balli31
Üye
Yabancılar neden kırmızı ışıkta durur ???
Almanya'da bir dost ziyaretinden dönüyorduk. Arabayi ben sürüyordum.
Yolun ilerisinde bir kaza oldugunu gördüm. Ne olmus diye bakarken, birden
dört yol agzinda oldugumuzu fark ettim. Isik kirmiziya dönmüs ve ben
geçmistim. Yapacak bir sey yoktu, olan olmustu. Duramazdim, yola devam
ettim. Gece yarisindan sonraydi. Saat 2 gibiydi. Allah'tan, çevrede polis
falan da yoktu.
Bu olayin üstünden bir hafta kadar geçmisti. Bir mektup aldim; karakola
çagiriyorlardi. Gittim. Beni bir odaya aldilar. "Bir konuda bilginize
basvuracagiz. Size bir fotograf gösterecegiz. Bu araba sizin sirkete ait.
Geçen hafta, su gün, saat 02:12'de su kavsakta kirmizi isikta geçerken
kameraya yakalanmis. Bakin bakalim, direksiyondaki kisiyi taniyor musunuz?" Fotografa baktim, "Pek taniyamadim bu kisiyi" dedim.
Bunun üzerine bir fotograf daha çikardilar. Bu benim fotografimdi. "Bu
sizin fotografiniz, bunu yabancilar subesinden bulduk. Biz, otomobildeki
kisi ile bu fotograftaki kisinin ayni oldugunu düsünüyoruz? Ne dersiniz?"
dediler. "Cevap vermeden önce, isterseniz avukatinizla
görüsünüz" diye de eklediler. "isterseniz size prosedürü anlatalim. Eger bu
arabayi süren ben degilim derseniz, sizi mahkemeye verecegiz. Mahkeme
uzmanlara basvuracak. Eger resimdeki kisi oldugunuz ispat edilirse para
cezasi alacaksiniz. Bu ceza, eger arabayi sürenin siz oldugunu kabul
ederseniz vereceginiz cezanin birkaç kati olacak. Bir de resmi makamlari
oyalamaktan dolayi ayri bir cezaya maruz kalacaksiniz." Düsündüm.
Avukatima soracak bir sey yoktu. "Verin, bir daha bakayim fotografa" dedim.
Sonra da "Evet, bu arabadaki kisi benim" dedim. Memnun oldular, "Dogru
seçim yaptiniz" dediler. Yüklü bir ceza ödedim.. Ama ehliyetime el
koydular. "Ne zaman alirim ehliyetimi geri?" diye sordugumda "Bizden haber
bekleyiniz" dediler.
Aradan bir hafta geçti. Bir hastaneden davet aldim. Beni göz klinigine
çagiriyorlardi. Gittim. Siki bir göz muayenesinden geçtim. Sonra beni bir
grup doktorun karsisina çikardilar. Her biri benim raporu eline alip, "Renk
körü degilsiniz. Gözünüzün saglam oldugunu biliyor musunuz?
Ama kirmizi isikta geçmissiniz" dediler. Artik bana ehliyetimi geri
verecekler diye düsündüm. Ama vermediler. Aradan bir hafta, on gün geçti. Yine hastaneden bir davet aldim; bu kez psikiyatri bölümünden.
Verilen tarihte hastaneye gittim. Beni bir odaya aldilar. Odada dört doktor
vardi. ilk doktor, "Raporunuza bakiyorum. Gözleriniz saglammis. Ama trafik
isiklari kirmiziya döndükten tam 58 saniye sonra geçmissiniz.
Bunun yanlis oldugunu biliyor musunuz?" diye sordu. Ben de "Evet, yanlis
bir davranis" dedim. Ayni seyi, diger doktorlar da aynen tekrarladi. Ben de
"Evet, yanlis bir davranis" diye ayni cevabi verdim. Artik bana ehliyetimi
geri verecekler diye düsündüm. Ama vermediler.
Aradan bir hafta, on gün gibi bir süre geçti. Bir mektupla karakola davet
aldim. Gittim, sanirim artik ehliyetimi geri alacaktim. Ama düsündügüm gibi
olmadi. "Sizi, trafige çikaracagiz" dediler. Bana bir program verdiler. Bu,
günde iki saatlik, dört günlük bir programdi. ilk gün gittim. "Arabaya
binin, sehir içinde dolasacagiz" dediler. Benimle
birlikte üç kisi daha bindi arabaya. Hareket ettim. ilk trafik
isiklarinda durdum. Yanimdaki görevli "Buna, trafik isigi denir.
Kirmizida durulur. Sari isik, kirmiziya dönüsü gösteren uyaridir.
Anladiniz degil mi?" dedi. Ben de tekrarladim "Evet, kirmizi da durulur.
Sari isik, kirmiziya dönüsü gösteren uyaridir." Isik yesile döndügünde
kalktim. Görevli, "Yesil isikta da kalkilir. Degil mi?" dedi. Ben de tekrar
ettim, "Evet, yesil isikta kalkilir." Yolda bir süre sonra kirmiziya dönen
bir isiga rastladik. Bu kez arkadaki görevlilerden birisi, "Buna, trafik
isigi denir. Kirmizida durulur. Sari isik, kirmiziya dönüsü gösteren
uyaridir. Anladiniz degil mi?" dedi. Ben de tekrarladim, "Evet, kirmizida
durulur. Sari isik, kirmiziya dönüsü gösteren uyaridir." diye tekrar ettim.
Bu sahneyi iki saat süresince her isikta tekrarladik. O günden sonraki üç
günde de, yine arabama üç görevli bindi. Her isikta ayni sahne usanilmadan
tekrarlandi. Ama sonunda ben de ehliyetimi geri aldim.
Yukaridaki öyküyü Almanya'da yasayan bir Türk isadamindan dinledim.
"Sonuç ne oldu?" dedim. Çok ciddi biçimde cevap verdi, "Ben artik kirmizida
hep duruyorum."

Yolun ilerisinde bir kaza oldugunu gördüm. Ne olmus diye bakarken, birden
dört yol agzinda oldugumuzu fark ettim. Isik kirmiziya dönmüs ve ben
geçmistim. Yapacak bir sey yoktu, olan olmustu. Duramazdim, yola devam
ettim. Gece yarisindan sonraydi. Saat 2 gibiydi. Allah'tan, çevrede polis
falan da yoktu.
Bu olayin üstünden bir hafta kadar geçmisti. Bir mektup aldim; karakola
çagiriyorlardi. Gittim. Beni bir odaya aldilar. "Bir konuda bilginize
basvuracagiz. Size bir fotograf gösterecegiz. Bu araba sizin sirkete ait.
Geçen hafta, su gün, saat 02:12'de su kavsakta kirmizi isikta geçerken
kameraya yakalanmis. Bakin bakalim, direksiyondaki kisiyi taniyor musunuz?" Fotografa baktim, "Pek taniyamadim bu kisiyi" dedim.
Bunun üzerine bir fotograf daha çikardilar. Bu benim fotografimdi. "Bu
sizin fotografiniz, bunu yabancilar subesinden bulduk. Biz, otomobildeki
kisi ile bu fotograftaki kisinin ayni oldugunu düsünüyoruz? Ne dersiniz?"
dediler. "Cevap vermeden önce, isterseniz avukatinizla
görüsünüz" diye de eklediler. "isterseniz size prosedürü anlatalim. Eger bu
arabayi süren ben degilim derseniz, sizi mahkemeye verecegiz. Mahkeme
uzmanlara basvuracak. Eger resimdeki kisi oldugunuz ispat edilirse para
cezasi alacaksiniz. Bu ceza, eger arabayi sürenin siz oldugunu kabul
ederseniz vereceginiz cezanin birkaç kati olacak. Bir de resmi makamlari
oyalamaktan dolayi ayri bir cezaya maruz kalacaksiniz." Düsündüm.
Avukatima soracak bir sey yoktu. "Verin, bir daha bakayim fotografa" dedim.
Sonra da "Evet, bu arabadaki kisi benim" dedim. Memnun oldular, "Dogru
seçim yaptiniz" dediler. Yüklü bir ceza ödedim.. Ama ehliyetime el
koydular. "Ne zaman alirim ehliyetimi geri?" diye sordugumda "Bizden haber
bekleyiniz" dediler.
Aradan bir hafta geçti. Bir hastaneden davet aldim. Beni göz klinigine
çagiriyorlardi. Gittim. Siki bir göz muayenesinden geçtim. Sonra beni bir
grup doktorun karsisina çikardilar. Her biri benim raporu eline alip, "Renk
körü degilsiniz. Gözünüzün saglam oldugunu biliyor musunuz?
Ama kirmizi isikta geçmissiniz" dediler. Artik bana ehliyetimi geri
verecekler diye düsündüm. Ama vermediler. Aradan bir hafta, on gün geçti. Yine hastaneden bir davet aldim; bu kez psikiyatri bölümünden.
Verilen tarihte hastaneye gittim. Beni bir odaya aldilar. Odada dört doktor
vardi. ilk doktor, "Raporunuza bakiyorum. Gözleriniz saglammis. Ama trafik
isiklari kirmiziya döndükten tam 58 saniye sonra geçmissiniz.
Bunun yanlis oldugunu biliyor musunuz?" diye sordu. Ben de "Evet, yanlis
bir davranis" dedim. Ayni seyi, diger doktorlar da aynen tekrarladi. Ben de
"Evet, yanlis bir davranis" diye ayni cevabi verdim. Artik bana ehliyetimi
geri verecekler diye düsündüm. Ama vermediler.
Aradan bir hafta, on gün gibi bir süre geçti. Bir mektupla karakola davet
aldim. Gittim, sanirim artik ehliyetimi geri alacaktim. Ama düsündügüm gibi
olmadi. "Sizi, trafige çikaracagiz" dediler. Bana bir program verdiler. Bu,
günde iki saatlik, dört günlük bir programdi. ilk gün gittim. "Arabaya
binin, sehir içinde dolasacagiz" dediler. Benimle
birlikte üç kisi daha bindi arabaya. Hareket ettim. ilk trafik
isiklarinda durdum. Yanimdaki görevli "Buna, trafik isigi denir.
Kirmizida durulur. Sari isik, kirmiziya dönüsü gösteren uyaridir.
Anladiniz degil mi?" dedi. Ben de tekrarladim "Evet, kirmizi da durulur.
Sari isik, kirmiziya dönüsü gösteren uyaridir." Isik yesile döndügünde
kalktim. Görevli, "Yesil isikta da kalkilir. Degil mi?" dedi. Ben de tekrar
ettim, "Evet, yesil isikta kalkilir." Yolda bir süre sonra kirmiziya dönen
bir isiga rastladik. Bu kez arkadaki görevlilerden birisi, "Buna, trafik
isigi denir. Kirmizida durulur. Sari isik, kirmiziya dönüsü gösteren
uyaridir. Anladiniz degil mi?" dedi. Ben de tekrarladim, "Evet, kirmizida
durulur. Sari isik, kirmiziya dönüsü gösteren uyaridir." diye tekrar ettim.
Bu sahneyi iki saat süresince her isikta tekrarladik. O günden sonraki üç
günde de, yine arabama üç görevli bindi. Her isikta ayni sahne usanilmadan
tekrarlandi. Ama sonunda ben de ehliyetimi geri aldim.
Yukaridaki öyküyü Almanya'da yasayan bir Türk isadamindan dinledim.
"Sonuç ne oldu?" dedim. Çok ciddi biçimde cevap verdi, "Ben artik kirmizida
hep duruyorum."

:
2:



