Kan kaybından sette can veren Ata bir ışık görür!.. Işığın sonunda boynuzlu, elinde sivri uçlu bir çatal olan kıpkırmızı biri ona gel gel yapıyordur!..
Avukatların yeri belli zaten... Cehenneme düşen Ata zaman içinde burada iyice yükselir, teğmen, binbaşı, albay, general... Derken Şeytan'ın avukatı olur! Gösterdiği büyük başarıların ödülü olarak Şeytan ona 1 hafta Tatil verir ve dünyaya gönderir!..
Ata msinal arkadaşını çok özlemiştir!.. Yıllardır onu görememenin verdiği derin üzüntü içinde bir şekilde onu yanına almak istemektedir!
Zaten hayatı boyunca işlemediği günah kalmayan msinal'in adresi bellidir de, öldürmek gerekmektedir!..
Vefalı dostu msinal Ata'nın mezarına dua etmek için geldiği anı fırsat bilen Ata, ölmüş bedeninin içine girip, mezardan dışarı fırlayarak eski dostuna "naber abi?" der!
Küçük dilini yutan msinal'in dili malesef soluk borusuna kaçmıştır! Nefes alamadığından boynunu tutup geri geri giderek yola çıkan msinal'e yoldan geçen bir vidanjör (lağım temizleme aracı) çarpar! Dizlerinin üstünden geçen araç ani bir fren yapıp durmuştur! Dizleri kırılan msinal o acıyla bağırmış ve küçük dilini ağzından çıkartmayı başarmıştır! Kurtulduğunu düşünen msinal uzun süre nefessiz kalmanın etkisiyle derin bir nefes almak ister ama tam o sırada frenin etkisiyle taşıdığı yükün bir kısmı aracın tam arkasında yerde sırtüstü yatan msinal'in üstüne dökülür...
Soluk borusuna bu sefer çok daha beter şeyler kaçan msinal hayata gözlerini yumar!..
Ata'nın yanına cehenneme gelen msinal acemi üye olarak işe başlar!..
(Abi her şey iyi güzel de ağzın çok kötü kokuyor be)
Tiyatroda Önemli Yol Kateden Ata Yurtdışında da Sahneye Çıkmaya Başlar.. İlk Yurtdışı Deneyimi Olan Hindistan'da Heyecandan İçi İçine Sığmamaktadır..
Gösteriyi Büyük Bir Başarıyla Sahneleyen Ata Bir Bölümde İnek Taklidi Yapması Gerekmektedir..
Ve Yapar da..
Bu Sahneyi Gören Hintliler Kutsal İnançlarıyla Dalga Geçildiğini Düşünüp Ata'yı Linç Etmek İsterler..
Başlangıç Olarak Sahneye Yani Ata'ya Domates, Biber, Patlıcan Atarlar..
Ata Önce Bunun Hintliler'e Ait Bir Tür Teşekkür Gösterisi Olduğunu Sanır.. İyi Birşey Yapmanın Verdiği Sevinçle Seyircilere Doğru Sırıtan Ata Hintliler'i Daha da Çileden Çıkarır..
Sahneye Çıkan Hintliler Ata'yı Kollarından ve Bacaklarından Tutup Kutsal Tapınak'a Götürürler..
Ata "Yapmayın, Etmeyin Yiğitlerim" Dese de Türkçe'den Anlamayan Hintliler Önce Ata'nın Kolunu Kesip Kanını Buda Heykeline Akıtırlar..
Hintliler Tanrımızdan ve İneklerimizden Özür Dileyeceksin Diye Kendi Dilleriyle Anlatmaya Çalışır.. Bunu Anlamayan Ata " Ne Diyonuz Lan Adam Gibi Konuşun. " Der..
Bizi Tınlamıyor Diye Düşünen Grubun Lideri Konumunda Olan Büyücü Ata'ya Bağırarak Kendi Dilleriyle " Sen Beni Tınlamıyon Mu Lan Özür Dilesene " Der..
Ata'nın Verdiği Cevap İse Şudur : " Bağırma Lan Milletin İçinde.."
Kendisine Küfrettiğini Sanan Büyücü Ata'yı Kobra Yılanlarının Olduğu Kuyuya Attırır..
Yılanlarla Güreşen Ata Güçten Düşmüştür.. Yere Çöken Ata'nın Bedeni Daha Fazla Zehire Karşı Koyamaz.. " Yeter Laynn" Diye Haykırarak Hayata Gözlerini Yumar..


) metin etrafa kaçmaya çalışır ama faydasız bağırmaya yardım istemeye çalışır ama irem seni kimse duyamaz diyince korkudan olduğu yere düşer ve iremin eli metinin boğazıne gider yavaş yavaş metini boğazından toprağa doğru çeker ve metinin haykırışları gittikçe derinliğe karışır ve metin mefta olmuştur 


Mefta olan metin artık bende öldüm mutlumusun der ireme hadi beni acımadan öldürdün ya arkamda bıraktıklarım onlaradamı acımadın coluk cocuk ne yapacak şimdi bunları duyan irem dayanamaz ve ölümüne sanki bir darbe daha yemiş gibi ruhu iyice daralır ölmekten beter olur o pişmanlık onu yer bitirir mezarında kemikleri sızlar![]()


