Aynen öyle Güven kardeşim. Istanbul, nerede "memleketinde" tutunamayan, bir baltaya sap olamamış işe yaramaz insan varsa onların göçtüğü bir yer haline gelmiş. Böyle kişiler de dolandırmayı, kandırmayı, çalmayı meslek edindiklerinden dolayı acıma ve vicdan duygunuz bu şehirde yok oluyor. Çünkü vicdanınızı sömürüyorlar! Ayda sizden çok daha fazla para kazanan birisinin acı içinde çığlığını duyuyorsunuz metrodan çıkarken. Açım, para verin diye yalvarıyor!!? Ne açım diyene, ne yol sorana, ne eve gidecek param yok diyene itibar edebiliyorsunuz. Istanbul'da araba kullanan adamlara sorun, asla yapmayacağınız şey nedir diye? %95'i Yolda yardım isteyen adamı arabama almak der! 3-5 kazık yedikten sonra herkese yabancı oluyorsunuz bu şehirde. Mesela: dün bir boyacı tam önümde giderken fırçasını yere düşürdü. Görmemem imkansız! Ama adama "kardeş bir dakika" demedim. Yürüdüm gittim. Zira bu manzarayı ben en az 8-10 kere gördüm. Ilkinde seslenmiştim, lisedeydim. Adam rica minnet tamam ama yapıştı! Abi ne olur boyayayım, siftah yapmadım, çocuğum aç vs... Param yok diyorsun anlamıyor!! Ki gerçekten o dönemde yoktu... Diyor ki abi siftah olsun, para almayacağım senden, sen bana yardım ettin, ne olur, diyor... Zorla boyattirdi, para almayacağım deyip... Bitirmeye yakın abi şu kadar boya gitti bu kadar boya gitti vs... Sen bunun parasını ver. Ondan sonra kurtul kurtulabilirsen. Ne kadar? Normal boya parasının 5 katı para istiyor! O kadar etmez, hani almıyordun dedim, Diyor ki bağırırım, boyattı, ödemedi parasını diye! Sonra evine kadar takip ederim vs... Önce yalvarma sonra tehdit... Resmen soymustu beni o parasız halimde... Istanbul'da bir boyacı fırçasını düşürürse asla seslenmeyin! Bekleyin... Gider gider, sonra da Vahiy gelmiş gibi döner alır fırçasını!.. Bu numarayı anadoluda adam zaten yapamaz! Herkes birbirini tanıyor, barındırmazlar onu... O ne yapar barındırılmadığı zaman? Istanbul'a göçer...
Kusura bakmayın gönüldaşlar ama, bo.k var sanki Istanbul'da!..