Vampirler Gerçek Mi Yoksa Başka Birşey Mi ?

Sponsorlu Bağlantılar

esokmen

esokmen

Üye
İnanasım gelmiyor :)
 


LeanbLack

LeanbLack

Üye
Beyler beni yakaladiniz arnold benim ve yuzyillardir yasiyorum :D :D
 
karayel90

karayel90

Üye
Evliya Çelebinin Seyahatnağme eserindede vampirlerle ile bazı şeyler bulunuyor

Evliya Çelebi’nin anlatılanlardan naklettiğine bu diyarlarda yaşayan cadılarda vardır ki halkın arasında gezer de bilinmez. Fakat vakti zamanı gelip kudurunca, tuttuğu birinin kulağı arkasından kadını emer. Adam gün be gün hasta olur. Derhal akrabaları bir “cadı üstadı” bulup köy, kasabai şehir şehir dolanıp gözleri kan içmekten kan çanağına dönmüş cadıyı aralar ki yakalayıp zincire vuralar.

3 gün 3 gece zincire vurulan cadı, yaptığını ve cadılığını itiraf ettiğinde hemen yatırılıp göbeğine böğürtlen kazığı çakılır. Çıkan kan, kanı emilmiş adamın yüzüne gözüne sürülünce hasta derhal şifa bulur. Cadının leşi de ateşe atılıp yakılır. Bu cadılık derdi taundan (vebadan) fenadır, Moskof, Leh, Çek taraflarında hayli yaygınadır vesselam.

***

Dr. Stefanos Yerasimos, Evliyâ Çelebi’nin Kafkaslara dair bu anlatısında egzotizminin izlerini aramaktadır. Yerasimos’a göre Osmanlıların Kafkaslardaki hâkimiyetinin kısa sürmüş olması ve yöreye fazla ilgi göstermeyişleri burayı Osmanlılar için egzotik bir iklime büründürmüştür. Bu nedenle Yerasimos, “havalarda atlarla uçuşan cadılar” , “cesetlere saplanan kazıklar”, “zincire vurulan vampir hikâyeleri” Evliyâ’nın egzotik bir coğrafyaya doğaüstü mit ve efsaneleri yerleştirme ihtiyacından doğmuş olabileceğini sorgular.

Ancak Dr. Başak Öztürk Bitik, söz konusu eser Seyahatnâme olunca “egzotizm” seçeneğine kolaylıkla evet demenin çok da mümkün olmadığını belirterek; Evliyâ’nın şahit olduğunu söylediği ikinci cadı vakası, Osmanlılar için pek de egzotik olamayan bir mekânda, Bulgaristan’ın bir köyünde gerçekleşitiğinin altını çizer.​
 
  • Beğen
Tepkiler: TeknoÖmer
Silinen Üye 2502601

Silinen Üye 2502601

Kapalı Hesap
Araştırma makalelerinide paylaşsan daha inandırıcı olurdu.Böyle olunca uydurma hikayeden başka bir şey olmuyor.Ben biraz uğraşsam daha iyisini yazardım.
 
  • Beğen
Tepkiler: TeknoÖmer
karayel90

karayel90

Üye
Malesef bulabildiğim kaynak bu kadar
 
Invoke

Invoke

Üye
Hayal Ürünüdür.
 
  • Beğen
Tepkiler: TeknoÖmer ve OttomaN TigeR
karayel90

karayel90

Üye
Vallahi seyahatnağme orda isteyen açıp bakabilir ben bizzat inceledim böyle şeyler geçiyor
Tabi bende inanmıyorum böyle şeylere
 
DDorlion

DDorlion

Üye
Mantıklı Olabilir mi Diye Düşünüyorum
 
SoulsEagle

SoulsEagle

Üye
Araştırma makalelerinide paylaşsan daha inandırıcı olurdu.Böyle olunca uydurma hikayeden başka bir şey olmuyor.Ben biraz uğraşsam daha iyisini yazardım.
araştırma yapmışlardır ama insanlara açıklamazlar salak mı onlar söylerlerse çok fazla olay olur bu tarz olaylar gizli tutulur
 
No Name Dev

No Name Dev

Üye
Wampir ne ? O benim:)
 
heathrow

heathrow

Üye
Buffy the wampire slayer diye bi dizi vardı cnbce'de. Başroldeki sarışın hatun 10 numara idi?
 
heathrow

heathrow

Üye
Peki ufo var mı? Piramitleri kim yaptı allasen?
 
xmustx

xmustx

Üye
başka bişey..
 
TeknoÖmer

TeknoÖmer

Üye
Arkadaşlar bu yazı alıntıdır. Ne kadar doğru ne kadar yanlış bilmiyorum ama bana inandırıcı geldi. Başını okuyup hemen kapatmayın sonuna kadar okuyun sonu çok önemli.


Hiç üşenmeyin ve okumaya başlayın sıkılabilirsiniz ama ne olursa olsun okuyun .
Blow Çobanı: Bir zamanlar Blow kasabasında yaşayan bir çoban, bilinmeyen bir nedenden ötürü ölür ve gömülür. Gömülmesinden birkaç gün sonra, geceleri ortaya çıkmaya ve önüne gelen herkese saldırmaya başlar; ve saldırdığı herkes 8 gün içinde ölür. Gece baskınlarının sayısı artınca, halk çobanın mezarını açar ve kalbine bir kazık saplayarak tekrar kapatırlar. O gece, çoban çok daha öfkeli ve saldırgan olarak tekrar ortaya çıkar - elinde kalbine saklanan kazıkla birlikte. Artık çok korkmuş olan halk, ertesi gün cesedi mezarından tekrar çıkarır ve ateşe verir
Arnold Paul: 1700 yılında Medvegia'da doğmuştur. 1727 yılında genç bir asker olan Arnold Paul, Belgrad civarındaki kasabasına geri döner ve askerliği boyunca biriktirdiği parayla bir ev alıp evlenir. Arnold'un üzerinden asla atamadığı melankoninin sebebini uzun bir süre boyunca merak eden karısına Arnold en sonunda gerçeği açıklar ve askerliği sırasında uzak bir kasabada boynunu ısıran ve kanını emmeye çalışan bir vampirle mücadele etmek zorunda kaldığını söyler. Vampiri mezarına kadar takip edip onu öldürmeyi başardığını, ve bir vampire dönüşmemek için söylentilerden öğrendiği gibi vampirin mezar toprağından yediğini, kanından içtiğini ve yaralarını vampir kanıyla yıkadığını itiraf eder.
Bu itiraftan sadece birkaç gün sonra, Arnold oldukça yüksek bir saman yükünün tepesinden düşer ve 3 gün sonra can verir. Gömülmesinden bir ay sonra köy halkı, Arnold'un geceleri dolaşırken görüldüğünü söylemeye başlar. Onunla direkt temasa geçen kişilerse birkaç gün geçmeden ölürler. Birkaç gece saldırısının ardından, konu yetkililere iletilir. Arnold'un mezarı açıldığında bedeninin hiç bozulmadığı ve dudağının kenarlarında taze kan kalıntıları bulunduğu görülür. Arnold'un kalbine bir kazık saplanır ve Arnold yüksek sesle haykırır; bunun üzerine bedeni yakılır. Aynı işlem, Arnold'un saldırısı sonucu öldüğü söylenen kişilerin bedenlerine de uygulanır.
Olaydan beş sene sonra, 1731 yılında, aynı bölgede gece saldırıları tekrar başgösterir. 3 ay işçinde 17 kişi saldırıya uğrar. Yetkililer tarafından ifadeler doğrultusunda açılan bir takım mezarlarda vampirlere rastlanır. Bu yeni vampirler de yakıldıktan sonra, bölge tekrar huzura kavuşur. Bu olay hakkında aralarında askeri doktorlar ve yöneticilerin de bulunduğu tanıkların verdiği ifadeler, bir takım dosyalarda hala saklanmaktadır.
Peter Plogoyowitz: Kisolova adındaki bir Macaristan kasabasında yaşayan Peter Plogoyowitz, ölümünden 3 gün sonra geceyarısı kasaba sokaklarında yürürken görülür. Zaman içinde Peter, insanlara saldırmaya ve 24 saat içinde ölmelerine neden olmaya başlar. Bu olaylar üzerine yetkililere başvuran kasaba halkı, Peter'in cesedinin incelenmesi için gereken izni alır ve mezarı açarlar. Peter'in cesedinin bozulmamış bir halde olduğunu gören halk, kalbine bir kazık saplar ve taze kanın her yere fışkırmasını hayret ve korkuyla izler. Peter'in bedeni yakıldıktan sonra, kasabadaki kabus biter.
Az önceki yazıyı ve kanıtları okudunuz!
Kiminiz inandı kiminiz inanmadı .
Her iki tarafta yanıldınız, şimdi asıl gerçeğe inanın!!!
California Devlet Üniversitesi Araştırmacılarından Kimya Profesörü Wayne Tikkanen’in yaptığı araştırmaya göre vampirliğin asıl sebebinin Porfiria hastalığı olduğu tespit edilmiştir. 1700’lü yıllarda hastalık hakkında bilgisi olmayan Avrupalılar, hastaları vampir olarak niteleyerek lanetlemekteydiler. Bir çeşit kan zehirlenmesi olan Porfirya hastalığının ilerlemesiyle derinin kızılötesi ışınlara karşı zayıfladığı ve bu nedenle karardığını açıklayan Tikkanen, “Hastada anormal kıllanma görülür. Dudaklar kuruyup çekildiği için dişler ortaya çıkar. Hasta çok acı çeker. Sonunda çıldırır.” diyerek hastalığı açıklamıştır. Bu hastaların derilerinin hassaslığı nedeniyle sadece geceleri çıkabildiklerini ve tedavi amacıylada hayvan kanı içtiklerini belirten Tikkanen “Hikayelerde vampirlerin neden gece dışarı çıkıp kan içtiklerinin yanıtı işte bu.” demiştir
ALLAH'ın öldürmediği ölmez.:D:D:D:D:D
 


Üst Alt