Tamer Yelkovan : Bu nasıl şike davası ... İçeri de sadece Fenerbahçeliler var ..!

Sponsorlu Bağlantılar

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
juristokrat

juristokrat

Üye



Şu baştan belirteyim şuanki yasa geçen sene nisan ayında çıktı,nisandan önceki iddia edilen suçlara savcı dolandırıcılık adını verdi,yasadan sonrakilere ise şike dendi.Yani ayrı bir suçmuş izlenimi yaratmasın bu sizde sadece yasa olmadığı için bu şekilde adlandırıldı.Haksız kazanç diyorsun.Aziz yıldırım kimden ne zaman para almış hele bi derseniz sevinirim

1-şimdi ilk iddianı kabul etmek hukuken hele ceza hukuku açısından mümkün değil.zira kanundaki tanıma uymayan tipte bir suç ihdas edilemez.yani o zaman şike yoktu o halde ben dolandırıcılık diyeyim mantığı olmaz,bu uluslararası anlaşmalara anayasaya ve kanuna aykırı.bu kadar açık bir aykırılık olsa yer gök inletilirdi.şimdi şike nedir ona bakalım kanun diyor ki:'Belirli bir spor müsabakasının sonucunu etkilemek amacıyla bir başkasına
kazanç veya sair menfaat temin etmek..' bir de dolandırıcılığa bakalım 'hileli davranışlarla bir kimse aldatarak onun zararına kendi menfaatine ilişkin eylemlerde bulunmak..'yani bunların benzer yanı yok.aradaki fark aldatmada şikede aldatma yok aksine anlaşma var.yani şike yoktu o yüzden dolandırıcılık denildi demek doğru değil,bunlar farklı farklı suçlar.
2-yasa olmadığı için ayrı suç havası verildi demissn.bu da olmaz.yine suçta ve cezada kanunilik ilkesi vardır ve KANUNDA suç olarak sayılmayan hareketler cezalandırılamaz.yani kanun yoksa suç da olmaz olamaz.hani bunlar işin hikaye kısmı falan değil.bu kurallar ceza hukukunun temeli.herşeyden önce bunlar öğretilir ve asla unutulamaz.
3-son olarak kimden para almış sorusuna gelelim.en başta belirttim ben,kimin ney aldığını verdiğini bilmek şu aşamada benim görevim değil.ben taraflı tarafsız basının ortak olarak duyurduğu iddialardan vs bahsediyorum.yine yukarıda belirttiğim üzere bunların hepsinin cevabı iddianamede eminim vardır.Sayın savcının kimi ne ile itham ettiğini merak edenler için link verdim.indirip inceleyebilirsiniz.ben kendim incelemedim,zaten binlerce sayfalık sorumluluğum varken üzerine bir de 400 sayfalık iddianame koyamam da.
 


greenmile

greenmile

Üye
1-şimdi ilk iddianı kabul etmek hukuken hele ceza hukuku açısından mümkün değil.zira kanundaki tanıma uymayan tipte bir suç ihdas edilemez.yani o zaman şike yoktu o halde ben dolandırıcılık diyeyim mantığı olmaz,bu uluslararası anlaşmalara anayasaya ve kanuna aykırı.bu kadar açık bir aykırılık olsa yer gök inletilirdi.şimdi şike nedir ona bakalım kanun diyor ki:'Belirli bir spor müsabakasının sonucunu etkilemek amacıyla bir başkasına
kazanç veya sair menfaat temin etmek..' bir de dolandırıcılığa bakalım 'hileli davranışlarla bir kimse aldatarak onun zararına kendi menfaatine ilişkin eylemlerde bulunmak..'yani bunların benzer yanı yok.aradaki fark aldatmada şikede aldatma yok aksine anlaşma var.yani şike yoktu o yüzden dolandırıcılık denildi demek doğru değil,bunlar farklı farklı suçlar.
2-yasa olmadığı için ayrı suç havası verildi demissn.bu da olmaz.yine suçta ve cezada kanunilik ilkesi vardır ve KANUNDA suç olarak sayılmayan hareketler cezalandırılamaz.yani kanun yoksa suç da olmaz olamaz.hani bunlar işin hikaye kısmı falan değil.bu kurallar ceza hukukunun temeli.herşeyden önce bunlar öğretilir ve asla unutulamaz.
3-son olarak kimden para almış sorusuna gelelim.en başta belirttim ben,kimin ney aldığını verdiğini bilmek şu aşamada benim görevim değil.ben taraflı tarafsız basının ortak olarak duyurduğu iddialardan vs bahsediyorum.yine yukarıda belirttiğim üzere bunların hepsinin cevabı iddianamede eminim vardır.Sayın savcının kimi ne ile itham ettiğini merak edenler için link verdim.indirip inceleyebilirsiniz.ben kendim incelemedim,zaten binlerce sayfalık sorumluluğum varken üzerine bir de 400 sayfalık iddianame koyamam da.


Arkadaşım şuna adım gibi eminim ki dolandırıcılık dediği de şike iddiası.Bunu çok açık net biliyorum.Çünkü nisan ayından önce şike suçu adli olarak tanımlanmamıştı.Bu yasa nisanda çıktı,zaten şike suçu başından beri olsaydı.Pek çok insan daha yargılanırdı.Demek istediğim adli yönden sportif yönünü konuşmuyorum olayın ama dediklerim birebir doğru.Dolandırıcılığı şike harici bir şey sanma bu konuda lütfen.

ana bir örnek vereyim korcan da kaleci serdar da;serdar hiç cezaevinde kalmadı.Korcan ise yaklaşık 5 ay hapiste yattı sebebini araştırırsan demek istediğimi anlayacaksın
 
juristokrat

juristokrat

Üye



Arkadaşım şuna adım gibi eminim ki dolandırıcılık dediği de şike iddiası.Bunu çok açık net biliyorum.Çünkü nisan ayından önce şike suçu adli olarak tanımlanmamıştı.Bu yasa nisanda çıktı,zaten şike suçu başından beri olsaydı.Pek çok insan daha yargılanırdı.Demek istediğim adli yönden sportif yönünü konuşmuyorum olayın ama dediklerim birebir doğru.Dolandırıcılığı şike harici bir şey sanma bu konuda lütfen.

ana bir örnek vereyim korcan da kaleci serdar da;serdar hiç cezaevinde kalmadı.Korcan ise yaklaşık 5 ay hapiste yattı sebebini araştırırsan demek istediğimi anlayacaksın

Tamam da bazı şeylere çok moda mod yaklaşıyorsun.şimdi korcan yattı diye serdarin da yatması gerekmez ki.her suç failinin farklı durumları farklı suç işleyişleri vardır.buna cezaların bireysellestirlmesi denir.yani aynı suç olsa bile farklı konumlar nedeniyle farklı yaptırımlar mümkün.bir de kanun nisanda çıkmıştı ama maçlardan bazıları mayısta oynanmıştı galiba.mesela sivas fb maçı.yani eğer tarihlerde yanılmıyorsam demek ki şikeden bahsedilebilir.yani nisandan önceki iddiaları saf dışı bıraksak da nisanda sonra oynanan maçlarda şikeden bahsedilebilir.ayrıca korçanın vs şikeden içerde -bildiğim kadarıyla-kimsenin kalmaması aziz yıldırınım içeride kalma nedeninin başkaca suçlar olduğu kanısı da güçlendirilmiş olur.bu da beni bu davanın şike davasından çok öte bir dava olduğu götürür ki ben baştan beri bunu savunuyorum.
 
greenmile

greenmile

Üye
Tamam da bazı şeylere çok moda mod yaklaşıyorsun.şimdi korcan yattı diye serdarin da yatması gerekmez ki.her suç failinin farklı durumları farklı suç işleyişleri vardır.buna cezaların bireysellestirlmesi denir.yani aynı suç olsa bile farklı konumlar nedeniyle farklı yaptırımlar mümkün.bir de kanun nisanda çıkmıştı ama maçlardan bazıları mayısta oynanmıştı galiba.mesela sivas fb maçı.yani eğer tarihlerde yanılmıyorsam demek ki şikeden bahsedilebilir.yani nisandan önceki iddiaları saf dışı bıraksak da nisanda sonra oynanan maçlarda şikeden bahsedilebilir.ayrıca korçanın vs şikeden içerde -bildiğim kadarıyla-kimsenin kalmaması aziz yıldırınım içeride kalma nedeninin başkaca suçlar olduğu kanısı da güçlendirilmiş olur.bu da beni bu davanın şike davasından çok öte bir dava olduğu götürür ki ben baştan beri bunu savunuyorum.


Yani şuarada anlaşamıyoruz verdiğim örnekte korcana atılan suç direk şike suçuydu,maç mayısta oynandığı için..Nisandan sonra tckya şike suçu girdi,ancak serdara atılan suç direk şike suçu değil,çünkü o dönemde tck da şike diye bir suç yok bu yüzden nitekli dolandırıcılık kapsamına alındı.Aslında iddiaa edilen suçlar aynı ancak yasa nedeniyle isimleri değişik bu aziz yıldırım içinde geçerli.

Martta işlenen bir fiil için sen nisanda yasa çıkarıp adamı şikeden yargılayamassın bu bakımdan.Çünkü kişi lehine kanun denen şey var.İddiaa edilen fiilin gerçekleştiği tarih kişinin lehine ise o kullanılır zaten.Şikeyle dolandırıcılık aynı cezayı vermiyor,bazı maçlara dolandırıcılık denmesi bu yüzden;)
 
juristokrat

juristokrat

Üye



Yani şuarada anlaşamıyoruz verdiğim örnekte korcana atılan suç direk şike suçuydu,maç mayısta oynandığı için..Nisandan sonra tckya şike suçu girdi,ancak serdara atılan suç direk şike suçu değil,çünkü o dönemde tck da şike diye bir suç yok bu yüzden nitekli dolandırıcılık kapsamına alındı.Aslında iddiaa edilen suçlar aynı ancak yasa nedeniyle isimleri değişik bu aziz yıldırım içinde geçerli.

Martta işlenen bir fiil için sen nisanda yasa çıkarıp adamı şikeden yargılayamassın bu bakımdan.Çünkü kişi lehine kanun denen şey var.İddiaa edilen fiilin gerçekleştiği tarih kişinin lehine ise o kullanılır zaten.Şikeyle dolandırıcılık aynı cezayı vermiyor,bazı maçlara dolandırıcılık denmesi bu yüzden;)

Elbette lehe kanun uygulanacak bunu ben de diyorum zaten.ama 14 nisanda kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra oynanan maçlar şike iddiasıyla ilgilidir.zaten nisandan önceki dönemde eğer başkaca bir suç tespit edilmişse onun cezası verilir.şikeden ceza verilemez.ama dolandırıcılka şike suçlarının kanuni tipleri farklı ben onu anlatamıyorum.yani benim özetle savunduğum 2 nokta şunlar:1)aziz yıldırımın tutukluluk halinin devam etme nedeni şike veya teşvik primi değildir.bu yüzden de davanın sadece şike yönüne bakılmasını anlamıyorum.daha ağır suçlardan niye bahsedilmiyor?
2)soruşturma başladığında şike suç değildi o yüzden dolandırıcılıktan ceza verelim dediler i de aklım mantığım ve az da olsa hukuk bilgim almıyor.varsa sağlam bir kaynak(makale vs) göster ben de diyeyim ki şu açıdan bu şekilde kabul etmişler.yani ceza hukukunda benzetmeyle suç ortaya cikaramazsin çünkü kıyas yasağı var.kanundaki tanıma birebir uymali ki yapılan hareket suç oluşabilsin.
 
greenmile

greenmile

Üye
Elbette lehe kanun uygulanacak bunu ben de diyorum zaten.ama 14 nisanda kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra oynanan maçlar şike iddiasıyla ilgilidir.zaten nisandan önceki dönemde eğer başkaca bir suç tespit edilmişse onun cezası verilir.şikeden ceza verilemez.ama dolandırıcılka şike suçlarının kanuni tipleri farklı ben onu anlatamıyorum.yani benim özetle savunduğum 2 nokta şunlar:1)aziz yıldırımın tutukluluk halinin devam etme nedeni şike veya teşvik primi değildir.bu yüzden de davanın sadece şike yönüne bakılmasını anlamıyorum.daha ağır suçlardan niye bahsedilmiyor?
2)soruşturma başladığında şike suç değildi o yüzden dolandırıcılıktan ceza verelim dediler i de aklım mantığım ve az da olsa hukuk bilgim almıyor.varsa sağlam bir kaynak(makale vs) göster ben de diyeyim ki şu açıdan bu şekilde kabul etmişler.yani ceza hukukunda benzetmeyle suç ortaya cikaramazsin çünkü kıyas yasağı var.kanundaki tanıma birebir uymali ki yapılan hareket suç oluşabilsin.


Eğer iddiaanamede Aziz Yıldırım hakkında kimi dolandırdığını yada dolandırmaya çalıştığını söylersen sevinirim
 
juristokrat

juristokrat

Üye
profesör ersan şen ceza hukuku uzmanı:Her ne kadar doktrinde 6222 sayılı Kanun öncesinde bu fiilleri işleyen kişilerin dolandırıcılık suçundan dolayı sorumlu tutulabileceği, Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde düzenlenen derneklerin aracı olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun oluşacağı yönünde bir görüş bulunsa da, bu görüşe katılmak mümkün değildir[3].6222 sayılı Kanunun genel gerekçesinde, “5149 sayılı Kanunda şike ve teşvik primi fiilleri suç olarak tanımlanmadığı gibi, ceza kanunlarında da bu fiiller özel olarak düzenlenmemiştir. Bu kanun ile şike ve teşvik primi fiilleri suç olarak düzenlenmiş ve ayrıca bu suçlarla etkin mücadele açısından Ceza Muhakemesi Kanunu’nda düzenlenen iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması maddesinin da uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.” denilerek, 6222 sayılı Kanun öncesinde şike ve teşvik primi verme fiillerinin suç olarak tanımlanmadığı ortaya konulmuştur. Yine 6222 sayılı Kanunun 11. madde gerekçesinin ilk cümlesinde, “5149 sayılı Kanunda ve ceza hükmü içeren diğer kanunlarda suç olarak belirtilmeyen şike ve teşvik primi bu madde ile suç haline getirilmiştir.” hükmüne yer verilmiştir. Kanun koyucu, şike ve teşvik primi verme fiillerini ilk olarak 6222 sayılı Kanunla suç olarak tanımlamış olup, bu Kanun 14 Nisan 2011 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Dolayısıyla şike ve teşvik primi verme fiillerinin, "suçta ve cezada kanunilik" prensibini düzenleyip güvence altına alan Anayasa m.38/1 ve Türk Ceza Kanunu m.2 ve 7 uyarınca dolandırıcılık olarak kabul edilebilme ve cezalandırılabilme imkanı bulunmamaktadır.Esas itibariyle, şike ve teşvik primi iddialarının
dolandırıcılık olarak kabulü iki nedenle yanlıştır: İlkine göre, bir an için şike ve teşvik primi fiilleri dolandırıcılık suçunu oluşturmakta ise, kanun koyucunun 6222 sayılı Kanunun 11. maddesini yasalaştırma ihtiyacı duymaması gerekirdi. İkincisine göre, dolandırıcılık ile şike ve teşvik primi fiillerinin unsurları farklıdır. Dolandırıcılıkta, doğrudan doğruya mağduru hedef alan ve aldatma imkanı bulunan hileli hareketlerle onun iradesini hataya düşürüp zarara uğratmak ve haksız yarar sağlamak vardır. Şike ve teşvik priminde ise, doğrudan doğruya mağduru hedef alıp, aldatmaya elverişli hileli hareketlerle hataya düşürmek kastı ve buna uygun maddi unsur (hareket + netice ve bunlar arasında kurulması gereken illiyet bağı) yoktur. Bunun aksine şike ve teşvik primi fiillerinde, karşılıklı anlaşmak suretiyle müsabakaların sonuçlarını etkilemeye yönelik irade birliği vardır. Şike ve teşvik priminden olumsuz etkilenenler varsa, bu kişiler dolandırıcılık suçunun mağduru olarak değerlendirilemezler. Şike ve teşvik primi unsurları gereği karşılıklı çok failli suçlardan olup, bu yönü ile de dolandırıcılık suçundan ayrılır. Kanun koyucu, şike ve teşvik primi fiillerini ilk olarak 6222 sayılı Kanun ile suç olarak tanımlamıştır.Dolandırıcılık suçunun somut olayda varlığının kabulü için, fail tarafından ilk önce belirli bir niteliği haiz hileli hareketlerde bulunulmalı ve bu hileli hareketlerle mağdur aldatılarak, mağdurun veya üçüncü bir kişinin zararına olarak bir menfaat elde edilmelidir. Aldatma kabiliyetini haiz hileli hareket, her durumda elde edilen haksız menfaat ile verilen zararın öncesinde veya en azından eş zamanlı olarak icra edilmesi, bu noktada da hareket ile netice arasında illiyet bağı kurulması kaydı ile dolandırıcılık suçunun maddi unsuru sayılabilir.
TCK m.157’de dolandırıcılık suçu tanımlanmış, 158. maddede bu suçun nitelikli hallerine yer verilmiştir. TCK m.158’in somut olayda tatbik edilebilmesinin ön şartı, somut olayda TCK m.157’nin tüm unsurları ile gerçekleşmesidir.
Çok hareketli bir suç görüntüsü taşıyan dolandırıcılık suçunun oluşumu açısından birden fazla fiilin gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu hareketlerden birincisi hiledir.Sonuç olarak; 6222 sayılı Kanunun Genel Gerekçesi ile 11. madde gerekçesinde ifade edildiği üzere, şike ve teşvik primi verme fiilleri 14.04.2011 tarihinden önce suç olarak düzenlenmemiştir. Suçta ve cezada kanunilik ilkesi ve cezalandırmada kıyas yasağı[5] gereğince bu suçların, dolandırıcılık veya başkaca bir suç olarak değerlendirilebilme imkanı bulunmamaktadır.'' şikeye dair daha detaylı bilgi için

---------- Eklendi @ 21:17:44 ---------- Yazıldı @ 21:15:13 ----------




Eğer iddiaanamede Aziz Yıldırım hakkında kimi dolandırdığını yada dolandırmaya çalıştığını söylersen sevinirim

Ya yine ayrı yere geliyorsun benim isim değil ki kimi dolandırdığı ben meraklısı da değilim kimi dolandırdığının,link verdim 400sayfadan fazla iddianame ben tutup şimdi onu mu okuyayım? Ama yüzde yüz yazıyordur orada.
 
arslansem

arslansem

Üye
Bu şike davası değil namus davasıydı gardaş :pro: ama dava bitmeden namus ... dilim varmıyor :ehe
 
  • Beğen
Tepkiler: 'Sefer
juristokrat

juristokrat

Üye
Bu şike davası değil namus davasıydı gardaş :pro: ama dava bitmeden namus ... dilim varmıyor :ehe


ortada namus davası falan da yok bazı şeyleri çok abartıyoruz.en son adliyede olay çıkaranlar için 6 yıl hapis isteniyor haberi çıktı.sizce o insanlar genel olarak tüm kulüp başkanlarının özelde ise aziz yıldırımın çok umrunda mı?bence değiller.ne olur alırlar 4 yıl hapsi onlar sağ başkanlar selamet.yani hiçbirşeyin çözümu kırıp dökmek değil.daha yapıcı olmak gerek.hiçbir kulüp bir insandan üstün olmadı olamaz.ama biz bunu abartıp nerdeyse ilahlaştryoruz.bu kadar değeri kulüplere vs değil de insanlara vermiş olsak inanın bambaşka yerlerde oluruz ama nerdee.
 
arslansem

arslansem

Üye
Kesinlikle katılıyorum arkadaşım.Hep bu edepsiz kulüp yöneticileri :ehe namusu davayla birleştirdiler sonra sen git davayı çek.Yazık günah 35-40 belki de 50 milyon taraftarı var bu takımın :ehe
 
greenmile

greenmile

Üye
hala uefa üsül davasını şike davası sanan kısıtlı arkadaşlar var demek ki,dava edende biziz çekende biziz size ne oluyor,ne bu kuyruk acısı?


Aziz Yıldırım şike adı altında yargılanıyor,yoksa kimseyi dolandırdığı falan yok bunu açık ve net bir şekilde bilin yeterli;)


---------- Eklendi @ 11:48:29 ---------- Yazıldı @ 11:47:21 ----------

ortada namus davası falan da yok bazı şeyleri çok abartıyoruz.en son adliyede olay çıkaranlar için 6 yıl hapis isteniyor haberi çıktı.sizce o insanlar genel olarak tüm kulüp başkanlarının özelde ise aziz yıldırımın çok umrunda mı?bence değiller.ne olur alırlar 4 yıl hapsi onlar sağ başkanlar selamet.yani hiçbirşeyin çözümu kırıp dökmek değil.daha yapıcı olmak gerek.hiçbir kulüp bir insandan üstün olmadı olamaz.ama biz bunu abartıp nerdeyse ilahlaştryoruz.bu kadar değeri kulüplere vs değil de insanlara vermiş olsak inanın bambaşka yerlerde oluruz ama nerdee.

kısıtlı arkadaşlar uefaya karşı açtığımız sportif davayı kastediyor,oysaki fener şike yapıp yapmamış davası değil o.Ama gel gör ki anlatamazsın sebepleri malum.
 
juristokrat

juristokrat

Üye
hala uefa üsül davasını şike davası sanan kısıtlı arkadaşlar var demek ki,dava edende biziz çekende biziz size ne oluyor,ne bu kuyruk acısı?


Aziz Yıldırım şike adı altında yargılanıyor,yoksa kimseyi dolandırdığı falan yok bunu açık ve net bir şekilde bilin yeterli;)


---------- Eklendi @ 11:48:29 ---------- Yazıldı @ 11:47:21 ----------



kısıtlı arkadaşlar uefaya karşı açtığımız sportif davayı kastediyor,oysaki fener şike yapıp yapmamış davası değil o.Ama gel gör ki anlatamazsın sebepleri malum.

Valla biz kanun maddeleriyle konuşuyoruz,dediklerimizi destekleyen uzmanlardan profesörlerden makaleler yayınlıyoruz hala şike diyosunuz dolandırıcılık yok diyosunuz,hani artık iddia boyutunu da aşıyorsunuz,sanki aziz yıldırımla yediğiniz içtiğiniz ayrı gitmiyor gibi anlatıyorsunuz,onun her hareketinde yanindaymışçasna bir masal havasıyla beyanlarda bulunuyorsunuz.bana inan falan diye de ısrar ediyorsunuz.son sözüm bir korku ımparatorluğu oluşturdunuz onun altında eziliyorsunuz.başka birşey demiyorum.herkesin inandığı kendine o halde.
 
  • Beğen
Tepkiler: 'Sefer
greenmile

greenmile

Üye
Valla biz kanun maddeleriyle konuşuyoruz,dediklerimizi destekleyen uzmanlardan profesörlerden makaleler yayınlıyoruz hala şike diyosunuz dolandırıcılık yok diyosunuz,hani artık iddia boyutunu da aşıyorsunuz,sanki aziz yıldırımla yediğiniz içtiğiniz ayrı gitmiyor gibi anlatıyorsunuz,onun her hareketinde yanindaymışçasna bir masal havasıyla beyanlarda bulunuyorsunuz.bana inan falan diye de ısrar ediyorsunuz.son sözüm bir korku ımparatorluğu oluşturdunuz onun altında eziliyorsunuz.başka birşey demiyorum.herkesin inandığı kendine o halde.


sen dolndırıcılık olduğunu iddiaa ediyorsun bende sana iddiaanamede neden dolandırıcılık ismiyle geçtiğini anlatıyorum ancak anlamak istemiyorsun.O zaman diyorum ki madem dolandırıcılığı gerçek anlamında kullanıldığını düşünüyorsun.İddiaanamede Aziz Yıldırım'ın nerede kimi dolandırdığını bir anlat diyorum anlatamıyorsun.İddiaanamede tek bir yer yok Aziz Yıldırım şunu dolandırmıştır diye.

Sebebini defalarca söyledim yasa yasa yasa.Devam edilen olayda kişinin lehine olan yasa kullanılır olay bundan ibaret.
 
haltie

haltie

Üye
Bu olaylardan önce fenerliler dahil herkes Aziz yıldırımın mafya olduğunu herkesi tehdit edebilecek güçte olduğunu karanlık bir insan olduğunu söylüyordu hatta fenerli arkadaşlarım bununla gurur duyuyordu adam içeri girdi bir anda mazlum oldu bir anda sütten çıkma ak kaşık oldu
 

Casio Murat

Üye
demekki........... ..#
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

Benzer Konular



Üst Alt