elif c.
Üye
Merve Ceylan'dan Lakırtılar
- - - Eklendi - - -
Aldatılmak yakmıyor insanın canını, asıl can yakan 'öptüğümüz dudakların bir başka dudaktan kırıntılar taşıdığını bilmek...'
'Beni ne kadar seviyorsun?' diye sorma işte. Anlatamam ki çokluğunu... Sen de dünya kadar, ben diyeyim cennet büyüklüğünde...
- - - Eklendi - - -
Olmayacak dua diye bir şey yokmuş meğer, zira bütün aminlerimin karşılığısın sen.
'İçime dönük' bir kadınım ben, beş vakit varlığına secde eden...
'Kaderini çiziyorum!' dedi, Tanrı. Alnıma attığı bir çizikle, Adını alnıma yazdı...
En çok da 'seni asla bırakmayacağım' diyenlerden korkun. En önce onlar gidiyor.
- - - Eklendi - - -
Ağaçlar büyür, kağıtlar yapılır, yazılar yazılır, kitaplar çıkar. Sonra da kitapsızlar çıkar. Kitap sızlar.
Şu hayat dediğinizi hiç yaşamadım ve ölümü de tanımıyorum. Belki de bu yüzden oldukça sakinim ve fikirsizim.
---Azrail? Hazırsan gidelim.
- - - Eklendi - - -
İhanet ettikleriniz size itaat eder.
- - - Eklendi - - -
- - - Eklendi - - -
Gözleri ağlamaktan kan çanağı olmuş birine çömleğin patlamasından bahsetmeyin. Umrunda olmaz.
- - - Eklendi - - -
Bildiğim kadarıyla gerçekler acıtır insanın canını, sen benle bilmediğim kadarıyla konuş, 'seni seviyorum' falan de işte.
Aşkta herkes Afrikalı'dır.
Sadece, ayrı silüetlerde aynı monotonlukları yaşıyoruz hepimiz, hepsi bu.
- - - Eklendi - - -
İnsanlar her gün aynı şeyi yapmaktan sıkılırlarmış. Garip... Halbuki her gün, her saniye seni sevmekten hiç sıkılmıyorum ben...
Aldatılmak yakmıyor insanın canını, asıl can yakan 'öptüğümüz dudakların bir başka dudaktan kırıntılar taşıdığını bilmek...'
'Beni ne kadar seviyorsun?' diye sorma işte. Anlatamam ki çokluğunu... Sen de dünya kadar, ben diyeyim cennet büyüklüğünde...
- - - Eklendi - - -
Olmayacak dua diye bir şey yokmuş meğer, zira bütün aminlerimin karşılığısın sen.
'İçime dönük' bir kadınım ben, beş vakit varlığına secde eden...
'Kaderini çiziyorum!' dedi, Tanrı. Alnıma attığı bir çizikle, Adını alnıma yazdı...
En çok da 'seni asla bırakmayacağım' diyenlerden korkun. En önce onlar gidiyor.
- - - Eklendi - - -
Sizi değiştirenden değil, sizinle beraber değişenden medet umun.
Ağaçlar büyür, kağıtlar yapılır, yazılar yazılır, kitaplar çıkar. Sonra da kitapsızlar çıkar. Kitap sızlar.
Şu hayat dediğinizi hiç yaşamadım ve ölümü de tanımıyorum. Belki de bu yüzden oldukça sakinim ve fikirsizim.
---Azrail? Hazırsan gidelim.
- - - Eklendi - - -
Şüpheli ölümler düşlüyorum, şüphesiz ki bunların içinde sen yoksun.
Artık, yatacak yeri olmayanın, bulduğu her yatakta sabahlamasıdır aşk.
İhanet ettikleriniz size itaat eder.
- - - Eklendi - - -
Herkes her şeyi biliyor da, kimse haddini ve kendini bilmiyor.
'Seni benim kadar kimse sevemez!' diyene inanın. Ki sonradan anlıyorsunuz, kimsenin sizi o kadar az sevmediğini.
Adınıza yazılan şiirler adınızla anılmıyorsa, onlar hiç size yazılmamıştır.
Ve şimdi aşk, kaybettiği insanlığı ansızın bulan Tanrı gibi. Öyle mutlu, öyle inanılmaya istekli...
- - - Eklendi - - -
'Güle güle' dedi giderken, dalga geçer gibi, sanki ondan sonra gülmek eylemini yitirmeyecekmiş gibi...
Şu dünyada en çok aşka inancını kaybetmiş bir kadından korkun. Ha şeytan, ha o...
Bütün minnetler, ricalar ve teşekkürler secde olup düşer önüne, vakti geldiğinde... Sen dudaklarını değdir hepsine, ki Tanrı görsün, cennet kimde, cehennem nerde?..
Gözleri ağlamaktan kan çanağı olmuş birine çömleğin patlamasından bahsetmeyin. Umrunda olmaz.
- - - Eklendi - - -
Hiçbir zaman var olmamış biri için 'artık yok' diyemezsiniz. Siz siz olun, yokluğun da kıymetini bilin.
Senin için ölmezdim belki. Ama hiç düşünmeden kalbimi söküp yerinden bırakırdım ellerine. Ben yokken 'kendine' iyi bak diye.
Herkes onun hayatında tek olduğunu sanır, diğerleri gibi...
Belki de bölünerek çoğalan ve insanı acıtan tek kelimedir 'biz.' Ya ben, sen olur ya da ben, sen, o...
Aşk, insanın nefesini kesen bir intihar şeklidir.

okuduğunuz sürece yazmaya devam edicem bende...

