İsveç Kırallığı / Genel Bilgi / Resmi Dili / Çoğrafi Yapısı / İklimi / Demografisi

Sponsorlu Bağlantılar

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Doğuş Pertez

Doğuş Pertez

Emekli Yönetici
    Konu Sahibi
İsveç Kırallığı / Genel Bilgi / Resmi Dili / Çoğrafi Yapısı / İklimi / Demografisi
İsveç veya resmî olarak İsveç Krallığı (İsveççe: Konungariket Sverige), Kuzey Avrupa'daki İskandinavya yarımadasında yer alan bir ülkedir. Ülkenin sınır komşuları batı ve kuzeyden Norveç, doğudan ise Finlandiya'dır. İsveç bunun dışında güneyinde yer alan Öresund Köprüsü ile Danimarka'ya bağlıdır.

Yaklaşık 450,000 km² olan yüzölçümüyle İsveç, Avrupa Birliği ülkeleri arasında en büyük üçüncü ülkesidir. Ülkenin toplam nüfusu 9.2 milyon olup yoğunluk bakımından km² başına 20 insan yaşamaktadır. Ancak nüfus yoğunluğu, güneye doğru gidildikçe ivmeyle artar. Ülkedeki halkın %85'i kentlerde yaşar.[1] İsveç'in başkenti aynı zamanda ülkedeki en büyük kent olan Stokholm'dür. Başkentte 1.3 milyonu merkezde olmak üzere 2 milyon insan yaşar. Ülkenin diğer büyük kentleri sırasıyla Göteborg ve Malmö'dür.

İsveç, meclis sistemine sahip, meşruti monarşi ile yönetilen bir ülkedir. Ekonomi bakımından gelişmiş bir ülke olan İsveç, The Economist'in Demokrasi İndeksi'ne göre birinci sırada olup, Birleşmiş Milletler'in İnsani Gelişme Endeksi'ne göre de yedinci sıradadır. Ülke bunun yanında 1 Ocak 1995 tarihinden beri bir Avrupa Birliği ülkesidir.

İsveç, Ortaçağ'dan beri bağımsız ve tek bir ülkedir. Modern merkezli yönetim ise ilk defa 16. yüzyılda Gustav Vasa'nın kral oluşuyla başladı. 17. yüzyılda ülke İsveç İmparatorluğu'nu kurmak adına genişletildi. Ancak İskandinavya dışında fethedilen yerlerin büyük bir kısmı 18 ve 19. yüzyıllarda kaybedildi. İsveç'in bugün Finlandiya'da kalan doğu yarısı 1809'da Rusya tarafından ele geçirildi. İsveç'in yer aldığı son savaş ise 1814 yılında gerçekleşti. Bu savaş, İsveç'in, komşusu Norveç'i tek bir ülke altında birleştirmeye zorlamasıyla baş gösterdi. Kurulan birlik 1905 yılına kadar sürdü. 1814'ten beri İsveç, barış politikası izlemekte ve savaşa dayanmayan bir dış ilişki siyaseti gözetmektedir. İsveç patlak gösteren çoğu savaşta tarafsız kalmaktadır.

Etimoloji [değiştir]
Aspa, Södermanland'daki bu dikilitaş, İsveç'i (suiþiuþu) ifade eden en eski yerel kaynak olup 11. yüzyıla kadar uzanmaktadır.

İsveç ismi Eski İngilizce'de yer alan ve şalgamcılar anlamına gelen Sweoðeod sözcüğünden türetilmiştir. (Eski Nors dili Svíþjóð, Latince Suetidi) Bu sözcük de Sweon/Sweonas sözcüklerinden türemiştir. (Eski Nors dili Sviar, Latince Suiones) İsveç isminin İsveççe karşılığı olan Sverige aslen Götaland'daki Gotlar dışında "İsveçlilerin Ülkesi" anlamını taşımaktadır.

Sweden adının değişik yazımları birçok diğer ülkede İsveç adının karşılığı olarak kullanılmaktadır. Danca ve Norveççe'de İsveç'teki gibi Sverige adı kullanıldığı gibi, Fin-Ugor dillerinde bu kalıplardan farklı bir isim yer almaktadır. İsveç'in Fincedeki karşılığı Ruotsi, Estoncadaki karşılığı ise Rootsi şeklindedir. Bu farkın Uppland — Roslagen bölgelerinde yaşayan Ruslardan kaynaklandığı sanılmaktadır.

İsveçlilerin (Swedes) ve dolaylı olarak İsveç'in (Sweden) adının kökeninin Proto-Cermence birinin sahip olduğu anlamına gelen Swihoniz kalıbından geldiği düşünülse de, bu yaygın olarak desteklenmeyen bir görüştür.[3]



İsveç'in tarihöncesi dönemi yaklaşık MÖ 12,000'li yıllara uzanan Allerød salınımı dönemine kadar uzanmaktadır. Eski Taş Çağı sonlarında rastlanan Bromme Kültürü'ne ait ren geyiği av kampları ülkenin en güneyinde bir buz kenarında rastlanmıştır. Bu dönemdeki halk, avcı-toplayıcı olarak yaşayan ve taş teknolojisiyle avlanan bir grup insandan ibarettir.
Tanum, Bohuslän'dan kaya oymaları. Bu tür oymalar İskandinavya'da rastlanması en sıradan olan tarihi bulgulardır. Bunlardan birkaç bin tanesi de yalnızca İsveç'te bulunmuştur.

Tarım, hayvancılık, ölü gömme törenleri ve işlemeli çömlekler MÖ 4,000 civarında Avrupa'dan geçen Funnel Beaker kültürü ile yerleşti. Sweden's southern third was part of the stock-keeping and agricultural Nordic Bronze Age Culture's area, most of it being peripheral to the culture's Danish centre. The period began in c. 1,700 BC with the start of bronze imports from Europe. Copper mining was never tried locally during this period, and Scandinavia has no tin deposits, so all metal had to be imported. It was largely cast into local designs on arrival.

The Nordic Bronze Age was entirely pre-urban, with people living in hamlets and on farmsteads with single-story wooden long-houses.

In the absence of any Roman occupation, Sweden's Iron Age is reckoned up to the introduction of stone architecture and monastic orders about 1100. Much of the period is proto-historical, that is, there are written sources but most are of low credibility. The scraps of written matter are either much later than the period in question, written in distant areas, or, while local and coeval, extremely brief.
A rock painted moose from Jämtland. Rock paintings (pictographs) have been fairly limited to northern Scandinavia.

The climate took a turn for the worse, forcing farmers to keep cattle indoors over the winters, leading to an annual build-up of manure that could now for the first time be used systematically for soil improvement.

A Roman attempt to move the Imperial border forward from the Rhine to the Elbe was aborted in AD 9 when Germans under Roman-trained leadership defeated the legions of Varus by ambush in the Battle of the Teutoburg Forest. About this time, there was a major shift in the material culture of Scandinavia, reflecting increased contact with the Romans.

Starting in the 2nd century, much of southern Sweden's agricultural land was parcelled out with low stone walls. They divided the land into permanent infields and meadows for winter fodder on one side of the wall, and wooded outland where the cattle was grazed on the other side. This principle of landscape organization survived into the 19th century. The Roman Period also saw the first large-scale expansion of agricultural settlement up the Baltic coast of the country's northern two thirds.

Sweden enters proto-history with the Germania of Tacitus in AD 98. In Germania 44, 45 he mentions the Swedes (Suiones) as a powerful tribe (distinguished not merely for their arms and men, but for their powerful fleets) with ships that had a prow in both ends (longships). Which kings (kuningaz) ruled these Suiones is unknown, but Norse mythology presents a long line of legendary and semi-legendary kings going back to the last centuries BC. As for literacy in Sweden itself, the runic script was invented among the south Scandinavian elite in the 2nd century, but all that has come down to the present from the Roman Period is curt inscriptions on artefacts, mainly of male names, demonstrating that the people of south Scandinavia spoke Proto-Norse at the time, a language ancestral to Swedish and other North Germanic languages.

In the 6th century Jordanes named two tribes he calls the Suehans and the Suetidi who lived in Scandza. These two names are both considered to refer to the same tribe. The Suehans, he says, has very fine horses just as the "Thyringi" tribe (alia vero gens ibi moratur Suehans, quae velud Thyringi equis utuntur eximiis). Snorri Sturluson wrote that the contemporary Swedish king Adils (Eadgils) had the finest horses of his days. The Suehans were the suppliers of black fox skins for the Roman market. Then Jordanes names the Suetidi which is considered to be the Latin form of Svitjod. He writes that the Suetidi are the tallest of men together with the Dani who were of the same stock. Later he mentions other Scandinavian tribes for being of the same highth.

Vikingler ve Ortaçağ
İsveç'in güneyindeki Skåne bölgesindeki Ale Dikilitaşı. Bu yapılar Vendel Dönemi'nden kalma birer mezar anıtlarıdır. Bunların birçoğu 7. yüzyıldan kalmadır.

İsveç'te Vikinglerin dönemi sekizinci ve on birinci yüzyıllar arasında yaşandı. Bu dönemde İsveçlilerin, doğu İsveç'ten genişlemeye başladığı ve güneyde Gotlar ile birleştiği düşünülmektedir.[4] Aynı şekilde İsveçli Vikinglerin ve Götlandlıların yoğun olarak bugünkü Finlandiya'ya yakın olan güney ve doğu kesimlerde yaşadığına ve düzenli olarak Baltık ülkelerine, Rusya'ya, Belarus'a, Ukrayna'ya ve hatta Bağdat'a kadar göç ettikleri bilinmektedir. Bu göç yolları üzerinden Dinyeper Nehri aracılığıyla o dönemde Konstantinopolis olarak bilinen İstanbul'a kadar giderek kenti birkaç kez istila ettiler. Vikinglerin bu savaşçı yetenekleri Bizans yönetimince anlaşılınca, imparator Theophilos onları kendi kişisel koruması olmaları için teklif gönderdi. Bu topluluğa günümüzde Varangyan adı verilmektedir. Zamanında Rus olarak bilinen İsveç Vikinglerinin Kiev Ruslarının da atası olduğu bilinmektedir. Arap gezgin İbn Fadlan, bu Vikingleri şu şekilde açıkladı:
“ Rusları ticari yolculuklarından dönüp Volga Nehri'nin yakınında konakladıklarını gördüm. Daha önce hiç bu kadar mükemmel fiziksel özellikte bir halkı gördüğümü hatırlamıyorum. Hurma ağacı gibi upuzun, sarışın ve al yanaklılar. Kıyafetleri ne tünik ne de kaftan; özellikle erkeklerin giydiği giysiler, vücutlarının bir yüzünü baştan başa kaplıyor ve yalnızca bir elinin açıkta kalmasına izin veriyor. Her adamın bir baltası, bir kılıcı ve bir bıçağı var. Üstelik tüm bunları sürekli yanlarında taşıyorlar. Kılıçları geniş olup, girintili çıkıntılılar. Bu özellikleriyle Frenklere benziyorlar.[5] ”

Bu İsveçli Vikinglerin maceraları, İsveç'teki birçok dikilitaşta anlatılmış olup, özellikle Yunanistan Dikilitaşları ve Varangyan Dikilitaşları'nda işlenmiştir. Bunun yanında Vikinglerin batıya doğru yaptığı önemli seferler de mevcuttur. Bu seferlerin birçoğu İngiltere Dikilitaşları'na işlenmiştir. Bilinen en son Viking göçleri, Hazar Denizi'nin güney yakası olarak bilinen ve genelde Abbasi Devleti anlamına gelen Serkland'a doğru gerçekleşti. Bu göçte sağ kalan göçebelerin ismi Ingvar Dikilitaşları'na işlenmiştir. Ancak bu göçte yer alan Vikinglere ne olduğu kesin olarak bilinmemekle beraber hastalıktan öldükleri düşünülmektedir.

Krallık olarak İsveç'in ilk olarak ne zaman ve nasıl kurulduğu bilinmese de, Svealand (İsveç) ve Götaland (Götland) ülkelerini yöneten İsveç krallarının listesi kaynaklara işlenmiştir. Bu liste ilk kral Galip Erik ile başlamaktadır. Bu dönemden önce farklı kabileler olan İsveçliler ve Gotların tam tarihi bilinmese de sürekli olarak savaştığı ve bu konudaki destanların 6. yüzyıla kadar uzandığı düşünülmektedir.
Gotland adasında yer alan bir Orta Çağ kenti, Visby

İskandinav Viking tarihinin ilk zamanlarında, bugün İsveç'te yer alan Skåne'deki Ystad ve Gotland'daki Paviken kentleri birer ticaret merkeziydi. Özellikle Ystad'da rastlanan kalıntılar, şehirde yedinci ve sekizinci yüzyıllarda marketlerin bulunduğunu gösterdi.[6] Paviken'de ise dokuz ilâ on birinci yüzyıllar arasında, dönemin Baltık kentleri arasında önemli yere sahip bir ticaret merkezinin olduğu bilinmektedir. Bölgede rastlanan kalıntılara bakıldığında Vikinglerin bu yörede gemi tersaneleri ve el sanatı pazarları kurduğu söylenebilmektedir. Yine aynı bölgede, o dönemde yüklü miktarda gümüşün çıkarıldığı bilinmektedir. Bu nedenle Gotlar, gümüşü en çok stoklayan ve işleyen halklardan biri haline gelmiştir.[6]

St. Ansgar, 829 yılında Hıristiyanlık dinini İskandinavya'ya taşıdı. Ancak bu yeni din, yerel din olan paganizmin yerine kısa sürede geçemedi. Bu geçiş süreci 12. yüzyıla kadar sürdü. On birinci yüzyılda, Hıristiyanlık bölgede en yaygın din konumuna geldi. Aynı şekilde 1050 yılından itibaren İsveç, bir Hıristiyan ülke olarak anılmaya başlandı. On ikinci ve on beşinci yüzyıllar arasındaki süreçte İsveç, iç karışıklıklarla ve diğer İskandinav ülkelerinin saldırılarıyla uğraştı. Ancak yine de İsveç kralları sınırlarını genişleterek, bugünkü Finlandiya'yı İsveç sınırları içine kattılar. Bu dönemde Ruslarla savaşan İsveç'in bugün bu ülkeyle yakın ilişkileri yoktur.[7]

14. yüzyılda İsveç'te hıyarcıklı veba salgınlarıyla beraber Kara Ölüm kendini gösterdi. Buna rağmen bu dönemde İsveç diğer Avrupa ülkelerine oranla gelişimini daha hızlı sürdürdü. İsveç'in birçok kenti daha üst düzey haklar elde ederken Hansa Birliği'nden Alman tüccarları, halk tarafından örnek alınmaya başlandı. Bu tüccarlar o dönemde çoğunlukla Visby çevresinde yaşamaktaydı. 1319 yılında İsveç ve Norveç, kral Magnus Eriksson'un altında birleşti. Yine 1397'de kraliçe I. Margaret, İsveç, Norveç ve Danimarka'nın Kalmar Birliği adı verilen tek bir güç altında birleşmesine etki etti. Fakat Margaret'ten sonra gelen Danimarkalı yöneticiler, İsveç soylularını kontrol edemediler. Asıl güç, çoğunlukla Sture ailesinden çıkan kral vekillerinini elinde kaldı. Danimarka kralı II. Kristian, 1520'de bir ilanla Stokholm'deki İsveç soylularına karşı bir katliam yapılması konusunda ordusuna emir verdi. Bu olaya Stokholm kan gölü olarak bilinmektedir. Bu olaydan sonra İsveç soyluluğu sarsıldı ve halk, kral Gustav Vasa'yı başa getirdi. 6 Haziran 1523'te gerçekleşen bu olay, çağdaş İsveç'in kurulduğu gün olarak kabul edildiği gibi, her yıl İsveç'te resmî bayram olarak kutlanmaktadır. Kuruluşundan kısa süre sonra İsveç'te Katolizm mezhebi eriyerek Protestanlık mezhebine geçiş süreci başladı.



17. yüzyılda İsveç, Avrupa'da bir süper güç durumuna geldi. İsveç İmparatorluğu'nun kuruluşundan önce son derece yoksul, düşük nüfuslu ve az bilinen bir kuzey ülkesi olan ülkenin elinde bir özel güç, ün ya da kaynak yoktu. İsveç, bu kötü durumundan kral Gustav II Adolf döneminde kurtuldu. Özellikle Rusya'dan, Lehistan-Litvanya Birliği'nden ve Otuz Yıl Savaşları'ndan aldığı topraklarla yavaş yavaş tanınmaya başladı. Bu askeri başarılar sayesinde İsveç İmparatorluğu, 1721'deki yıkılışa kadar Protestanlık mezhebinin ana merkezi oldu.

Gustav Adolf'un Kutsal Roma İmparatorluğu ile yaptığı savaş sonunda bu devlette ağır yaralar açan İsveç, Otuz Yıl Savaşları'nda Kutsal Roma İmparatorluğu'nun büyük bir nüfusunu öldürdü. Bu süreçten sonra önemini iyice yitiren Kutsal Roma'nın elinde bulundurduğu bölgelerin yarısı İsveç'e geçti. Başta kendini yeni bir Kutsal Roma kralı ilan etmeyi amaçlayan Gustav Adolf, 1632'deki Lützen Savaşı'nda yenilince, bu amaç gerçekleşmedi. Nördlingen Savaşı sonrasında İsveç yenilince, İsveç'i destekleyen Cermen kabilelerinin İsveç'e olan güveni sarsıldı. Bu Cermen bölgeleri, teker teker İsveç ile savaşarak bağımsızlıklarını ilan etti. Bu olayın sonucunda İsveç'in sadece birkaç güney Baltık bölgesinde bölgesi kaldı: İsveç Pomeranyası, Bremen-Verden ve Wismar.

17. yüzyılın ortalarında İsveç, Avrupa'da sahip olduğu yüzölçümü bakımından Rusya ve İspanya'nın ardından üçüncü büyük ülkeydi. İsveç, 1658 yılında Karl X Gustav döneminde imzalanan Roskilde Antlaşması ile en geniş sınırlarına ulaştı.[8][9] İsveç'in bu yükselişinin temelinde I. Gustav'ın 16. yüzyılda ekonomi alanında yaptığı köklü değişiklikler yatmaktadır. Yine Protestanlık mezhebinin yayılmaya başlaması da gelişmeyi arttırdı.[10] 17. yüzyılda ise İsveç sürekli olarak savaşlara sahne oldu. Bunlardan en önemlileri bugünkü Baltık devletlerinin bulunduğu yerde kurulan Lehistan-Litvanya Birliği gibi devletlerle yapılanlardır. Bu savaşlar arasında en belirgin olan ve mağlubiyet ile sonuçlanan Kircholm Savaşı, İsveç'in krallık tarihindeki önemli olaylardan biridir.[11]
Gustav Adolf

Bu süreç, ayrıca kral Karl X Gustav'ın Lehistan ve Litvanya üzerine sürekli akınlar yaptığı bir dönemdir. Yarım asır süren sürekli savaşlar sonunda İsveç'in ekonomisi kötüleşmeye başladı. Bu ekonomiyi düzeltmek de XI. Karl'ın göreviydi. Öncelikle ekonomik ilişkileri yeniden düzenleyen Karl, orduyu da bu doğrultuda düzenledi. Düzelen iç işleri sonunda kral IX. Karl, kendinden sonra başa geçen oğlu XII. Karl'a dünyanın en büyük ordularından birini miras olarak bıraktı. İsveç'in o dönemdeki en büyük rakibi olan Rusya'nın ordu sayısı daha fazla olsa da, sahip olduğu savaş ekipmanları bakımından gerideydi.
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...


Üst Alt