Lacrymosa
Üye
En guclu degil,en guclu 3.ordusuyuz...amerika,israil,TURKIYE
ama istatistik verilere göre durum böle tabi,asker sayisi,muhimmat durumu,teknoloji vs ancaak ; gerçek bi savaş anında hiçbi ulkenin önümüzde durabilecegini duşunmuyorum ben şahsen,,burasi Turkiye yok öyleee
ya bu tüm müslümanlar birleşse, diğer ülkelere her yönden savaş açsa süper olur aslında. ticari, psikolojik v.b. yani...
Türkiye kendi heronlarını falan üretmeye başladı. kendi silahımızı, helikopterimizi de kendimiz yapsak çok güzel olur. helikopterin yazılımı israil ve amerikanın elinde. savaşta adam istese tüm helikopterleri düşürebilir. şimdi hatırladım da: bu aletlerin yazılımını çözen Türk mühendislerin hepsi de intihar etmişti (!) gavurlar yazılımı bulduğumuz için gencecik mühendislerimizi öldürttüler. yani diyeceğim, herşeyimizi kendimiz yapsak, birde diğer tüm müslümanlarla birleşsek dehşet olur... ama nerdeee?
TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ DÜNYANIN EN GÜÇLÜ ORDUSUDUR!
Türk Ordusu Türk milletiyle bir bütünlük içerisindedir ve Türk Ordusunun elinde bulundurdugu dünyada emsali olmayan 8500 km'ye kadar her türlü biyolojik, kimyasal, nükleer başlık takılabilen özel füzeleri vardır, okyanuslara göndereceğimiz 5 deniz altı ile ABD'yi haritadan silecek güçteyiz. ABD güçümüzün farkında olduğu için, Türkiye'ye savaş açamaz buna güçü yetmez, yıllardır tek yaptığı veya diğer bir tabirle yapabildiği, Türkiye'de gelişen terör faaliyetlerine gizlice el altından destekleyerek Türkiye'yi zayıflatmaya çalışmaktadır. Buradan soydaşlarıma söyleyeceğim şudur TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNE güveniyoruz, destekliyoruz, Ordumuzun güçünün bilincindeyiz, başımız dik ölümüne ilerleyeceğiz. Türk Ordusu ile ABD ordusunun güçünü resmi rakamlara dayanarak kıyaslamak ve ABDnin resmi rakamlarda daha fazla silaha sahip olması Türk milletini ABD karşısında ümitsizleştirmesin, çünkü Türk Ordusu kendi çıkarlarını koruma adına, elinde bulundurduğu veya geliştirdiği emsali olmayan silahları TSK'nin resmi organlarında haklı olarak dünyaya bildirmiyor.
Kitle imha silahları ve ağır konvansiyonel silahların denetimine ve imhasına yönelik çabalar Soğuk savaşın sona ermesini izleyen yıllarda da devam etmiş, bu faaliyetler Avrupa Konvansiyonel Kuvvetler Antlaşması , kimyasal silahlar sözleşmesi, Füze Teknolojisi Kontrol Rejimi ve Wassenaar Düzenlemesi gibi uluslar arası rejimi ve antlaşmalar vasıtasıyla resmiyet ve işlerlik kazanmıştır.
Yapılan araştırmalar 1989-1995 yılları arasında dünyada patlak veren 96 çatışmadan 91'nin çoğunlukla etnik nedenlere dayalı iç savaşlar olduğunu bu savaşlarda genelde küçük veya hafif Silah olarak tabir edebileceğimiz sistemlerin kullanıldığından dolayı bu olay BM gündemine taşınmıştır.
Söz konusu araştırmalar neticesinde ortaya çıkan tablo, küçük ve hafif silahların Denetimi konusunun 90'lı yılların başlarından itibaren BM'nin gündemine girmesine ve bu alanda BM'nin liderlik rolü üstlenmesine yol açmış ve denetimlerin artmasına neden olmuştur.
Bu bağlamda, Ordumuzun elindeki var olan bütün silahlarını dünyaya bildirmesi, Ülkemize karşı bazı yaptırımlara neden olacağı için TSK’nın resmi sitesinde elimizdeki silahların tümü haklı olarak listelenmemektedir. Ordumuz zannedildiğinden daha güçlüdür, dünyanın hiçbir bölgesinde üretilmeyen yüksek teknolojiyle yapılmış silahlarımız mevcuddur.
TSK’nın dünyanın en güçlü ordu olmasının etkenlerinden biri asker sayısının yüksek oluşu ve hareket kabiliyeti geniş dünyanın her bölgesinde, farklı iklimlerde, ağır doğa sartlarında ölümüne savaşacak Tugaylari ve Tümenleri olduğu içindir.
Türk Milletinin gözünü nükleer ve kimyasal silahlar korkutamaz, bir nükleer bombanın alacağı can taş çatlasa 100 ile 150 bin arasındadır. Bu ülkede ölmeye hazır milyonlar var.
Gerektiğinde 20 milyon feda eder bu vatan için. Türk Milleti tutsak olmaktansa ölmeyi tercih eden bir Millet olduğunu tarih sayfalarına kazımıştır. Türk devletiyle böyle bir güç denemesine yeltenecek bir ülke yoktur, Amerika bile bunun bilincindedir, Türkiye’ye direk savaş açmaya yeltenemediği için dolaylı yönden Türkiye’deki terör örgütlenmelerine destek vermiştir. Fakat her zaman Türk ordusunun demir yumruğu kafalarına balyoz gibi inmiştir ve inmeyede devam edecektir.
Diyelim ki: Amerika Türkiye’ye nukleer güç gösterisinde bulundu, bu üçüncü dünya savaşının başlaması anlamına gelir. O zaman orta doğuda bulunan amerikan orduları ve başta İsrail olmak üzere ilk taarruz edilecek nokta haline dünüşecektir, ordumuzun gerçekleştireceği kara harekatını engellemeleri söz konusu bile değildir. Bizim ordumuzun diger ordulardan farkı milletiyle bir bütünlük içerisinde tek yumruk halinde olmasıdır. Diğer devletlerin ordularındaki sözde askerler paralı askerlerdir hepsi ana kuzusudur, bir amerikan askeri coca colasız cepheye gitmez, bunların hepsi kıytırıktan askerdir, parmağı kanasa hemen askerliği bırakmak için bölüğüne başvurur, televizyon ekranlarında boy boy ağlayan amerikan askerleri görüyoruz iste bunların yapısı budur. Türk askeri ise 50 gün aç kalsa açlıktan öleceğini bilse savunduğu siperi bırakıp gitmez ÇANAKKALE savaşlarında yüzlerce bunun gibi örnekler vardır.
GEREKİRSE ABD'Yİ DÜNYA HARİTASINDAN SİLERİZ!!!
AMERİKAN KÖPEKLERİNİN NEYİ VAR ?
EY Amerika! Aklını başına al
Ordularını dağıtırım, uşaklarını yamulturum
TÜRK’e düşman olana, TÜRKÇÜ vurur darbeyi
Sıkıyorsa gel, dene çanakkaleyi
Çanakkalemiz etten duvar
Amerikan köpeklerinin neyi var?
Burası TÜRK’ün ATA yurdu
TÜRKÇÜLERİN sembolüdür BOZKURT’u
Askerlerimiz tepelerde, bekliyor nöbette
Etten duvar ördük, TÜRKİYE’nin her yerinde
Hamburger Çocuklarının sözü, çöl bedevilerine geçer
TÜRKÇÜLER boyun eğmez, seni ezer geçer
Anadolunun merkezi, Aksaraydır kalesi
Milyonlar burada, süngülerimiz hazırda
Elli milyon MİLİTANIM var
Amerikan köpeklerinin neyi var?
68 SAVAŞAN ATSIZ
"Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki ASİL kanda mevcuttur" BAŞBUĞ ATATÜRK
Alıntıdır..
ergenekon diye birşey yok turk ordusu kendi milletine kendi insanına kursun sıkmaz ergenekon varsa o zaman kimse askere gitmek istemez kimse pisi pisine ölüme yürümez o zaman benim misalen amcam askeriyede görevli senin dayın onun babasi onun abisi onun kendisi e kim bunlar hepsi aynı kişiler belki okuldan sınıf arkadaşımızin belki can dostumuzun yakınları arkadaşlar açın gözünüzü uyumayin dininize ilminize kültürünüze sahip çıkın sol sağ ırkçı faşist sosyolist kapitalıst olmayın bunlara karşı olun ülkülerinizi gerçekleştirin sapkınlık yapmayın hersey gibi bizde zamanla şekil aldık oluştuk oluşturduk ( bizler insaniz arkadaşlar ; hz. adem babamız hz. havva annemiz bizler kardeşiz )
ergenekon diye birşey yok turk ordusu kendi milletine kendi insanına kursun sıkmaz ergenekon varsa o zaman kimse askere gitmek istemez
Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Rektörü ve star yazarı Prof. Dr. Sedat Laçiner İsrail’in TSK ve MİT’e sızdığını iddia etti. Prof. Laçiner yayınlanan son kitabı “Dışımızdaki PKK İçimizdeki İsrail” isimli kitapta en stratejik kurumlar olan TSK ve MİT’e girmeyi başarmış ayrıca PKK ile de ilişkisi olan İsrail’i anlatıyor.
Kitapta Türkiye’de uzun yıllardır çeşitli çevrelerde dile getirilen fakat çok sesli olarak söylenemeyen Türkiye’nin stratejik kurumlarındaki İsrail varlığı ve etkisini ele alıyor.
Türkiye’nin devleştiğini söyleyen Prof. Laçiner, “Tüm engellemelere rağmen Türk dış ve iç politikalarında devrim niteliğinde değişimler yaşanıyor. Bu değişimleri ‘Türkiye’nin ekseni kayıyor’ veya ‘Türkiye Batı’dan uzaklaşıyor’ gibi yüzeysel ve derinlikten yoksun cümlelerle açıklamak mümkün değil” dedi.
Dışımızdaki Pkk İçimizdeki İsrail
Sedat Laçiner
HayyKitap
Aralık 2011, 340 sayfa
GENERALLERİN İSRAİL GÖRÜŞÜ
Türklerin insanlığın vicdanı olduğunu söyleyen Laçiner, 21. yüzyılın Türk yüzyılı olacağına, hatta muhteşem yüzyıl olacağına dair kanaat taşıdığını belirtiyor. Laçiner, Türkiye’deki İsrail etkinliğine ilişkin ise şunları söylüyor: “TSK içeride istediği müttefikleri bulamayınca, dışarıda özel ilişkiler geliştirdi. İsrail de Türkiye içerisinde doğal müttefiki olarak generalleri gördü. Çünkü demokratik unsurlar İsrail’in işine yaramazdı. Görebildiğim kadarıyla TSK’nın üst yönetimi, hükümet ile İsrail arasındaki kapışmayı Türkiye ile İsrail arasındaki kapışmadan ziyade AK Parti ile İsrail arasında kapışma olarak gördü ve öyle kalmasını istedi. İsrail’i asıl endişelendiren nokta şu: Türkiye’de ordunun, istihbaratın, kısaca tüm stratejik kurumların ve medyanın İsrail’e, Erdoğan gibi bakmaya başlaması. Bu endişelerini açıkça söylediler."
DAVOS FLÖRTÜ AŞKA ÇEVİRDİ
İsrail-PKK flörtü Davos’tan hemen sonra bir aşk haline geldi ve işbirliği İsrail Kabinesi’nde tartışılacak kadar derinleşti. Düşünebiliyor musunuz, bir devletin bakanları kabine toplantısında bir terör örgütüne nasıl destek verebileceklerini tartışıyorlar.
İSRAİ'İN ILIMLI İSLAM BAKIŞI
İsrail’in bakışında Türkiye’nin İslam’dan uzaklaştırılması veya en azından İslami unsurların ‘zararsız’ hale getirilmesi önemli bir rol oynamıştır. Tohumların ıslah edilmesi, kısırlaştırılması gibi bir durumdur bu. Türkiye’nin de-islamizasyonu meselesi daha doğrusu ‘ehlileşmiş’, ‘ılımlı İslam’ projesi, sadece İsrail için değil Batı dünyası için de önemli bir projedir.”
Linkleri görüntülemek için kayıt olmalısınız
We use cookies and similar technologies for the following purposes:
Do you accept cookies and these technologies?
We use cookies and similar technologies for the following purposes:
Do you accept cookies and these technologies?