Türkçe Ezan Hakkında Düşünceleriniz?

Sponsorlu Bağlantılar

Ezan Türkçe Olmalı Mı?


  • Kullanılan toplam oy
    196
Yasminozz

Yasminozz

Üye
bütün yorumlardan sonra yapar o....:) :)
 


van_hoijdonk

van_hoijdonk

Emekli Yönetici
Türkçe. ;)
 
Nazy

Nazy

Üye
bizde Türkiyeyi Türkçeyi seviyoruz
fakat dünyanın dışından dünyaya bakabilsek
ezan sesinin hiç dinmediğini duyarız
24 saat boyunca bir yerde bitip başka bir yerde başlıyor Ezan
bu mükkemmel kusursuz olguya biz Türkçeyi, almanlar almancayı, ingilizler
ingilizceyi karıştırırsa bu ahenk bozulmazmı?

Ezanın Türkçe olması ayrıca,
din ile devlet işlerini birbirinden ayıran, din ve vicdan özgürlüğünün sağlanması için oluşmuş olan laiklik ilkesinede karşı gelmezmi?
 
  • Beğen
Tepkiler: ism12
sublieutenant

sublieutenant

Üye
Aslında alışılmışlık var,, yani türkçe ne derece tuhaf gelir, eskiyi özlermiyiz bilemiyorum ama..
Bana sorarsanız ben buna alıştım ve arapça kalmasını isterim...
 
LAZOFLU

LAZOFLU

Emekli Yönetici
Çok yanlış. Türkçe ezan ile arapça ezan arasında dağlar kadar fark var. Ne bakımından diyeceksiniz. Tabiki anlam bakımından. Arapçada olan bazı harfler türkçede yok bu yüzden anlam öyle bir bozuluyorki. Örnek vermek gerekirse, heleke türkçe yayılıyor, bunun arabaca manası ise yarattı, türkçe yazildiginda manası """HELAK""" etti oluyor. Birisi ALLAH (c.c.) has sıfatı olan yaratıyor türkçe manası ise yok etmek anlamına geliyor. Artık türkçe arapça arasındaki meseleyi anlamışsınızdır.
 
Salih Baba™

Salih Baba™

Üye
Praetor sen sessiz kaldın bu konuda sen de bi kaç şey söyle:)



Bende Preatorun yorumunu bekliyorum heralde uzun bir yazı dizisi hazırlıyor:)

--------------- Ekleme ---------------

Çok yanlış. Türkçe ezan ile arapça ezan arasında dağlar kadar fark var. Ne bakımından diyeceksiniz. Tabiki anlam bakımından. Arapçada olan bazı harfler türkçede yok bu yüzden anlam öyle bir bozuluyorki. Örnek vermek gerekirse, heleke türkçe yayılıyor, bunun arabaca manası ise yarattı, türkçe yazildiginda manası """HELAK""" etti oluyor. Birisi ALLAH (c.c.) has sıfatı olan yaratıyor türkçe manası ise yok etmek anlamına geliyor. Artık türkçe arapça arasındaki meseleyi anlamışsınızdır.


:oke:
 

delimakina

Üye
Tanrı mı? Allah Allah
 

_KadirşinaS_

Üye
Herşeyin bir tadı var. Bu Tanrı ve Allah kelimeleri arasındaki farka benzer.
Tanrı kelimesinin içi boştur, soğuktur, uzaktır, bir şeyleri eksiktir.
Ama Allah dediğinizde dudaklarınızdan ayak parmaklarınızı uçlarına kadar sizi kaplayan büyülü bir aura hissederisiniz. İşte ezanın kendi özünden koparılması da bu etkiyi yok eder. Beni tavsiyem herkes herşeyin aslını bilsin, sonra anlamak için kendi dilinde de öğrensin.:oke:
 
ChavRash

ChavRash

Emekli Yönetici
Hangi ırk ve dilden olursa olsun ortak ibâdet dilleri sayesin de kardeşçe kucaklaşan müslümanların birliğini yok etmek isteyen İslâm düşmanları "kendi dilinle ibâdet etmek daha iyidir" diyerek ezanı Arapça'nın dışında bir dille okutmak isterler. Ama Allah, müslümanları tek vücud gibi görmek istemektedir. Ortak ibâdet diliyle Tevhîd sağlanmaktadır.

Türk milleti ya Muhammed Mustafa ( S.A.V ) 'nın ölümünden beri 'müslüman birliği'nin olmadığını kabul etmek istemiyor! Peygamber'in ölümünden beri birlik yaratmaya çalışanlar vardır; bunlar da bizden başkası değildir! Bir Müslüman ve Türk olarak sevinsem mi, bunu fırsat bilip de arkadan vuruluşumuza mı yansam? bilemiyorum ...

Ezanın Türkçe olması ayrıca, din ile devlet işlerini birbirinden ayıran, din ve vicdan özgürlüğünün sağlanması için oluşmuş olan laiklik ilkesinede karşı gelmezmi?

Atatürk İlkeleri birbirinden bağımsız bir şekilde tartışmaya açıldığı için, ilkeler her şeyi yasaklıyor görünümü çıktı ortaya. Laiklik ilkesini devletin Sosyal Devlet ilkesi ile harmanlanıp yorumlanırsa; devletin ezanı Türkçe yapmasının -Laiklik ilkesi açısından- bir sakıncası olmadığı görülür.

Demokrat Parti'nin yaptığı tek değişiklik ezanın Arapça okunmasına izin vermekti, Türkçe okunuşuna bir yasak getirmediler. Yani Türkçe ezan hala serbesttir, ama okuyan yoktur.

---

Ezanın okunduğu dilin benim için bir önemi yoktur; ben her şekilde ezanın bir çağrı olduğunu anlarım. Önemli olan benim anlamam ve de imana gelmem ise, bunda dilin ne önemi var? Ben dualarımı Türkçe okurum, yaradan benim ona olan 'tapma' aşkımı anlıyor ise, eksik veya tam olmuş .. Pek önemli değil açıkçası ki Arapça duaların bile şimdilerde 'ilk' ve 'tam' anlamını yansıttığını söylemek pek inandırıcı gelmiyor bana. Öyle ki günümüzde dini ibadet bağlamında daha önemli bir konumu olan 'namaz'ın, kılınışı bile yöreye göre değişiyor.
 
Praetor

Praetor

Emekli Yönetici
    Konu Sahibi
Demokrat Parti'nin yaptığı tek değişiklik ezanın Arapça okunmasına izin vermekti, Türkçe okunuşuna bir yasak getirmediler. Yani Türkçe ezan hala serbesttir, ama okuyan yoktur.

4-5 yıl önce Bülent Çaplı ile Demirkırat belgeselini hazırlarken, bir Türkçe ezan sahnesi için yaptığımız çekimi anımsıyorum da tüylerim ürperiyor. Türkçe ezan yasak olmamasına rağmen, yanımızdaki müezzinle korku içinde Ankara'daki Maltepe Camii'ne girmiş ve gizliden gizliye çekim yapmıştık. Bizim müezzin elini kulağına koyup "Tanrı uludur... Tanrı uludur..." diye seslenince, caminin içindeki şaşkınlığı görmeliydiniz.
Türkçe, Türklere yabancı bir dil gibi gelmişti.

Can Dündar'dan alıntıdır.
http://www.candundar.com.tr/index.php?Did=114
 
Praetor

Praetor

Emekli Yönetici
    Konu Sahibi
Ezan Türkçe okunamaz!..
Dualar Türkçe olamaz!..
Din Arap dilinde icra edilmelidir!..

Böylece insanlar anlamadıkları kelimeler ile bol bol ezber yaparlar ve hafızaları gelişir.
Böylece "bihaber" oldukları "din" onlara başkaları tarafından anlatılır.
"Koyunlaştırılma" sürecinin olmazsa olmaz aşaması:
insanların cahil bırakılması,
dini anlamaması ezberlemesidir.

Allah korusun ya anlarlarsa dini?
Ya anlarlarsa Yaradan'ın buyruğunu?
Sonra çıkıp derse ki aralarından birisi:

-"Bence"...

Bre zındık, sen kim oluyorsun ki yorum yapıyorsun!..
Yapma!
Sen otur, anlamadığın kelimeleri dinle-ezberle, sonra gel otur kucağıma ben sana anlatırım onun ne olduğunu.

Kitleler yaratılmıştır böylece.
Anlamayan, ezberleyen.
Sorgulamayan, itaat eden.
Gelişmeyen, sömürülen.

Unutmayınız ki bizim ortak paydamız İslamiyettir, Arapça değil!..


Kur'an Arapçadır.
Burada atlanan bir nokta var!

Kur'an Arapça değildi.
Kendisine gönderilen toplumun "anlayacağı" dildendi.

(Söylediğimi anladığınızı tahmin ediyorum)
Yaradan Arap dilinin güzelliğinden ötürü Arapça göndermedi Kur'an'ı!
Putlara tapan, kızları gömen, sapkın Arap toplumu anlasın, ıslah olsun diye Arap dilinde gönderdi.

Atatürk neden ezanı Türkçeleştirdi?

Bu mesele yalnızca ezanın hangi dilde okunacağı meselesi ile sınırlı değildir!
Atatürk yalnızca ezanı Türkçeleştirmedi, hutbeleri de Türkçeleştirdi!
Dinle ilgili ne varsa Türkçe olsun istedi!..

1933 yılı Şubat ayında Atatürk bir yurt gezisine çıkmıştı. İzmir'de iken, Bursa'da Türkçe Kur'an okunması yuzünden çıkan bir gericilik olayını duydu. Olayın bastırılmış olması Atatürk'ü derhal Bursa'ya gitmekten alıkoymadı. 6 Şubat 1933 tarihinde Bursa'da incelemeler yapan Atatürk, o gün Anadolu Ajansına:
Asıl sorunun din değil, dil olduğunu, belirtmiş,
"Türk milletinin milli dili ve benliği bütün hayatına hakim esas kalacaktır"
demişti.


Ağzınızdan çıkan bir kelimenin hiç bir anlamı yoktur! Allah - Tanrı - Yaradan - Vessellem...
Önemli olan sizin ona verdiğiniz anlamdır!..
O kelime ağzınızdan çıkarken özünüzde hissettiğinizdir!..

Ben "Tanrı" dediğimde özümde;
yüceliği karşısında varlığımın anlamsızlaştığı,
aşkı ruhumu yakan,
beni yaratan,
hayatımı yalnız ve ancak ona kavuşmaya adadığım
ve bunun gibi tarifi imkansız, yüce pek çok duyguyu bana hissettireni hissediyorum!..
O'na hitabediyorum!..

Tanrı'mın, böylesi bir aşk beslerken ben O'na Arapça değil Türkçe hitabettiğim için bana kızacağını, beni cezalandıracağını hiç sanmıyorum!!!

(Siyah yazılar ODTÜ
Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Profesörü Seçil Akgün'den alıntıdır. Konu hakkında daha üst düzeyinde bilgi edinmek isteyenler için kendisinin asistanken yazdığı makaleyi ekte veriyorum.)
 

Ekli dosyalar

psikolaz

psikolaz

Üye
halka rağmen yapılan tonla işten biri de budur. bunu savunurken türkçülük davası güdüp, islamın üzerindeki arap emperyalizminden bahsetmek çok sığ kalıyor. demezlermi adama her kuşu türkleştirdikte leylek mi kaldı diye. arapça da olsa sen o ezanı öyle sindirmişsin ki, her vakitte ayrı makamda okuyorsun. hatta müziğinin menşei bu makamlardan geliyor. ezan zaten türk milleti vesilesiyle yayılmış, ayakta kalmış. o arapça ezan araptan çok benim zaten, bana ait. gavur ezanı duyduğunda aklına araptan evvel türk geliyor. çakma entel, jakoben tavırlar devam ederse bu millet tabi bu demokrasiyi, cumhuriyeti içine sindiremez. demokrat parti yi iktidara taşıyan güç görmezden gelinmemeli. türkçe ezanın serbest olmasına rağmen hiç kimsenin tercih etmemesi, ezanı önemseyen gurühtan böyle bir talep gelmemesi, halkın ne istediğini de çok açık gösteriyor. çakma halkçılık yapmaktansa biraz halkı dinlemek daha iyi olsa gerek
 
  • Beğen
Tepkiler: ism12
ChavRash

ChavRash

Emekli Yönetici
psikolaz,

Sanki konuda Arapça ezana ve ezanı Arapça isteyen halka karşı bir karşıtlık varmış gibi bir yorum yazmışsın. Bunları biz mi göremedik, bilemiyorum.
 
Salih Baba™

Salih Baba™

Üye
Ezan Türkçe okunamaz!..
Dualar Türkçe olamaz!..
Din Arap dilinde icra edilmelidir!..

Böylece insanlar anlamadıkları kelimeler ile bol bol ezber yaparlar ve hafızaları gelişir.
Böylece "bihaber" oldukları "din" onlara başkaları tarafından anlatılır.
"Koyunlaştırılma" sürecinin olmazsa olmaz aşaması:
insanların cahil bırakılması,
dini anlamaması ezberlemesidir.

Allah korusun ya anlarlarsa dini?
Ya anlarlarsa Yaradan'ın buyruğunu?
Sonra çıkıp derse ki aralarından birisi:

-"Bence"...

Bre zındık, sen kim oluyorsun ki yorum yapıyorsun!..
Yapma!
Sen otur, anlamadığın kelimeleri dinle-ezberle, sonra gel otur kucağıma ben sana anlatırım onun ne olduğunu.

Kitleler yaratılmıştır böylece.
Anlamayan, ezberleyen.
Sorgulamayan, itaat eden.
Gelişmeyen, sömürülen.

Unutmayınız ki bizim ortak paydamız İslamiyettir, Arapça değil!..


Kur'an Arapçadır.
Burada atlanan bir nokta var!

Kur'an Arapça değildi.
Kendisine gönderilen toplumun "anlayacağı" dildendi.

(Söylediğimi anladığınızı tahmin ediyorum)
Yaradan Arap dilinin güzelliğinden ötürü Arapça göndermedi Kur'an'ı!
Putlara tapan, kızları gömen, sapkın Arap toplumu anlasın, ıslah olsun diye Arap dilinde gönderdi.

Atatürk neden ezanı Türkçeleştirdi?

Bu mesele yalnızca ezanın hangi dilde okunacağı meselesi ile sınırlı değildir!
Atatürk yalnızca ezanı Türkçeleştirmedi, hutbeleri de Türkçeleştirdi!
Dinle ilgili ne varsa Türkçe olsun istedi!..

1933 yılı Şubat ayında Atatürk bir yurt gezisine çıkmıştı. İzmir'de iken, Bursa'da Türkçe Kur'an okunması yuzünden çıkan bir gericilik olayını duydu. Olayın bastırılmış olması Atatürk'ü derhal Bursa'ya gitmekten alıkoymadı. 6 Şubat 1933 tarihinde Bursa'da incelemeler yapan Atatürk, o gün Anadolu Ajansına:
Asıl sorunun din değil, dil olduğunu, belirtmiş,
"Türk milletinin milli dili ve benliği bütün hayatına hakim esas kalacaktır"
demişti.


Ağzınızdan çıkan bir kelimenin hiç bir anlamı yoktur! Allah - Tanrı - Yaradan - Vessellem...
Önemli olan sizin ona verdiğiniz anlamdır!..
O kelime ağzınızdan çıkarken özünüzde hissettiğinizdir!..

Ben "Tanrı" dediğimde özümde;
yüceliği karşısında varlığımın anlamsızlaştığı,
aşkı ruhumu yakan,
beni yaratan,
hayatımı yalnız ve ancak ona kavuşmaya adadığım
ve bunun gibi tarifi imkansız, yüce pek çok duyguyu bana hissettireni hissediyorum!..
O'na hitabediyorum!..

Tanrı'mın, böylesi bir aşk beslerken ben O'na Arapça değil Türkçe hitabettiğim için bana kızacağını, beni cezalandıracağını hiç sanmıyorum!!!

(Siyah yazılar ODTÜ
Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Profesörü Seçil Akgün'den alıntıdır. Konu hakkında daha üst düzeyinde bilgi edinmek isteyenler için kendisinin asistanken yazdığı makaleyi ekte veriyorum.)

Güzel Yorum Olmuş.....
 
manyak!

manyak!

Üye
Kur'an Arapça değildi.
Kendisine gönderilen toplumun "anlayacağı" dildendi.

Ata burda seninde atladığın bi yer var Kur'an daki arapça ile arapların kullandığı arapça arasında gramer farkları var ve eğer dediğin gibi olsaydı bu din sadece araplara gönderilirdi ama tüm dünyaya gönderilmiş evrensel bir dindir İslam dini .
Kitleler yaratılmıştır böylece.
Anlamayan, ezberleyen.
Sorgulamayan, itaat eden.
Gelişmeyen, sömürülen.

Unutmayınız ki bizim ortak paydamız İslamiyettir, Arapça değil

biliyosun ki Kur'anı Kerim'in türkçe mealleri vardır insanlar tabiki dinlerini anlamalı ...Anlamadan yaşamaları zaten çok yanlış tekdüze dinin yaşanması demek o insanların yada o topluluğun geriye gitmesi demektir. İslam dini anlamadan yaşanılacak bir din değil zaten araştırdıkça ,okudukça, diplere indikçe güzelliğini sana sunan bir din ama bunu çarpıtıp kendi lehine çeviren o kadar çok insan var ki ...Dinin kurallarını kendi çıkarlarına uygun hale gertiren o kadar çok kendini hoca zanneden varki.. malesef bunlara inanan bi o kadarda saf insan var ne yazık ki...
bundan önceki dinler hep böle insanlar yüzünden değişime uğramış ve ilk gönderildiği hallerinden eser kalmamıştır...
bizim dinimizin en önemli özelliğide kim ne yaparsa yapsın değiştirilememesidir ama arapça haliyle ve biz bunu Türkçe'ye çevirirsek bizim dinimizdede değişimler başlar .
Sorarım sana sen istermiydin insanların kafalarına göre dini değiştirmelerini , bu güzel dini yaşanmaz hale getirmelerini???
 
  • Beğen
Tepkiler: ism12
iremm

iremm

Üye
Öncelikle şöyle birşey var olayı öyle bir ele almışsınızki sanki millete zorla arapça oku sorgulama sadece dinle deniliyor..Hayır öyle birşey yok..Kuranın da Türkçe anlamı var dualarında ezanında..Sorgulamak isteyen öğrnmek isteyen araştırmak isteyen bunu yapabilr..Ortada bi kıstlama yok..veya sorgulayanlara sus kafir oldun şöyle diyemezsiz diyende yok..Şuanda insanların birşey öğrenmek isteyipte öğrenemediği sınırların kısıtlı olduğu br zmnda değilz..tam tersine herşey elimizin altında..isteyen istediği şeyi anında öğrenebilr..tek şey "istemek" ...

Diğer bir olaya gelelim ezanın Türkçe okunmasına..Bildiğiniz gibi ezan bir simgedir ve simgelerin heryerde değişmez olması gerekirki bir bütünlük olsun kopukluk olmasın...Mesela uluslar arası kuruluşlarda olan toplantılarda belirli "bir dil" vardır konuşulan..Sizce niçin birsürü dil değilde bir dilde konuşmak esastır bu tür toplantılarda?..çünkü her kafadan bir ses çıkmaması anlaşılmanın bütünlüğün bozulmaması kopuklukların yaşanmaması açısından...
Olayın daha da açıklanması açısından başka bir örnek vereyim...mesela bizden biri Çine gitti etrafında sesler yükseliyo çin çon diye ama ne anlama geldiğini bilmiyor..okunan ezan..ve kendi dillerine çevrilerek okunuyor bakın hmn nsl da problemler başladı..bütünlük yok.ynı şey onlar içinde geçerli buraya geldiklerini düşünün Türkçe ezan okunuyor..ama anlayamıyorlar ezanın okunduğunu..oysa ezan heryerde aynı dille okunsa böyle bir problem olmayacak ben bugün Japonyaya da gitsem İtalyayada ezan okunduğunda hmn anlayabilirim..

Tabi sadece bu değil..daha birçok problem ortaya çıkar..Niye şeffaf saf halde bulunan ahenk içinde olan bir ezanı bırakıpta çevirisi olan ve mutlak eksiklikleri yanlışlıkları olan pürüzlü bir ezan dinleyelim..Orjinalini bırakıpta çakmalarına gitmek sizcede saçma olmaz mı? Anlamını çok mrk edenler buyursun baksın...ortada kısıtlama yok..

Gelelim niçin Arapça oduğuna..Ya da İngilizce olduğuna ya da Fransızca ya da Türkçe..bakın..hangi dilde olursa olsun yinede biz sorgulayacaktık niçin??lerle.:).niçin bu dil değilde bu dil diye..o yüzden bence bu dil konusu göreceli..kimisi niçin bnm dilmde değil der kimisi niye bnm dilmde değil..ortaya ırkçılık vs. çıkar.. o yüzden dile takılmamak gerekiyor içindekilere ne anlatıldığına bakılmalı...

Ve son olarak din sorgulanmalıdır kesinlikle ama unutulmamalıdırki aynı zmnda din dogmalar bütünüdür..Tabiki ezbercilik sadece anlamadan kabullenme çok yanlıştır zaten o yüzden sürekli dinimizde öğren araştır denmiştir ve öylede olmalıdır..dinimz bağnazlıkların hüküm sürdüğü basit bir din değildir anlamak ilk şarttır..ama eğer anlayacam derken çizgiyi kaçırırsak o zmn da "mrb ateistlik" :)
 
  • Beğen
Tepkiler: ism12
Mustafa Furkan

Mustafa Furkan

Üye
Kusura Bakmayın Zamanım Olmadığı İçin Yorumum Kısa Olacak..

Ezan'ın Türkçe Olması Elbette Güzel Olabilir Ama Bir de Olaya Bir Türk Değil de Yabancı Gözüyle Bakmalıyız..

Misâl :
Bir Endonezyalı Türkiye'ye Seyahate Geliyor..
Türkçe Ezân Okunuyor Ama Endonezyalı Hiç Anlamıyor Ne Olduğunu..
Ve Çok Merak Ediyor Birine Soruyor -Bu Nedir?- Diye...

Bir Endonezyalı Türkiye'ye Seyahate Geliyor..
Arapça Ezân Okunuyor Ve Endonezyalı Tüm Müslüman Ülkelerde Olduğu Gibi Anlıyor Namaza Çağırıldığını..
Hemen En Yakın Câmiye Gidip İbadetini Yerine Getiriyor..


Demek İstediğim Arapça'ya Şiddetle Karşı Olanlardanım Ama Söz Konusu İbadet İse Arapça (Kuran'daki Arapça Değil; Arapça'ya Çok Benzeyen Bir Lisandır..) Evrensellik Önemi Kazanıyor..


Umarım Anlatabilmişimdir.. :)
 
serdar011980

serdar011980

Üye
Kesinlikle öz dilinde yani arapça okunması herzaman daha iyidir
 
van_hoijdonk

van_hoijdonk

Emekli Yönetici
Yok Çin'e gittiğinde yok şuraya gittiğinde denilmiş, siz yurtdışına çıktınız mı arkadaşlar?

Avrupa ülkeleri mesela? Ezan hangi dilde okunuyor? Ya da okunuyor mu? Namaz kılacak adam diline bakmaz, ibadet saatini bilir, gerekirse araştırır, gider ibadetini yapar. Arapça olmayınca anlayamayacak mı?
 
Praetor

Praetor

Emekli Yönetici
    Konu Sahibi
Cahil bırakılan büyük bir kesim halkın "dinini" anlamak için "araştırması" mı daha kolaydır,
yurt dışına çıkma imkanına sahip birinin namaz vaktini bulması mı?..

Öyle örnekler görüyorum ki...
Endonezya'dan gelen adamı düşünenler, Çin'e giden vatandaşın dinsel rahatını tedarik amacıyla yanıp tutuşanlar neden acaba bu ülkede cahil bırakılmış milyonları görmezden gelirler...

Elinizin altında internet var, araştırın!

Yahu adamın anası doğuruyor 9. çocuğunu, köy yolunu kar kapatmış diye şehre inemiyor ve anasını da kardeşini kaybediyor... Hangi imkandan söz ediyorsunuz?..

Uluslararası toplantılarda!?!?
Tüm dünya artık İngilizce bildiği için İngilizce çoğu yerde ortak dil olarak kullanılıyor. Herkes anlayabilsin diye.

Fatmanur, atladığım bir yer yok. Gönderilenin anlayacağı dildedir Kur'an.
Yazmıyor ki, "ey inananlar Arapça ibadet ediniz".
Yazıyor ki: "Ey inananlar kitabı okuyorsunuz, hiç mi anlamıyorsunuz?"

Ve haklısın Fatmanur!
İslam dini Arap tekelinde değildir. Evrenseldir. Hepimizin anlaması gereklidir ki aynı şeyi savunuyoruz :)

Babasından sürekli dayak yiyen selpak satan çocuk cumaya gittiğinde, namazını kıldığında, duasını okuduğunda keşke bilmediği Arapça kelimeleri tekrar etmese...
Keşke anlasa Rabbinin ona buyurduklarını... İşte o zaman o çocuk belki... Belki dövmez babası gibi evladını... Bilir zira Yaradan'ının buyruğunu, sevgiyi, Tanrı aşkını...

Ezan bir simge değil bir çağrıdır.
Çağrının da çağırılanın anlayacağı dilde yapılmasından daha doğal bir şey yoktur.
 

Benzer Konular

Takipçi Satın Al


Üst Alt