Tanı ve tedavide 'akılcı' olun

  • 6 Mart 2013
  • 297 Okunma
  • 0 Cevap

Konu Durumu:
Daha fazla cevap için açık değil.
  1. ABD’de 350 bin hekimi temsil eden uzmanlık dernekleri “Akılcı Tercih” kampanyası başlatarak, sık uygulanan, ancak her zaman gerekli olmayan test ve tedavileri tanımladı.

    < Resmi açmak için tıklayın >


    Amerika Birleşik Devletleri’nde çalışan ve tıp mesleğini geliştirmeyi hedefleyen ABIM Vakfı, ülkedeki uzmanlık dernekleri ile yürüttüğü çalışma sonucunda, “istenirken tekrar düşünülmesi gereken testler ve uygulamadan önce tekrar düşünülmesi gereken tedaviler” hakkındaki listesine 18 ilave daha yaptı. Medimagazin’den Uzm. Dr. Sinan Korukluoğlu’nun haberine göre, vakıf, bu listedeki girişimlerin veya testlerin gereksiz, bazen de zararlı olabileceği konusunda duyarlılığı arttırmayı hedefliyor. Vakfın yürüttüğü bu kampanyaya “Akılcı Tercih” adı veriliyor.

    Ülke çapında önde gelen 17 uzmanlık derneği, sık uygulanan, fakat her zaman gerekli olmayan ve yersiz zararlara yol açabilecek belirli testler, girişimler veya ilaç tedavilerini tanımladı. “Akılcı Tercih” kampanyası çerçevesinde 130 test ve prosedür belirlenirken, amacın hekimler ve hastalar arasında hangi sağlık hizmetinin gerçekten gerekli olduğu konusunda konuşmayı kolaylaştırmak olduğu kaydedildi.

    DERNEKLER BEŞ UYGULAMAYI TANIMLADI

    “Akılcı Tercih” kampanyasına katılan her uzmanlık derneği, meslekleri çerçevesinde sık uygulanan, fakat kullanımı tartışılması gereken beş uygulamayı tanımladı. Nisan 2012 tarihinde dokuz uzmanlık derneğinin her biri “Akılcı Tercih” listelerini yayımladılar. Washington’da geçtiğimiz günlerde yapılan basın toplantısıyla da yeni listeler ilan edildi. İlan edilen tavsiyeler arasında dikkat çeken ve doktorların üzerinde bir kez daha düşünmesi gereken uygulamalar şöyle:

    • Gebeliğin 39. haftasından önce tıbbi endikasyonu olmayan doğum indüksiyonu veya sezaryen doğum planlamayın. Otuz dokuzuncu haftadan önceki doğumlar öğrenme zorlukları, solunum problemleri ve diğer potansiyel riskler ile ilişkilidir. Bazen 39. haftadan önce doğum indüksiyonu tıbben gerekli olabilir, ancak bu durumda uygun klinik kriterlerin yokluğunda, tek başına akciğer matürasyon testinin pozitifliği doğum için bir endikasyon değildir (Amerikan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanları Derneği, Amerikan Aile Hekimleri Derneği).

    • İlerlemiş demanslı hastalarda beslenme tüpleri kullanmayın. Çalışmalar perkütan beslenme tüplerinin bu hastalarda sonuçları iyileştirmediğini göstermektedir. Kanıta dayalı yaklaşım, ağızdan beslenmeye destek verilmesinin daha iyi olduğunu göstermektedir (Amerikan Son Dönem ve Palyatif Tıp Derneği, Amerikan Geriatri Derneği).

    • Yaşları 30-65 yıl arasındaki kadınlara rutin yıllık Pap testi uygulamayın. Ortalama riskteki kadınlarda servikal sitoloji taraması olan Pap testi yıllık uygulamada üç yıllık uygulamaya göre avantaj sağlamamaktadır (Amerikan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanları Derneği).

    • Çocuklardaki minör kafa travmalarında otomatik olarak bilgisayarlı tomografi (BT) taraması istemeyin. Hastanelere başvuran kafa travmalı çocukların yaklaşık yüzde 50’sine hemen BT istenmektedir. BT taramaları gelecekteki kanser riskini arttırabilen radyasyon maruziyetine yol açmaktadır. BT gerekli olup olmadığına karar vermek için önce klinik müşahede yapılması tavsiye edilmektedir (Amerikan Pediatri Derneği).

    • Semptomu olmayan ve koroner kalp hastalığı için düşük risk grubundaki hastaları değerlendirmek için stres ekokardiyografi (EKO) yaptırmaktan kaçının. Kardiyovasküler riski değerlendirmede asemptomatik kişilerde stres EKO’nun faydası hakkında çok az bilgi vardır (Amerikan Ekokardiyografi Derneği).

    • Altmış beş yaş ve üzerindeki Tip 2 diyabetli kişilere ilaç yazarken sıkı glisemik kontrol sağlamaya çalışmaktan kaçının. Yaşlı diyabetiklerde sıkı glisemik kontrol sağlamak için ilaç kullanımının faydalı olduğu hakkında hiç kanıt yoktur. Gerçekte düşük kan şekerini sağlamak için ilaç kullanımı yaralanmalarla ve yüksek mortalite oranları ile bağlantılıdır (Amerikan Geriatri Derneği).

    • Tekrarlayan baş ağrılı hastalarda elektroensefalografi (EEG) yapmayın. Tekrarlayan baş ağrısı insanların yüzde 20’sini etkileyen en sık görülen ağrı sorunudur. Teşhis için EEG kullanımının klinik değerlendirmeye hiçbir üstünlüğü yoktur, sonuçları iyileştirmez ve maliyetleri arttırır (Amerikan Nöroloji Derneği).

    • Çocuklarda asit reflüsünü rutin olarak asit süpresyon tedavisi ile tedavi etmeyin. Erişkinlerde sıklıkla reçete edilen antireflü tedavisinin çocuklardaki gastroözofageal reflü semptomlarını giderici etkisi gösterilememiştir. Ayrıca, yeni kanıtlar bazı durumlarda zarar verebileceğini de göstermektedir (Hastane Tıbbı Derneği).

    • Spirometre olmadan astım teşhisi koymayın veya tedavi etmeyin. Klinisyenler genellikle astım teşhisi koyarken veya tedavi ederken yalnızca semptomlara dayanırlar, fakat bu semptomlar yanlış yönlendirebilir ve farklı sebepler kaynaklı olabilir. Dolayısıyla uyabilen hastalarda teşhisi teyit için spirometre şarttır. Son dönemdeki çalışmalar hastalığın ciddiyetini belirlemede ve kontrolün takibinde spirometrenin değerini vurgulamaktadır. Tek başına anamnez ve fizik muayene astım kontrolünü belirlemeye yeterli değildir (Amerikan Allerji, Astım ve İmmünoloji Derneği).

    • Bel ağrısının ilk altı haftasında eğer ciddi bulgular yoksa görüntüleme yapmayın. Ciddi bulgular arasında ağır veya ilerleyen nörolojik defisit veya osteomiyelit gibi altta yatan bir durum şüphesi sayılabilir. Altı haftadan önce yapılan bel görüntülemeleri çıktıları iyileştirmemekte, ancak maliyetleri arttırmaktadır. Bel ağrıları doktora başvuruların beşinci sıklıkta sebebidir (Amerikan Aile Hekimleri Derneği).

    • Göz cerrahisi için özel bir tıbbi endikasyon yoksa preoperatif testler istemeyin. Birçok kişi için preoperatif testlere gerek yoktur, çünkü göz ameliyatları uzun sürmez ve ciddi risk taşımazlar. Eğer hasta diyabetli ise kan şekeri istenmelidir. Hasta diüretik kullanıyorsa potasyum seviyesine bakılmalıdır. Genelde ameliyat programındaki hastalarda anamnez veya fizik muayenede aksini düşündürten bir durum yoksa preoperatif testlere ihtiyaç yoktur (Amerikan Oftalmoloji Derneği).

    • Komplikasyonsuz akut rinosinüzitli hastalarda rutin görüntüleme istemeyin. Aralarında direkt grafi, bilgisayarlı tomografi ve manyetik rezonansın da olduğu görüntüleme testleri akut rinosinüzit tanısına uyan komplikasyonsuz hastalarda gereksizdir. Ancak hastalarda komplikasyona götürebilecek bir durum veya başka bir tanıdan şüpheleniliyorsa görüntülemeye başvurulabilir (Amerikan KBB ve Baş-Boyun Cerrahisi Derneği).

    • Dört yaş altı çocuklara öksürük veya soğuk algınlığı ilaçları reçete etmeyin veya önermeyin. Araştırmalar, bu ilaçların küçük çocuklarda çok az fayda sağladığını ve ciddi yan etki potansiyeline sahip olduğunu göstermektedir. Çocuklar için olan birçok öksürük ve soğuk algınlığı ilacı, birden fazla aktif maddeye sahiptir ve başka bir ürünle birlikte kullanıldığında doz aşımı riski vardır (Amerikan Pediatri Derneği).

    "DAHA FAZLASI, DAHA İYİ DEMEK DEĞİL"

    ABIM Vakfı Başkanı Dr. Christine K. Cassel, ülkenin önde gelen 25 uzmanlık derneğinin, uzmanlık alanları içinde sık kullanılan, fakat her zaman faydalı olmayan tanı yöntemleri ve tedavileri hakkında konuştuklarını ve liderlik ettiklerini söyleyerek, artık insanların konu sağlık hizmeti olduğunda daha fazlasının daha iyisi anlamına gelmediğinin farkına vardığını belirtti. Dr. Cassel, “Bu listeler sayesinde hekimlerin ve hastaların gerçekten neye ihtiyaçları olduğu konusunda konuşmalarını teşvik etmeyi istiyoruz” dedi.
     


    Yazan: doctorrr
Konu Durumu:
Daha fazla cevap için açık değil.
Yüklüyor...
19/09/2018 - 17:32