Haberci
Üye
Obezite Ve Beslenme
İSTANBUL (A.A) - 01.12.2005 - İstanbul Cerrahi Hastanesi İç
Hastalıkları Uzmanı Doktor Elem Ayça Kaya, Türkiye'de insanların yüzde
25'inin şişmanlık hastalığı ile karşı karşıya bulunduğunu belirtti.
<div align="center"></div>
İstanbul Cerrahi Hastanesi'nin ''Önce Sağlık Günleri'' kapsamında
''Obezite ve Profesyonel Destek Almadan Neden Zayıflayamıyoruz?''
konulu toplantı düzenlendi.
Toplantıda konuşan Kaya, obezitenin, vücutta olması gerekenden
daha fazla yağ birikmesi sonucu ortaya çıkan ilerleyici, tekrarlayıcı
ve mutlaka kontrol altına alınması gereken kronik bir hastalık
olduğunu söyledi.
Obez kişilerde yüksek tansiyon, şeker hastalığı, yüksek
kolesterol, solunum rahatsızlıkları, eklem hastalıkları, adet
düzensizlikleri, kısırlık, iktidarsızlık, safra kesesi hastalıkları ve
bazı kanser türlerinin daha sık görüldüğünü belirten Kaya, ''İdeal
kiloya inmek değil, mevcut kilonun yüzde 10'unu kaybetmek bile bu
hastalıkların ortaya çıkmasını geciktirdiği gibi var olan
hastalıkların da ilerlemesini önler'' dedi.
Obezitenin tedavisinde hareketin önemine işaret eden Kaya,
''Televizyon kumandası yerine kanalları yerimizden kalkarak günde 20
kez değiştirdiğimizi düşünelim ve her değiştirmede de 20 metre
yürüdüğümüzü. Bu günde 400 metre, yılda 146 kilometre demektir ki, bu
da 25 saat yürüme demektir. Bir insan bir saat yürüyerek 113-226
kalori kaybeder. Eğer bu yapılmazsa kişide 2 bin 800-6 bin arası
kalori depolanır'' diye konuştu.
Kaya, Türkiye'de insanların yüzde 25'inin şişmanlık hastalığı ile
karşı karşıya olduğunu bildirdi.
İş ortamında beslenme alışkanlıklarının değiştirilmesi gerektiğini
ifade eden Kaya, çalışanlara ''Kola, nektar gibi şekerli içeceklerden
uzak durun. Bitki çayı için. İşte tüketmek için yanınızda sağlıklı
besinler getirin, fırsat buldukça hareket edin. Esneme hareketleri
yapın, merdivenleri yürüyerek çıkın, inin. Kısa mesafeleri yürüyün.
Evde de vakit buldukça hareket yapın'' önerilerinde bulundu.
Kaya, her çeşit taze meyve, sebze, meyveli ve şekersiz yulaf
ezmeleri, mısır gevreği, leblebi, kuru meyveler, yağsız süt, yoğurt ve
peynir, tam tahıl veya çavdar ekmeği yenilmesini tavsiye etti.
-BİR PARÇA ÇİKOLATA-
Diyetisyen Esra Serinan da, besinlerin de aynen ilaçlar gibi
vücuda belirli miktarlarda alınması gerektiğini ifade ederek, yanlış
beslenmenin olumsuz sonuçlarının uzun bir süre sonunda ortaya
çıktığını anlattı.
Bu sonuçlardan birinin de sinsice ilerleyen şişmanlık olduğunu
belirten Serinan, ''Örneğin günlük enerji ihtiyacına ilaveten her gün
bir parça çikolata yenilmesi 1 sene sonunda 1.5 kilogram, 10 sene
sonunda 15 kilogram alınmasına neden olur'' diye konuştu.
Kişinin tıbben mümkün olmayan kilo verme hedeflerine kapılarak
yanlış uygulamalara maruz kalmasının vücuttan yağ dokusu yerine
yaşamsal önemi olan su ve kas gibi kitlelerin kaybına yol açtığını
ifade eder Serinan, şunları kaydetti:
''Yanlış inanışlar sonucu gün içinde sadece karpuz, peynir
tüketilmesi, kahvaltı edilmemesi, saat 18.00'den sonra tüketim
yapılmaması, muz, üzüm, havuç, patates gibi besinlerin gereksiz yere
hiç tüketilmemesi, tahıl grubunun yasaklanması veya tek gıda rejimleri
gibi uygulamalar, tıbbın dışındadır. Sihirli değnek gibi gösterilen bu
uygulamalar gerçekçi değildir.''
16:33 01/12/05
Hastalıkları Uzmanı Doktor Elem Ayça Kaya, Türkiye'de insanların yüzde
25'inin şişmanlık hastalığı ile karşı karşıya bulunduğunu belirtti.
<div align="center"></div>
İstanbul Cerrahi Hastanesi'nin ''Önce Sağlık Günleri'' kapsamında
''Obezite ve Profesyonel Destek Almadan Neden Zayıflayamıyoruz?''
konulu toplantı düzenlendi.
Toplantıda konuşan Kaya, obezitenin, vücutta olması gerekenden
daha fazla yağ birikmesi sonucu ortaya çıkan ilerleyici, tekrarlayıcı
ve mutlaka kontrol altına alınması gereken kronik bir hastalık
olduğunu söyledi.
Obez kişilerde yüksek tansiyon, şeker hastalığı, yüksek
kolesterol, solunum rahatsızlıkları, eklem hastalıkları, adet
düzensizlikleri, kısırlık, iktidarsızlık, safra kesesi hastalıkları ve
bazı kanser türlerinin daha sık görüldüğünü belirten Kaya, ''İdeal
kiloya inmek değil, mevcut kilonun yüzde 10'unu kaybetmek bile bu
hastalıkların ortaya çıkmasını geciktirdiği gibi var olan
hastalıkların da ilerlemesini önler'' dedi.
Obezitenin tedavisinde hareketin önemine işaret eden Kaya,
''Televizyon kumandası yerine kanalları yerimizden kalkarak günde 20
kez değiştirdiğimizi düşünelim ve her değiştirmede de 20 metre
yürüdüğümüzü. Bu günde 400 metre, yılda 146 kilometre demektir ki, bu
da 25 saat yürüme demektir. Bir insan bir saat yürüyerek 113-226
kalori kaybeder. Eğer bu yapılmazsa kişide 2 bin 800-6 bin arası
kalori depolanır'' diye konuştu.
Kaya, Türkiye'de insanların yüzde 25'inin şişmanlık hastalığı ile
karşı karşıya olduğunu bildirdi.
İş ortamında beslenme alışkanlıklarının değiştirilmesi gerektiğini
ifade eden Kaya, çalışanlara ''Kola, nektar gibi şekerli içeceklerden
uzak durun. Bitki çayı için. İşte tüketmek için yanınızda sağlıklı
besinler getirin, fırsat buldukça hareket edin. Esneme hareketleri
yapın, merdivenleri yürüyerek çıkın, inin. Kısa mesafeleri yürüyün.
Evde de vakit buldukça hareket yapın'' önerilerinde bulundu.
Kaya, her çeşit taze meyve, sebze, meyveli ve şekersiz yulaf
ezmeleri, mısır gevreği, leblebi, kuru meyveler, yağsız süt, yoğurt ve
peynir, tam tahıl veya çavdar ekmeği yenilmesini tavsiye etti.
-BİR PARÇA ÇİKOLATA-
Diyetisyen Esra Serinan da, besinlerin de aynen ilaçlar gibi
vücuda belirli miktarlarda alınması gerektiğini ifade ederek, yanlış
beslenmenin olumsuz sonuçlarının uzun bir süre sonunda ortaya
çıktığını anlattı.
Bu sonuçlardan birinin de sinsice ilerleyen şişmanlık olduğunu
belirten Serinan, ''Örneğin günlük enerji ihtiyacına ilaveten her gün
bir parça çikolata yenilmesi 1 sene sonunda 1.5 kilogram, 10 sene
sonunda 15 kilogram alınmasına neden olur'' diye konuştu.
Kişinin tıbben mümkün olmayan kilo verme hedeflerine kapılarak
yanlış uygulamalara maruz kalmasının vücuttan yağ dokusu yerine
yaşamsal önemi olan su ve kas gibi kitlelerin kaybına yol açtığını
ifade eder Serinan, şunları kaydetti:
''Yanlış inanışlar sonucu gün içinde sadece karpuz, peynir
tüketilmesi, kahvaltı edilmemesi, saat 18.00'den sonra tüketim
yapılmaması, muz, üzüm, havuç, patates gibi besinlerin gereksiz yere
hiç tüketilmemesi, tahıl grubunun yasaklanması veya tek gıda rejimleri
gibi uygulamalar, tıbbın dışındadır. Sihirli değnek gibi gösterilen bu
uygulamalar gerçekçi değildir.''
16:33 01/12/05
