X-LifeHard
Üye
'Kızım Getirdim Bilgisayarını, Nerdesin?'
Üzerinde 'Canım kızıma sevgilerle' yazan bilgisayarı Tuğçe'nin yatağına koyan Ergül Anlaş, "Al kızım getirdim istediğin bilgisayarı, nerdesin? Ona sürpriz yapacaktım, en acı, en büyük sürprizle karşılaştım. Göremedi hediyesini yavrucağım. Tek dileğim bu katilin en büyük cezaya çarptırılıp, başka canların yanmaması" dedi. Anne Meryem Anaş ise "Artık bu cinayetlere bir önlem alınsın. Münevverimiz gitti, Tuğçemiz gitti, bari başka canlar, başka genç kızlar yanmasın. Ben kızıma gelinlik giydirecekken, kefen giydi" diyerek gözyaşı döktü.
5 gün önce, Seyhan baraj gölü kıyısında cesedi bulunan Tuğçe Anlaş'ın yakınları, odasını genç kızın fotoğraflarıyla donattı. Odanın duvarlarına fotoğrafları asan aile, yatağına da bayramlık olarak aldıkları, ancak hiç giymediği elbiseleri ve babası Ergül Anlaş'ın Dubai'den sürpriz yapmak için getirdiği dizüstü bilgisayarı koydu. Kızının kaza kurbanı olmadığını, cenazenin defninden sonra öğrenen ve cinayetten sonra ilk kez konuşan baba Ergül Anlaş, olaya hala inanamadığını söyledi. Yurtdışına gitmeden önce Büyükşehir Belediyesi Konservatuarı'nda çektiği kızının fotoğraflarına bakıp ağlayan baba Anlaş, internette kızıyla sürekli haberleştiğini anlattı. Kızının istediği bilgisayarı 2 ay önce satın aldığını belirten Anlaş, şunları söyledi:
"Bana, 'Baba orada laptoplar ucuzmuş, bana laptop getirir misin?' dedi. Ben de alıp, geleceğim günü sabırsızlıkla bekledim. Biz Dubai'den Afganistan'a çalışmaya gidecektik. Ben de gitmeden önce kızlarımı görmek istiyordum. Bana, işyerindeki arkadaşlar bilet aldıklarını söyleyip, gönderdiler. Hiçbir şeyden haberim yoktu. Telefon istemişti, onu alamadan yola çıktım. Duyduğumda dünya başıma yıkıldı. 'Canım kızıma sevgilerle' yazıp, sevinçle geldim. Bilgisayar elimde kaldı, göremedi hediyesini yavrucağım. Ona sürpriz yapacaktım, en acı, en büyük sürprizle karşılaştım. Al kızım getirdim bilgisayarı, nerdesin? Tek dileğim bu katilin en büyük cezaya çarptırılıp, başka canların yanmaması."
'KARDEŞİNE ZARAR VERECEĞİNDEN KORKUYORDU'
Çocuklarından birini cinayete kurban vermenin üzüntüsünü yaşayan 2 kız çocuk annesi 44 yaşındaki Meryem Anlaş da cinayet sanığı Malik En'in, olay günü kendisini arayıp konuşabildiğine hala inanamadığını söyledi. Malik En'in cinayeti planlayarak ve soğukkanlılıkla işlediğini savunan anne Anlaş, şöyle konuştu:
"Olayın olduğu gece, Malik beni arayıp, 'Tuğçe eve geldi mi?' dedi. Kızımdan mesaj geldiğinde ben Malik'le olduğunu düşünmüştüm. 'Seninle birlikte değil mi?' dedim, bana hasta olduğunu ve 3 gündür evde yattığını söyledi. Annesiyle konuştum, o da oğlunun 3 gündür evden dışarı çıkmadığını söyledi. Nereden bilebilirdim kızımı öldürdüğünü? Hiçbir şey olmamış gibi, beni arayıp konuştu. Kızımın katiliyle, caniyle konuştuğumu nasıl bilebilirdim? Kızım, bana, Malik'in 'Benden ayrılırsan seni Adana'nın Münevver'i yapacağım' diyerek tehdit ettiğini, yüzüne kezzap dökeceğini söylerdi, kendisine zarar vereceğini hiç düşünmedi. O kardeşinden korkuyordu. Malik'in, kardeşi Gizem'e zarar vereceğini düşünüyordu. 'Gizem okula tek gidiyor, onu tehdit eder mi, kaçırır mı, bir şey yapar mı?' derdi. Tuğçe çok güçlüydü, erkek gibiydi. Bunu bildiği için Malik yanında birini götürmüş. Yoksa tek başına bunu yapamazdı. Kardeşinden korkarken, kendi başına geldi. Bu tamamen planlı bir cinayet. Bu kadar kolay mı genç bir kızı öldürmek? Madem bu kadar seviyordun, o zaman kendini de öldürüp onunla birlikte gitseydin. Yazıklar olsun bunu yapanlara."
'GELİNLİK GİYECEKTİ, KEFEN GİYDİ'
Münevver Karabulut öldürüldüğünde de çok üzüldüğünü anlatan Meryem Anaş, "Münevver'i televizyondan izlediğimde gece gündüz ağladım. 'Olamaz böyle bir şey' derken, aynı olay benim de başıma geldi. Beni diri diri mezara soktu. Artık bu cinayetlere bir önlem alınsın. Münevverimiz gitti, Tuğçe'miz gitti bari başka canlar, başka genç kızlar yanmasın. Başbakan'a sesleniyorum, yaşı küçük diye kızımı öldüren katili 2 senede, 5 senede cezaevinden çıkarmasınlar. Yaşı küçükse, nasıl böyle bir cinayet işleyebiliyor? Ben kızıma gelinlik giydirecekken, kefen giydi. Başka Tuğçeler ölmesin. Biz Türk adaletine güveniyoruz" diye konuştu.
Öldürülen kızın anneannesi Semiha Susuzer ise kimsenin Malik En'in avukatlığını yapmasını istemediğini belirterek, "Vicdanı olan, evladı olan, acıyı bilenler varsa bu caninin avukatlığını yapmasın. Ben, genç kızlara sesleniyorum; arkadaşlarınıza güvenmeyin. Benim Tuğçe'me güvendiği arkadaşının kurbanı oldu. Kimseyle arkadaş olmayın" dedi.
KONSERVATUARDA ÖĞRENCİYMİŞ
Öldürülen Tuğçe Anlaş'ın, markette çalışırken, Adana Büyükşehir Belediyesi Konservatuarı Türk Halk Müziği korosunda da öğrenci olduğu öğrenildi. Koroda üyesi olarak birçok kez sahne alan genç kızın, gitar ve müzik tutkunu olduğu anlaşıldı. Tuğçe'nin bilgisayarından, fotoğrafları ve Ferda Anıl Yarkın'ın 'Üzülme' adlı şarkını seslendirerek hazırladığı slayt gösterisi ortaya çıktı. 3 dakika 20 saniyelik slayt gösterisinde, Tuğçe'nin söylediği şarkı ve çeşitli yerlerde çekilmiş fotoğrafları yer alıyor.
Üzerinde 'Canım kızıma sevgilerle' yazan bilgisayarı Tuğçe'nin yatağına koyan Ergül Anlaş, "Al kızım getirdim istediğin bilgisayarı, nerdesin? Ona sürpriz yapacaktım, en acı, en büyük sürprizle karşılaştım. Göremedi hediyesini yavrucağım. Tek dileğim bu katilin en büyük cezaya çarptırılıp, başka canların yanmaması" dedi. Anne Meryem Anaş ise "Artık bu cinayetlere bir önlem alınsın. Münevverimiz gitti, Tuğçemiz gitti, bari başka canlar, başka genç kızlar yanmasın. Ben kızıma gelinlik giydirecekken, kefen giydi" diyerek gözyaşı döktü.
5 gün önce, Seyhan baraj gölü kıyısında cesedi bulunan Tuğçe Anlaş'ın yakınları, odasını genç kızın fotoğraflarıyla donattı. Odanın duvarlarına fotoğrafları asan aile, yatağına da bayramlık olarak aldıkları, ancak hiç giymediği elbiseleri ve babası Ergül Anlaş'ın Dubai'den sürpriz yapmak için getirdiği dizüstü bilgisayarı koydu. Kızının kaza kurbanı olmadığını, cenazenin defninden sonra öğrenen ve cinayetten sonra ilk kez konuşan baba Ergül Anlaş, olaya hala inanamadığını söyledi. Yurtdışına gitmeden önce Büyükşehir Belediyesi Konservatuarı'nda çektiği kızının fotoğraflarına bakıp ağlayan baba Anlaş, internette kızıyla sürekli haberleştiğini anlattı. Kızının istediği bilgisayarı 2 ay önce satın aldığını belirten Anlaş, şunları söyledi:
"Bana, 'Baba orada laptoplar ucuzmuş, bana laptop getirir misin?' dedi. Ben de alıp, geleceğim günü sabırsızlıkla bekledim. Biz Dubai'den Afganistan'a çalışmaya gidecektik. Ben de gitmeden önce kızlarımı görmek istiyordum. Bana, işyerindeki arkadaşlar bilet aldıklarını söyleyip, gönderdiler. Hiçbir şeyden haberim yoktu. Telefon istemişti, onu alamadan yola çıktım. Duyduğumda dünya başıma yıkıldı. 'Canım kızıma sevgilerle' yazıp, sevinçle geldim. Bilgisayar elimde kaldı, göremedi hediyesini yavrucağım. Ona sürpriz yapacaktım, en acı, en büyük sürprizle karşılaştım. Al kızım getirdim bilgisayarı, nerdesin? Tek dileğim bu katilin en büyük cezaya çarptırılıp, başka canların yanmaması."
'KARDEŞİNE ZARAR VERECEĞİNDEN KORKUYORDU'
Çocuklarından birini cinayete kurban vermenin üzüntüsünü yaşayan 2 kız çocuk annesi 44 yaşındaki Meryem Anlaş da cinayet sanığı Malik En'in, olay günü kendisini arayıp konuşabildiğine hala inanamadığını söyledi. Malik En'in cinayeti planlayarak ve soğukkanlılıkla işlediğini savunan anne Anlaş, şöyle konuştu:
"Olayın olduğu gece, Malik beni arayıp, 'Tuğçe eve geldi mi?' dedi. Kızımdan mesaj geldiğinde ben Malik'le olduğunu düşünmüştüm. 'Seninle birlikte değil mi?' dedim, bana hasta olduğunu ve 3 gündür evde yattığını söyledi. Annesiyle konuştum, o da oğlunun 3 gündür evden dışarı çıkmadığını söyledi. Nereden bilebilirdim kızımı öldürdüğünü? Hiçbir şey olmamış gibi, beni arayıp konuştu. Kızımın katiliyle, caniyle konuştuğumu nasıl bilebilirdim? Kızım, bana, Malik'in 'Benden ayrılırsan seni Adana'nın Münevver'i yapacağım' diyerek tehdit ettiğini, yüzüne kezzap dökeceğini söylerdi, kendisine zarar vereceğini hiç düşünmedi. O kardeşinden korkuyordu. Malik'in, kardeşi Gizem'e zarar vereceğini düşünüyordu. 'Gizem okula tek gidiyor, onu tehdit eder mi, kaçırır mı, bir şey yapar mı?' derdi. Tuğçe çok güçlüydü, erkek gibiydi. Bunu bildiği için Malik yanında birini götürmüş. Yoksa tek başına bunu yapamazdı. Kardeşinden korkarken, kendi başına geldi. Bu tamamen planlı bir cinayet. Bu kadar kolay mı genç bir kızı öldürmek? Madem bu kadar seviyordun, o zaman kendini de öldürüp onunla birlikte gitseydin. Yazıklar olsun bunu yapanlara."
'GELİNLİK GİYECEKTİ, KEFEN GİYDİ'
Münevver Karabulut öldürüldüğünde de çok üzüldüğünü anlatan Meryem Anaş, "Münevver'i televizyondan izlediğimde gece gündüz ağladım. 'Olamaz böyle bir şey' derken, aynı olay benim de başıma geldi. Beni diri diri mezara soktu. Artık bu cinayetlere bir önlem alınsın. Münevverimiz gitti, Tuğçe'miz gitti bari başka canlar, başka genç kızlar yanmasın. Başbakan'a sesleniyorum, yaşı küçük diye kızımı öldüren katili 2 senede, 5 senede cezaevinden çıkarmasınlar. Yaşı küçükse, nasıl böyle bir cinayet işleyebiliyor? Ben kızıma gelinlik giydirecekken, kefen giydi. Başka Tuğçeler ölmesin. Biz Türk adaletine güveniyoruz" diye konuştu.
Öldürülen kızın anneannesi Semiha Susuzer ise kimsenin Malik En'in avukatlığını yapmasını istemediğini belirterek, "Vicdanı olan, evladı olan, acıyı bilenler varsa bu caninin avukatlığını yapmasın. Ben, genç kızlara sesleniyorum; arkadaşlarınıza güvenmeyin. Benim Tuğçe'me güvendiği arkadaşının kurbanı oldu. Kimseyle arkadaş olmayın" dedi.
KONSERVATUARDA ÖĞRENCİYMİŞ
Öldürülen Tuğçe Anlaş'ın, markette çalışırken, Adana Büyükşehir Belediyesi Konservatuarı Türk Halk Müziği korosunda da öğrenci olduğu öğrenildi. Koroda üyesi olarak birçok kez sahne alan genç kızın, gitar ve müzik tutkunu olduğu anlaşıldı. Tuğçe'nin bilgisayarından, fotoğrafları ve Ferda Anıl Yarkın'ın 'Üzülme' adlı şarkını seslendirerek hazırladığı slayt gösterisi ortaya çıktı. 3 dakika 20 saniyelik slayt gösterisinde, Tuğçe'nin söylediği şarkı ve çeşitli yerlerde çekilmiş fotoğrafları yer alıyor.
