Türkçe Ezan Hakkında Düşünceleriniz?

Ezan Türkçe Olmalı Mı?


  • Kullanılan toplam oy
    196
Güzel Yakalamışsın..


Mesajlarımda Yazmam Gerek Olduğunda Hep Kafe Yazarım.. Dükkan Açarsam da Kafe Yazdıracam.. Adı da Şöyle Olacak..

FURKAN'S KAFE
 
Bence Olmalı ama; Şu Şekilde: İlk Önce Arapca Ezan Daha Sonra Türkcesi...Bazı Din Üzerine Kurulan Kanallarda Böyle Var, Belki Normal Hayatta Böyle Olmaz ama; Mesela Cuma Günleri Cuma Ezanın da Bu Şekilde Olabilir Yani Özel Günlerde vs..
 

ÁŔÁŚ

Üye
Hristiyanlar neden böyle basit şeyleri tartışmıyorlar hiç düşündünüz mü bunlar bizim aramıza ikilik sokmak isteyenlerin oyunlarından bir tanesi hristiyanlar kitapları incili latince okurlar almanca okuyalım yunanca okuyalım veya fransızca okuyalım demezler onlar böyle saçma sapan şeylerle 1 saniyelerini bile geçirmezler ama biz, biz türkler her şeyde bir beraber olmak dururken düşmanlarımızın oyununa hemen geliriz.
Artık bu kadar basit düşünmeyin lütfen ülkenizi seviyorsanız bu oyunlara gelmeyin bizim başka işlerle uğraşmamız gerekiyor böyle kısır tartışmalarla değil.
 

Praetor

Emekli Yönetici
    Konu Sahibi
[Konuya cevap vermemin bu kadar sürmesi düşüncelerimin özetlenme zorluğundandır arkadaşlar.
Özetleyemeyince kimsenin okumayacağı bir yazıya saatlerimi harcamak yerine hiç yazmıyorum.
]

Dil konusunda bana dokundurmada bulunan arkadaşlara şuradaki yazımı gönderiyorum:
http://www.maxicep.com/konu-disi/vatandasss-turkce-konusss-2-152698.html#post984982
Merak eden açar okur.

Tekrarı gereken tek olgu şu; bizim evde, sizin evde, ve tüm Türkiye'de hümanist kelimesi yerine xyz kelimesi yaygın bir şekilde kullanılagelseydi orada yazan kelime hümanist değil xyz olurdu.

60 sene semalardan Türkçe Ezan sesleri yükselsin, 60 sene ülkemde Hümanist kelimesi yerine Türkçesi kullanılsın, ne Arapça Ezan okuyan kalır ne Hümanist diyen.

Arap kültür emperyalizmini Tüklerin üstünden atmanın ve insanlarımızın dinsel anlamdaki cehaletinin ve kandırılmasının önüne geçmenin yegane yolu dinde arapçadan sıyrılıp Türkçeye geçmektir. Ziya Gökalp üstadımın bu konudaki düşüncelerine birebir katılıyorum.

Mutlak kabul edilen doğrular, onlar gerçekten doğru olduğu için mi yoksa "öyle öğretildiği için" mi doğru kabul ediliyor?..
Sizin, benim anamız babamız namazını Türkçe kılsaydı, 3 Kuluvallahi 1 Elham'ı Türkçe okusaydı, bize de böyle öğretilseydi doğrumuz bu olacaktı.

Kur'an değişmez! Değişemez! Korkumuz olmasın!
Aslı, arapçası çok iyi bir şekilde korunmaktadır.
Çok başarılı çeviriler olmuştur dilimize, bu çeviriler kullanılabilir!
Nazy arkadaşımızın da dediği gibi önemli olan niyettir. Yaradan bizim içimizden geçen iyiniyet ise bunu zaten bilecek kudrettedir! Bu olayın dinsel boyutu.
Dünysal boyutu ise farklı! :

Arap dünyası cahildi, okuma yazma oranlarına bir bakalım tarih boyunca! Onlar zaten Yaradan'ın buyruğunu anlayamadılar, bu nedenle günümüzdeki duruma düştüler!
İslamdan sonra, dünyanın en temiz, en okumuş, en bilimsel düşünceye sahip toplumu olan Araplar.
Günümüzde ise Arap dendiğinde akla ya terörist geliyor, ya videoda kafa kesen vahşiler, ya da kadınları boğazına kadar gömüp taşlayan, kol bacak kesen ortaçağdan kalma görüntüler.

Araplar okuduklarını, zikrettiklerini anlamamanın bedelini günümüzdeki durumlarıyla ödüyorlar. Çünkü Yaradan'ın buyruğunu anlayamadılar. "Birileri" onlara anlattı. Bazen iyiniyetli birileri, bazen kötüniyetli birileri.
(Google'ye çay kıtlama hurma yazıp arayın ve o ünlü hikayeyi okuyun lütfen arkadaşlar).

Bizim ülkemizde de Yaradan'ın buyruğundan bihaber olanların, bu buyrukları başkalarından duyanların halini görüyoruz. Ya Ali Kalkancı'nın "kalkanının" peşinden gidiyorlar ya da cinci hocaların sümüklü mendillerine yüz sürüyorlar.

Vatanımda dinsel anlamda kandırılanların sayısı kaç?
Siyasete girmek istemiyorum arkadaşlar ama bu ülkenin en büyük sorunu din sömürüsüdür. Milyonlarca insan kandırılıyor.
İnsan ister muhafazakar olsun, ister başını kapatsın, ister soyunsun dolaşsın bana ne! Yeter ki bilsin! Birileri ona söyledi diye yapmasın, kafasını kullansın, kendisi seçsin!
İşte bilmesi için de anlaması gerek! Yoksa birileri anlatır ona. Ve o birileri eğer kötüniyetli olursa istediği gibi kullanır bizi.

Refah Partisi Genel Başkanı Necmettin Erbakan 13.5.1991 günü Sivas’ın Sıcak-Çermik beldesinde:
Sen Refah Partisi’ne hizmet etmezsen hiçbir ibadetin kabul olmaz. Çünkü başka türlü müslümanlık olmaz. Başka türlü kurtuluş yok... Refah bir ordudur. Bütün gücünle bu ordunun büyümesi için çalışacaksın. Çalışmaz isen patates dinindensin... Bu parti islamî cihat ordusudur. Kendi kendine cihat ediyorum diye faaliyette bulunamazsın. Karargaha bağlı olmak zorundasın. Her faaliyette karargaha bağlı olmak zorundayız... Hepimiz Refah’lı olmaya mecburuz. Çünkü cihat ediyoruz... Şuurla Refah’a çalışan cennete gidiyor neden? Çünkü Refah demek Kur’an nizamını hakim kılmak için çalışmak demektir”
(Anayasa Mahkemesi Refah Partisi Kapatma Kararı Esas: 1997/1 Karar Sayısı : 1998/1).

Bence bu görüşe bu kadar peşin karşı durmadan önce Ziya Gökalp'in, Ali Suavi'nin ve en önemlisi Atatürk'ün neden bu devrime ihtiyaç duyduğunu, o yoğun çabayı neden gösterdiğini bir düşünelim.
 
ezan evrenseldir bir ingilizde fransızda arabca ezandan anlar
 

Odysseus

Üye
Bu tip konular hassas konulardır. Nasıl bir mühendis doktorun işi ile ilgili yorum yapamazsa bizde ilahiyat bilimcilerin uzmanlık alanına yorum yapmamalıyız. Bu hassas konularda yapacağımız yorumlar bizi büyük günaha sokabilir. Konu İlahiyatçıların yorumlaması ve fetva vermesi gereken bir konudur. Hassastır!
 

Cynical

Üye
Özellikle namazda okunan sureler için "Bu zamana kadar Türkçe okunsaydı..." şeklinde bir mantık geliştirmeyi sakıncalı bulduğumu belirtmek isterim. Duada İnsan yaradanına istediği dilde yakarır, evet. Çünkü dua bir konuşmadır ve insan da en iyi bildiği dilde, yani kendi dilinde konuşmak ister. Dua nafile bir ibadettir. Namaz ise her müslümana farzdır ve ibadette kurallar esastır ve "...namazı dosdoğru kılın..." ayetinde de belirtildiği gibi namazı da dosdoğru kılabilmek için bu dosdoğru namazın ne olduğu bilinmeli. Bunun için elimizdeki yegane örnek de Peygamber efendimiz. Çünkü Kuran'da namazın nasıl kılınacağına dair bir anlatım yok. Biz de hadis ilminden çıkardığımız derslerle bilmekteyiz ki namazın farzları, vacipleri, sünnetleri, mekruhları gibi bir çok husus mevcut. Namazın da farzlarından biri "Kıraat". Yabancı dil bilen herkes bilir ki hiç bir tercüme aslının yerini tutmaz. Özellikle Kuran gibi hem hitap açısından hem de şiirsel açısından eşsiz bir eseri Türkçe tercümesinden okumak ile orjinalinden okumak arasındaki fark, herhangi bir kitabı orjinal dili ile Türkçe tercümesinden okumak arasındaki fark ile kıyaslanamaz. Bunu "Arap milliyetçiliği empozesi" olarak nitelendirmek doğru olmaz eğer bu dinin evrensel bir din olduğuna inanıyorsak.
Ezana gelirsek, ezan tüm İslam dünyasında Kuran'ın orjinal dili Arapça okunmakta ve bu tüm İslam ülkelerinde yaşanan evrensel bir olgu. Ezan İslam dünyasının ortak bir sembolüdür. Heryerde aynı dilde okunması bir harmonidir.
 
olabilir ama o imamın ses içimizi rahatlatıo
 
aynen katılıyorum
 

MvP22

Üye
 

Cynical

Üye
Allah'ın 99 ismi vardır ve Tanrı bunlardan biri değildir. Allah'a inatla Tanrı demek bence Ahmet'e sürekli Hasan demek kadar mantıksız.
 

LAZOFLU

Emekli Yönetici
Sana katılıyorum kardeşim tanrıda Allahın bir ismi ynalıs bilmiyorsam ama sana katılıyorum.

tanrı manası tapılan varlık anlamındadır ve bunu hıristiyanlar ve kafirler kullanır. Bunun için onlardan farklı olmak için onlara benzememek için tanrı kelimesini kullanmaya karşıyım. Onların dinine de saygı beklemeyin benden. Bile bile ateşe gidecek birisini göz göre göre ateşe gitmesine saygı duymayı benden beklemeyin. Iyi forumlar.
 

derya58

Üye
Arkadaslar hemen hemen hepıınızın yazdığı cevapları okudum. Aslı arapça gıbı olmaz... tuylerımız dıken dıken oluyor?

Birde su habere bakın gercı bırcoğunuzun haberı vardır ama ben paylasmak ıstedım:
Buyuk Rezalet

Üniversiteli Kadınlar Derneği tarafından

düzenlenen toplantıda ezan ve Kur'an'a hakaret edilerek, Anadolu insanı aşağılanıyor.
Üniversiteli Kadınlar Derneği tarafından düzenlenen ve görüntüleri video paylaşım sitesi Youtube'a yaklaşık 9 ay önce yüklenen toplantıda ezan ve Kur'an'a hakaret edilerek, Anadolu insanı aşağılanıyor.

Aralarında CHP'li Milletvekili Necla Arat'ın da bulunduğu derneğin toplantısında konuşulanlar, bazı kesimlerin halkı nasıl gördüklerini ve gerçek niyetlerini de ortaya koyuyor.

Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği'nin İstanbul Teknik Üniversitesi Maçka kampusünde düzenlediği 'Önder Kadınlarımız' toplantısında konuşmalar izleyenleri hayrete düşürüyor.

Toplantıda konuşan dernek üyeleri, ezan ve Kur'an'dan yakınıyor. Eline mikrofonu alan bir üye, evinin yakınındaki camiden her gün ezan okunmasından duyduğu rahatsızlığı anlatıyor. Üye, "Ezan!.. Hadi ezan ama bir de 11 civarında Kur'an okumaya başlıyorlar. Ve her gün..." diyerek ne kadar üzgün olduğunu anlatıyor. Mikrofonu alan bir başka üye ise başörtüsü bağlamanın 'utanmazlık' olduğunu anlatıyor. Üye, "Türban için başa bağlanan... o Kur'an'da adı geçmeyen baş sargısı için beyaz çarşaf giyiyor ve ortaya çıkıyorlar bu ne utanmazlıktır arkadaşlar, çok üzüldüm..." diyor.

Yanımızdan geçişlerini hazmedemiyorum

Daha sonra bir başkası devreye giriyor ve ne kadar hazımsız olduğunu anlatıyor; "O kafalarına saten pırıl pırıl başörtülerini takıp başları dik bir şekilde yanımızdan geçişlerini hazmedemiyorum!.."

Bir başka üye İmam-Hatiplilerden dert yanıyor. Vatandaşları çocuklarını normal okullara göndermek için nasıl ikna ettiklerini ayrıntılarıyla anlatıyor; "Arkadaş, çocuğunu alalım, [okul masraflarını) biz üstleniyoruz... biz onu koyalım normal liseye, bursunu da bağlayalım..." Sonra n'olmuş, çocuklar eski tas eski hamam; bunun üzerine, "döndüremeyeceğimizi anlayınca bursu da kestik..."

Muhtarları ele geçirin

Üyelerden diğeri yaklaşan seçimlere dikkat çekiyor. Seçim için muhtarların ele geçirilmesi gerektiğini anlatarak izlenecek stratejiyi açıklıyor; "Seçimler geliyor; muhtarları elde etmek zorundayız; sadece muhtarları ve mahalleleri elde edersek işi başarabiliriz arkadaşlar ama bunu medyaya yaymadan kendi aramızda ve bütün bulunduğumuz alanlarda, her yerde bizim kafamızdaki muhtarlar çoğu kadın olmalı, erkekler de bizim kafamızdaysa erkekleri de..."

Üyelerden biri yanında çalışan temizlikçi kadını AK Parti'ye oy verdiği için nasıl azarladığını böbürlenerek anlatıyor; "Yanımda çalışan kadın bile ertesi gün, "AKP'ye verdim abla" dedi. 'Niye evladım AKP'ye?' dedim. "Köprülerde yazıyor ya, şunu yaptık bunu yaptık. İstikrar var." diye cevap verdi." Üniversiteli kadın üye bu cevap üzerine sinirleniyor ve şöyle söylüyor: 'İstikrar senin neyine Vesâyet... istikrar senin neyine?

 

MvP22

Üye
Saol bu açıklama için
 

Nazy

Üye
çok yararlı bir açıklama dediğim anda, bazı kesimin benim hakkımda direkt olarak cahil dediğini biliyorum
ancak
Bu durum, Türkiyede büyük bir organize misyonerlik faaliyeti olduğunu ,bildiğim gerçeğini değiştirmiyor
Dinimizi, Kültürümüzü ve Geleneklerimizi İlkemiş gibi gösterip
bizim onlar gibi kıçı başı açık sekse düşkün (Medeni) olmamızı istiyorlar.
Ve bunun için üniversitelerdeki inekleri seçiyorlar
üniversitelilerin arasında din kelimesinin konuşulmasına bile tahammül edemiyorlar.
Fuhuş, gece partileri, prezervatifin yararları gibi şeyler çok normal karşılanıyor.
Biz 10 yıl öncesine kadar böyle değildik, eskiden evlilik öncesi cinsel ilişki denildiğinde
Türklerin tüyleri diken diken olurdu şimdi ise kahve muhabbeti oldu
hatta sınırımızı aştık ezanı tartışıyoruz
yakında kıçımızda giyecek birşey kalmayacak, nasıl don üretilir tartışması içten bile değil
Bize Neler oluyor???
 
Cevabı basit ahlak anlayışımız gittikçe yozlaşıyor.10 yıl öncesine kadar bırakın cinsel ilişkiyi sokakda sarmaş dolaş olan sevgilileri bile ayıplarlardı insanlar.Şimdi durum tersine dönünce insanlar birbirlerinden çok çabuk bıkabiliyor.Ayrıca yine söylüyorum ezan tartışması için arapça kalması daha mantıklı çünkü bir dilde her kelimenin karşılığı yok