O öyle bir ses ki; Atmosferden yerin dibine kadar girer, duyduğunuzda olduğunuz yerde kalırsınız.. O korkunç ses ve an sizi tepeden tırnağa sarar.. O karmaşada sadece siz ve korkularınız kalmıştır.. Gözleriniz artık aynı görmez.. Manzara kanınızı dondurur.. İşte o an kaçışanları ve korkudan gözleri yuvalarından fırlayanları görürsünüz.. O gün kimse size yardım edemez zira herkez kendi canının peşine düşmüştür.. Olanlara inanamaz ve yıkılırsınız.. Çünkü umut denen şey işte orada bitmiştir.. Önünüze gelecek olanı değiştirecek hiçbirşeyiniz olmayacaktır.. Bugüne kadar farkına bile varmadığınız varlıkları gördükçe yaşamış olduğunuz ömrün bir körden farksız olduğunu anladığınızda, o varlıklar size yaklaştığında sizi yakaladığında.. Ellerinizin ayaklarınızın ve tüm bedeninizin konuşmaya ve sizin yaptıklarınıza şahitlik etmeye başladıklarında, arkasından konuştuklarınız konuştuklarınızı duymaya başladıklarında gizli yaptıklarınızı duymayan kalmadığında, alnınızdan korku akmaya başladığında, gerçek utancı tattığınızda, yerin dibine girdiğinizde, kaçamayacağınızı ve artık gidecek hiçbir yer olmadığına ikna olduğunuzda, sevdiklerinizin artık size hiçbir faydası olmayacağını gördüğünüzde tüm bunlar nutkunuzu tutturduğunda...Kıyamet kimilerinin gerçek ölümü kimilerinin gerçek yaşamı olduğunda...Subhanallah...[Fevzi Acun]