bizde Türkiyeyi Türkçeyi seviyoruzTürkçe.![]()
Praetor sen sessiz kaldın bu konuda sen de bi kaç şey söyle

Çok yanlış. Türkçe ezan ile arapça ezan arasında dağlar kadar fark var. Ne bakımından diyeceksiniz. Tabiki anlam bakımından. Arapçada olan bazı harfler türkçede yok bu yüzden anlam öyle bir bozuluyorki. Örnek vermek gerekirse, heleke türkçe yayılıyor, bunun arabaca manası ise yarattı, türkçe yazildiginda manası """HELAK""" etti oluyor. Birisi ALLAH (c.c.) has sıfatı olan yaratıyor türkçe manası ise yok etmek anlamına geliyor. Artık türkçe arapça arasındaki meseleyi anlamışsınızdır.


Hangi ırk ve dilden olursa olsun ortak ibâdet dilleri sayesin de kardeşçe kucaklaşan müslümanların birliğini yok etmek isteyen İslâm düşmanları "kendi dilinle ibâdet etmek daha iyidir" diyerek ezanı Arapça'nın dışında bir dille okutmak isterler. Ama Allah, müslümanları tek vücud gibi görmek istemektedir. Ortak ibâdet diliyle Tevhîd sağlanmaktadır.
Ezanın Türkçe olması ayrıca, din ile devlet işlerini birbirinden ayıran, din ve vicdan özgürlüğünün sağlanması için oluşmuş olan laiklik ilkesinede karşı gelmezmi?
Demokrat Parti'nin yaptığı tek değişiklik ezanın Arapça okunmasına izin vermekti, Türkçe okunuşuna bir yasak getirmediler. Yani Türkçe ezan hala serbesttir, ama okuyan yoktur.
Ezan Türkçe okunamaz!..
Dualar Türkçe olamaz!..
Din Arap dilinde icra edilmelidir!..
Böylece insanlar anlamadıkları kelimeler ile bol bol ezber yaparlar ve hafızaları gelişir.
Böylece "bihaber" oldukları "din" onlara başkaları tarafından anlatılır.
"Koyunlaştırılma" sürecinin olmazsa olmaz aşaması:
insanların cahil bırakılması,
dini anlamaması ezberlemesidir.
Allah korusun ya anlarlarsa dini?
Ya anlarlarsa Yaradan'ın buyruğunu?
Sonra çıkıp derse ki aralarından birisi:
-"Bence"...
Bre zındık, sen kim oluyorsun ki yorum yapıyorsun!..
Yapma!
Sen otur, anlamadığın kelimeleri dinle-ezberle, sonra gel otur kucağıma ben sana anlatırım onun ne olduğunu.
Kitleler yaratılmıştır böylece.
Anlamayan, ezberleyen.
Sorgulamayan, itaat eden.
Gelişmeyen, sömürülen.
Unutmayınız ki bizim ortak paydamız İslamiyettir, Arapça değil!..
Kur'an Arapçadır.
Burada atlanan bir nokta var!
Kur'an Arapça değildi.
Kendisine gönderilen toplumun "anlayacağı" dildendi.
(Söylediğimi anladığınızı tahmin ediyorum)
Yaradan Arap dilinin güzelliğinden ötürü Arapça göndermedi Kur'an'ı!
Putlara tapan, kızları gömen, sapkın Arap toplumu anlasın, ıslah olsun diye Arap dilinde gönderdi.
Atatürk neden ezanı Türkçeleştirdi?
Bu mesele yalnızca ezanın hangi dilde okunacağı meselesi ile sınırlı değildir!
Atatürk yalnızca ezanı Türkçeleştirmedi, hutbeleri de Türkçeleştirdi!
Dinle ilgili ne varsa Türkçe olsun istedi!..
1933 yılı Şubat ayında Atatürk bir yurt gezisine çıkmıştı. İzmir'de iken, Bursa'da Türkçe Kur'an okunması yuzünden çıkan bir gericilik olayını duydu. Olayın bastırılmış olması Atatürk'ü derhal Bursa'ya gitmekten alıkoymadı. 6 Şubat 1933 tarihinde Bursa'da incelemeler yapan Atatürk, o gün Anadolu Ajansına:
Asıl sorunun din değil, dil olduğunu, belirtmiş,
"Türk milletinin milli dili ve benliği bütün hayatına hakim esas kalacaktır"
demişti.
Ağzınızdan çıkan bir kelimenin hiç bir anlamı yoktur! Allah - Tanrı - Yaradan - Vessellem...
Önemli olan sizin ona verdiğiniz anlamdır!..
O kelime ağzınızdan çıkarken özünüzde hissettiğinizdir!..
Ben "Tanrı" dediğimde özümde;
yüceliği karşısında varlığımın anlamsızlaştığı,
aşkı ruhumu yakan,
beni yaratan,
hayatımı yalnız ve ancak ona kavuşmaya adadığım
ve bunun gibi tarifi imkansız, yüce pek çok duyguyu bana hissettireni hissediyorum!..
O'na hitabediyorum!..
Tanrı'mın, böylesi bir aşk beslerken ben O'na Arapça değil Türkçe hitabettiğim için bana kızacağını, beni cezalandıracağını hiç sanmıyorum!!!
(Siyah yazılar ODTÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Profesörü Seçil Akgün'den alıntıdır. Konu hakkında daha üst düzeyinde bilgi edinmek isteyenler için kendisinin asistanken yazdığı makaleyi ekte veriyorum.)
.niçin bu dil değilde bu dil diye..o yüzden bence bu dil konusu göreceli..kimisi niçin bnm dilmde değil der kimisi niye bnm dilmde değil..ortaya ırkçılık vs. çıkar.. o yüzden dile takılmamak gerekiyor içindekilere ne anlatıldığına bakılmalı...


