yani bi fıkıh uzmanı olmadan 21 yaşında yarım yamalak bir müslüman olarak çürütürüm ki sen düşün koca islam uzmanları senin bu yazdıklarını gülerek yerden yere vururlar:)
Ben kendi başıma senin o yazdıklarını acıklayacağım. tamamını okumamıstım sonra okudum ve gördüm kio kadar basit yerlerden vuruyorsun ki cevap verememek mümkün değil. yarın tüm günümü bu konuya ayıracağım şimdilik yukarıdaki linkl idare et;)
 
TuRkiShCowboy

TuRkiShCowboy

Emekli Yönetici
bakara suresinden bir bölüm :
Bu, kendisinde şüphe olmayan kitaptır. Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için yol göstericidir.

işte bu da senin için : Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Gözleri üzerinde de bir perde vardır. Onlar için büyük bir azap vardır.

bakara suresi : 2. ve 7. ayetin meali ...
 
Ozan

Ozan

Admin
Konuya müdehale etmiyoruz simdilik zira sadece üyelerin görüşleri mevcut ve bunları karsılıklı tartışıyorlar. Zaten konuyu açan ve konuda mesaj yazan üyelerin de talebi bu yönde. Karsılıklı cevapların verilecegi söyleniyor, Kurallar dahilinde konusalım lütfen. Saygılar
 
TuRkiShCowboy

TuRkiShCowboy

Emekli Yönetici
teşekkürler ...tartışma çıkarmayacağız ...
 
Salihyet

Salihyet

Üye
Arkadaşlar sakin olalım, bu şahıs kuran-ı kerim hakkında hiç bir şey bilmiyor, kulakdan dolma kendi ütopyasında kurguladığı şeyleri bize sunmaya çalışıyor kendince.. Fakat Kur'an arapçasını bilen oturduğum yerde 5,000 kişi bulabilirim senin için, ey insan sen nerede yaşıyorsun ? Sadece Fatih de bu sayıyı bulabilirim..


1. kimse okuma yazma bilmiyoken bişey yazamaz (sakın allah kudreti demeyin)
Allaha inanmıyorken kudretini nasıl sorgulayabilirsin ?
2. diceksinizki katipler yazdı onların yanlış yazmadığı ne malüm
Allahın Kur'an-i kerim ayetlerinde de belirttiği gibi asla ve asla değiştirilmediği belirtiliyor, bu da kur'an-ı kerim'in bir çok konuda eşsiz bir bilgi kaynağı oluşuyla ispatlanmıştır..
3. diyelimki doğru yazdılar, kuran muhammed zamanında bitmedi diğer ayetler kimin rüyasına girdi?
Kur'an kitap halinde hz. Muhammed (sav) 'e inmiyor, ayet ayet iniyor, incil bozulduğu için, diğer ayetlerden kastınız şu saydığınız 6666 ayet miydi ?
( S.A.V. ) Belirtildiği gibi bir çok peygamber vardı yer yüzünde, bu sınırlı bakış açısına ne açıklayabilirim ? Gerekli cevabınızı veda hutbesinde bulabilirsiniz..
4. hadi diyelimki gene doğru oldu, ama o zamanlarda mekke ve medineyi bi şekilde yönetmek gerekiyodu bunun için en güzel yol insanlığı bişeye inandırmaktı bütün tarih boyunca kullanıldığı gibi adı din denilen şeydi bunun en güzel yolu o yüzdende yazıldı böle bişi..
Bu bir soru değil, bu sizin zihninize oynadığınız oyun ( oyunun adı kör ebe olmalı, göremediğinizden dolayı )
5. Arapça bilen varsa bilir kuran dili diye bi dil var ve dünyanın en zor dillerinden biri, şimdi bu dili günümüzde bilen yok hatta sadece günümüzde değil osmanlı veya selçuklu zamanında bile hakkıyla bilen yoktu o kuran çevrildiği zaman yanlış çevirildi bunlar kanıtlı olarak günümüzde var.
Dünyanın en zor dili olduğu tamamen bir safsatadır, bir çocuğa 5 yaşında kur'an arapçasını zorlanmadan öğretebiliyorsunuz, bu yetişkinin zihninde de aynı kalıcı etkiyi bırakıyor, siz yaradanı inkar ettikçe kur'an da size bu orantıda zor ve kabul edilemez gelecektir, bence bir defa mealiyle birlikte okumayı deneyiniz..
6. eğer kuran okuyan varsa bilir, kuranda 6666 ayet olduğu yazar ama sadece 6243 tane vardır yani uydurma olduğu belli geri kalanlar nerde :bilmem:
Casting mi aradınız kur'an-ı kerimde ? Merakımdan soruyorum :)
7. şuda var kuranda kadının şeytan olduğu öne sürülür siz kalkıp buna inanırmısınız..
Saçma olduğunu söylememe gerek yok, islamda kadına çok büyük bir önem veriliyor, yakılan kadınlar islamla birlikte refaha kavuşuyor, fakat siz belki de mağralarda doğan kız çocuklarını müslümanlar yiyor sanıyorsunuz, fakat bu bilgileri kimden almışsanız o kişiler sizi epeyce yemiş :oke:
8. hadi bunuda geçtim muhammed güneş tutulması olduğunda dünyanın sonu geldi kıyamet kopcak diye diye insanları secdeye yatırmıştır..Gerçekten her güneş tutulduğunda dünyanın sonu geldiğine inanırmısınız..? :bilmem:
Kulakdan dolma bilgilere devam ediyorsunuz.. Hiç bir dayanağınız yok..
9. Arşivlerdeki belgelere göre kuran osmanlı zamanında, 3 halife tarafından değiştirilmiştir (çoğu ayet o günün şartlarına uyarlanmıştır) çünkü insanları yönetmek gerekiyodu. (araştırısanız bulursunuz)
Bahsettiğiniz dönemde sadece dizgi ve düzenli basım gerçekleşmiş fakat bu bir değişim/kayıp meydana getirmemiştir, eğer Peygamber efendimizin vefatıyla oluşacak aksamadan bahsedecek olursanız da ilgili kaynakda görebilen insanlar için oldukça bilgi var..
10. kurana göre islamı seçmeyen hiç kimse cennete giremicektir fakat bu dünyada bırakın islamı tanrıdan bile haberi olmayan milyonlarca insan var onların yeri nere sırat köprüsündemi kalcaklar:)(sakın tanrı düşünür demeyin)
Kur'an-i kerimde de yer aldığı gibi bir çok peygamber inmiş, bir çok elçi insanları aydınlatmaya çalışmıştır, bu çağrıya olumlu cevap veren toplumlar bu gün islamla bağları kalmayan toplumlardır, hazırlanıp bir yere gitmeye benzemiyor sıraat köprüsü, yani hayallerinizin çok ötesinde, sanmayın ki Allah (c.c) 'ın adalet konusunda zaafı olsun.. :)
11. kuranda derki, sihir mucize gibi şeyler asla yoktur olmicaktırda. Fakat şöle bi yanılgı var muhammed kurana göre bi sürü mucize yaratmıştır sihir benzeri şeyler uygulamıştır (tanrı vergisi değil yalan)
Öncelikle sayın değerli arkadaş sihir, hokkabazlık vs. bu eylemlerin ötesinde peygamberlik..
Andolsun ki Allah, müminlere, içlerinde kendilerinden onlara bir peygamber göndermekle lütufta bulunmuştur. (Ki O) Onlara ayetlerini okuyor, onları arındırıyor ve onlara Kitab'ı ve hikmeti öğretiyor. Ondan önce ise onlar apaçık bir sapıklık içindeydiler. (Al-i İmran Suresi, 164)
Peygamberlik kanıt ile mâruf olunduğundan dolayı bu teziniz de çürümek durumundadır, kur'an-i kerimde verilen mucizeler yer almaktadır, sizin belirttiğiniz ise kendi tapındığınız kişiler için geçerlidir ( bknz; david copperfield ( onun ismi bile peygamberden gelmektedir )
12. Hiç bir dini savaş kazanılarak yayma çabası içine girilmez çünkü o ölenlerde insan..
Helak olan kavimlerin sebepleri ile savaşların sebepleri orantılıdır, ne için bazı kavimler helak olmuştur, ne kadar cani topluluklar vardır bunu araştırda gel ;)
13. Hiç bir kuş tuğla büyüklüğünde taşları kaldırıp insanların üstüne yağdırcak kadar kuvvetli değildir..
Mucizeye inanmıyorsunuz, kuran ve islama hatta Allah (c.c) bile, namazda okunan surede size göre hikaye gibi gelen sure mevcut, bu sureyi okumayarak Peygamberlerin hikmetlerine, Allahın yüceliğine inanmayarak buna da kendinizce bilimsel bir açıklık getirmişsiniz..

14. Sorunuz copy paste olduğu için ilişmedim bile..

SELAMETLE..
 
TuRkiShCowboy

TuRkiShCowboy

Emekli Yönetici
Arkadaşlar sakin olalım, bu şahıs kuran-ı kerim hakkında hiç bir şey bilmiyor, kulakdan dolma kendi ütopyasında kurguladığı şeyleri bize sunmaya çalışıyor kendince.. Fakat Kur'an arapçasını bilen oturduğum yerde 5,000 kişi bulabilirim senin için, ey insan sen nerede yaşıyorsun ? Sadece Fatih de bu sayıyı bulabilirim..


1. kimse okuma yazma bilmiyoken bişey yazamaz (sakın allah kudreti demeyin)
Allaha inanmıyorken kudretini nasıl sorgulayabilirsin ?
2. diceksinizki katipler yazdı onların yanlış yazmadığı ne malüm
Allahın Kur'an-i kerim ayetlerinde de belirttiği gibi asla ve asla değiştirilmediği belirtiliyor, bu da kur'an-ı kerim'in bir çok konuda eşsiz bir bilgi kaynağı oluşuyla ispatlanmıştır..
3. diyelimki doğru yazdılar, kuran muhammed zamanında bitmedi diğer ayetler kimin rüyasına girdi?
Kur'an kitap halinde hz. Muhammed (sav) 'e inmiyor, ayet ayet iniyor, incil bozulduğu için, diğer ayetlerden kastınız şu saydığınız 6666 ayet miydi ?
( S.A.V. ) Belirtildiği gibi bir çok peygamber vardı yer yüzünde, bu sınırlı bakış açısına ne açıklayabilirim ? Gerekli cevabınızı veda hutbesinde bulabilirsiniz..
4. hadi diyelimki gene doğru oldu, ama o zamanlarda mekke ve medineyi bi şekilde yönetmek gerekiyodu bunun için en güzel yol insanlığı bişeye inandırmaktı bütün tarih boyunca kullanıldığı gibi adı din denilen şeydi bunun en güzel yolu o yüzdende yazıldı böle bişi..
Bu bir soru değil, bu sizin zihninize oynadığınız oyun ( oyunun adı kör ebe olmalı, göremediğinizden dolayı )
5. Arapça bilen varsa bilir kuran dili diye bi dil var ve dünyanın en zor dillerinden biri, şimdi bu dili günümüzde bilen yok hatta sadece günümüzde değil osmanlı veya selçuklu zamanında bile hakkıyla bilen yoktu o kuran çevrildiği zaman yanlış çevirildi bunlar kanıtlı olarak günümüzde var.
Dünyanın en zor dili olduğu tamamen bir safsatadır, bir çocuğa 5 yaşında kur'an arapçasını zorlanmadan öğretebiliyorsunuz, bu yetişkinin zihninde de aynı kalıcı etkiyi bırakıyor, siz yaradanı inkar ettikçe kur'an da size bu orantıda zor ve kabul edilemez gelecektir, bence bir defa mealiyle birlikte okumayı deneyiniz..
6. eğer kuran okuyan varsa bilir, kuranda 6666 ayet olduğu yazar ama sadece 6243 tane vardır yani uydurma olduğu belli geri kalanlar nerde :bilmem:
Casting mi aradınız kur'an-ı kerimde ? Merakımdan soruyorum :)
7. şuda var kuranda kadının şeytan olduğu öne sürülür siz kalkıp buna inanırmısınız..
Saçma olduğunu söylememe gerek yok, islamda kadına çok büyük bir önem veriliyor, yakılan kadınlar islamla birlikte refaha kavuşuyor, fakat siz belki de mağralarda doğan kız çocuklarını müslümanlar yiyor sanıyorsunuz, fakat bu bilgileri kimden almışsanız o kişiler sizi epeyce yemiş :oke:
8. hadi bunuda geçtim muhammed güneş tutulması olduğunda dünyanın sonu geldi kıyamet kopcak diye diye insanları secdeye yatırmıştır..Gerçekten her güneş tutulduğunda dünyanın sonu geldiğine inanırmısınız..? :bilmem:
Kulakdan dolma bilgilere devam ediyorsunuz.. Hiç bir dayanağınız yok..
9. Arşivlerdeki belgelere göre kuran osmanlı zamanında, 3 halife tarafından değiştirilmiştir (çoğu ayet o günün şartlarına uyarlanmıştır) çünkü insanları yönetmek gerekiyodu. (araştırısanız bulursunuz)
Bahsettiğiniz dönemde sadece dizgi ve düzenli basım gerçekleşmiş fakat bu bir değişim/kayıp meydana getirmemiştir, eğer Peygamber efendimizin vefatıyla oluşacak aksamadan bahsedecek olursanız da ilgili kaynakda görebilen insanlar için oldukça bilgi var..
10. kurana göre islamı seçmeyen hiç kimse cennete giremicektir fakat bu dünyada bırakın islamı tanrıdan bile haberi olmayan milyonlarca insan var onların yeri nere sırat köprüsündemi kalcaklar:)(sakın tanrı düşünür demeyin)
Kur'an-i kerimde de yer aldığı gibi bir çok peygamber inmiş, bir çok elçi insanları aydınlatmaya çalışmıştır, bu çağrıya olumlu cevap veren toplumlar bu gün islamla bağları kalmayan toplumlardır, hazırlanıp bir yere gitmeye benzemiyor sıraat köprüsü, yani hayallerinizin çok ötesinde, sanmayın ki Allah (c.c) 'ın adalet konusunda zaafı olsun.. :)
11. kuranda derki, sihir mucize gibi şeyler asla yoktur olmicaktırda. Fakat şöle bi yanılgı var muhammed kurana göre bi sürü mucize yaratmıştır sihir benzeri şeyler uygulamıştır (tanrı vergisi değil yalan)
Öncelikle sayın değerli arkadaş sihir, hokkabazlık vs. bu eylemlerin ötesinde peygamberlik..
Andolsun ki Allah, müminlere, içlerinde kendilerinden onlara bir peygamber göndermekle lütufta bulunmuştur. (Ki O) Onlara ayetlerini okuyor, onları arındırıyor ve onlara Kitab'ı ve hikmeti öğretiyor. Ondan önce ise onlar apaçık bir sapıklık içindeydiler. (Al-i İmran Suresi, 164)
Peygamberlik kanıt ile mâruf olunduğundan dolayı bu teziniz de çürümek durumundadır, kur'an-i kerimde verilen mucizeler yer almaktadır, sizin belirttiğiniz ise kendi tapındığınız kişiler için geçerlidir ( bknz; david copperfield ( onun ismi bile peygamberden gelmektedir )
12. Hiç bir dini savaş kazanılarak yayma çabası içine girilmez çünkü o ölenlerde insan..
Helak olan kavimlerin sebepleri ile savaşların sebepleri orantılıdır, ne için bazı kavimler helak olmuştur, ne kadar cani topluluklar vardır bunu araştırda gel ;)
13. Hiç bir kuş tuğla büyüklüğünde taşları kaldırıp insanların üstüne yağdırcak kadar kuvvetli değildir..
Mucizeye inanmıyorsunuz, kuran ve islama hatta Allah (c.c) bile, namazda okunan surede size göre hikaye gibi gelen sure mevcut, bu sureyi okumayarak Peygamberlerin hikmetlerine, Allahın yüceliğine inanmayarak buna da kendinizce bilimsel bir açıklık getirmişsiniz..

14. Sorunuz copy paste olduğu için ilişmedim bile..

SELAMETLE..


Tebrik ederim :oke:

Bakalım nası bir cevap vereceksin sapphire ...

-------------------------------

"(Bu Kur'an, başkalarından) yazıp aldığı öncekilere ait efsanelerdir. Bunlar ona sabah akşam okunmaktadır" dediler. (bunu Mekke zamanındakiler de demişler)

Sonuçta ne olmuş biliyor musun ?? Edebi cehennem !!!!
 


Üst Alt