Islam dininde zorlama yoktur, herkes istediği gibi istediği bir şekilde yaşama hakkına sahiptir. Ister kafirâne bir hayat sürersin ister müslümanca bir hayat bu konuda insanlar hür bırakılmış.,, fakat biz müslümanlara düşen kafirane bir hayat sürmek isteyenlere uyarıda bulunmak (nazikçe, vurmadan kırmadan) nitekim Allahü Teala insanları imtihan olarak dünyaya göndermistir, ıyi ve doğru yolu kendileri seçsinler diye.
Bayanlar varsın istediği gibi bir hayat sursünler kimse de onlara karışamaz, ama islam düşmanlıgi yaptığı zaman onlara karısılma hakkı vardır. Bu karışma hakkı vurmak kırmak değil sadece ıslama zarar veren engellerı ortadan kaldırmaktir. Bayana zulm etmek, vurmak kırmak değil.,, Çünkü İslâm’da savaş; kan dökmek, toprak kazanmak, ganimet elde etmek için yapılmaz ki. İslâm’da savaş, genelde müdafaa eksenlidir. Cihad, Allah ile insanlar arasındaki engelleri bertaraf ederek, onların Allah ile buluşmalarını sağlama ameliyesidir. Savaş ise büyük ve kutsal bir hareket olan cihadın bir parçasıdır. Ama kaynaklarda cihad bazen savaş yerine de kullanılır. Yani cihad, savaşı da içine alan bir harekettir. Fakat savaş kelimesi, cihadın ihtiva ettiği mânâyı tamamen kapsamaz. Cihad kıyamete kadar devam edecek olan bir harekettir; kesintisizdir.
Bunlardan hareketle son olarak sunu söyleyebilirız: islam düşmanlıgi yapmadığı müddetce herkes istediği gibi bir yasam sürebilir, arkadaşların da dediği gibi bu durum ıslama değer kaybettirmez bilakis onlar kaybeder. Bize düşen müslüman olarak onlara tebliğ etmek ıslamı anlatmak. Onları cebren davet etmek değil giybetini yaparak değil,,,
ıyi pazarlar,,,