Unutamadığınız bır anınız var mı ?

  • 15 Kasım 2010
  • 5691 Okunma
  • 23 Cevap

Konu Durumu:
Daha fazla cevap için açık değil.
  1. küçükken kuzenımle bır etek yuzunden kavga ettımız o gunlerı asla unutamam :)
     


    Yazan: endometozon
    TEKSİNSEN bunu beğendi.
  2. olmaz mı
    anaokuluna giderken
    kışın ayağım kayıp
    yafayı kırmıştım hala izi durur =}
     
  3. Ben de çok küçükken geç kalmıştım. Cuma günü okul çıkışı. Sonra ben koştururken ayağım bir kaydı, ben bir düştüm. Sonra da emekleyerek babamın yanına gittim. Üç gün doktora gitmedik. Çünkü o kadar çok acımıyordu. Ama üçüncü gün bir ağrı başladı. Doktora gittik. Bir baktık ki ayağım kırılmış. Herkes çok şaşırdı dayandığıma... O zamandan beri yere düşünce canım pek acımaz. Acısa bile "Zaten daha önceden ayağım kırılmıştı. Buna mı dayanamıyacağım" derdim. :ehe:d::islik:bye2:
     
  4. olmaz mı ya okula başladığım gün az ağlamamıştım ben gidecem ulen diye bi tarafımdan öğretmen bi tarafımdan hizmetli tutmuştu hey gidi günler be
     
  5. işe ilk başladığım günlerde saldalyeye otururken yere düştüm patron ve bir tane müşteri gülmemek için kendilerini sıkıyorlardı çok utandım asla unutamam
     
  6. okula giderken sabah apar topar çıkıp dönem ödevimi evde unuttugumda ögretmen kontrol ederken ödevi evde unuttum dediğimde herkes gülmüştü. çok utanmıstım o an. çünkü önemli dersin ödevdi.
    heleki ''o'' bana baktıgında yerin dibine girdim resmen.
    gülmedi ''ah be burak...'' der gibi baktı...

    :hmmm
     
  7. Orta okul hazırlıktaydım.
    12-13 yaşındayım...
    Türkçe dersi.
    Hoca bir ödev vermiş: Kendinizi cansız bir maddenin yerine koyun ve bir hikâye yazın.

    Genelde derslerle pek ilgisi alakası olmayan, ödev yapmayan yaramaz öğrenci Praetor, her nedense bu hikâyeye başlamak istedi. Başladı ve kalemi aktııı aktııııı aktı.
    Minik bir kum tanesinin hikâyesini anlattı. Sahildeki mutlu hayatından bir televizyon ekranı olmasına uzanan.
    Gerçekten de içine sinmişti bu hikâye... Evde annesi bir ara yanına gelmişti ona da bir kısmını okudu, annesi de beğenmişti.

    Okulda hoca ödevleri kontrol etti, toplayarak.
    Sonra geri dağıttı ve benden okumamı istedi.
    Okudum.
    Herkes oldukça beğenmişti, sınıfta çıt çıkmadan dinlediler ama yer yer kahkahalara boğularak.
    Hikâye bittiğinde hoca tüm sınıfın içinde bana bunu sen mi yazdın dedi. Evet hocam dedim. Emin misin, hiç yardım almadın mı dedi.
    İnanmamış ve yalan yakalamaya çalışır bir tavır içindeydi.
    Hocam gerçekten ben yazdım dedim. Hatta bir ara annem yanıma gelmişti ona okudum o da çok beğenmişti ama yardım almadım dedim.
    Annenin işi ne dedi.
    Edebiyat Öğretmeni dedim.
    Heee tamam canım tamam, bir dahaki sefere kendi ödevini kendin hazırla dedi.
    Tüm sınıfın ortasında rezil olmuş, yalancı yerine konmuştum.

    O günden sonra bir daha asla Türkçe dersiyle aram olmadı.
     

  8. Çok belli ediyorsun zaten Oğuz :d:

    Unutamadığım ana gelirsek onunla yaptığım buluşma diyebilirim :)
     
  9. Hemen hemen Atanınkiyle aynı:
    Ortaokulda resim dersi öğretmeni evde karakalemle herhamgi birisini çizmemizi istedi. Derse gelirkende fotoğraf ve çizimi getirmemizi istedi. Benim karakalem çizimlerde biraz yeteneğim vardır ama zorlayınca gelmez, isteyince gelen bi yetenek. İçimden geldi, yapacak işte yoktu, atatürkün kitaptaki resmini karakalemle çizdim.
    O kadar özendimki gölgeler, hatlar, ben bile bunu benmi yaptım diye bir durakladım :D
    Ders günü resmi teslim ettim, herkezinkini gözden geçiriyor, kalktı elinde çizimle yanıma geldi;
    -bu resmi senmi yaptın?
    -evet hocam dün çizdim
    -resmi sen yapmadıysan doğruyu söyle, bişey yapmayacam doğruyu söylemek herzaman kazandırır.

    Benim çizimimi yırttı 4-5 parça cart curt önüme koydu.

    -Bu dersin sonuna kadar bu resmin aynısını tekrar çizeceksin

    cevap vermedim, yeni bi kağıt çıkartıp çizmeye başladım. dersin sonuna kadar yetişmedi tabi resim ama resmi benim çizdiğim anlaşılacak kadar baya ilerlediydim. Zil çaldı yanıma geldi,
    -hmm bu gölgeleri nasıl veriyosun?
    -parmağımla çizgileri kağıda yediriyorum hocam, aha böyle ....
    -bu şekilde alışma, kalemi yan tut.... vs.vs.
    sonra çıktı gitti sınıftan. Sınıf arkadaşlarım bile kişilik, ebe ve sülale sini çok andı o gün.

    Ben bu anım aklıma her gelişinde tekrar yaşıyorum o anı. Nazif hocamı her seferinde tekrar tekrar anıyorum.

    İlkokul ve ortaokul öğretmeni olmuş kişilerin düzenli olarak pskolojik destek alması kanaatindeyim. yeterli kişilik özelliklerine sahip olmayan kişilere öğrenci emanet edilmemeli..
     
  10. gercekten asla unutulamıyacak olaylardan bırısı :d:
     


  11. bende olsam bende gülerdim :kop: neden daha önceden Anlatmadınki
     
  12. senin anın yok mu?
     
  13. vardı ama hepsini unuttum...:hmmm
     

  14. denize gitmiştim bir sefer yüzme bilmiyordum duya baktım taşlar gözüküyordu bende derin değildir diye suya atladım meyersem boyu geçiyormuş boguluyordum kurtardılar
     
  15. heheheehee :kop:
     
  16. 5 yıl önce abımın dugnunde bıraz fazla ıcmısım mıkrofonu elıme almısım sevdıgım kıza senı sevıyorum dıye bagırmısm butun sulaleye rezıl olmustum 1 ay boyunca benı konusmuslardı
     
  17. hehehehee abi naptın sen yaaa:kop:
     
  18. Daha 1-2 ay önce zor bir mantık sorusu görmüştü babam 1-2 saat uğraştı yapamadı :D sonra bunu mu yapamadın diye dalga geçmiştim o da bozuldu bunu yap sana 2000 TL dedi yaptım ve dediği gibi parayı verdi :aha:

    --------------- Ekleme ---------------

    ve gittim tamamıyla yeni pc aldım
     
  19. o kadar çok var ki..
    hangisini anlatayım ki :D
     
  20. Elazığ da Yıldız Tilbe'nin konser sırasında beni arslansem burda mısın diye çağırması yaklaşık 100 bin kişi arasından :naughty:
     
Konu Durumu:
Daha fazla cevap için açık değil.
Yüklüyor...
14/11/2018 - 23:02