



Benim küçükken sıklıkla yasadıgım bi durum adına da tombuk kafa demisim
Bu karektersiz karabasan beni kovalar en sonda biyere gelirim sadece bagırırım kaçamam da
Simdiler de pek yok ama astral olayını merak etmisimdir bos,rahat bi zamanım olmadı şöyle bi tura çıkayım
Alsında ne güzel bi mekanizma var vücudumuzda.Rüyamızda da hareket ediyormusuz ama vücut kilitli oldugu için uyurken sabitiz.
Bu olayı yeni ögrendim ve harika bir mekanizma fizyolojik olarak kusursuz yaratılan insan bilinç altında da mükemmel bir mimari barındırıyor![]()


Gözlerinizi kapatın ve şuanda bulunduğunuz odanın kapısından kendinizi görmeye çalışın. 3. Bir şahıs gibi ama. Yani gözleriniz kapalıyken kapıdan içeri bakıyosunuz ve o anda nerdeyseniz kendinizi gördüğünüzü hayal ediyosunuz. Bu imkansız denebilecek bir olay. Bunu çok az kişi başarabilir.
Deneyeceğim yattığım zaman.Denedinmi sonucu çok merak ettim. Bu yöntemi bir kitapta okumuştum. Zamanında uğraşmıştım ve çok zorlanmıştım.
Benim için çok kolay bir şey bu. Hayal gücü ile doğru orantılıDeneyeceğim yattığım zaman.
Kardeşim benimde başımdan doğa üstü şeyler geçti gel gelelm kimseyi inandıramıyorum bu arada sabah ezanına doğru korkutularak uyanma dediğin şey yılda 3 kez başıma geliyor titriyorum veya elektrik çarpar gibi oluyor.Konu için teşekkür ederim. Bilimsel yönünü de öğrenmiş oldum. Düşüncelerimi yazmak zor geldiği için. Bikaç ay önce farklı konulara yazdığım yorumu aynen kopyalıyorumKarabasan hakkındaAslında anlatılan şeyler karabasan denilen şeyi anımsatıyor. Bende yaşadım karabasan denilebilecek tarzda şeyler. İşte size açıklaması."uyku yarı ölümdür" diye bir hadis var. yani uyurken insanın ruhu bedeninden kısmen ayrılır. Bu nedenledirki rüyada biyerden düştüğünüzde yada yaralandığınızda canınız acır. Siz uyusanız bile o acıyı ruh hisseder. Peygamber efendimiz Miraca çıktığında çok uzun yıllar orada kaldığı fakat döndüğünde yatağının bile soğumadığı anlatılır. Buda demek oluyorki uykudaki zaman ve mekan kavramı bizim bildiğimizinkinden çok farklı. Uzun lafın kısası bu tarz olaylar genelde sabah ezanı okunmasına yakın yada ani uyanmalarda olur. İnsan ani uyanınca bazen ruh bedene tam oturmadığı için konuşamaz hareket edemez fakat çevresindekileri algılar. Neden, beyin uyumaz, hatta beyin araştırmalara göre en çok uyurken çalışır. Size dakikalarca sürüyomuş gibi gelen karabasan ve benzeri olaylar hep uyanma öncesi gerçekleştiği için sebebi budur. Siz uzun süre zannedersiniz fakat uykuda zaman mekan kavramı olmadığı için o aslında belkide saniyenin katrilyonda biridir.(Doğa üstü olaylar başımdan geçtiği için bu ve birkaç konuda çok araştırma yapmıştım)Çözüm psikolog veya muska bence. İnanması size kalmış. İlaç araçtır önemli olan inanmak.....Astral seyahat demiş bir arkadaş o konudaAstral seyahat olası mümkün bişeydir. Ufak bir örnek vereyim size. Kendinizi daha önce gittiğiniz bir mekanda hayal edin fakat 3. bir şahısmış gibi kendinizi görmeye çalışın. O mekanı ve o mekanda kendinizi en ince ayrıntısına kadar görebilirsiniz.Ve en zor olan şey... Şimdiki deneme kendi evinizde şuan bulunduğunuz odada olacak. Gözlerinizi kapatın ve şuanda bulunduğunuz odanın kapısından kendinizi görmeye çalışın. 3. Bir şahıs gibi ama. Yani gözleriniz kapalıyken kapıdan içeri bakıyosunuz ve o anda nerdeyseniz kendinizi gördüğünüzü hayal ediyosunuz. Bu imkansız denebilecek bir olay. Bunu çok az kişi başarabilir.

.Ben çok küçükken şöyle bir durum yaşıyordum:
Geceleyin gördüğüm nesnelerin devamlı büyüdüğünü ve evrenden bile büyük hale geldiğini düşünüyordum. Meslea, yatağa bakıyorum, hayalimde büyütüyorum ve sonu olmadan devamlı sonsuza kadar büyütüyorum. Her nesne için ayrı ayrı düşünüyorum. Sonra duyduğum kendi sesim ya da babamın sesini filan uzatıyorum. Yani "sen" demişse bunu o sırada "sennnnnn" diye. Saatin tik tak seslerinide sanki çok yavaşmış gibi uzatıyorum. Yani "tik" bekle "tak" bekle "tik".
Bu bir yerden sonra öyle bir hastalık haline geldi ki, bir gece nesnelerin büyümesini durduramadım zihnimde. Seslerde öyle. Herşey karıştı ve kontrolümden çıktı. Kafayı yedim, uyuyamıyorum, ışıklar açık olduğu halde bile kendime gelemiyordum.
Nasıl bitti bilmiyorum ama o anları çocukken nasıl yaşamışım hayret ediyorum.
---
Bir de uyurken gece yarısı kalktığımda bazı hareket eden nesneler gördüm. Mesela, gece yarısı uyandığımda, yatağın örtüsü üzerinde, bacaklarımın üzerinde bir adam telefonunun şarj makinesini prize takmaya çalışıyordu. Bulunduğum yerde priz falan yoktu. O yüzden çok korktum. Başımı hemen çevirdim ve hiçbirşey düşünmeden yatmaya çalıştım. Önce çok zor oldu, sonra uyumuştum...
Başka bir nesneyide şöyle gördüm: Yine uykunun yarısında uyandım. Bir kadın (araba benziyordu, üzerinde örtüler vardı) 2 elinde bıçakları sallayarak bana doğru geliyordu. Yine başımı çevirim yatmaya çalıştım ve yine zorda olsa yatmıştım.
Son olarak bir nesneyide başka bir varlığa benzettim ama değilmiş. Şöyle ki: Yine gece yarısı uyandım. Kardeşimin yatağının yanında siyah, gölgesi olan biri var gibiydi. Yine korktum, bakmamaya çalıştım ama nedense içimdeki korku geçmeye başladı. Ayağa kalktım ve, "Nedir lan sizden çektiğim, gidip o nesneye bakacam" dedim ve yatağımdan çıkıp nesneye doğru gittim. Meğer ki nesne bir palto idi
O günden sonra bir daha böyle şeyler yaşamadım.


