milagros_zuzu
Üye
Neyzen Tevfik'ten kıssalar...
Neyzen Tevfik'ten kıssalar...
Hemşehrimiz Fahrettin Kerim Gökay,
"İçkinin zararları" konulu konferans veriyormuş.
Malum kendisi uzun süre Yeşilay Genel Başkanlığı da yaptı. yaptı. Bir ara:
"Rakının her kadehi hayatımızı bir saat kısaltır" der.
Dinleyiciler arasında bulunan Neyzen Tevfik yerinden fırlayıp bağırır:
"Eyvah! Yandık!"
"Hayrola?"
"Hesap ettim, meğer ben öleli tam kırk yıl olmuş!.."
Kıssadan hisse...
Kimseyi korkutarak doğru bildiklerinden vazgeçiremezsiniz.
***
Neyzen Tevfik, iki gözü de görmeyen bir tanıdığına rastlar.
Tanıdığı sorar:
"Memleketin durumunu nasıl görüyorsun,
Tevfikciğim?"
"Karanlık" diyecekken vazgeçer:
"Sizin gördüğünüz gibi" diye cevap verir..
Kıssadan hisse...
Siz, bu gün memleketin halini nasıl görüyorsunuz?
***
Neyzen Tevfik, son hızla giden taksi şoförüne seslenir:
"Aman oğlum, n'olur biraz yavaşla."
"Merak etme baba" der şoför,
"Biz bu arabayla her zaman gelin taşıyoruz."
"Desene biz de o üzülecekler arasındayız!.."
Kıssadan hisse...
Bir an için bizi yönetenleri taksi şoförünün yerine, kendimizi de Neyzen Tevfik'in yerine
koyup, düşünün...
***
Dini bütün geçinen bir dostu Neyzen Tevfik'e sorar:
"Beni tanırsın.
Cennetin anahtarı sende olsa beni oraya almaz mıydın?"
Neyzen, karşısındakini baştan aşağa şöyle bir süzdükten sonra gülümser:
"Bende cennetin değil de cehennemin anahtarı olsaydı senin için daha hayırlı olurdu.
Belki seni oradan çıkarırdım..."
***
Kıssası da, hissesi de içinde, Neyzen'den bir dörtlük...
"Kime sordumsa seni, doğru cevap vermediler;
Kimi alçak, kimi hırsız, kimi deyyus! dediler...
Künyeni almak için, partiye ettim telefon,
Bizdeki kayda göre, şimdi o meb'us!" dediler..."
(Eskişehir Sakarya Gazetesi Şener Yılmaz ın köşesinden alınmıştır)
Hemşehrimiz Fahrettin Kerim Gökay,
"İçkinin zararları" konulu konferans veriyormuş.
Malum kendisi uzun süre Yeşilay Genel Başkanlığı da yaptı. yaptı. Bir ara:
"Rakının her kadehi hayatımızı bir saat kısaltır" der.
Dinleyiciler arasında bulunan Neyzen Tevfik yerinden fırlayıp bağırır:
"Eyvah! Yandık!"
"Hayrola?"
"Hesap ettim, meğer ben öleli tam kırk yıl olmuş!.."
Kıssadan hisse...
Kimseyi korkutarak doğru bildiklerinden vazgeçiremezsiniz.
***
Neyzen Tevfik, iki gözü de görmeyen bir tanıdığına rastlar.
Tanıdığı sorar:
"Memleketin durumunu nasıl görüyorsun,
Tevfikciğim?"
"Karanlık" diyecekken vazgeçer:
"Sizin gördüğünüz gibi" diye cevap verir..
Kıssadan hisse...
Siz, bu gün memleketin halini nasıl görüyorsunuz?
***
Neyzen Tevfik, son hızla giden taksi şoförüne seslenir:
"Aman oğlum, n'olur biraz yavaşla."
"Merak etme baba" der şoför,
"Biz bu arabayla her zaman gelin taşıyoruz."
"Desene biz de o üzülecekler arasındayız!.."
Kıssadan hisse...
Bir an için bizi yönetenleri taksi şoförünün yerine, kendimizi de Neyzen Tevfik'in yerine
koyup, düşünün...
***
Dini bütün geçinen bir dostu Neyzen Tevfik'e sorar:
"Beni tanırsın.
Cennetin anahtarı sende olsa beni oraya almaz mıydın?"
Neyzen, karşısındakini baştan aşağa şöyle bir süzdükten sonra gülümser:
"Bende cennetin değil de cehennemin anahtarı olsaydı senin için daha hayırlı olurdu.
Belki seni oradan çıkarırdım..."
***
Kıssası da, hissesi de içinde, Neyzen'den bir dörtlük...
"Kime sordumsa seni, doğru cevap vermediler;
Kimi alçak, kimi hırsız, kimi deyyus! dediler...
Künyeni almak için, partiye ettim telefon,
Bizdeki kayda göre, şimdi o meb'us!" dediler..."
(Eskişehir Sakarya Gazetesi Şener Yılmaz ın köşesinden alınmıştır)
