Arkadaşımın Aşkı: İnandırıcılığı Sorunlu Aşklar

Sponsorlu Bağlantılar

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Doğuş Pertez

Doğuş Pertez

Emekli Yönetici
    Konu Sahibi
Arkadaşımın Aşkı: İnandırıcılığı Sorunlu Aşklar
"Arkadaşımın Aşkı" cehennem sıcağı ayların bunaltıcı romantik komedi ve komedilerinin başarısız bir örneği olmak noktasından bir adım bile öteye gidemiyor.


Arkadaşımın Aşkı yazla beraber başlayan romantik komedi filmlerinin ilk örneklerinden biri. Fakat film türü yenileyemediği gibi, artık ezberlenmiş klişelerin dışına da çıkamıyor.

Yaz mevsimiyle beraber sinemalara doluşmaya başlayan romantik komedi furyası maalesef içlerinde çok da önemli cevherler barındırmazlar. Türün bilindik yollarından sapmaya inatla direnen yapımlar birbiri ardına salonlarda yerini alırlar. Howard Deutch yönetimindeki Arkadaşımın Aşkı’da bu talihsiz furyanın kötü örneklerinden birisi. Çalıştığı iş yerinde aşık olduğu Alexis’ten istediği cevabı alamayan Dustin çareyi yakın arkadaşı Tank’te arar. Tank tam bir kadın uzmanı olup, ilişkilerdeki bozulan dengeleri ayarlama gibi bir işlev üstlenir. Önce hedefi olan kadının kendinden etkilenmesini, ardından zıt bir kimliğe bürünerek kadının kendinden nefret etmesini(iğrenmesini) sağlar. Kadın böylece eski sevgilisinin ne kadar değerli ve kadri kıymeti bilinmemiş birisi olduğunun idrakine varır. İşte Tank Dustin’in ısrarı sonucu aynı planı Alexis üzerinde de uygulamaya koyulur fakat ava giden avlanır misali Alexis’e aşık olur, bundan sonrası da romantik komedinin sınırları pek değişmeyen dünyasında gelişir.

Sorunlu Dramatik Yapı ve Karakter olamayan tipler
Arkadaşımın Aşkı öncelikle senaryo zaaflarıyla seyirciyi tanıştırarak işe başlayan bir film. Romantik komedi yapısı itibariyle gerçekçilikten çok masalsı bir havanın hakim olduğu bir türdür. Fakat masalsı olurken de türün önemli yapımları hayata dair ve yer yer inandırıcı bir hikaye üzerine kuruludur. Arkadaşımın Aşkı ise çok bilindik bir hikaye üzerinden senaryoyu inşa ederken filmin giriş-gelişme ve sonuç bölümlerinin genel özellikleri noktasında önemli hataları olan bir film. Filmin giriş bölümü bir an önce geçiştirilip gelişmeye geçilmek istenecekmiş gibi bir his yaratılıyor. Türün seyirciyle kurduğu ilişkinin temelinde olan karakterler maalesef üzerlerinde fazla düşünülmemiş tipler olduğu kadar, seyirciye tam olarak da tanıtılmıyorlar. Öncelikle Dustin ve Alexis karakterleri Kate Hudson ve Jason Biggs’in çok kötü ve soğuk oyunculuklarının da etkisiyle seyirciyle iletişime geçebilecek potansiyele sahip değiller. Ayrıca karakterlerin hem aralarındaki iletişim bir türlü inandırıcı bir zemine oturtulamadığından hem de karakterizasyonları derinlikli ele alınamadığından dramatik yapı en temelden sarsılıyor. Dustin’in neden Alexis’e delice aşık olduğunu anlayamıyoruz. Aynı şekilde ilerleyen bölümlerde Tank gibi kadınlar konusunda yeterince zalim olabilen birisinin Alexis gibi hiçbir ekstra özelliği veya farkındalığı olmayan (farkındalık üzerine çalışılmadığından) bir kadına nasıl böylesi teslim olabildiğini hiç daha anlayamıyoruz. Bu noktada tam anlamıyla türün genel ezberine sığınılarak ‘su akar yolunu bulur’ misali senaryonun mantığına bakılmaksızın en tahmin edilen sona doğru kürek çekiliyor.

Ana karakterlerine karşı böylesi duyarsız olan bir senaryonun yan karakterler konusundaki tutumu da aynı özensizlikte. Baba karakteri de dahil olmak üzere nerdeyse hiçbir yan karakter hikayeye katkı sağlayabilecek etkinlikte değiller. Bunun dışında filmin komedi anlayışından bahsetmek gerek. Filmdeki komedi genel olarak Tank karakterinin kadınlara karşı uyguladığı stratejinin son aşamasındaki muzırlıkları üzerinden üretilmeye çalışılıyor. Fakat bu komedi anlayışının fazlasıyla kaba, basit ve itici olduğu düşünülebilir. Filmde ana karakterler arasındaki diyaloglarda dahil olmak üzere kaba bir cinsellik kaynaklı komedi kaliteli ve zeki olmadığı gibi, türün romantik bölümüyle de uyumsuzluk oluşturmakta. Romantizm demişken filmdeki aşklar bir türlü inandırıcılık sağlayamadığı gibi, romantik diye adlandırabileceğimiz sahnelerin nerdeyse olmaması filmin türün gereklerini yerine getiremediğinin en basit göstergesi belki de.

Filmin senaryosundaki arızalarına karşın bazı görsel anlatım tercihleriyse filmin en başarılı kısımları oluyorlar. Filmin başındaki ve finale doğru ele aldığı ‘bir kadın bir erkekten nasıl nefret eder?’ diye adlandırabileceğimiz hızlı kurgulu anlatım hem görsel açıdan hem de Tank karakterinin derinliklerine haiz olabilme noktasında işlevsel olabiliyor. Fakat yine de buradaki taktiklere baktığımızda o çiğ ve ölçüsüz komedi anlayışıyla rastlaşmamız da teknikle anlatımın uyum sorununu ortaya çıkarıyor.

Sonuç olarak Arkadaşımın Aşkı önümüzdeki cehennem sıcağı ayların bunaltıcı romantik komedi ve komedilerinin başarısız bir örneği olmak noktasından bir adım bile öteye gidemiyor.

Kimler İzlemeli:
Romantik komedinin her türlüsünü seyretmeye bayılanlar

Kimler İzlememeli:
Kötü oyunculuklar, yaratılamayan karakterler seyretmek istemeyenler
Hep aynı filmi izliyoruz hissine kapılmak istemeyenler
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

Benzer Konular



Üst Alt