İsimsiz nidalarım...

Sponsorlu Bağlantılar

-efşan

-efşan

Üye
    Konu Sahibi
Teşekkür ederim Dostum.Ellerin buzdan soğuktu
Üşüyorduk kan sıcağı Haziran akşamlarında
Sönük sönüktü gözlerin
Susuyorduk yalnızlık çığlıklarında.
Ve biz...
Bitiyorduk oysa ki tüm inancıyla varlığın kalabalıklığında
...

Mahzen / Ketum Zırvalar

..............................................................................................................


Bir vefa örneği...
Varoluşumdan kaybolan yok oluşun ile varlığım
Tâ ki evvelinde hayazul edilmiş bir tehemmülden ibaret.
Bir sefâ örneği; adını kanlı yazıtlarımla anmaya dursun tahayyül
Nasıl bir heyelan yuvarlamıştır, kim bile..
Nasıl da cereyan edile gönlüme gark olan sefalet.
Hicran örneği beyanen !
Yazıtlarım tümü ile yokluğuna binaen
Evet; hatırlıyorum da zor olsa da hayalen
Tümüyle yaşanmışlıkları yaşanamamışlarlarda şifa babında keşkut
Bre Heyhat '
Barizi ile bir cefa örneği...



..............................................................................................................


Bilemem ben hangi metruk yapının sonsuzluğa açılan kapısı; meşru
Ab-ı Hayat sanmıştım oysa ki bade bab'ında idi de.
Boyunduruk tavırları boyunlarda maluh
Biteceksin ve üzüleceğiz malum.
Keza bir rayiha sunmuyordu da ilki kadar mahul
Maile faal olamazdı da üstelik.
Oysa ki sancıları ne kadar da histerik.

..............................................................................................................

Gündüzlerim vardı benim de,
İnkar edilemez.
Ve bir de kirli-paslı pencerem...
Belki de buydu yadsıyan günlerimi
Buna rağmen sevdalarımız da vardı
Lâkin ikna edilemez...
Yıkık-dökük bir baraka
Maphusu andırır kapısı
Her gün baka-kalıp aynı duvara;
Maphusu andırırdı yapısı

İnadına umutlarımız da vardı
Mesela Seher'imiz vardı hayallerimizin en ederi
Düşleyebileceğimizin en ederi
Şimdilerde yalnızca akla vursa da bin bir çeşit kederi;
Maphusu andırırdı sızısı...


..............................................................................................................

O kadar masum değildi sevdalarımız bizim.
Paçalarına kan sıçramıştı ve görülebiliyordu da dikkatsizce bakıldığında dahi.
Gözleri de kan kırmızıydı üstelik.
Zamanla fark eder oldum ki;
Bütün duygular aşağılık
Bütün duygular aşağılık.
...


..............................................................................................................


İkimiz de gitmeliyiz bence artık.
Yavaş yavaş da değil üstelik
Bir anda uzaklaşmalıyız birbirimizden, kopmalı pamuk bağlarımız.
Ve kanamalı da ellerimiz, yeminle...
Kanamalı...
Sen gitmelisin
Ben gitmeliyim
Biz bitmeliyiz
Biterken dahi en azından
''Biz'' olmalıyız...

..............................................................................................................

Fark etmiştim elbette ;
Bir uzun müddet geçse de solmuyordu gülüşünün ardında nefret...
Oysa ki bakakalıp neş'e bulmak, neş'e bulmak
Gülüşünde bin bir dilek hakkı bulmak gibiydi
Anlatılamaz gibiydi de
Tabirsiz bir rüya gibiydi.
Rayiha-i idi.
 
  • Beğen
Tepkiler: FatoŞ, SHS, Emrgncy ve 1 kişi daha


Silinen Üye 988579

Silinen Üye 988579

Kapalı Hesap
Eline sağlık abim
 
  • Beğen
Tepkiler: -efşan
-efşan

-efşan

Üye
    Konu Sahibi
Gel, yalnızlığım sonuma iştigal
Üzüyor bedeni ahval, hangi ahval sonsuz ikbal.
Lal eylediğini duyabilecek safhada
İştigalinden de öte safhada
Zaten beden mezarda, gözyaşların evvelden ihmal.


..............................................................................................................


Yazalım Bre!
Gamsız, kedersiz akşam mı olur?
Yaş akmayan gözler nicedir...
Arlanmaz suretlerde tebessüm mü olur?
Bakıp fotığrafına şiir yazalım...

Bir uzun yol biçilmiş,
Elbet biz gibiler kederle seçilmiş.
Gün olur mu, içilmemiş, kederlenmemiş?
Uslanmaz kadehlerde esriklik verilmiş,
Bakıp fotoğrafına şiir yazalım.

Sahifelerim haddini aştı,
Adına dair yazalı
Cengiz elde deliye çıktı
Adın ile gezeli
Bre evvel hatam değil
Lâkin çağırır oldum ezeli
Çalmadan evvel kapım,
Bakıp fotoğrafına şiir yazalım.


..............................................................................................................

Güneş yoktu
Ay yoktu
Vicdan yoktu nesillerce
Ve sevda yoktu yüreklerinde.
Buna binaen; sen vardın
Ve seviyordum da seni
Evet; aramızda bir bağ yoktu
Bakıyordum gözlerine;
Neş'e yoktu.
Oysa ki nice mânâlar vardı dizelerimde
Sahifelerim vardı da
Sözleri yoktu.



..............................................................................................................


Bir uzun müddet nüksedecek dimağının en kuytularında,
Sen duymadan kimler aksedecek yokluğuna figânı, kimler sövecek.
Çekilmez bir yazıdır gurbetlik,
Bir gün beden bitap düşecek.
Farkına varamadan değil, tahayyül dahi edemeden son bulacak tefekkür,
Yok olacak misk-i amber,
Rayihalar silinecek.



..............................................................................................................

Kaçına istişare eyledin, hangisi levvame?
Nedir bu müeyyidelerine neden, nerede mülhime?
Bir habbe denli neden eyle, bir çıkar, bir emmare.
Sathında değil gayrı,
Neden adım pespaye?



..............................................................................................................


Bir uzun müddet nüksedecek dimağının en kuytularında,
Sen duymadan kimler aksedecek yokluğuna figânı, kimler sövecek.
Çekilmez bir yazıdır gurbetlik,
Bir gün beden bitap düşecek.
Farkına varamadan değil, tahayyül dahi edemeden son bulacak tefekkür,
Yok olacak misk-i amber,
Rayihalar silinecek.



..............................................................................................................

Bir cumartesi sabahı
Yazılı metin;
" Beşinde"
Hazırlığıyla sabah saatlerinde
Akşam güneşinde
Pazar sabahı
Saat " Beşinde"
Yazılı metin;
" Güle güle ".


bilemezsin ömrümün tez'liğini
nice sahifeler tükettim
teması ya yalnızlık
ya yalnızlık

nice şiirler içtim
ya ölüm kokardı
ya ölüm.

bilemezsin ömrümün tezliğini
onca durakta durdum da
bir yolcuya rastlamadım.
bir yalnızlık ilanihaye
böyle olsun istemedim.
 
Son düzenleme:
  • Beğen
Tepkiler: SHS, Emrgncy ve FatoŞ

Benzer Konular

Takipçi Satın Al


Üst Alt