Ter Neden Kokar ?

Sponsorlu Bağlantılar

Catty

Catty

Emekli Yönetici
    Konu Sahibi
Ter Neden Kokar ?
En çok alnımız ve ellerimiz terlerken buraları kokmaz da koltuk altlarımız terleyince kokarlar. Aslında ter kokusuzdur, dikkat çekici bir kokuya sahip değildir. Ancak deride birkaç saat kalırsa kokuya neden olur. Kokunun asıl nedeni, derimizde doğal olarak bulunan bakterilerin faaliyetleridir.

Ter, vücut sıcaklığını dengeli tutmaya, üre ve karbondioksit gibi bazı zararlı maddeleri dışarı atmaya yarar. Ter yapımı saatte ortalama 40 gram, günde l litre olarak süreklidir. Bazen hissedilmeyecek kadar az bazen de tam bir boşalma şeklindedir. Havadaki nem oranı da terin buharlaşmasını etkiler. Terlemeye neden olan etkenler kasların çalışmaları, sıcak hava, ateş yükselmesi gibi nedenlerle beden ısısının artması, stres veya heyecan olabilir.

Terleme olayını yaratan ter bezleri derinin altına yerleşmişlerdir. Deri yüzeyindeki minik deliklerden dışarıya ter adı verilen sıvıyı boşaltırlar. Ter deyince tek bir anlamı vardır ama ter bezleri tek tip değillerdir. Vücudumuzun farklı yerlerinde farklı türde ter bezleri vardır.

Ter bezleri sadece memeli canlılarda vardır. İnsanda sayısı 2-3 milyon olan ter bezlerinden ekrin (eccrine) denilen küçük yumak bezler, başta, tüm bedende, avuç içi ve ayak tabanlarında bulunurlar. Bu bezler insanın doğumundan itibaren faaliyete geçerler. Sinir, gerilim, yüksek ateş, acı yemek sonucundaki terlemeler bu bezlerde oluşurlar.

Ekrin bezlerinden çıkan ter, vücuttan atılması gereken çeşitli kimyasal maddeleri içeren berrak, tuzlu bir sıvıdır ve koku yapmaz. En fazla alın ve avuç içlerinde bulunduklarından şiddetli terlemeler önce buralarda başlarlar.

Apokrin (apocrine) adı verilen büyük yumak bezler ise koltuk altlarında, üreme organları ve göğüs çevresinde yoğunlaşmışlardır. Bu bezler insanda ergenlik yaşlarında ortaya çıkarlar. Bunların salgıladıkları ter, kokunun nedeni olan bakterilerin çok sevdikleri yağ ve proteinleri içeren, yapışkan ve bulanık bir sıvıdır. Deride uzun süre kalırsa bakteriler tarafından kullanılır ve hoş olmayan vücut kokusu meydana gelir.

Apokrin ter bezleri her insana kendine özgü bir koku verirler. Köpekler insanı bu kokudan tanırlar. Sarı ırktan olanlarda apokrin ter bezleri yoktur. Kuzey Avrupalılar vücudu en çok kokanlar arasındadırlar. Japonların vücutları hemen hemen hiç kokmaz.

Günümüzde bu kokulardan hoşlanılmasa da, insanın evrim tarihinde apokrin ter bezlerinden çıkan kokuların karşı cinsin dikkatini çekmede rol oynadıkları sanılmaktadır. Ter bezlerinin mekanizması ve niçin koktuğu ancak 19. yüzyılda tamamıyla anlaşılabildiğinden, insanların düzenli yıkanma alışkanlığı edinmesi ile modern deodorant ve terlemeyi Önleyici kozmetiklerin kullanılmasına başlanılması da bu tarihten sonra gerçekleşebilmiştir.
 
  • Beğen
Tepkiler: bazgiret_cancir


Doğuş Pertez

Doğuş Pertez

Emekli Yönetici
Güzel bir bilgi teşekkürler.
 
Doğuş Pertez

Doğuş Pertez

Emekli Yönetici
Güzel bir bilgi teşekkürler.
 
turkordu

turkordu

Üye
Teşekkürler...
 
eQooo

eQooo

Üye
teşekkürler saolasınn...
 
Odysseus

Odysseus

Üye
Arkadaşlar problem bende mi bilmiyorum ama ben terlemiyorum ya. Vücut ısım artıyor ama herhangi bir ifrazat çıkmıyor. Aslında bnim için iyi birşey kokmuyor çünkü tenim ama sağlık sorunu olabilir mi acaba.
 
turkordu

turkordu

Üye
Arkadaşlar problem bende mi bilmiyorum ama ben terlemiyorum ya. Vücut ısım artıyor ama herhangi bir ifrazat çıkmıyor. Aslında bnim için iyi birşey kokmuyor çünkü tenim ama sağlık sorunu olabilir mi acaba.

Ter salgısının yokluğu ya da azlığına anhidroz denir.
Ter bezlerinin anormal gelişimleri sonucu doğuştan bir eksiklik olarak ortaya çıkabileceği gibi, deri enfeksiyonları, şeker hastalığı da bu duruma yol açabilir.

İklimi ılımlı olan bölgelerde anhidroz çok önemli değildir. Ancak sıcak memleketlerde vücudun yeterince sıcaklık kaybedememesine yol açıp zarar verebilir. Bu durumda, öğle vakti ağırlaşan baş ağrısı, yorgunluk, iştah kaybı, kusma ve sık işeme dikkati çeker.

Ter bezlerinin boşaltım kanalının, derideki keratin cisimleri tarafından tıkanması da bir tür anhidroza yol açabilir. Bu durumlarda yapılabilecek tek şey hastayı daha yumuşak iklimli bir yere göndermektir.
geçmiş olsun.

Alıntıdır.. Uzm. Dr. Ümit Hazar
 
@y$é

@y$é

Üye
teşekkürler güzel bi bilgi
 
Odysseus

Odysseus

Üye
İklimi ılımlı olan bölgelerde anhidroz çok önemli değildir. Ancak sıcak memleketlerde vücudun yeterince sıcaklık kaybedememesine yol açıp zarar verebilir. Bu durumda, öğle vakti ağırlaşan baş ağrısı, yorgunluk, iştah kaybı, kusma ve sık işeme dikkati çeker.

İşte bunların hepsi var bende kusma hariç. Sanırım bir doktora görünsem iyi olacak. Teşekkürler Turkordu
 


Üst Alt