"Vahiy katibi"nin başına neler geldi neler: ( hepsi kaynaklarıyla ispatlarıyla yazıdadır..)
Adam, önce müslüman olmuştur. Ama sonra ne olursa olur, bırakır Islam'ı. Ve bir de açıklama yapar:
"Muhammed'e ben öğretiyordum, ve benim öğrettiklerim Kur'an'a vahiy olarak yazılıyordu.." bu açıklamayı kendisinin yaptığı ilgili belgeler ve aktarıcılar tarafından doğrulanmıştır..
Sonra, adam ya öldü, ya da öldürüldü bu bilinmiyor. Ölüsüne gelince, bir türlü gömüldüğü yerde kalmıyordu (tanırının cezalandırması =)). Muhammed'in adamları şunu yayıyordu:
"Bu olay, Tanrı'nın gazabının yansımasıdır. Adam, Tanrı'yı çok öfkelendirdi. Şimdi durum ortada. Gömülüyor, toprak da kabul etmiyor, edemiyor, Tanrı'dan korkuyor. Onun için de kafiri, mezarının dışına fırlatıyor. 'Ibret almak' gerek.."
Gerçekten de adam gömülüyordu, ama, birkaç gün sonra, sabahleyin bakılıyordu ki, adam mezarın dışında. Birkaç kez olmuştu bu.
Fakat muhammed'in arkadaşlarından Enes (Malik Oğlu), çok sonra, şöyle anlatıyor olayı:
"Bir adam vardı. Neccaroğullarından..Hristiyan'dı, Müslüman olmuştu. Bakara ve Ali İmran surelerini okumuştu. Peygambere de vahiy yazıyordu. Sonra, yeniden Hristiyan oldu ve kaçıp Hristiyanlara katıldı. 'Ben ne öğretip kendisi için yazdımsa, Muhammed yalnızca onu bilir, başka bir şey bilmez,' demeye başladı." (Bkz.Buhari, e's-Sahih, Kitabu'l Menakıb/25,c.4,s.181-182;Tecrid, hadis no:1477)
Enes'in anlattığına göre, Tanrı adama öfkelenmiş, boynunu kopararak öldürmüş. Hristiyanlar, gömmüşler adamı. Ama sabah bakmışlar, ölüsü mezarın dışında, hemde kefensiz. Hristiyanlar ise, "Muhammedin adamları kefenini soymuş, kendisini de işte böyle ortada bırakmışlar.." diye konuşmuşlar. Adamı bir daha gömmüşler. Bu kez biraz daha derince. Ertesi gün sabah yine aynı durum sonra tekrardan aynı konuşmalar sonra yeniden ve daha derine gömme. Sonra aynı durum ve aynı yorumlar. Bir kez daha ve derince gömme. Aynı durum. Bakmışlar ki bu böyle sürüp gidecek, adamı gömmekten vazgeçmişler artık.
Bu adamın söylediğini söylemiş, yani "ben ne diyorsam, ne yazıyorsam o vahiy oluyor.." demiş, muhammed'in "Tanrı'dan falan vahiy almadığını" söyleyerek, Islam'ı bırakmış birisi daha var: Ebu Serh Oğlu Sa'd Oğlu Abdullah. Ama , onun başına yukarıdaki olay gelmedi nedense (niye öldürtmedi acaba onu).. Muhammed tarafından idamına karar verilmişti. Ne var ki, Halife Osman'ın süt kardeşiydi. Ve Osman'ın araya girmesiyle, bağışlandı. Sonra, Mısır Valisi bile oldu. (Ölüm.656-657. Bkz. Islam Ansiklopedisi.)
***
1- Kafası güzel adamla konuşuyormuşuz elbet ankaraya yolum düşecektir, o zaman daha derinlemesine konuşuruz, fakat sen burda atıp tutmaya devam edeceksen işimzi uzun.. Her yazdığını takip edecek fırsat bulamıyorum artık ama ;
2- Ölümü kaynaklarca açıklanmış fakat senin ütopyanda bu ölüme yaptığın yorum talk show cu işi olmuş, yani sen inanmak istemediğin şeylere inanmıyor, bir daha neden olmadı diye sorgulama ihtiyacı hissediyorsun, hz. Musa ( a.s ) o zaman asasıyla her yürüdüğünde dokunduğu yerden su fışkırmalı ? sende mucizelerden hareket ederek her olanın tekrar tekrar bayağı bir şekilde ispatlanmasını mı istiyorsun? Senin mükemmel mantığının erişemediği konularda tıkanıp kaldığın için anlamanı beklemiyorum fakat kaynakları alıp yorumlarsan bu kaynakla oynamak olur Yani viskini alıp ( haşa ) Kur'an-ı kerim i değiştirmeye kalkma !