Herkes Sevdiği Şiiri Yazsın..


ChavRash

ChavRash

Emekli Yönetici
Şöyle bir baktım topicte şiir yazan yok buna çözüm olarak bu konuyu açtım ewet herkes sevdiği yada yazdığı şiir'leri buraya yazsın...

ayrılık acısı çektiğim için ayrılıkla ilgili sevdiğim bir şiir'i yazıyorum...

<span style="font-family:Geneva"> <span style="color:red">HANGİ AYRILIK</span></span>

Hangi sevgili var ki, senin kadar duyarsız ve kalpsiz?
Ve hangi sevgili var ki, benim kadar çaresiz?

Hangi ayrılık var ki, böyle kanasın ve böyle acısın?
Ve hangi taş yürek var ki, benim kadar ağlasın?

Hangi gün karar verdin, küt diye çekip gitmeye?
Hangi lafım dokundu sana, böyle inceden inceye?
Hangi otobüs söyle, hangi uçak, hangi tren?
Seni benden götüren, beni bir kuş gibi öttüren.
Hangi kırılası eller dolanır, kırılası beline?
Hangi rüzgar şarkı söyler, o ay tanrıçası teninde?
Hangi çirkin gerçek uğruna, tükettin güzel ütopyamızı?
Hangi boşboğazlara deşifre ettin, en mahrem sırlarımızı?
Hangi cama kafa atsam?
Hangi kapıyı omuzlayıp kırsam?
Hangi meyhanede dellenip, hangi masaları dağıtsam?

Bende bu sersem başımı, karakolun duvarına vursam.
Kendimi caddeye atıp, arabaların altına savursam.
Hangi tercih beni en hızlı şekilde öldürür?
Hangi şekil öldürmez de, ömür boyu süründürür?
Kayıp ilanı mı versem, şehir şehir dolanmak yerine?
Ödül mü koysam, ölü veya diri seni bulup getirene?
Hangi ayrılık var ki, böyle diş ağrısı gibi durmadan zonklasın?
Hangi cam kesiği var ki, böyle musluk gibi içime damlasın?
Hiç sanmam&#33; ...
Hasta kalbim bunu bir süre daha kaldıramaz&#33; .
Feriştah olsa, böyle eli kolu bağlı bekleyip duramaz.
Hangi mübarek dua,
Hangi evliya tesir eder, seni döndürmeye?
Hangi aptal mazeret ikna eder, ateşimi söndürmeye?
Olur mu be&#33; . olur mu?
Bu da benim gibi adama yapılır mı?
Aşk dediğin mendil mi?
Buruşturup bir kenara atılır mı?
VEFA bu kadar basit mi? Alınır mı? Satılır mı?

Hangi hırsız çaldı, seni yırtık cebimden?
Hangi pense kopardı bizi birbirimizden?
Hangi uğursuz hamal taşıdı valizini?
Hangi çöpçü süpürdü yerden bütün izini?
Hangi yaldızlı otel çarşaf serip barındırdı?
Hangi süslü manzara seni kolayca kandırdı?
Hangi şarlatan imaj böyle çabuk ilgini çekti?
Hangi pembe vaadler o saf kalbini cezbetti?

Dağ gibi adamı eze eze&#33; .....
Hangi anası tipli parlak çömeze,
Hangi alemlerde kahkahanı ettin meze?
Hangi yamyamlara yedirdin o masum rüyamızı?
Hangi mahluklar çiğnedi el değmemiş sevdamızı?
Hangi bıçak keser şimdi benim biriken hıncımı?
Hangi mermi dağıtır insanlara olan inancımı?
Hangi bekçi, hangi polis artık zapteder beni?
Ve&#33; .. Hangi su bağışlatır?
Hangi musalla temizler seni?

Bu Nasıl Ayrılık? ...

<span style="font-family:Geneva">Yusuf Hayaloğlu..</span>
 
jackjack

jackjack

Üye
han duvarları ve yaşaya bilme ihtimali
 
hasisa

hasisa

Üye
bunu askerde bir arkadaşım yazmıştı çok etkilendim. hamallıktır bu dünyaya hamallık, doğuşum anama, yaşantım babama,ölümüm bile hamallıktır taki cenazemi taşıyana.
 

Nicolas_Anelka

Üye
Simdi gidiyorsun git&#33;
bütün sabahlari üsüdügüm
bütün gördügüm senli günlerim, onlarda gitsin
icimde bir sarki
gözümde bir isik kalmisti herseya inat
kapat gözlerimi sevdigim anlarda gitsin&#33;..
Yildizlarida alsana yanina gökyüzünden
sevdigimiz sarkilarida
pencereme konan yusufcuklarida
Bana karanligi birak
beni birak, beni böyle birak
böyle ansizin, böyle yakisiksiz
böyle anlamsiz, böyle daginik
öyle kapida sususun
öyle sarsak, öyle serkes, öyle cerkes durusun
öyle saglam, birde vurusun
koy beni sensizlige
ve otursun icime kül gibi kor yanginin

Simdi gidiyorsun, git
hadi git
Hepsi hepsi bir sevda benimkisi, al da git
Hadi kanatma
Hadi yikma
Hadi dokunma
Zaten ben seni öylesine sevmistim
 

MR_Sedat

Üye
hadi gidiyorsun yürekten kan gidiyor sen gidiyorsun
hersey gidiyor gökte bulut dağda kar düzde kervan gidiyor
solgun bir gül oluyor insan
bir demet kırçiçeği ölüyor sen sen gidiyorsun
ne ucuz yaşıyorsun ne kolay
bir kristal gibi ellerimden düşüyorsun
bakma öyle ben kalıyorum sen düşüyorsun
ıslak gözlerimle geçiyorum yaralı bir ceylanın kalbinden
ceplerimde kül var bir yangından arta kalan
sorduğum adreslerde kimse oturmuyor
ve kimseler oturmuyor ben sorduğum zaman
hersey bir yalan gibi yandığı zaman
yalnız olduğunu anlıyor insan
anladım ve geçtim yaralı bir ceylanın kalbinden
su gördüm düşümde karanlıktı ve gürültüyle çağlıyordu
ceplerimde kül vardı ve yanıyordu
sonra sabah oluyor ve bir ceylan kalbinde alem ağlıyordu
tutsana beni bırakmasan olsun yaralasana
olsun ağrısada yalanda olsa kalsana
kolay değil bir yalan bu yaralayan kanayan sevgi yalan
dağ köylüsü aşkın olduğu yerde ben varım
sen olmasanda ben varım
yağmur yağar saçları filizlenir
bir yıldız düşer omuzlarıma
ıslık çalar ıslanır şarkılarımı söyler geçerim kapından
dağ köylüsü şimdi gidersen şimdi git kalırsan şimdi git
ıslak gözlerimle geçiyorum yaralı bir ceylanın kalbinden
ceplerimde kül var bir yangıdan arta kalan
kolay değil bir yalan bu yaralayan kanayan koca bir yalan
yalan işte sevdiğim yalan
tutsana beni bırakmasan olsun yaralasana
olsun ağrısada yalanda olsa kalsana
kolay değil bir yalan bu
yaralayan kanayan sevdiğim koca bir yalan...
 

erciyesli

Üye
mehmet aki ersoy Çanakkale Şehitleri
 
ChavRash

ChavRash

Emekli Yönetici
Neylersin

Bazen acı dinmez, bazen de yağmur
Sevgilim gülümse, her şey unutulur
Suskunuz bu akşam üstü
Hasrete yanmışız, neylersin

Bir gün, bu mahzun sevdadan geriye
Kalırsa, sadece o hüzün kalır..
Sen de anladın ki yapa-yalnızız...
Buluşmamız yasak,
Görüşmemiz uzak...
Devrilmiş kadehler gibi, dönüyor başımız,
Neylersin...

Ah güzelim,
İncinmiş bir sesi vardır yağmurun;
Yanaklarına vurduğunda hissedersin.
Ve bir veda sözcüğü, saçlarına,
Titreyen bir öpücükle dokunduğunda;
Bu anı dondurmaya yetmez nefesin.
Bir film sahnesi gibi
Akar gider ayrılık,
Neylersin...

Biz zaten hiçbir romanda
Kendi hayatımıza rastlamadık.
Bütün şarkılar bizi yanlış anlatmıştı.
Ve bütün bulmacalar yarım bırakılmıştı.
Tenha sokaklarda üşüyüp durdu sırtımız.
Oysa tuttuğumuz balıkları bile
Yeniden denize bağışlamıştık.
Biz, hayata dair
Hiçbir yanlış yapmamıştık...
Neylersin...

Biz bu sonucu haketmedik,
Hayır, etmedik...
Ömrümüz bu talana lâyık değildi.

Bazen acı vurdu, bazen de yağmur
Hiç gülmedi yüzümüz,
Hiç büyümedi gülümüz...
Bizi yalnızca akşamlar kucakladı,
Biliyorsun,
Sabaha çıkmayan bir yoldu yürüdüğümüz...

Bir gün, bu öykünün sonuna gelince
Ansızın desem ki: hoşça kal canım&#33;
Unutursun,
Mecburen unutursun...
Yıldızlar söner, bu aşk da biter&#33;
Bazı gün hatırlayınca, sessizce ağlarız.
Neylersin...

Ah bebeğim, ah..
Kekremsi bir tadı vardır gözyaşının,
Dudaklarına sızınca farkedersin.
İçindeki vurgun aşklar mezarlığında,
Ayrılık, ölümden üste yazılınca,
Gideni durdurmaya yetişmez sesin...
Bir inme gibi dolaşır bedeninde pişmanlıklar,
Neylersin...

Biz zaten hiçbir sinemaya
Tam vaktinde yetişemedik.
Bütün vapurlar bizden önce kalkmıştı.
Ve bütün biletler biz gelmeden satılmıştı.
Boşuna telaşlarda yorduk günlerimizi.
Oysa Nuh&#39;un Gemisi&#39;nde bile
Bize yer kalmamıştı.
Ve hiçbir mutluluğa adımız kaydolmamıştı.
Neylersin...

Biz bu aşkı sürdüremezdik,
İnan, sürdüremezdik...
Kalbimiz bu heyecana müsait değildi.

Bize hep acılar kaldı, bize hep yağmur...
Unutmasan bile artık
Unutur gibi yapacaksın.
Ve buruşturup-buruşturup attığım kağıtlarda,
Hiç bitiremediğim
Bir şiir olarak kalacaksın...
 

ejderha-i ecdad

Üye
BİZ NE KADAR MUTSUZDUK Kİ ,O SIRADA TELEFON ÇALDI
HEYECANLANMAYIN DOSTLARIM ARAYAN YANLIŞ NUMARAYDI

___________________________________________________________________

İKİ SATIR ARASINDAKİ YAZILI BİR CÜMLEYSEN
BİR GÖZYAŞININ TUZUNDAKİ DUYGU YADA
NİYE YALAN SÖYKÜYORSUN HALA
SEVİNİRİM BENİ DE BİZİ DE BIRAKIP,GİDERSEN.

YALNIZ Bİ KADININ HASRETİYSEN DAHA
VE ADAMIN HABERİ DE YOKSA BUNDAN
KADIN DA ,ADAM DA BİÇAREYSE YALNIZLIKTAN
ADININDA ,ŞANININDA KAMAŞTIRMIŞLIĞININ DA

HİÇBİR ANLAMI YOK.
 
ChavRash

ChavRash

Emekli Yönetici
Ah Ulan Rıza

Neden hala gelmedi... Yoksa
Saati mi şaşırdı bu hıyar?
Gerçi hiç saati olmadı ama en azından
Birisine sorar...
Cebimde bir lira desen yok&#33;
Madara olduk meyhaneye
Ah eşşek kafam benim..
Nasıl da güvendim bu hergeleye&#33;..
Gelse balığa çıkacaktık,
Ne çekersek kızartıp birayla yutacaktık...
Kafamız tam olunca şarkılar döktürüp
Enteresan hayallere dalacaktık...
Bu sandalı geçen hafta denk getirdik
Çalıntıdan düşürdük...
Arkadaşlar ısrar etti,
Biz de, iyi olur, bize uyar diye düşündük...
Saat sekizde gelecekti,
Bana birkaç milyon borç verecekti..
Yoksa o nemrut karısı kaçtı da
Onun peşinden mi gitti?...
Eğer öyleyse yandık,
Gudubet gene yaptı yapacağını&#33;..
Geçen sene de merdivenden itip
Kırmıştı Rıza&#8217;nın bacağını...
Korkuyorum, bir gün ya kendini asacak,
Ya horlarken Rızayı boğacak..
Bak şimdi acıdım, aşk olsun adama...
Ben olsam vallahi başedemem&#33;...
Hele beş tane velet ki boy boy,
Allah&#39;tan düşmanıma dilemem&#33;...
Aslında iyi çocuktur Rıza, efendi huyludur,
Herkesin suyuna gider...
Yoksa, kalıba vursan hani,
Tek başına on tane adam eder&#33;...
Bir keresinde, hiç unutmam
Üç-beş zibidi haraca dadandı;
Rıza, sandalyeyi kaptığı gibi
Herifleri hastaneyi kadar kovaladı&#33;.
Aynı mahallede büyüdük, aynı kızları sevdik,
aynı kafadaydık...
Orta ikiden bıraktık, matematik ağır
geliyordu
Biz başka havalardaydık...
Aynı gömleği giyer, aynı sigaraya takılır,
Aynı takımı tutardık...
Fener&#39;in her maçına iddialaşıp
Millete az mı yemek ısmarladık&#33;.
Bir tek askerde ayrıldık,
Bana Bornova düştü, Ona Gelibolu..
Döner dönmez evlendirdiler
En büyük salaklığı da bu oldu&#33;.
Bense hiç düşünmedi, .zaten param yoktu.
Hep tek tabanca gezdim...
Benim beğendiğimi annem istemedi
Onun gösterdiğini ben sevmedim...
Neyse, bunlar derin mevzu..
Anlaşıldı, bu herif artık gelmeyecek..
Ufaktan yol alayım
Anam evde yalnız, şimdi merağından ölecek&#33;
Gittim, vurup kafayı yattım,
Rüyamda gördüm gülümseyerek geldiğini
Ne bilirdim, yolda kamyon çarpıp
Hastaneye kavuşmadan can verdiğini&#33;..
Vay be Rıza&#33;..
Sonunda sen de düşüp gittin azrailin peşine&#33;
Dün, boşuna günahını almışım,
Ne olur kızma bu kardeşine...
Öğlen kahvede söylediler, Rıza öldü, dediler
Ne kolay söylediler&#33;..
Sanki dev bir taş ocağını
Kökünden dinamitleyip üstüme devirdiler&#33;...
Ah dostum... O kocaman gövdene
O beyaz kefeni nasıl kıyıp giydirdiler?.
O zalim tabutun tahtalarını
Senin üstüne nasıl böyle çivilediler?
Yani sen şimdi gittin, yani yoksun, yani
Bir daha olmayacak mısın?
Yani bir daha borç vermeyecek
Bir daha bira ısmarlamayacak mısın?.
Peki, beni kim kızdıracak,
Kim zar tutacak, kim ağzını şapırdatacak?
Peki, beni bu köhne dünyada
Senin anladığın kadar kim anlayacak?.
Ulan Rıza... Ne hayallerimiz vardı oysa,
Ne acayip şeyler yapacaktık..
Totoyu bulunca dükkan açacak,
Adını Dostlar Meyhanesi koyacaktık..
Talih yüzümüze gülecekti be,
Hafta sonu iki yavru kapıp
Boğaz yolunda o biçim fiyaka atacaktık&#33;.
Ah ulan Rıza...
Bu mahallenin nesini beğenmedin de öte
yere taşındın?
Arasıra gıcıklaşırdın ama inan ki,
Benim en kral arkadaşımdın&#33;..
Ah ulan Rıza...
Ben şimdi bu koca deryada tek başıma ne halt ederim?
Senden ayrılacağımı sanma,
Bir kaç güne kalmaz ben de gelirim&#33;..
 

yitikbahar

Üye
Gidersen Yıkılır Bu Kent

Gidersen yıkılır bu kent, kuşlarda gider
Bir nehir gibi susarım yüzünün deltasında
Yanlış adresteydik, kimsesizdik belki
Sarışın bir şaşkınlık olurdu bütün ışıklar
Biz mi yalnızdık, durmadan yağmur yağardı
Üşür müydük nar çiçekleri ürperirken

Gidersen kim sular fesleğenleri
Kuşlar nereye sığınır akşam olunca

Sessizliği dinliyorum şimdi ve soluğunu
Sustuğun yerde birşeyler kırılıyor
Bekleyiş diyorum caddelere, dalıp gidiyorsun
Adını yazıyorum bütün otobüs duraklarına
Öpüştüğümüz her yer adınla anılıyor
Birde seni ekliyorum susuşlarıma

Selamsız saygısız yürüyelim sokakları
Belki bizimle ışıklanır bütün varoşlar
Geriye mapushaneler kalır, paslı soğuklar
Adını bilmediğimiz dostlar kalır yalnız
Yüreğimize alırız onları, ısıtırız
Gardiyan olamayız kendi ömrümüze her akşam

Gidersen kar yağar avuçlarıma
Bir ceylan sessizliği olur burada aşklar

Fiyakalı ışıklar yanıyor reklam panolarında
Durmadan çoğalıyor faili meçhul cinayetler
Ve ölü kuşlar satılıyor bütün çiçekçilerde
Menekşeler nergisler yerine kuş ölüleri
Bir su sesi bir fesleğen kokusu şimdi uzak
Yangınları anımsatıyor genç ölülere artık

Br kahvelerinde arulvaabesk bir duman
Sis ve intihar çöküyor bütün birahanelere
Bu kentin künyesi bellidir artık ve susuşun
İsyan olur milyon kere, hiç bilmez miyim
Sokul yanıma sen, ellerin sımsıcak kalsın
Devriyeler basıyor karartılmış evleri yine

Gidersen yıkılır bu kent kuşlarda ölür
Bir tufan olurum sustuğun her yerde

Ahmet Telli
 

yitikbahar

Üye
BU AŞK BURADA BİTER

Bu aşk burada biter ve ben çekip giderim
Yüreğimde bir çocuk cebimde bir revolver
Bu aşk burda biter iyi günler sevgilim
Ve ben çekip giderim bir nehir akıp gider

Bir hatıradır şimdi dalgın uyuyan şehir
Solarken albümlerde çocuklar ve askerler
Yüzün bir kır çiceği gibi usulca söner
Uyku ve unutanlık gittikce derinleşir

Yan yana uzanırdık ve ıslaktı çimenler
Ne kadar güzeldin sen&#33; nasıl eşsiz bir yazdı&#33;
Bunu anlattılar hep, yeni yiten bir aşkı
Geçerek bu dünyadan bütün olu şairler

Bu aşk burada biter ve ben çekip giderim
Yüreğimde bir çocuk cebimde bir revolver
Bu aşk burada biter iyi günler sevgilim
Ve ben çekip giderim bir nehir akıp gider

Ataol BEHRAMOĞLU
 

yitikbahar

Üye
SENSİZ

Sensiz de denizi seyredebiliyorum
Hem dalgaların dili seninkinden açık
Ne kadar hatırlatsan kendini boş
Sensiz de seni sevebiliyorum
Hep boş konuşurduk hatırlar mısın, bula bula,
Karşılaştığımız zamanlarda
Sen, sevgiden şımaran çocuk,
Ben şaşıran budala


Özdemir ASAF
 

yitikbahar

Üye
BU NE BİÇİM HAYAT
Bu ne biçim Postacı
Üç defa çalıyor kapıyı
Bu ne biçim kel
Hem merhemi var
Hem sürmüyor başına
Bu ne biçim biçimler
İstediğiniz kadar çoğaltılabilir
Memleket çok müsait buna
Örneğin yeni bir komşu taşındı karşıya
Bir baktım Fahriye Abla&#33;
Kırk yıllık bir rötar yapmış
Erzincan Treni
Ben gelmişim şu yaşıma
O ise şiirdeki yaşından gün almamış daha
Benimki ne biçim hayat
Uymuyor ne gördüklerime
ne duyduklarıma
ne okuduklarıma
Ben ne biçim benim
Ne kendime benziyorum
Ne başkalarına

Murathan MUNGAN
 
ChavRash

ChavRash

Emekli Yönetici
Kim Susturabilir Bizim Türkümüzü

Kim susturabilir bizim türkümüzü kim,
Biz ki bu hasreti semahların seyrinden alıp gelmişiz,
Biz ki onu sitemkar anaların kirpiğinden derlemişiz,
Süzülsün de acının derin izler bıraktığı gül yanaklardan,
Yere dökülsün istememişiz,
Bizim türkümüzü rüzgar söyler her gece,
Ay vurdukça parıldar gün doğdukça hız alır,
Nevroz ateşleriyle sağaltarak çırpınan yarasını,
Can havliyle kardaş,
Kan içinde bir kartal gibi vadilere saldırır,
Türkülere ilişmeyin,
Türküler nehirdir gecenin bağrına akar,
Fazla eşelemeyin kardaş,
Taşınca ne siperler kalır ne dev barikatlar,
Deşmeyin diyorum deşmeyin,
Kim susturabilir bizim türkümüzü kim,
Biz ki nice amansız badirelerde serden geçmişiz,
Biz ki ilmikler boynumuza takılıyken bile türkü söylemişiz,
Sonra ırmak boylarında göğertip körpe otların serinliğinde,
Dağlara emanet etmişiz,
Biz ki her yangının külünden diri canlar yaratmışız,
Bizki mazlumların defterine kanlı resimlerle sıralanmışız,
Banaz yaylasından kerbelaya kar götürsün turnalar,
Ölürüz sanma kardaş,
Dostun attığı gülden yaralanmışız ,
Türküleri dövmeyin,
Türküler gökyüzüdür karanlığa yıldızlar çakar,
Üstümüze gelmeyin kardaş,
Namuslu bir devrimcinin alnında kavga ışıldar,
İncitmeyin diyorum incitmeyin,
Kim susturabilir bizim türkümüzü kim,
Bizki karacaoğlanı aşkla veyseli toprakla yüceltmişiz,
Bizki köroğlunun narasıyla nice beyleri yere çökertmişiz,
Yine de masum bir bebek gibi avuç avuç sevdamızı,
Kalanlara vasiyet etmişiz,
Adam dediğin sapına kadar yiğit olmalı,
Ne karıncayı incitmeli ne ozanları yakmalı,
Öyle sansar gibi pusu kurupta, punduna getirmek de neymiş,
Adam dediğin kardaş,
Yüreği varsa eğer getirip ortaya koymalı,
Türküleri yakmayın,
Türküler çiçektir en umutsuz zamanlarda açar,
Kavgayı uzatmayın kardaş,
Yüzyıllardır tuz döke döke çürüdü bu yaralar,
Kanatmayın diyorum kanatmayın...
 

yitikbahar

Üye
Ayrılış
Bakakalırım giden geminin ardından;
Atamam kendimi denize, dünya güzel;
Serde erkeklik var, ağlayamam.

Orhan Veli KANIK
 

yitikbahar

Üye
Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek&#33;

Aşksız ve paramparçaydı yaşam
bir inancın yüceliğinde buldum seni
bir kavganın güzelliğinde sevdim.
bitmedi daha sürüyor o kavga
ve sürecek
yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek&#33;

Aşk demişti yaşamın bütün ustaları
aşk ile sevmek bir güzelliği
ve dövüşebilmek o güzellik uğruna.
işte yüzünde badem çiçekleri
saçlarında gülen toprak ve ilkbahar.
senmisin seni sevdiğim o kavga,
sen o kavganın güzelliğimisin yoksa...

Bir inancın yüceliğinde buldum seni
bir kavganın güzelliğinde sevdim.
bin kez budadılar körpe dallarımızı
bin kez kırdılar.
yine çiçekteyiz işte yine meyvedeyiz
bin kez korkuya boğdular zamanı
bin kez ölümlediler
yine doğumdayız işte, yine sevinçteyiz.
bitmedi daha sürüyor o kavga
ve sürecek
yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek&#33;

Geçtiğimiz o ilk nehirlerden beri
suyun ayakları olmuştur ayaklarımız
ellerimiz,taşın ve toprağın elleri.
yağmura susamış sabahlarda çoğalırdık
törenlerle dikilirdik burçlarınıza.
türküler söylerdik hep aynı telden
aynı sesten,aynı yürekten
dağlara biz verirdik morluğunu,
henüz böyle yağmalanmamıştı gençliğimiz...

Ne gün batışı ölümlerin üzüncüne
ne tan atışı doğumların sevincine
ey bir elinde mezarcılar yaratan,
bir elinde ebeler koşturan doğa

bu seslenişimiz yalnızca sana
yaşamasına yaşıyoruz ya güzelliğini
bitmedi daha sürüyor o kavga
ve sürecek
yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek&#33;

Saraylar saltanatlar çöker
kan susar birgün
zulüm biter.
menekşelerde açılır üstümüzde
leylaklarda güler.
bugünlerden geriye,
bir yarına gidenler kalır
bir de yarınlar için direnenler...

Şiirler doğacak kıvamda yine
duygular yeniden yağacak kıvamda.
ve yürek,
imgelerin en ulaşılmaz doruğunda.
ey herşey bitti diyenler
korkunun sofrasında yılgınlık yiyenler.
ne kırlarda direnen çiçekler
ne kentlerde devleşen öfkeler
henüz elveda demediler.
bitmedi daha sürüyor o kavga
ve sürecek
yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek&#33;

Adnan Yücel
 

yitikbahar

Üye
Bu da senin için BERDOŞH madem efkarlısın....

Simdi sen kalkip gidiyorsun. Git.
Gozlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler.
Oysa ben senin gozlerinsiz edemem bilirsin
Oysa Allah bilir bugun iyi uyanmistik
Sevgiyeydi ilk acilisi gozlerimizin sirf onaydi
Bir kus konmus parmaklarima uzun uzun otmustu
Bir sevismek gelmis bir daha gitmemisti
Yoktu dunlerde evvelsi gunlerdeki yoksullugumuz
Sanki hic olmamisti

Oysa kalbim iste suracikta carpiyordu
Surda senin gozlerindeki bakimsiz mavi, guzel lafli Istanbullar
Surda da etin cogaliyordu dokundukca laflarin dunyalarin
Oyle duzeltici oyle yerine getiriciydi ki sevmek
Ki Karakoy koprusune yagmur yagarken
Biraksalar gokyuzu kendini ikiye bolecekti
Cunku iki kisiydik

Oysa bir bardak su yetiyordu saclarini islatmaya
Bir dilim ekmegin bir iki zeytinin basinaydi doymamiz
Seni bir kere opsem ikinin hatiri kaliyordu
Iki kere opeyim desem ucun boynu bukuk
Yuzunun bitip vucudunun basladigi yerde
Memelerin vardi memelerin kahramandi sonra
Sonrasi iyilik guzellik.

Cemal SÜREYA
 
ChavRash

ChavRash

Emekli Yönetici
Bugün değil yarınsın sen


Bir dilin bütün özelliklerini kullansam seni tarif edemiyeceğimi biliyorum,
Ulaşılmaz oldun hep, dokunmak, hissetmek ve dolu dolu yaşamak isterken seni,
Kocaman bir yalnızlıktı payımıza düşen, payıma düşen herşeyi erteledim
Ama erteliyemediğim bir şey verdı sana benziyordu.
Su olsan dokunduğumda bozulurdun, bozulmayan bir şeydin,
Gidilecek bir yer olsan sonu olurdu, sonu olmayan bir şeydin,
Uykuda görülecek bir rüya olsan, uyanırdım..
Beni rüyamdan uyandırmayacak bir şeydin,
Sim siyah saçların olsun istiyordum ama baktım değil.
Düşünki munzur dağın&#39;dan aşağı iniyoruz
Ve dünyada sadece iki kişilik türkü kalmış onu söylüyoruz,
Öyle birşey sin sen..
Seni düşündükçe yoruluyorum desem,
Dünyanın en büyük yalanı olur, yalanım yok.
Bugünden yarına ne kalır bilmem,
Ama sen kalırsın, tıpkı yatağı değişmeyen ırmak gibi,
Yaşadıklarımız azdı, zamana sığmadık yaşamak isterken herşeyi
Bugün şarkı söylüyorsam, o gün şarkı gibi seni yaşamak isterim
Halkıma benziyordun, bir yanın göç, bir yanın toprak kokuyordu hep
Gezmediğim yerin kalmadı..
Bazen yasaklandın bana, bazen bir suç gibi boynuma taşıdım seni
Yedi telli sazımla bile anlatamadım,
Sen bir uçurumun gülüydün, ellerimi her uzattığımda bin kırıkla geri döndüm
Yasaların bile tanımlıyamadığı bir şeydin
Haritalara sığmazdın, her ülkede bir başka gülüyordun
Dokunduğumda nereli olduğumu seninle hatırlardım,
Bana hep kendimi hatırlatan bir şeysin sen,
Uzaksın, yakınsın, özlenensin,
Ama bugün değil yarın gibi bir şeysin sen.

Bugün herşeyi değiştirmek için çabalarken,
Sen değişmeyen olarak duruyorsun karşımda
Kabul ediyorum dünyaya bu kalsın ama sen bilme
Dünyada kaç iklim, kaç zulüm, kaç ölüm var
Bir seni bunların karşısına koymak nasıldır bilemezsin... bilme,
Bugün her ölümle biraz ölürken,
Seni düşündükçe hayata dönüyorum yeniden
Gecenin en karanlık yerindeyim
Bir sigara ateşinin aydınlattığı kadar,
Işık bile olsan yinede istiyorum seni,
Sadece benim seni anladığım.
Kimseyi unutmamak için defterine not düşmediğim
Ama hayatımda hep bir dip not olarak kalan
Kendi yasaklarım gibi unutmuyorum seni,
Dağları delmiyorum, inmek istiyorum oralardan
Hepiniz gibi saçlarımı taramak,
Günaydın der gibi sokağa fırlamak istiyorum
Adına aşk diyorlar, gelecek diyorlar, bana yetmiyor
Her şarkımda sana bir adım daha yaklaşmak istiyorum
Bir başka dilden seviyorum seni.
Kırmızıdan daha uzundun
Gelincikler gibi bir mevsim değil,
Dört iklim köşe bucak
Kim ne derse desin geri dönecek yerim yok
Bir kentin ortasında çığlık çığlığa bağırarak kalsamda
Yinede seviyorum seni,

Bu bir suç duyurusudur kendimi ihbar ediyorum....
 

keloğlan

Üye
DENİZE YAKIN MAĞARALARDA

Denize yakın mağaralarda
bir susuzluk duyarsın, bir aşk,
bir coşku
deniz kabukları gibi sert
alır avucuna tutabilirsin.

Denize yakın mağaralarda
günlerce gözlerinin içine baktım,
ne ben seni tanıdım, ne de sen beni.



Yorgo SEFERIS

Çeviren : Cevat ÇAPAN
 
serseri32

serseri32

Üye
Originally posted by BeRdOşH@jun 8 2005, 02:47 AM
Ah Ulan Rıza

Neden hala gelmedi... Yoksa
Saati mi şaşırdı bu hıyar?
Gerçi hiç saati olmadı ama en azından
Birisine sorar...
Cebimde bir lira desen yok&#33;
Madara olduk meyhaneye
Ah eşşek kafam benim..
Nasıl da güvendim bu hergeleye&#33;..
Gelse balığa çıkacaktık,
Ne çekersek kızartıp birayla yutacaktık...
Kafamız tam olunca şarkılar döktürüp
Enteresan hayallere dalacaktık...
Bu sandalı geçen hafta denk getirdik
Çalıntıdan düşürdük...
Arkadaşlar ısrar etti,
Biz de, iyi olur, bize uyar diye düşündük...
Saat sekizde gelecekti,
Bana birkaç milyon borç verecekti..
Yoksa o nemrut karısı kaçtı da
Onun peşinden mi gitti?...
Eğer öyleyse yandık,
Gudubet gene yaptı yapacağını&#33;..
Geçen sene de merdivenden itip
Kırmıştı Rıza’nın bacağını...
Korkuyorum, bir gün ya kendini asacak,
Ya horlarken Rızayı boğacak..
Bak şimdi acıdım, aşk olsun adama...
Ben olsam vallahi başedemem&#33;...
Hele beş tane velet ki boy boy,
Allah&#39;tan düşmanıma dilemem&#33;...
Aslında iyi çocuktur Rıza, efendi huyludur,
Herkesin suyuna gider...
Yoksa, kalıba vursan hani,
Tek başına on tane adam eder&#33;...
Bir keresinde, hiç unutmam
Üç-beş zibidi haraca dadandı;
Rıza, sandalyeyi kaptığı gibi
Herifleri hastaneyi kadar kovaladı&#33;.
Aynı mahallede büyüdük, aynı kızları sevdik,
aynı kafadaydık...
Orta ikiden bıraktık, matematik ağır
geliyordu
Biz başka havalardaydık...
Aynı gömleği giyer, aynı sigaraya takılır,
Aynı takımı tutardık...
Fener&#39;in her maçına iddialaşıp
Millete az mı yemek ısmarladık&#33;.
Bir tek askerde ayrıldık,
Bana Bornova düştü, Ona Gelibolu..
Döner dönmez evlendirdiler
En büyük salaklığı da bu oldu&#33;.
Bense hiç düşünmedi, .zaten param yoktu.
Hep tek tabanca gezdim...
Benim beğendiğimi annem istemedi
Onun gösterdiğini ben sevmedim...
Neyse, bunlar derin mevzu..
Anlaşıldı, bu herif artık gelmeyecek..
Ufaktan yol alayım
Anam evde yalnız, şimdi merağından ölecek&#33;
Gittim, vurup kafayı yattım,
Rüyamda gördüm gülümseyerek geldiğini
Ne bilirdim, yolda kamyon çarpıp
Hastaneye kavuşmadan can verdiğini&#33;..
Vay be Rıza&#33;..
Sonunda sen de düşüp gittin azrailin peşine&#33;
Dün, boşuna günahını almışım,
Ne olur kızma bu kardeşine...
Öğlen kahvede söylediler, Rıza öldü, dediler
Ne kolay söylediler&#33;..
Sanki dev bir taş ocağını
Kökünden dinamitleyip üstüme devirdiler&#33;...
Ah dostum... O kocaman gövdene
O beyaz kefeni nasıl kıyıp giydirdiler?.
O zalim tabutun tahtalarını
Senin üstüne nasıl böyle çivilediler?
Yani sen şimdi gittin, yani yoksun, yani
Bir daha olmayacak mısın?
Yani bir daha borç vermeyecek
Bir daha bira ısmarlamayacak mısın?.
Peki, beni kim kızdıracak,
Kim zar tutacak, kim ağzını şapırdatacak?
Peki, beni bu köhne dünyada
Senin anladığın kadar kim anlayacak?.
Ulan Rıza... Ne hayallerimiz vardı oysa,
Ne acayip şeyler yapacaktık..
Totoyu bulunca dükkan açacak,
Adını Dostlar Meyhanesi koyacaktık..
Talih yüzümüze gülecekti be,
Hafta sonu iki yavru kapıp
Boğaz yolunda o biçim fiyaka atacaktık&#33;.
Ah ulan Rıza...
Bu mahallenin nesini beğenmedin de öte
yere taşındın?
Arasıra gıcıklaşırdın ama inan ki,
Benim en kral arkadaşımdın&#33;..
Ah ulan Rıza...
Ben şimdi bu koca deryada tek başıma ne halt ederim?
Senden ayrılacağımı sanma,
Bir kaç güne kalmaz ben de gelirim&#33;..
[post=77466]Quoted post[/post]​


baba büyüksün. :artı: :artı: :artı: :artı:
 


MaxiCep.com internet sitesi 5651 Sayılı Kanun’un 2. maddesinin 1. fıkrasının m) bendi ile aynı kanunun 5. maddesi kapsamında Yer Sağlayıcı olarak faaliyet göstermektedir. İçerikler, ön onay olmaksızın tamamen kullanıcılar tarafından oluşturulmaktadır.

MaxiCep.com; Yer sağlayıcı olarak, kullanıcılar tarafından oluşturulan içeriği ya da hukuka aykırı paylaşımı kontrol etmekle ya da araştırmakla yükümlü değildir.

MaxiCep.com’in yer sağladığı içeriğin 5651 Sayılı Kanun’un 8 ila 9. maddelerine aykırı şekilde; kişilik haklarınızı ihlal ettiğini ya da hukuka aykırı olduğunu düşünüyorsanız Buradan yada [email protected] mail adresine e-mail göndererek iletişime geçerek bildirebilirsiniz.

Bildirimleriniz dikkatle ve özenle incelenmekte olup kişilik haklarınızın ihlali ya da hukuka aykırılığın tespiti halinde mevzuat kapsamında en kısa sürede işlem yaparak bilgi vereceğiz.
Üst Alt