öncelikle şuna bir açıklık getirmek isterim.daha öncesinde amerika'dan aldığımız f-16'ların içinde bulunan yazılımı amerika hazırlayıp içine yüklüyordu. bu yazılım diğer ülkelerdeki f-16lara kıyasla çok daha farklıydı daha fazla ek özellik bulunduruyordu. ancak tek kötüyanı şuydu. örneğin, f-16 kandil dağlarında keşif uçuşu yapıyor. terörist gördü, karakola habervermek istedi. karakola uyarı sinyali göndermek için AASGWQ kodlamasıyla sinyalizasyon anteni eş zamanlı çalışıyordu.
yani bu şu demek, pilot tek bir tuşla düşmanın konumunu karakola gönderebiliyor. ancak uçakta yüklü olan yazılım şöyle işliyordu ;
uçak>konum bildiriyor>washington istihbarat birimi>türk silahlı kuvvetleri istihbarat>türk hava kuvvetleri>türk kara kuvvetleri>bölge askeri merkez>karakol
şeklindeydi. yani düşmanla sıcak temas sağlamak için, öncelikle washington'un haberi oluyordu. bu yüzden düşmanla hiç temas sağlanamıyor, f-16ların işe yaramadığı konusunda siyasetçiler uzlaşıyordu. onca asker boşuna şehit oluyordu. aselsan mühendisleri bu durumdan haberdar edilince, aselsan türkiye'ye ait yazılım hazırladı. bu durumdan avrupa çok rahatsız oldu baştada amerika. amerika f-16 ların amacına uygun kullanılmadığı, teknik olarak ucagın değiştirildiğini iddaa ederek uçaklarını geri istedi. Türkiye uçakları geri vermeyince kısa süreli anlaşmazlıklar oldu. ancak türkiye yaptığı düşman saldırılarını amerika ya bildirme kararını alınca amerika tamam dedi karısmadı. bu şu demek ; türk silahlı kuvvetleri düşmanla temas sağladıkça, amerikaya rapor veriyordu.
gelelim aselsanın ürettiği yazılıma. bu yazılım ilk başlarda çok gizli tutuldu. yazılımı ele geçirmek isteyen dış baskılar birçok mühendisi katletti. ancak bunlarla yılmayan türk silahlı kuvvetleri tüm dış ilişkilerini kısa süreli kesti. dışarıdan aldığı tüm uçakları tek tek kontrol etti ve telsiz konuşmaları dahil uçakla gidilen her yerin haberi amerikaya ulaşıyordu. tüm bunlara bir dur diyen aselsan, tüm uçakları gereken düzene soktu ve şuandada bu düzen şöyle işliyor
uçak>konum bildiriyor>karakol
aselsanın bu büyük başarısı, düşmana oynadığı en büyük kozdu. artık düşmanı eliyle koymuş gibi buluyordu. çünkü dışardan düşmana bilgi gitmiyordu. tüm bu yanlışların düzeltilmesi 2008-2011 arası oldu. şuanda türk silahlı kuvvetleri (2011) tüm ihtiyacını kendisi giderebiliyor. helikopterinden tutun, tankına mermisine kadar herşeyini kendisi üretiyor. şuanda herşeyden bağımsısız.
yakın bir zamanda f-16 ve f-32 leride kendimiz üretmeye başlıyacağız. söylediğim gibi, artık bağımsızca hareket edebiliyoruz. duruma açıklık getirme gereği duydum.