Herkes Sevdiği Şiiri Yazsın..

Sponsorlu Bağlantılar

Legend_Come_Back

Üye
bu şiirde müthiş.özellikle son mısra

Ne zaman hürlüğün barışın sevginin aşkına
Bir cigara atmışsak denize
Sabaha kadar yandı durdu

.........
 


İbo Bey

Üye
IHLAMURLAR ÇİÇEK AÇTIĞI ZAMAN
Dilimde sabah keyfiyle yeni bir umut türküsü
Kar yağmış dağlara, bozulmamış ütüsü
Rahvan atlar gibi ırgalanan gökyüzü
Gözlerimi kamaştırsa da geleceğim sana
Şimdilik bağlayıcı bir takvim sorma bana
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

Ay, şafağa yakın bir mum gibi erimeden
Dağlar çivilendikleri yerde çürümeden
Bebekler hayta hayta yürümeden
Geleceğim diyorum, geleceğim sana
Ne olur kesin bir takvim sorma bana
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

Beklesen de olur, beklemesen de
Ben bir gök kuruşum sırmalı kesende
Gecesi uzun süren karlar-buzlar ülkesinde
Hangi ses yürekten çağırırsa beni sana
Geleceğim diyorum, takvim sorma bana
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

Bu şiir böyle doğarken dost elin elimdeydi
Sen bir zümrüd-ü ankaydın, elim tüylerine değdi
Sevda duvarını aştım, sendeki bu tılsım neydi?
Başka bir gezegende de olsan dönüşüm hep sana
Kesin bir gün belirtemem, n`olur takvim sorma bana
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

Eski dikişler sökülür de kanama başlarsa yeniden
Yaralarıma en acı tütünleri basacağım ben
Yeter ki bir çağır beni çiçeklendiğin yerden
Gemileri yaksalar da geleceğim sana
On iki ayın birisinde, kesin takvim sorma bana
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

Bak işte, notalar karıştı, ezgiler muhalif
Hava kurşun gibi ağır, yağmursa arsız
Ey benim alfabemdeki kadîm Elif
Ne güzellik, ne de tat var baharsız
Güzellikleri yaşamak için geleceğim sana
Geleceğim diyorum, biraz mühlet tanı bana
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

Ihlamurlar çiçek açtığı zaman
Ben güneş gibi gireceğim her dar kapıdan
Kimseye uğramam ben sana uğramadan
Kavlime sâdıkım, sâdıkım sana
Takvim sorup hudut çizdirme bana
Ben sana çiçeklerle geleceğim
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

Bahaettin Karakoç
 

mehmet_alp

Üye
Şerefle Bitirilmesi gereken en ağır görev "HAYATTIR" Bu nedenle;
Bir lokma ekmek için şerefini ayaklar altına almaya,
Bir anlık zevk için namusunu lekelemeye, Bir zamanlık mevkii için ayak öpmeye,
Günlük menfaatin için faziletini karartmaya "DEĞMEZ"

Ne çok fazla akıllı ol, ne de çok fazla çılgın.
Ne kendini çok fazla beğen, ne de çok fazla çekingen ol.
Ne çok fazla onurlu ol, ne de çok fazla mütevazi.
Ne çok fazla konuş, ne de çok fazla suskun.
Ne çok fazla sert ol, ne de çok fazla yumuşak.


Eğer çok fazla akıllı olursan, insanlar senden çok fazla şey bekler.
Eğer çok fazla çılgın olursan, her zaman aldatılırsın.
Eğer çok fazla konuşursan, kimse sana aldırmaz.
Eğer çok fazla susarsan kimse seni saymaz.
Eğer çok sert olursan, kırılırsın.
Eğer çok yumuşak olursan ezilirsin
 
SANCAR

SANCAR

Üye
Bana Bir Şarkı Söyle
Özledim sesini ne olur konuş
Bir gül açtır zamanların ötesinden
Karanlıklar içindeyim, kapkarayım bugün gel
Gök mavisinden, deniz mavisinden
Bana bir şarkı söyle

İçimde bir şey kımıldıyor
Gözlerim kan çanağı, yorgunum, uykusuzum
Bir baksana ne haldeyim deli divane
Yaralıyım, çaresizim umutsuzum
Bana bir şarki söyle

Yağmur ol yağ üstüme, güneş ol ısıt
Sokul karanlığıma ışıklar gibi
Al beni, en uzaklara götür
Sesin aksin içimde bir pınar gibi
Bana bir şarkı söyle

Bütün renkleri kat birbirine
Buram buram bir turuncu getir geçen yazdan
Bir tüy gibi, bir bahar dalı gibi
Hafiften, inceden, güzelden, en beyazdan
Bana bir şarkı söyle

Bazen kar nasıl hazin yağar bilirsin
Kurşuni bir gökyüzünden ağlamaklı
İşte öyleyim, kapkarayım bugün gel
En hüzünlü sesinle, en dokunaklı
Bana bir şarkı söyle

Ümit Yasar Oğuzcan
 

İbo Bey

Üye
Hayat Dediğin

Üzerinden geçen bir köprüdür kimi zaman,
Hatta odun parçası aleviyle ısınan,
Bazen bir dostun kapısı yüzüne kapanır,
Menfaat pazarı senin hayat dediğin

Sevinmek ve üzülmek, gülmek ve ağlamak,
Bazen umut edipte bir ümide bağlanmak,
Didinerek yazdığını kolayca karalamak,
Yaz boz tahtası senin hayat dediğin

An gelir yeni doğan bir bebeğin ağlayışıdır,
Gece nağrası ile uyandığım sokağın aynasıdır,
Bir gün gelirki senden geriye kalan yanlız mezar taşıdır,
Bir doğuş bir batış senin hayat dediğin

Bir sırdır bazen gizlenmesi gereken,
Bir ayrı kalış ölümle gelen erken,
Bazen sefalettir, bazen görkem
Ölümün çözdüğü sırdır senin hayat dediğin

Bir genç kızın toz pembe hayalleri,
Bir demircinin nasır tutmuş elleri,
Bazen kavak yelleri, bazen hayat selleri,
Yaşamakla bitmez senin hayat dediğin
 
midnight

midnight

Üye
MUTLU AŞK YOKTUR

İnsan her şeyi elinde tutamaz hiç bir zaman
Ne gücünü ne güçsüzlüğünü ne de yüreğini
Ve açtım derken kollarını bir haç olur gölgesi
Ve sarıldım derken mutluluğuna parçalar o şeyi
Hayatı garip ve acı dolu bir ayrılıktır her an
Mutlu aşk yoktur

Hayatı Bu silahsız askerlere benzer
Bir başka kader için giyinip kuşanan
Ne yarar var onlara sabah erken kalkmaktan
Onlar ki akşamları aylak kararsız insan
Söyle bunları Hayatım Ve bunca gözyaşı yeter
Mutlu aşk yoktur

Güzel aşkım tatlı aşkım kanayan yaram benim
İçimde taşırım seni yaralı bir kuş gibi
Ve onlar bilmeden izler geçiyorken bizleri
Ardımdan tekrarlayıp ördüğüm sözcükleri
Ve hemen can verdiler iri gözlerin için
Mutlu aşk yoktur

Vakit çok geç artık hayatı öğrenmeye
Yüreklerimiz birlikte ağlasın sabaha dek
En küçük şarkı için nice mutsuzluk gerek
Bir ürperişi nice pişmanlıkla ödemek
Nice hıçkırık gerek bir gitar ezgisine
Mutlu aşk yoktur

Bir tek aşk yoktur acıya garketmesin
Bir tek aşk yoktur kalpte açmasın yara
Bir tek aşk yoktur iz bırakmasın insanda
Ve senden daha fazla değil vatan aşkı da
Bir tek aşk yok yaşayan gözyaşı dökmeksizin
Mutlu aşk yoktur ama
Böyledir ikimizin aşkı da

Louis ARAGON

--en sevdiğim şiirlerden biri daha
 

İbo Bey

Üye
DUDAK PAYI
Çay bardağında
Bırakılan dudak payı
Kadar bile
Uzak kalamam
Gözlerine

Yakın olsun isterim
Ellerime ellerin
Yanında beton binaya
Yaslanması gibi
Köhne bir evin

Seni bir çivi
Gibi çaktım
Çünkü beynime
Ve toplayıp
Bütün kerpetenleri
Attım denize

Sunay Akın
 
dinde

dinde

Üye
sen yoksun yanımda gözüm hep yaş kalbim hep hüzün durmadan ağlıyor şu iki gözüm dudağımda şarımız kalbimde temiz aşkımız sen bensiz ben sensiz şaşkındanda şaşkınız ALLAH büyük meleğim yakında sevinçle kavuşacağız damla damla bitecek bu kanlı göz yaşlarımız anla beni gül yüzlüm anla beni can özüm ben sensiz öksüzüm.
 
midnight

midnight

Üye
Köpek Yalnizligim

Benim yalnizligim köpek yalnizligi
Sürer bütün sokaklari boyunca dünyanin
Nereye varsam
Orada yalnizligi beni bekler bulurum

Her sabah evler bosalir
Bir sel akar sokaklardan caddelere
Ben kendi içimde kaybolurum
Ne gidecek yerim vardir ne bekliyenim
Gökyüzü saltanatim, dünya soframdir benim
Zamanlar geçer, mevsimler degisir
Degismez benim kaderim
Görür yüzüme bakanlar ilk aldanmisligimi
Söyler köpek yalnizligimi gözlerim

Ne zaman ellerin elime degse
Insan yüregim o zaman çarpar
Yalnizlik bir o zaman terk eder beni
Tutar essiz gözlerin daginik saçlarimdan
O isiktan dünyasina sürükler beni
Ellerin bir bir ayiklar
Eski halimden ne kalmissa
Doldurur sevgiyle, umutla, askla
Suyum çekilmisse, içim bosalmissa
Verdigin mutluluktan, sundugun aydinliktan
Bir anda degisir bakislarim
Çözülmüs bir yumagi
Yeniden sarmaya baslarim

Isiklarin demet demet
Denizlerin dalga dalga gelir üstüme
Yoklugun ölüme
Varligin aska çagirir bir yandan
Bilirim biraz sonra gideceksin
Saatleri durduramam
Insanlari öldüremem
Ne çare ben de güçsüzüm bir yerde
Kadere karsi duramam
Ve iste çirkin alinyazim
Sensizlige mahkum eder
Iste o zaman
Yikilmis bir sehirdir kalbim
Içinde baykuslar öter

Dünyaya gelisimin
Kirkinci yilina bir basamak kala
Bütün basamaklarin çöktügünü hissederim
Dünyaya gelisimin
Kirkinci yilina bir basamak kala
O kirk kurus etmez kaderim
Her adim basinda beni bir kere bogmaya baslar
Gözbebeklerim sönmeye
Ellerim sogumaya baslar
Taslar yagar üstüme gökyüzünden
Uzun, sivri igneler saplanir tenime
Bir kere daha içim isyanla dolar
Bir kere daha lanet ederim dünyaya geldigime

Kapini açik tut, pencereni kapatma
Yarin evinin önünden ben geçecegim
O zaman
Duvarlarin agladigini duyacaksin

Ilk çagirisimda gel
Ikincisinde çok geç olabilir
Ve ben ilk çagirisinda gelecegim
Ikincisinde çok geç olabilir
Kimbilir nasilim ve nerdeyim
Bulursan ne olur beni birakma
Bulamazsan aradigin yerdeyim
Hani o toprakla denizin kesistigi
Kumlarin üzerine yorgun gölgelerin düstügü
Sevenlerin ürkek adimlarla bulustugu o yerde

Yoksul rihtimlarda köhne gemiler
Benden bir parça koparip gider
Ben hep böyle yarim, ben böyle kirik dökük
Ne olur beni birakma bulunca
Ve ilk çagirisimda gel
Sarsin kralligim yeryüzünü bir uçtan bir uca

Elini uzatsan tutacaksin
Yakindayim
Baksan göreceksin
Görsen seveceksin
Aradigin benden baskasi degil
Farkindayim
Benim yüregim degil
Kayan bir zamandir avuçlarindan
Uzat ellerini susadim
Güzelligin
Bir eski sarap gibi siziyor parmak uçlarindan

Gel diyorum
Ilk çagirisimda gel
Gel ki
Aydinliginda
Bütün geceler gündüz olsun
Dinle, uzak bir saat onikiyi çaliyor
Ne güç anlamiyor musun
Bir ömür boyu arayip da seni bulmamak
Ben yoklugunda böyle yok, böyle yoksun
Ben yoklugunda böyle paramparça
Sensiz olmak hiç olmamak

(Istanbul, 1965) Ümit Yasar Oguzcan

---22 Ağustos 1926 tarihinde Tarsus(İçel)'ta doğdu, 4 Kasım 1984 tarihinde İstanbul'da öldü, doğumundan ölümüne kadar çevresinde birçok insan vardı,ama o hep yalnızdı..
 

jumbolinho

Üye
Haydi Abbas, vakit tamam;
Akşam diyordun işte oldu akşam.
Kur bakalım çilingir soframızı;
Dinsin artık bu kalp ağrısı.
Şu ağacın gölgesinde olsun;
Tam kenarında havuzun.
Aya haber sal çıksın bu gece;
Görünsün şöyle gönlümce.
Bas kırbacı sihirli seccadeye,
Göster hükmettiğini mesafeye
Ve zamana.
Katıp tozu dumana,
Var git,
Böyle ferman etti Cahit,
Al getir ilk sevgiliyi Beşiktaş'tan;
Yaşamak istiyorum gençliğimi yeni baştan.
cahit sıtkı tarancı
 
serdaronlinenet

serdaronlinenet

Üye
KENDİ YAZDIĞIM ŞİİR TAKDİRİNİZE



SENSİZ YAŞAMANIN NE ANLAMI VAR Kİ BİTANEM!..
VAR OLMAK, NEFES ALMAK..
HAYATIN TÜM RENKLERİNİN İÇİNDE DANS ETMEK..
BİRŞEYLER İFADE ETMİYOR..
SENSİZ..
YAPAYALNIZ BİR ODAYIM ŞİMDİ SESSİZ;
BAŞI BOŞ,SAF VE BEKLENTİLİ..
AMA BİR O KADAR DA ÇARESİZ..
İNAN Kİ UMUTSUZLUĞUN İÇİNDE ÇIRPINIP BOĞULUYORUM..
KANATLARI KOPARILMIŞ KUŞ..
BALONU ELİNDEN ALINAN ÇOK GİBİYİM,SENSİZ..
GÖKYÜZÜNDE KAYIP GİDEN BEYAZ BULUTLARIN İÇİNDE..
SEVGİ GÖNDERİYORUM SANA..
BEYAZ GÜLLERLE SEVGİMİN SAFLIĞINI..
OKYANUSUN DİBİNDEKİ İNCİYLE ÖZELLİĞİNİ..
İFADE EDİYORUM..
MARTILARIN ACI ÇIĞLIKLARIYLA..
GİDİŞİN GELİYOR AKLIMA..
ARKANA BAKMAYIŞIN!..
SANA GELİŞİM BÖYLEMİYDİ?..
BÖYLE Mİ BİTECEKTİ HERŞEY?..
SENİ BULDUĞUMDA YAĞMUR YAĞIYORDU..
KAYBETTİĞİMDEKİ GİBİ..
NE ZAMAN DİNECEK GÖZYAŞLARIM..
KALBİMDEKİ HEYECAN NE ZAMAN DİNECEK..
GÖZLERİNİ BULDUĞUMDA BELKİ BEBEK YÜZLÜM..
BELKİDE SON BİR KEZ SARILDIĞINDA..
SIMSICAK İÇTEN..
ESKİ BİR ŞARKI ÇALIYOR MÜZİK KUTUMDA..
SEN VE BEN (BİZ) GELİYOR AKLIMA..
YAŞADIĞIMIZ GÜZEL VE BİTEN SEVDA..
GÜNEŞ OLMAK İSTERDİM..
HERGÜN BANA GÖZ KIRPMAN İÇİN..
YILDIZ OLMAK İSTERDİM GECENDE..
SANA EŞLİK ETMEK İSTERDİM..
ASLINDA BEN SENİN "SEVGİLİN OLMAK İSTERDİM"..
YÜREĞİNE YÜREĞİMDEKİ SIMSICAK SEVGİYİ VERMEK..
VE SENİ SONSUZA DEK SEVMEK İSTERDİM..
DUY ARTIK SEVGİLİ!!..
SADECE KALBİMİ VE BENİ BANA GERİ VER..
ÇÜNKÜ ONLAR SENİN UMUTSUZ SEVGİNDEN DAHA DEĞERLİLER..
 
midnight

midnight

Üye
Serdar kardeş şiir güzel ve duyguyla yazılmış,kendi şiirini eklediğin için tebrikler ve devamını bekleriz ;;)
 
midnight

midnight

Üye
Veda

Elimde, sükutun nabzını dinle,
Dinle de gönlümü alıver gitsin!
Saçlarımdan tutup, kor gözlerinle,
Yaşlı gözlerime dalıver gitsin!

Yürü, gölgen seni uğurlamakta,
Küçülüp küçülüp kaybol ırakta
Yolu tam dönerken arkana bak da,
Köşede bir lahza kalıver gitsin!

Ümidim yılların seline düştü,
Saçının en titrek teline düştü,
Kuru yaprak gibi eline düştü,
İstersen rüzgara salıver gitsin!

Necip Fazıl Kısakürek
 
serdaronlinenet

serdaronlinenet

Üye
evet kendi şiirlerimle devam

HANİ SEN GİTTİN..
BEN YİNE AYNIYIM..
AYNI DAĞINIKLIĞIM..
AYNI UNUTKANLIĞIM..
VE YİNE AYNI BOMBOŞ BİR BENLE BAŞBAŞAYIM..
HANİ SEN GİTTİN YA..
BEN AYNI YALNIZLIKTAYIM..
AYNI YALANLARLA..
AYNI BİÇİMSİZ AYRILIKLARDAYIM..
HANİ SEN GİTTİN YA..
HİÇBİRŞEY DEĞİŞMEDİ ASLINDA..
AYNI ODA..
AYNI GÖZYAŞLARI..
AYNI SERDAR..
HİÇBİRŞEYİ OLMAYAN..

SERDAR
 
SANCAR

SANCAR

Üye
güselll :bravo:
 
midnight

midnight

Üye
edit
 
SANCAR

SANCAR

Üye
ask kacmaktan cok kovalamayı sever...
gormekten cok ozlemeyi..
dokunmaktan cok düşlemeyi...
ve aşk
öyle haindir ki...
nerde imkansız varsa onu sever


Sancar'dan sevgilerle...
 
midnight

midnight

Üye
Kapına gelenler, ya Muhammed,
Uzaktan, yakından-
Mü'min döndüler kapından!

Besmele, ekmeğimizin bereketiydi;
İki dünyada aziz ümmet,
Muhammed ümmetiydi.



Konsun -yine- pervazlara
Güvercinler;
"hu hu" lara karışsın
Aminler...
Mübarek akşamdır;
Gelin ey Fatiha'lar, Yasin'ler!

Şimdi seni ananlar,
Anıyor ağlar gibi...
Ey yetimler yetimi,
Ey garipler garibi;
Düşkünlerin kanadıydın,
Yoksulların sahibi...
Nerde kaldın ey Resul,
Nerde kaldın ey Nebi?

Günler, ne günlerdi, ya Muhammed;
Çağlar ne çağlardı;
Daha dünyaya gelmeden
Müminlerin vardı...
Ve birgün, ki gaflet
Çöller kadardı,
Halime'nin kucağında
Abdullah'ın yetimi,
Amine'nin emaneti ağlardı!

Hatice'nin koncası,
Aişe'nin gülüydün.
Ümmetinin gözbebeği,
Göklerin resulüydün...
Elçi geldin, elçiler gönderdin...
Ruhunu Allah'a,
Elini ümmetine verdin.
Beşiğin, yurdun, yuvan
Mekke'de bunalırsan
Medine'ye göçerdin.

Biz dünyadan nereye
Göçelim ya Muhammed?
Yeryüzünde riya, inkar, hıyanet
Altın devrini yaşıyor...
Diller, sayfalar, satırlar
(Ebu Leheb öldü) diyorlar:
Ebu Leheb ölmedi, ya Muhammed;
Ebu Cehil, kıtalar dolaşıyor!

Neler duydu şu dünyada
Mevlid'ine hayran kulaklarımız:
Ne adlar ezberledi, ey Nebi,
Adına alışkın dudaklarımız!
Artık, yolunu bilmiyor;
Artık, yolunu unuttu
Ayaklarımız!
Kabe'ne siyahlar
Yakışmamıştır, ya Muhammed,
Bugünkü kadar!

Haset, gururla savaşta;
Gurur, Kafdağı’nda derebeyi...
Onu da yaralarlar kanadından,
Gelse bir şefkat meleği...
İyiliğin türbesine
Türbedar oldu iyi!
Vicdanlar sakat
Çıkmadan yarına.
İyilikler getir, güzellikler getir
Adem oğullarına!

Şu gördüğün duvarlar ki
Kimi Taif'tir, kimi Hayber'dir...
Fethedemedik, ya Muhammed,
Senelerdir!

Ne doğruluk, ne doğru;
Ne iyilik, ne iyi...
Bahçende en güzel dal,
Unuttu yemiş vermeyi...
Günahın kursağında
Haramların peteği!

Bayram yaptı yabanlar:
Semave'yi boşaltıp
Save'yi dolduranlar...
Atını hendeklerden -bir atlayışta-
Aşırdı aşıranlar...
Ağlasın Yesrib,
Ağlasın Selman'lar!

Gözleri perdeliyen toprak,
Yüzlere serptiğin topraktı...
Yere dökülmeyecekti, ey Nebi
Yabanların gözünde kalacaktı!

Konsun -yine- pervazlara
Güvercinler;
"hu hu"lara karışsın
Aminler...
Mübarek akşamdır;
Gelin ey Fatiha'lar, Yasin'ler!

Ne oldu, ey bulut,
Gölgelediğin başlar?
Hatırında mı, ey yol,
Bir aziz yolcuyla
Aşarak dağlar taşlar,
Kafile kafile, kervan kervan
Şimale giden yoldaşlar?

Uçsuz bucaksız çöllerde,
Yine, izler gelenlerin,
Yollar gideceklerindir.

Şu Tekbir getiren mağara,
Örümceklerin değil;
Peygamberlerindir, meleklerindir...
Örümcek ne havada,
Ne suda, ne yerdeydi...
Hakkı göremiyen
Gözlerdeydi!

Şu kutu, cinlerin mi;
Perilerin yurdu mu?
Şu yuva-ki bilinmez,
Kuşları hüdhüd müdür, güvercin mi, kumru mu?-
Kuşlarını, bir sabah,
Medine'ye uçurdu mu?

Ey Abva'da yatan ölü
Bahçende açtı dünyanın
En güzel gülü;
Hatıran, uyusun çöllerin
Ilık kumlarıyla örtülü!

Dinleyene hala,
Çöller ses verir:
"Yaleyl!" susar,
Uğultular gelir.
Mersiye okur Uhud,
Kaside söyler Bedir.
Sen de, bir hac günü,
Başta Muhammed, yanında Ebubekir;
Gidenlerin yüzbin olup dönüşünü
Destan yap, ey şehir!

Ebubekir'de nur, Osman'da nurlar...
Kureyş uluları karşılarında
Meydan okuyan bir Ömer bulurlar;
Ali'nin önünde kapılar açılır,
Ali'nin önünde eğilir surlar.
Bedir'de, Uhud'da, Hayber'de
Hak'kın yiğitleri, şehid olurlar...
Bir mutlu günde, ki ölüm tatlıydı;
Yerde kalmazdı ruh... kanadlıydı.
Konsun -yine- pervazlara
Güvercinler;
"hu hu"lara karışsın
Aminler...
Mübarek akşamdır;
Gelin ey Fatiha'lar, Yasin'ler!

Vicdanlar, sakat çıkmadan,
Ya Muhammed, yarına;
İyiliklerle gel, güzelliklerle gel
Adem oğullarına!

Yüreklerden taşsın
Yine imanlar!
Itri, bestelesin Tekbir'ini;
Evliya, okusun Kur'an'lar!
Ve Kur'an'ı göznuruyla çoğaltsın
Kayışzade Osmanlar!

Na'tini Gaalip yazsın,Mevlid'ini Süleyman'lar!
Sütunları, kemerleri, kubbeleriyle
Geri gelsin Sinan'lar!
Çarpılsın, hakikat niyetine
Cenaze namazı kıldıranlar!

Gel, ey Muhammed, bahardır...
Dudaklar ardında saklı
Aminlerimiz vardır!..
Hacdan döner gibi gel;
Mi'raç'tan iner gibi gel;
Bekliyoruz yıllardır!

Bulutlar kanad, rüzgar kanad;
Hızır kanad, Cibril kanad;
Nisan kanad, bahar kanad;
Ayetlerini ezber bilen
Yapraklar kanad...
Açılsın göklerin kapıları,
Açılsın perdeler, kat kat!
Çöllere dökülsün yıldızlar;
Dizilsin yollarına
Yetimler, günahsızlar!
Çöl gecelerinden, yanık
Türküler yapan kızlar
Sancağını saçlarıyla dokusun;
Bilal-i Habeşi sustuysa
Ezanlarını Davud okusun!

Konsun -yine- pervazlara
Güvercinler;
"hu hu"lara karışsın
Aminler...
Mübarek akşamdır;
Gelin ey Fatiha'lar, Yasin'ler!

--Arif Nihat Asya--
 
midnight

midnight

Üye
edit
 
SANCAR

SANCAR

Üye
:bravoo: :bravoo: :bravoo: :bravoo: :bravoo:
 

Benzer Konular

___kaptan___
Cevap
2
Görüntüleme
836
___kaptan___
Cevap
0
Görüntüleme
705
Nedved
Cevap
37
Görüntüleme
6K
loss_pain
Nedved
Cevap
14
Görüntüleme
2K
Nedved


Üst Alt