Türban üstü peruk trajedisi

Sponsorlu Bağlantılar

karides

Üye
……. Bu âyetleri Resul aleyhisselamın nasıl açıkladığına bakmalıdır.
Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Kadının [yüz ve iki elinden başka] bütün bedeni avrettir.) [Mecmaul-enhür, El-mugni]

Bu hadis-i şerifte kadının tesettürü açıkça bildiriliyor. Kur'an-ı kerimin 17 yerinde Resulullaha (De ki, bana tâbi olun) buyuruluyor. Allahü teâlânın Resulüne tâbi olup Onun bildirdiği şekilde tesettüre riayet etmelidir!

Hazret-i Esma, ince elbise ile gelince, Resulullah efendimiz baldızına bakmadı. Mübarek yüzünü çevirip (Ya Esma, bir kız, namaz kılacak yaşa gelince, yüz ve elleri hariç, vücudunu erkeklere gösteremez) buyurdu. (Ebu Davud)

Hazret-i Âişe validemiz buyurdu ki:
(İlk muhacir kadınlara Allah rahmet etsin! Tesettür âyeti inince, hemen futalarını yırtıp başlarını örttüler) buyurdu. (Buhari, Nesai)

Hadi şimdi beyin fırtınası yapalım.
Türban yasağıyla ilgili fikrimi sonra yazarım. Ancak kesin olan bir şey var ki; o da dinimizin sonradan uydurulmuş yalan-yanlış binlerce hadisle şişirildiği gerçeğidir. Öyle ki, İslam Dünyasının bugünkü halinin en önemli sebebi bu uydurma hadislerdir. Peygamber efendimizin yaşadığı dönemde hoşgörü dini olan İslamiyet, sonrasında Emevilerin iktidar savaşlarında malzeme olmuş, kılıç ucunda dolaştırılan kellelerle anılır hale gelmiştir. Hatta o kadar ileri gidilmiştir ki, Ehl-i Beyt, Sahabe ayrımı dinlenilmeksizin katliamlar yapılmış, dinimiz yavaş yavaş kitabından uzaklaştırılmıştır. Niye? Çünkü, koltuk çok ama çok tatlı gelmiştir özellikle bir aşirete. Durun hemen üzülmeyin, hikayemizin bundan sonrası daha vahim. Her bir yerde şeyhler türemiş ve bu şeyhlerin “rivayet olunur ki” cümlesiyle başlayan uydurma hadisleri o hoşgörü dinini alıp götürmüş, 2006/İran’da küçücük bir çocuğun kolunu ceza niyetine kesen bir zihniyet oluvermiştir. İşin korkuncu da nedir bilir misiniz? Kitabına bağlı gerçek İslamiyet unutulmaya yüz tutarken; Kitabından uzaklaşan ve tümüyle hadislerin,şeyhlerin,şıhların yönlendirdiği bu garip dine dünyanın her yerinde İslamiyet denmiştir/denmektedir. Şimdi Salvadore’nin samimiyetini hiçbir şekilde sorgulamamakla beraber (ki bir yerden alıntı almıştır büyük ihtimal) yukarıdaki hadislerin kaynaklarına bir bakalım.

1) Mecmaul-enhür :Muhammed B. Süleyman. Osmanlı devletinde Şeyh-ul-İslamın damadıdır. 1668’de vefat etmiştir. Yani Peygamberimizin yaşadığı dönemle arasında yaklaşık 1000 yıl vardır.
2) El-Muğni :Bu aslında bir sahabe isme bile değildir ve kesinlikle de olamaz. Yazıyı yazan arkadaş aslında kendisi günaha girmektedir. Çünkü bu Allah’ın 99 isminden biridir. Anlamı da “İSTEDİĞİNE ZENGİNLİK VEREN”dir.
3) Ebu Davud :817’de Sicistan’da doğmuştur. Yani doğduğu yer Hz.Osman dönemine kadar Müslüman bile değildir. Ayrıca peygamberimizin vefatından tam 185 yıl sonra doğmuştur. Bilinen hadisleri de 1388 yılında yani kendi yaşamının üstünden tam 500 yıl sonra ciltlenmiştir.
4) Buhari :810 yılında doğmuştur. Yani peygamberimizin vefatından tam 178 yıl sonra.
5) Nesai :830 yılında doğmuştur. Yani peygamber efendimizin vefatından 198 yıl sonra. Üstelik de Horasan’da.

HADİS : Haz. Muhammed’in değişik olaylar ve sorunlar karşısında inananları aydınlatmak, Kuran-ı Kerim’in bazı ayetlerini daha açık bir dille ifade etmek için söylediği sözlerdir.(Kaynak : İstediğiniz yere bakabilirisinz)

Şimdi bu durumda, en azından beni ikna etmek için, peygamber efendimizi görmüş, duymuş bir sahabenin bu konuyla ilgili hadisini buraya koyun; koyun ki hakikaten ikna edin beni ve benim gibi düşünenleri. Sonuçta yukarıda ismi yazılı insanların hiçbiri peygamber değiller. Haklarında çok güzel yazılar da okuyabilirsiniz. Ya, o güzel yazıların öğrencileri tarafından yazılmadığını nereden bileceksiniz? Bakın, bugün Şiisinin de, sünnisinin de değişmez kabul ettiği tek bir gerçek vardır ki; o da Kuran-ı Kerim’in değişmediği ve doğru olduğudur. Kuran-ı Kerim’in ilgili ayetlerinde de yukarıda yazıldığı şekliyle örtünme emredilmemiştir (Ayetleri okumak isteyen Salvadore’nin mesajına bakabilir). Bakın, biz gerçekten işin özünden uzaklaşıyoruz. Şekle takılıp kalmışız.

Ha bi de şu söze takılıp kaldım ya;

Kadın avrettir, tesettürü farzdır.

Biraz akıl jimnastiği yapalım. Madem bu derece önemli bir farzmış bu örtünme meselesi. Neden o zaman bu farz (!), Kuran-ı Kerim’de tam açıklanmamış da, hadislere bırakılmış.
Bence bi daha düşünün.
 


yasirarslan

yasirarslan

Üye
Bence Açıklar-mini etekliler nasıl serbestçe dolaşabiliyorsa aynı şekilde Türbanlılarda dolaşabilmelidir..
Ne yani Türban 1974te yasaklanmadan önce laiklik elden gitmiyordu da şimdi mi gidecek sadece bu ablamızı bu hale getiren gerizekalılar utansın diyorum....:(Fazla konuşursam kötü sözler çıkacak...:locked:
 
Salihyet

Salihyet

Üye
yalnız aklıma takıldı, neden bütün izmirli arkadaşlar türbanlılar altına mini giyiyor, düşük bel giyiyor diye bir kanaat getirmş ? daha önce de belirttim bornova da böyle şeyler oluyorsa bilemem, ama ben hiç görmedim.. bazı 1-2 seçilmişler var onlar da sadece elbiseyi yakışmayacak şekilde seçiyor ama yinede örtünüyor ;) Eğer biri türbanın altına mini giyerse bu da onun kendi tercihidir, buna (kişinin aslında ne giyeceğine karışmamamız gerekir ama) da kişinin kendisi karar verir.. size jean üstüne kazak giyme zorunluluğu getiren var mı ?
 
FerreT

FerreT

Üye
Karides hani olayı aydınlatmak adına bi ayet gösterebilirm

nur suresi ayet 31:

inanan kadınlara da söyle: bakışlarını kontrol altına alsınlar, ırzlarını korusunlar. süslerini (ziynetlerini) açıkta kalanlar dışında göstermesinler. örtülerini (hımar) göğüs yırtmaçlarının üstüne kapatsınlar…


Burda Kadınların açık yerlerini örtmelerini gerektiği ap açık söyleniyor..inanan kadınlarada bunu uygulamak kalıyor..Konuyu farklı yerlere çekmeye lüzum yok
 

karides

Üye
Karides hani olayı aydınlatmak adına bi ayet gösterebilirm

nur suresi ayet 31:

inanan kadınlara da söyle: bakışlarını kontrol altına alsınlar, ırzlarını korusunlar. süslerini (ziynetlerini) açıkta kalanlar dışında göstermesinler. örtülerini (hımar) göğüs yırtmaçlarının üstüne kapatsınlar…

Burda Kadınların açık yerlerini örtmelerini gerektiği ap açık söyleniyor..inanan kadınlarada bunu uygulamak kalıyor..Konuyu farklı yerlere çekmeye lüzum yok

Konuyu farklı yerlere çekmek de ne demek? Bu tartışma doktrinsel anlamda sen de 500, ben diyim 1000 senedir yapılıyor. Şimdi ben mi açtım sanıyorsun bu meseleyi. Ayrıca verdiğin ayette kusura bakma ama "başınızı örtün" sonucunu çıkaramıyorum. İstediğiniz kadar zorlayın, siz de çıkaramızsınız arkadaşım. Zaten yıllardır kimse bu sonucu çıkaramadığı için (o doğruluğunu tartıştığım) hadislere sarılıyorlar. Ayet açık açık demiş : göğsünüzün üstünde kapanın diye. Hani nerede, baş örtüsü? Bir önceki cümlede de açıkça ziynet (saç tokası gibi) "AÇIKTA KALANLAR DIŞINDA" göstermesinler denilmiş. Hani bence bu konuya da açıklık getirilmiş ya neyse. Bakın, karıştırdığınız bir şey var. O da dinimizde Kuran-ı Kerim dışında her şeyin sorgulamaya açık olduğu. Yaradan bu beyni bana sorgulayayım diye verdi. Siz şimdi bana, örtünme meselesinde Peygamberimizin vefatından en yenisi 178 sene önce yaşamış şahsiyetlerin yazdığı hadisleri doğru kabul etememi bekliyorsunuz. Siz bu adamları tanıdınız mı? Kim olduklarını biliyor musunuz? Neden önümde Allah kelamı dururken, sırf bu adamlar "başınızı örtün" dedi diye, başımı örteyim, örttüreyim ve neden bunları tartışırken "akıl karıştırmakla" suçlanıyorum. Bana Haz.Ebubbekir'den, Haz.Ömer'den hadis getirin, SUSAYIM ARKADAŞ. BURADA HEPİNİZDEN DE ÖZÜR DİLEYECEĞİM. AMA PEŞİN PEŞİN SÖYLEYEYİM, BULAMAZSINIZ. ÇÜNKÜ BÖYLE BİR HADİS YOK. Kusura bakmayın ama bir çoğunuz bu hadislerin yazarlarını bile hayatınızda ilk kez duyuyorsunuzdur. O zaman, sorgulamadan tartışmadan niye kabul ediyorsunuz? Ve lütfen birileri de size bu tabloyu gösterdiğinde "akıl karşıtırmakla" suçlamayın ! Ya sadece sizden sorgulamanızı istiyorum. Bu sizce çok mu fazla?
 
kyoman

kyoman

Üye


Hadi şimdi beyin fırtınası yapalım.
Türban yasağıyla ilgili fikrimi sonra yazarım. Ancak kesin olan bir şey var ki; o da dinimizin sonradan uydurulmuş yalan-yanlış binlerce hadisle şişirildiği gerçeğidir. Öyle ki, İslam Dünyasının bugünkü halinin en önemli sebebi bu uydurma hadislerdir. Peygamber efendimizin yaşadığı dönemde hoşgörü dini olan İslamiyet, sonrasında Emevilerin iktidar savaşlarında malzeme olmuş, kılıç ucunda dolaştırılan kellelerle anılır hale gelmiştir. Hatta o kadar ileri gidilmiştir ki, Ehl-i Beyt, Sahabe ayrımı dinlenilmeksizin katliamlar yapılmış, dinimiz yavaş yavaş kitabından uzaklaştırılmıştır. Niye? Çünkü, koltuk çok ama çok tatlı gelmiştir özellikle bir aşirete. Durun hemen üzülmeyin, hikayemizin bundan sonrası daha vahim. Her bir yerde şeyhler türemiş ve bu şeyhlerin “rivayet olunur ki” cümlesiyle başlayan uydurma hadisleri o hoşgörü dinini alıp götürmüş, 2006/İran’da küçücük bir çocuğun kolunu ceza niyetine kesen bir zihniyet oluvermiştir. İşin korkuncu da nedir bilir misiniz? Kitabına bağlı gerçek İslamiyet unutulmaya yüz tutarken; Kitabından uzaklaşan ve tümüyle hadislerin,şeyhlerin,şıhların yönlendirdiği bu garip dine dünyanın her yerinde İslamiyet denmiştir/denmektedir. Şimdi Salvadore’nin samimiyetini hiçbir şekilde sorgulamamakla beraber (ki bir yerden alıntı almıştır büyük ihtimal) yukarıdaki hadislerin kaynaklarına bir bakalım.

1) Mecmaul-enhür :Muhammed B. Süleyman. Osmanlı devletinde Şeyh-ul-İslamın damadıdır. 1668’de vefat etmiştir. Yani Peygamberimizin yaşadığı dönemle arasında yaklaşık 1000 yıl vardır.
2) El-Muğni :Bu aslında bir sahabe isme bile değildir ve kesinlikle de olamaz. Yazıyı yazan arkadaş aslında kendisi günaha girmektedir. Çünkü bu Allah’ın 99 isminden biridir. Anlamı da “İSTEDİĞİNE ZENGİNLİK VEREN”dir.
3) Ebu Davud :817’de Sicistan’da doğmuştur. Yani doğduğu yer Hz.Osman dönemine kadar Müslüman bile değildir. Ayrıca peygamberimizin vefatından tam 185 yıl sonra doğmuştur. Bilinen hadisleri de 1388 yılında yani kendi yaşamının üstünden tam 500 yıl sonra ciltlenmiştir.
4) Buhari :810 yılında doğmuştur. Yani peygamberimizin vefatından tam 178 yıl sonra.
5) Nesai :830 yılında doğmuştur. Yani peygamber efendimizin vefatından 198 yıl sonra. Üstelik de Horasan’da.

HADİS : Haz. Muhammed’in değişik olaylar ve sorunlar karşısında inananları aydınlatmak, Kuran-ı Kerim’in bazı ayetlerini daha açık bir dille ifade etmek için söylediği sözlerdir.(Kaynak : İstediğiniz yere bakabilirisinz)

Şimdi bu durumda, en azından beni ikna etmek için, peygamber efendimizi görmüş, duymuş bir sahabenin bu konuyla ilgili hadisini buraya koyun; koyun ki hakikaten ikna edin beni ve benim gibi düşünenleri. Sonuçta yukarıda ismi yazılı insanların hiçbiri peygamber değiller. Haklarında çok güzel yazılar da okuyabilirsiniz. Ya, o güzel yazıların öğrencileri tarafından yazılmadığını nereden bileceksiniz? Bakın, bugün Şiisinin de, sünnisinin de değişmez kabul ettiği tek bir gerçek vardır ki; o da Kuran-ı Kerim’in değişmediği ve doğru olduğudur. Kuran-ı Kerim’in ilgili ayetlerinde de yukarıda yazıldığı şekliyle örtünme emredilmemiştir (Ayetleri okumak isteyen Salvadore’nin mesajına bakabilir). Bakın, biz gerçekten işin özünden uzaklaşıyoruz. Şekle takılıp kalmışız.

Ha bi de şu söze takılıp kaldım ya;



Biraz akıl jimnastiği yapalım. Madem bu derece önemli bir farzmış bu örtünme meselesi. Neden o zaman bu farz (!), Kuran-ı Kerim’de tam açıklanmamış da, hadislere bırakılmış.
Bence bi daha düşünün.
Kardeş okumuş tahsil görmüş adamsın .Kesin kanıt istiyorsun , aç o zmn Kuran-ı Kerimi Nûr Suresi 31. Ayet ve Ahzâb Suresi 59. ayetleri oku.
Eğer bu ayetlerde anlama zorluğu çekersen , şöyle bir düşün İslamiyetin kabulünden bu zamana kadar 1400 yıl geçmiş , hiç bir toplum başörtüsü İslamda yoktur diye savaşmamış ve tartışmamış.Ve herkes kabul görmüş .Şimdi gelmişiz 21. yüzyıla dünyada sadece Türkiye Cumhuriyeti Kuran-ı Kerim de yanlış oolan bir uygulamayı fark etti Başörtüsü islamda olmadığını ..Ben bu laya gülerim başkada birşey demem
 
dreamboys69

dreamboys69

Üye
    Konu Sahibi
yalnız aklıma takıldı, neden bütün izmirli arkadaşlar türbanlılar altına mini giyiyor, düşük bel giyiyor diye bir kanaat getirmş ?
Salihyet izmirlilerin söyledikleri gibi türban altı etek ve bacaklarında çorap vs. yok(beni ilgilendirmez)
bu tiplere anlam veremiyorum.Yani saçı kapalı altı açık.Bunların neden türban vs. taktıgını anlıyamıyorum.
sadece izmirde manisadamı var bunlar diye düşünmeyin,İstanbulda,Bursada,Balıkesirde,Denizlide de bu tiplerden var(diğer şehirlerdede vardır).ama yinede insanların giyinişi beni ilgilendirmez.benim burda açtıgım konu haber niteliğinde oldugu için paylaşmak istedim.herkes farklı düşünebilir,ama birbirimize kırmamıza gerek yok...

 

karides

Üye
Kardeş okumuş tahsil görmüş adamsın .Kesin kanıt istiyorsun , aç o zmn Kuran-ı Kerimi Nûr Suresi 31. Ayet ve Ahzâb Suresi 59. ayetleri oku.
Eğer bu ayetlerde anlama zorluğu çekersen , şöyle bir düşün İslamiyetin kabulünden bu zamana kadar 1400 yıl geçmiş , hiç bir toplum başörtüsü İslamda yoktur diye savaşmamış ve tartışmamış.Ve herkes kabul görmüş .Şimdi gelmişiz 21. yüzyıla dünyada sadece Türkiye Cumhuriyeti Kuran-ı Kerim de yanlış oolan bir uygulamayı fark etti Başörtüsü islamda olmadığını ..Ben bu laya gülerim başkada birşey demem

Yok öyle arkadaşım. Ayet verip kaçmak olmaz. Bana kanıt göster. Ben zaten ilk mesajımda da demiştim "Kimse bu tarihe kadar sorgulamadı diye, dinimizin bugün diğer tüm milletlerinin gözünde terörist dini haline geldiğini". Bugüne kadar sorgulanmaması sence doğru olduğunu mu gösterir. Senin mantığının yanlışı şurada arkadaşım; senin mantığınla Hristiyanlık 2000 senedir var olan bir din ve 2000 senedir Dünyanın %38'i sorgulamadan bu dini yaşıyorsa demek bu doğru olan bu dindir ve hepimiz bu dine geçelim, hadi. Bu mantıkla yaklaşınça artık pek komik olmuyor değil mi? Bana ayetleri göstermişsin. Ya arkadaşım, bu ayetlerde örtünün denmiş ve nereye kadar da örtünüleceği yazılmıştır (Göğüsün üstü). Bana AÇIK AÇIK BAŞINI ÖRTÜN denilen bir yeri göster. Göster de ben susayım ve TÖVBE EDEYİM.

Kuran-ı Kerim'de yazmayan bir şeyi Allah kelamı diye aktarmak da ALLAH' A ŞİRK KOŞMAKTIR. UMARIM BUNUN DA BİLİNCİNDESİNİZDİR.

EVET HODRİ MEYDAN, BEN KURAN-I KERİM'DE "BAŞINIZI ÖRTÜN" YAZMADIĞINI İDDİA EDİYORUM. AKSİNİ İSPATLACAK ADAM VARSA ELİNİ ÖPECEĞİM.
 
kyoman

kyoman

Üye
Türkiye Cumhuriyeti
DİN İşleri Yüksek Kurulu’nun 03 Şubat 1993 tarihli kararında, başörtüsüyle ilgili olarak Nur Suresi’nin 31. ayetinde örtünmenin tarifinin yapıldığı bu ayete göre de örtünmenin Allah’ın bir emri olduğu vurgulanıyor. Kararda bazı çevrelerce sanıldığı gibi belli bir zümrenin sonradan ortaya çıkardığı bir ayet veya işaret değil, İslam Dini’nin bir hükmü olduğu ifade ediliyor. Laikliğin devletin temel ilkelerinden biri olduğu da vurgulandığı kararda Anayasa’nın 10. ve 11, maddelerine atıfta bulunularak kadınların tesettüre uymalarının sınırlandırılmasının kişi hak ve hürriyetlerine müdahale olarak değerlendiriliyor.

--------------- Ekleme ---------------

Yok öyle arkadaşım. Ayet verip kaçmak olmaz. Bana kanıt göster. Ben zaten ilk mesajımda da demiştim "Kimse bu tarihe kadar sorgulamadı diye, dinimizin bugün diğer tüm milletlerinİn gözünde terörist dini haline geldiğini". Bugüne kadar sorgulanmaması sence doğru olduğunu mu gösterir. Senin mantığının yahlışı şurada arkadaşım; senin mantığınla Hristiyanlık 2008 senedir var olan bir din ve 2008 senedir Dünyanın %38'i sorgulamadan bu dini yaşıyorsa demek bu doğru olan bu dindir ve hepimiz bu dine geçelim, hadi. Bu mantıkla yaklaşınça artık pek komik olmuyor değil im? arkadaşım. Bana ayetleri göstermişsin. Ya arkadaşım. Bu ayetlerde örtünün denmiş ve nereye kadar da örtünüleceği yazılmıştır (Göğüsün üstü). Bana AÇIK AÇIK BAŞINI ÖRTÜN denilen bir yeri göster. Göster de ben susayım ve TÖVBE EDEYİM.

HA BU ARADA BİRAZ DAHA ARAŞTIRMANI TAVSİYE EDERİM; ZİRA BU KONU YÜZ YILLARDIR TARTIŞILMAKTADIR.
Sana kesin kanıt olarak neyi gösterem , Ben okkuyup kavraya bildiğim kadar sana belirtiğim ayetlerde başörtüsünün islamda var olduğunu anlıyorum, Sen ise bu verdiğim ayetlerde başörtüsünün olmadığı anlamını çıkarıyorsun, Şimdi ben ne kadar anlatsam senin anlayacağın yok sen ne kadar anlattsan benim vaz geçeceğim yok ... Toprak için savaşan millet gördüm , para için savaşannı gördüm petrol için savaşanı gördüm ama şuana kadar başörtüsü var veya yok diyaloğu için savaşan ve tarışanı görmedim ...
 
FerreT

FerreT

Üye
Konuyu farklı yerlere çekmek de ne demek? Bu tartışma doktrinsel anlamda sen de 500, ben diyim 1000 senedir yapılıyor. Şimdi ben mi açtım sanıyorsun bu meseleyi. Ayrıca verdiğin ayette kusura bakma ama "başınızı örtün" sonucunu çıkaramıyorum. İstediğiniz kadar zorlayın, siz de çıkaramızsınız arkadaşım. Zaten yıllardır kimse bu sonucu çıkaramadığı için (o doğruluğunu tartıştığım) hadislere sarılıyorlar. Ayet açık açık demiş : göğsünüzün üstünde kapanın diye. Hani nerede, baş örtüsü? Bir önceki cümlede de açıkça ziynet (saç tokası gibi) "AÇIKTA KALANLAR DIŞINDA" göstermesinler denilmiş. Hani bence bu konuya da açıklık getirilmiş ya neyse. Bakın, karıştırdığınız bir şey var. O da dinimizde Kuran-ı Kerim dışında her şeyin sorgulamaya açık olduğu. Yaradan bu beyni bana sorgulayayım diye verdi. Siz şimdi bana, örtüme meselesinde Peygamberimizin vefatından en yenisi 185 sene önce yaşamış şahsiyetlerin yazdığı hadisleri doğru kabul etememi bekliyorsunuz. Siz bu adamları tanıdınız mı? Kim olduklarını biliyor musunuz? Neden önümde Allah kelamı dururken, sırf bu adamlar "başınızı örtün" dedi diye, başımı örteyim, örttüreyim ve neden bunları tartışırken "akıl karıştırmakla" suçlanıyorum. Bana Haz.Ebubbekir'den, Haz.Ömer'den hadis getirin, SUSAYIM ARKADAŞ. BURADA HEPİNİZDEN DE ÖZÜR DİLEYECEĞİM. AMA PEŞİN PEŞİN SÖYLEYEYİM, BULAMAZSINIZ. ÇÜNKÜ BÖYLE BİR HADİS YOK. Kusura bakmayın ama bir çoğunuz bu hadislerin yazarlarını bile hayatınızda ilk kez duyuyorsunuzdur. O zaman, sorgulamadan tartışmadan niye kabul ediyorsunuz? Ve lütfen birileri de size bu tabloyu gösterdiğinde "akıl karşıtırmakla" suçlamayın ! Ya sadece sizden sorgulamanızı istiyorum. Bu sizce çok mu fazla?

peki konuyu şöyle ele alalım;

nur suresi ayet 31:

inanan kadınlara da söyle: bakışlarını kontrol altına alsınlar, ırzlarını korusunlar. süslerini (ziynetlerini) açıkta kalanlar dışında göstermesinler. örtülerini (hımar) göğüs yırtmaçlarının üstüne kapatsınlar…

ayetinde süslerini kapatmalarını gerektiği söyleniyor..dinin temeline baksak koyu bi mümin için saçta bi süs olarak nitelendirilir ve buda açıkta kaldığı için kapatılır..Ben bu ayette saç kapatma ile ilgili bişey görmedim demişsiniz..Bende bu ayetten bunu çıkardım göğüs yırtmaçlarının üstünü kapatsınlar ayeti geçiyor..o zaman şöyle diyebiliriz..sadece göğüs yırtmaçlarının üstünü kapatsınlar vücudunun geriye kalan yerlerini açsınlar..kuranda buda geçmiyor..bu ayete bakarak bunu diyebilir..

Namaza yaklaşmayın die kuranda bi ayette geçiyor..fakat onun başında içkiliyken yaklaşmayın ayeti var..siz sadece görmek istediklerinizi uygularsanız bu tip sonuçlar kaçınılmaz olur..hiç birimiz kuranı yorumlayacak seviyede değiliz bunda süphe yok..Şuan günümüzde bunu yorumlayacak bi insanda yok gözüküyor..fakat o yıllarda buhari,ebu davud bunlar sözü güvenilir insanlardır ve hayatlarında hiç bir zaman yalan söylememişlerdir..ancak bunlar kuran-ı kerimi yorumlayabilirler..

Konuyu farklı yere çekmeyelim sözümden kastım Buhari veya ebu davud kendilerini kanıtlamış islam bilginleridir..peygamberimizden sonra onlar da kuranı yorumlayabilirler..onlar sıfırdan ayet yazmıyor olan ayeti din kurallları ve temeli içerisinde yorumluyor..

Konuyu uzatmadan şunu belirteyim insan istediği şeye inanır süphesiz..özgür iradesi vardır zaten bu durum olmasaydı şuan tartışıyor olmazdık..sizin doğrularınız bana yanlış..benim doğrularım size yanlış gelebilir bunlar fikir ayrılığı..gerçekten araştırmak isteyen daha detaya iner..olaylara at gözlükleriyle yaklaşmak yerine olayın islami fıkıhını öğrenmek daha faydalı olacak
 
SALVADORE

SALVADORE

Üye
Yok öyle arkadaşım. Ayet verip kaçmak olmaz. Bana kanıt göster. Ben zaten ilk mesajımda da demiştim "Kimse bu tarihe kadar sorgulamadı diye, dinimizin bugün diğer tüm milletlerinin gözünde terörist dini haline geldiğini". Bugüne kadar sorgulanmaması sence doğru olduğunu mu gösterir. Senin mantığının yanlışı şurada arkadaşım; senin mantığınla Hristiyanlık 2000 senedir var olan bir din ve 2000 senedir Dünyanın %38'i sorgulamadan bu dini yaşıyorsa demek bu doğru olan bu dindir ve hepimiz bu dine geçelim, hadi. Bu mantıkla yaklaşınça artık pek komik olmuyor değil mi? Bana ayetleri göstermişsin. Ya arkadaşım, bu ayetlerde örtünün denmiş ve nereye kadar da örtünüleceği yazılmıştır (Göğüsün üstü). Bana AÇIK AÇIK BAŞINI ÖRTÜN denilen bir yeri göster. Göster de ben susayım ve TÖVBE EDEYİM.

Kuran-ı Kerim'de yazmayan bir şeyi Allah kelamı diye aktarmak da ALLAH' A ŞİRK KOŞMAKTIR. UMARIM BUNUN DA BİLİNCİNDESİNİZDİR.

EVET HODRİ MEYDAN, BEN KURAN-I KERİM'DE "BAŞINIZI ÖRTÜN" YAZMADIĞINI İDDİA EDİYORUM. AKSİNİ İSPATLACAK ADAM VARSA ELİNİ ÖPECEĞİM.

karides ben seni zeki birisi sanardım ama yanılmışım sana tavsiyem kuranı kerimi oku belki bir şeyler ögrenirsin sen bir yere odaklanmışsın sadece kuranı kerimde böyle yazmıyor diyiyorsun senin düşünce mantıgın şudur

Kur'an-ı kerimde genel olarak her şey, kısa olarak bildirilmiştir. Bunları Peygamber efendimiz açıklamış, o günden beri uygulanmıştır.

Kur'an-ı kerimde mealen, (Sakın ana-babana öf deme) buyuruluyor. (İsra 23)
Bir kimse, ana-babasına öf demese, fakat sopa ile dövse, sonra da (Ben öf demediğim için, Kur'anın emrine uydum) dese, bu kimse Kur'ana uymuş mu oluyor? Âyet-i kerimenin manası, (Ana-babanızı üzmeyin hatta onlara öf bile demeyin) demektir.

burda ne yazıyor sakın ana babaya öf deme diyiyor senin düşüncen ne biliyormusun kuranı kerimde ana babaya öf deme diyiyor dövemezsin demiyor diyiyorsun yani ana babamızı dövebiliriz anlamına geliyor yanlız öf demeyecekmişiz demek istiyorsun sen bu mantıkla düşünüyorsun kuranı kerimde bayanlara tesettürü kesin olarak açıklanmıştır sen daha yeni tartışıyorsun evinde kuranı kerim vardır aç oku oku oku

Cahiliye toplumlarında insanların hayatlarını yönlendiren, mutlak doğru olduğundan emin olabilecekleri bir güç yoktur. Tam tersine peşinden gittikleri kurallar, büyük çoğunluğu, ne zaman, kim tarafından ve hangi bilgilere dayanarak konulduğu dahi belirsiz geleneklerden ibarettir. Mümin için ise, Allah (cc)’tan bir rahmet olarak, doğruyu yanlıştan ayıran, insanlara doğru yolu gösteren, en mükemmel yaşam ve ahlak şeklini bildiren Kuran ve Peygamberimiz (sav)'in sünneti vardır. Mümin bir erkek ve mümin bir kadın için, yaşayabilecekleri en üstün, en şerefli ve en mükemmel hayat şekli de Kuran ayetleriyle insanlara bildirilmiştir.

Rabbimiz'in emir ve yasaklarına uymak, Kuran ahlakına tabi olmak mümin kadına onur, şeref ve asalet kazandırır. Bu, Allah (cc)’ın mümin kadın için yarattığı çok büyük bir lütuftur. Müslüman kadını tanıtan, iffetinin alametlerini oluşturan özelliklerinden biri de başörtüsüdür. Kuran'da yer alan başörtüsünün ve örtünmenin kadınlara farz kılındığı Müslümanlar tarafından açıkça bilinen bir hükümdür. Dünya hayatındaki asıl amaçları Allah (cc)'ın rızasını, sevgisini, yakınlığını kazanmak olan mümin kadınlar, Rabbimiz'in bu emrini severek, isteyerek ve gönülden bir teslimiyetle yerine getirirler.

Kuran'da yer alan, mümin kadının tesettürü ve başörtüsüyle ilgili ayetlerde Müslüman kadının fıtratının ve ahlakının da nasıl olması gerektiği anlatılmıştır (Nur Suresi, 31). Allah (cc) Kuran'da Müslüman kadınlara başörtüsü takmaları ve örtünmeleri gerektiğini bildirmiş ancak bunun yanında, “gözlerini harama çevirmekten kaçındırmalarını” ve “ırzlarını korumalarını” da hatırlatmıştır. Dolayısıyla mümin kadın, dış görünümündeki titizliğinin yanı sıra, ahlakında da onurlu ve iffetlidir.

İmanını, vicdanını ve aklını en iyi şekilde kullanarak üstün bir ahlak sergiler. Allah (cc) Kuran'da, Müslüman kadının nasıl bir ahlak sergilemesi gerektiğini, yaşadığı toplumda “ırzını korumuş olmasıyla ve iffetine olan düşkünlüğüyle” tanınan Hz. Meryem'in ahlakını örnek vererek açıklamıştır:

"İmran'ın kızı Meryem'i de (Allah örnek verdi). Ki o kendi iffetini korumuştu. Böylece Biz ona Ruhumuz'dan üfledik. O da Rabbinin kelimelerini ve kitaplarını tasdik etti. O (Rabbine) gönülden bağlı olanlardandı." (Tahrim Suresi, 12)

Mümin kadın için iffet ve onurun önemi Kuran'ın pek çok ayetiyle insanlara açıklanmıştır. Müslüman kadın, gerek kıyafeti, gerek davranışlarındaki asaleti ve ölçülülüğü gerekse de basitlikten arınmış, onurlu, seçkin ve vakarlı tavrı ile çevresinde büyük bir saygınlık oluşturur. Allah (cc)'ın mümin kadınlara farz kıldığı başörtüsünün bir hikmeti de işte mümin kadının bu ahlakının ve saygın kişiliğinin oluşmasına yöneliktir. Allah (cc) mümin kadının iffetli tanınması, eziyet görmemesi, yıpratılmaması, zarara uğramaması ve asaletini koruması için en uygun olan giyim şeklini Kuran ile bildirmiştir. Bu gerçek müminlere şöyle haber verilmiştir:

"Ey Peygamber, eşlerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına dış elbiselerinden (cilbablarından) üstlerine giymelerini söyle; onların (özgür ve iffetli) tanınması ve eziyet görmemeleri için en uygun olan budur. Allah, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir." (Ahzab Suresi, 59)

Kadınların toplum içerisinde korunup kollanmaları, hak ettikleri saygı ve sevgiyi görmeleri için olabilecek en güzel davranış ve uygulamalar Kuran ile bildirilmiştir. Kuşkusuz ki bu Müslüman kadın için çok büyük bir korunma, rahmet ve nimettir.

Allah (cc)'ın bu emrini güzel bir şekilde yerine getirmek aynı zamanda da, mümin kadının Rabbimiz'e olan bağlılığının, itaatinin, teslimiyetinin bir ifadesidir. Allah (cc)'ın rızasını, dünya hayatının menfaatlerinden, çok daha üstün tuttuğunun asıl olarak ahiret hayatını hedeflediğinin açık bir alametidir.

Müslüman kadın, Kuran'da bildirilen Allah (cc)'ın bu hükmünü imanının ve vicdanının bir gereği olarak severek ve isteyerek yerine getirmektedir. Bu nedenle bu ibadeti imani ve vicdani bir yükümlülük olarak yerine getirdiği unutulmamalı, bu davranışına gereken saygıyla yaklaşılmalıdır. Açıkça ortada olan iyi niyet görülmeli ve bu konunun baskı altına alınmaya çalışılmasının yanlışlığı anlaşılarak vicdan özgürlüğünün yolu açılmalıdır.
 
iremm

iremm

Üye
Karides hani olayı aydınlatmak adına bi ayet gösterebilirm

nur suresi ayet 31:

inanan kadınlara da söyle: bakışlarını kontrol altına alsınlar, ırzlarını korusunlar. süslerini (ziynetlerini) açıkta kalanlar dışında göstermesinler. örtülerini (hımar) göğüs yırtmaçlarının üstüne kapatsınlar…

Burda Kadınların açık yerlerini örtmelerini gerektiği ap açık söyleniyor..inanan kadınlarada bunu uygulamak kalıyor..Konuyu farklı yerlere çekmeye lüzum yok

"cahile söz anlatmak deveyi hendekten geçirmekten zor" :locked:
 

karides

Üye
"cahile söz anlatmak deveyi hendekten geçirmekten zor" :locked:

Birincisi üslubunuza dikkat edin!

İkincisi siz kimsiniz de bana cahil diyebiliyorsunuz. Vizyonunuz ne? Ya eğitiminiz? Hangi kürsüde profesörsünüz?

Üçüncüsü, tartışma adabından daha bi habersiniz. Ben açık açık kronolojik bir tablo ortaya koydum ve yüce Kitabımı da lafzi olarak yorumladım. Ya siz? Siz beni çürütebilecek ne doneler ortaya koydunuz ki, böyle cüretkar davranabiliyorsunuz.

Dördüncüsü, tüm mesajlarımı okuyabilirsiniz (zahmet ederseniz). Acaba kime hakaret etmişim. Kimi aşağılamışım. Yani haketmiş miyim bu aşağılanmayı? Bu kadar basit mi herşey. Yani sizinle aynı fikirde olmamam yeterli mi? Ben somut veriler ortaya koymuşum. Siz ne yaptınız bana karşı hakaretinizden başka?

Söylediğiniz sözün ağırlığını kaldırabilecek misiniz acaba? Hadi, meydan sizin. Beni aydınlatın. Belki ben anlayamam; ama başkalarına anlatabilirsiniz (böylece sevap kazanırsınız, bu fırsatı kaçırmayın derim). Ama öyle hikaye falan yoook, beni çürüteceksiniz.Yazdığımı anlayabiliyorsanız tabi. Size bir-iki-üç hafta da verebilrim. Yeter ki beni çürütün hanımefendi. Bizi o engin bilgilerinizden mahrum etmeyin; değil mi ama.

Bundan sonra da, ağırlığını kaldıramayacağınız laflar etmeyiniz. Her zaman karşınızda ben olmam. Cok üzülürsünüz.

--------------- Ekleme ---------------

karides ben seni zeki birisi sanardım ama yanılmışım sana tavsiyem kuranı kerimi oku belki bir şeyler ögrenirsin sen bir yere odaklanmışsın sadece kuranı kerimde böyle yazmıyor diyiyorsun senin düşünce mantıgın şudur

İrem'e sölediklerim senin içinde geçerli dostum; bak Kyoman'da, Ferret'de benimle aynı fikirde değillerdi. Onlarla tartışırken neden bi sorun yaşanılmadı acaba. Seninle aynı fikirde olmadığım için mi "aklı zayıfım". Yani senin yaptığın açıkça bel altına vurmaktır. Oyunun kuralına göre oynamadığın ortada.

Salihyet'le de zamanında çok tartışmıştık başka meseleleri. Ama en azından karşımdakinin kendi fikirleri vardı. Şimdi ona daha bir saygı duyuyorum. Neden mi? Çünkü sen açık açık bana "Harun Yahya"nın fikirlerini satmaya kalkıyorsun burada. En azından bunu kendi fikirlerinmiş gibi ortaya sunma, bilenler için komik duruma düşüorsun. Bak ben ilk mesajım için 15-20 dakika ekmek verdim, burada. Eminim o kopyala-yapıştır yaptığın insanda emek vermiştir o yazdıklarına. Bari bir "alıntıdır" ibaresi ekle arkadaşım. İstersen dana fazla ileri gitmeyeyim ha nedirsin. Yazdıklarının aynısının bulunabileceği kitabın isimini bile verebilirim. Ne oldu. Benim gibi Sosyalist'den beklemiyor muydun? Eee sen çirkinleşirsen, benden de güzellik bekleme.
Yazdıklarına gelince, ben diyeceğimi dedim yukarıda ve sen yazdıklarımı çürütebilidiğini düşünüyorsan yazdıklarınla, sadece kendini avutursun şimdiden söyleyeyim. En azından kendi fikirlerinle gelmeyi dene bi daha ki sefere.

Bu arada tüm Maxicep ahalisine duyurulur, lütfen tartışırken salt sizinle aynı fikirde olmadığım için şahsıma hakaret etmeyin. Gerçekten gücüme gidiyor. Her şeyden önce bu sizin ayıbınız oluyor.
 
FerreT

FerreT

Üye
Olay genel tartışmadan,kişisel tartışmaya geçmesin bu nedenle karşımızdaki kişiye saygı ve forum kuralları çerçevesi içinde cevap gösterme zahmetinde bulunalım..yoksa bu konu gereksiz yere kilitlenir..konu sonuca ulaşamaz,çıkmaza doğru ilerler..

Karides, sunulan ayetlerin ve fikirlerin yeterli olmadığını düşünüyor...tabi doğaldır..insanın inanıp inanmama lüksü vardır.Benim elimden daha fazla bişey gelmez..Sonuçta sanal ortamda sohbet ediyoruz..karşılıklı çay içip konuşmuyoruz..bu bir dezavantaj

Fakat şunu söyleyebilirim..çoğumuzun şükür annesi suan hayatta.Anneniz şayet baş örtüsü takıyorsa ona şu soruyu iletebilirsiniz..''Anneciğim :) bu baş örtüsünü niçin ve kimin için takıyorsun,saçların ağırdı ve eskisi kadar parlak ve düz değil bunu örtmek için mi kullanıyorsun yoksa farklı bi sebebimi var ?''bu soruyu annenize sorun cevabı buraya yazmanıza gerek yok.cevap sizde kalsın sonuçta her birey kendinden sorumludur..tabi bu arada Anneler gününüde kutlamayı unutmayın :)
 
CEREN

CEREN

Üye
"cahile söz anlatmak deveyi hendekten geçirmekten zor" :locked:
bencede çok ayıp etmişsin çok bilmişlik bazen bu hayatta başa bela oluyor herkesin kendi özgür düşüncesi onada saygı duy cahil felan çok ayıp yakışmadı sana;)
 
kyoman

kyoman

Üye
KARİDES
Diyanet işleri olsun, Diğer İslam ülkeleri olsun veya en yakınında ki bir camii hocası olsun benim sana sunduğum cvb vercek, " İslamda başörtüsü vardır."diye
Tmm bizim sana önerdiğimiz kaynaklara ikna olmadın ,peki sen bize islamda başörtüsü olmadığına dair kaynak göster. Biz o kaynakları değerlendirelim..
 

omayra

Üye
Karides, sunulan ayetlerin ve fikirlerin yeterli olmadığını düşünüyor...

Karides, sunulan ayetlerin başörtüsü hakkında kesin emir içermediğini, hatta başörtmekle ilgili üstü kapalı herhangi bir emir dahi içermediğini düşünüyor, ben de katılıyorum. Yoksa ayetlerin yeterliliği yetersizliği tartışma konusu değil;) Sanırım siz de Karides'in mesajını belirttiğim yönde algıladınız ama yanlış anlaşılmaya mahal vermemek adına konuya değinmek istedim.


Başörtüsü ile ilgili bu tartışma, sırf maxi'de yaşanan bir tartışma değil; başörtüsüne ilişkin bir emrin kutsal kitabımızda yer almadığını düşünen de yalnızca Karides, ben veya bir başkası da değil. Bu konu yüzlerce yıldır İslam aleminde tartışılmış, ilmi eserlere konu olmuş, her iki yönde de görüşler belirtilmiştir. Son yıllara kadar bizim ülkemizde böylesine ciddi anlamda tartışılmamasının nedeni, şimdiye kadar bir simge, adeta bir bayrak olarak benimsenip, başörtüsü takmayanların neredeyse "dinsiz, günahkar" ilan edilmemiş olmasındandır (maxi'de de konuyla bağlantılı bazı mesajlarda gördüm buna benzer üstü kapalı ithamlar). En azından bazı kesimlerin tavrı, başörtüsü takmayan diğer kesimlerce olduğu gibi, tarafımca da öyle algılanmaktadır. Burada, kendilerinin cehennemlik, dinsiz, günahkar olarak gösterilmesinden dolayı, başörtüsü takmayan insanlarda ciddi bir tedirginlik oluşmuştur ( bahsettiğim günahkar olarak addedilme, yalnız buraya özgü değil, genel bir bakış açısıdır). Devletin en yüksek kademesini paylaşan insanların da dini tartışmalarda bir yer almamasını beklemek, devletin yönetilirken ve yöneticilerin karar alırken, akıl ve bilimden ayrılmamasını, dini temellere dayanmamasını beklemek, laik sistemin gereklerindendir.


Burada mesele kimin başörtüsü taktığında değil, takmayanların itham edildiği olgularda yatıyor aslında. Dinde net bir emir yer almamasına rağmen, Arap geleneği olan başörtüsünün bu denli bayraklaşması, başörtüsü takmayan kesimin (bir saç teline 70 - 80 cehennem yılından bahsediliyor çoğu yerde) cayır cayır yanacak kitle olarak kabul edilmesi karşısında, inançlı ama başörtüsüz kesimin Kutsal kitabımız Kur'an-ı Kerim'in yorumlanmasına ve algılanmasına daha fazla ihtiyaç duyması kaçınılmaz.

Türkiye'de dalga dalga yayılan bu akım karşısında İran'ın da Türkiye'de yaşanan gelişmeleri olumlu(!) karşılaması aslında konunun bir kez daha düşünülmesi için yeter de artar bile benim kanaatime göre.

Üslup konusuna gelince... Sanal alemde karşılarındaki insanı görmediklerinden midir bilmem, son derece kırıcı olabiliyor bazı arkadaşlar. Din konusu hassas... Her konuda olduğundan daha fazla özen göstermek gereken bu hassas konularda, başkalarını incitmeden de kendi düşüncelerimizi savunabiliriz. Tartışmada adap, önemli bir mevzu. Dikkatli davranmanızı diliyorum.
 
kyoman

kyoman

Üye
2. Bir konu şimdi biz kanıt olarak Kuran-ı Kerimi öne sürüyoz .Büyük bir ihtimal sende bize kendi kanıtın olarak Kuran-ı Kerimi önereceksin .O zmn burda devreye Müslüman toplumların ayete bakış açısını anlamak lazım ..Müslüman toplumların geneli islamda başörtüsünün varolduğu kanaatinde.,
 
ALpeRenBuGRa

ALpeRenBuGRa

Üye
Azcık Beyni Olan Ve Düşünmesini Bilen Biri Verilen Ayette Yani Nur Suresi 31. Ayette Kadınların Ortünmesinin Istendiğini Hemen Anlar. Illaki Başörtüsü Demiyor Ortün Diyor Neyle Ort. Ister Başörtüsüyle Ister Poşetle Ister Otla Ister Camurla Ortünün Deniliyor. Isteyen Orter Isteyen Ortmez. Ortünenede Cumhuriyet Ve Demokrasinin Oldu Bir Yönetim Seklinde Kimse Karışamazç Kimse Açığa Kapan Kapanana Açıl Diyemez.

Mesela Ben Müslümanım Ve Müslümanın Yapması Gereken Allah'ın Istediği Ibadetleri Yapmıyorum Ve Bu Yüzden Günahım Da Bana. Yaparsam Sevabım Bana En Kısa Zamanda Umarım Yapmaya Başlarım. Daha Erken Deyip Sallıyoruz. Yaşlanınca Falan Diyoruz Gerçi Olüm Birden Gelirse Nalları Birden Dikersek Işte O Zaman Yandık.

Neyse Uzun Lafın Kısası Kelime Oyunlarına Gerek Yok. Allah Ortünün Demiş. Beyni Aklı Fikri Olan Düşünmesini Bilen Biri Bunu Anlar. Anlamazsa Zekasından Süphe Ederim.

--------------- Ekleme ---------------

ya biz türbana karsı degiliz ama görüyoruzz bazi türbanliları acık sacık türbanın altına mini etek giyen mı ararsın ne ararsın bilemem

Konuyla Alakası Olmasada Bu Tiplerde Son Zamanlarda Arttı. Bu Benim Düşüncelerime Göre Aile ve Çevre Baskısıyla Kapanan Tipler Olsa Gerek. Zorla Kapanınca Ortaya Böyle Altı Kaval Üştü Şişhane Gibi Durumlar Ortaya Çıkıyor.
 
iskenlii

iskenlii

Üye
güzel
 


Üst Alt