dreamnurse
Üye
Şirinler çizgi karakterinin 50. doğum günü Belçika'da kutlandı
Belçika'nın dünya çapında üne kavuşmuş çizgi roman karakterleri 'Şirinler'in 50. doğum günü, bu hafta sonu kutlandı.
70'lerde sinema perdesinde, 80'lerde ve 90'larda televizyonda çizgi film olarak karşımıza çıkmış bir fenomen olan Belçika'nın övünç kaynağı Şirinlerin telif hakkına sahip vakıf, Şirinlerin 50. yıldönümü sebebiyle UNICEF yararına Belçika'da oyuncak ve kitap satışı yaparak 100 bin euronun üzerinde yardım topladı. Şirinlerin çizgi roman olmaktan çıkıp televizyonda yayınlanmaya başlanmasının ardından, Şirinler karakterlerinin komünist yaşam biçimine ve idealine gönderme yaparak küçük çocukların beyinlerini
yıkadığı yolunda ciddi bir söylenti çıkmıştı. Şirinlerin yiyecekleri için toplu hasat yapıp, çıkan hasadı herkesin eşit pay etmesi, yani herhangi bir ticaretin söz konusu olmaması, bunun yanı sıra komünal düzende yaşayarak bireysel özelliklerine rağmen hepsinin eşit muamele görmesi ve hepsinin komünde yapacakları iş özelliklerine göre tayin edilmesi yorumlardan sadece birkaçı.
Çizgi filmde Öfkeli Şirin, Akıllı Şirin, Çalışkan Şirin, Uykucu Şirin gibi her Şirin kendisine biçilen rolü kabul etmiş ve bunu değiştirmek için hiçbir girişimde bulunmadan kendisiyle barışık ve toplum tarafından ona biçilen role uygun şekilde yaşıyor. Şirinlerin söyledikleri tüm şarkılar birlikten güç doğacağı ve beraberliğin önemi hakkında. Komünde yalnızca lider görevinde Şirin Baba isimli yaşlı bir Şirinin bulunmasının, uzun beyaz sakalı ile Karl Marx'ı temsil ettiği iddiası da mevcut. Mücadele
verdikleri ve direndikleri düşman büyücü Gargamel ise bireyciliği ve kapitalizmi simgeliyor.
50. yılı kutlanan Şirinlerin Brüksel'deki sergisini gezen 39 yaşındaki Benedict Jacobs, Şirinleri çok sevdiğini ve ilk sinema perdesinde izlediğini belirterek, "Hiçbir zaman politik bir mesaj olduğunu düşünmedim. Ben Ten-Ten'i de izlerdim ve bu tip teoriler onun için de yapılırdı. Ararsanız her şeyin içinde politik gönderme bulursunuz. Oysa benim için bunlar sadece çizgi roman" şeklinde konuştu.
29 yaşındaki Tierry Demour da, Şirinleri çok sevdiğini ifade ederek, konu hakkında çok düşünmediğini ve fazla bir yorum yapmaya gerek olmadığını söyledi. 54 yaşındaki Belçikalı Annie Vurkrause ise, bunun kendisi için sadece bir çizgi roman olduğunu, fakat bu söylentileri duyduktan sonra bu teori ışığında yeniden göz atmanın faydalı olabileceğini dile getirdi.
70'lerde sinema perdesinde, 80'lerde ve 90'larda televizyonda çizgi film olarak karşımıza çıkmış bir fenomen olan Belçika'nın övünç kaynağı Şirinlerin telif hakkına sahip vakıf, Şirinlerin 50. yıldönümü sebebiyle UNICEF yararına Belçika'da oyuncak ve kitap satışı yaparak 100 bin euronun üzerinde yardım topladı. Şirinlerin çizgi roman olmaktan çıkıp televizyonda yayınlanmaya başlanmasının ardından, Şirinler karakterlerinin komünist yaşam biçimine ve idealine gönderme yaparak küçük çocukların beyinlerini
yıkadığı yolunda ciddi bir söylenti çıkmıştı. Şirinlerin yiyecekleri için toplu hasat yapıp, çıkan hasadı herkesin eşit pay etmesi, yani herhangi bir ticaretin söz konusu olmaması, bunun yanı sıra komünal düzende yaşayarak bireysel özelliklerine rağmen hepsinin eşit muamele görmesi ve hepsinin komünde yapacakları iş özelliklerine göre tayin edilmesi yorumlardan sadece birkaçı.
Çizgi filmde Öfkeli Şirin, Akıllı Şirin, Çalışkan Şirin, Uykucu Şirin gibi her Şirin kendisine biçilen rolü kabul etmiş ve bunu değiştirmek için hiçbir girişimde bulunmadan kendisiyle barışık ve toplum tarafından ona biçilen role uygun şekilde yaşıyor. Şirinlerin söyledikleri tüm şarkılar birlikten güç doğacağı ve beraberliğin önemi hakkında. Komünde yalnızca lider görevinde Şirin Baba isimli yaşlı bir Şirinin bulunmasının, uzun beyaz sakalı ile Karl Marx'ı temsil ettiği iddiası da mevcut. Mücadele
verdikleri ve direndikleri düşman büyücü Gargamel ise bireyciliği ve kapitalizmi simgeliyor.
50. yılı kutlanan Şirinlerin Brüksel'deki sergisini gezen 39 yaşındaki Benedict Jacobs, Şirinleri çok sevdiğini ve ilk sinema perdesinde izlediğini belirterek, "Hiçbir zaman politik bir mesaj olduğunu düşünmedim. Ben Ten-Ten'i de izlerdim ve bu tip teoriler onun için de yapılırdı. Ararsanız her şeyin içinde politik gönderme bulursunuz. Oysa benim için bunlar sadece çizgi roman" şeklinde konuştu.
29 yaşındaki Tierry Demour da, Şirinleri çok sevdiğini ifade ederek, konu hakkında çok düşünmediğini ve fazla bir yorum yapmaya gerek olmadığını söyledi. 54 yaşındaki Belçikalı Annie Vurkrause ise, bunun kendisi için sadece bir çizgi roman olduğunu, fakat bu söylentileri duyduktan sonra bu teori ışığında yeniden göz atmanın faydalı olabileceğini dile getirdi.


paylaşım için saol dreamnurse 


s 