Praetor
Emekli Yönetici
Gurur duydum 
Yapılan yorumlara baktım da bir-iki arkadaş hariç herkes son derece mantıklı, rasyonel düşünüyor...
Akıl, sabır, düşünmek, direnç, sebep-sonuç ilişkileri kurmak ve saire...
Deprem oluyor!
Yaşayanlar bilirler o anda gelen çığlıkları, binanızdan çıkan duyulmamış sesleri... Depremin bir sesi vardır ki insanı kilitler resmen!.. Size hep güven veren "yer" sallanmaktadır bir sağa bir sola... Hiç bir şeye güveniniz kalmaz o anda!..
O anda bile bir umut vardır, en çaresiz an değildir, ya kurtulursam umudu... Peki ya binanız yıkılıyorsa?
Kafanızı çevirip baktığınızda cama, 20 metre yükseklikten düştüğünüzü ve üstünüze tonlarca beton ve demir yığınının geldiği an. En çaresiz anınız!
Akıl, sabır, düşünmek, direnç, sebep-sonuç...
Uçakla seyahat edenler bilirler o karadan kopuş anını, pencereden bakarsınız bir anda her şey ufacık oluverir, binlerce metre yükseğe çıkarsınız, değil insanları mahallenizi bile seçemezsiniz kolay kolay...
Kanat üstünde gidiyorsunuz ve motora bakarken siz, bir anda alevler görüyorsunuz, sarsılmaya başlıyor uçak, burnunu kıvırıyor yere doğru (uçağın ağırlık merkezi öndedir ve motor kontrolü kaybedildiğinde burnunu yere doğru kıvırır) ve tonlarca metal yığınının içinde SANİYEDE 230 METRE hızla düşüyorsunuz! Ölüm kesin!.. En çaresiz anınız...
Akıl, sabır, düşünmek, direnç, sebep-sonuç ilişkileri kurmak...

Bu örnekler çok fazla!.. Ama şu kadarını söyleyeyim:
En ateist olan insan bile, yukarıda bahsettiğim anlarda "Allah" der... İnanır!..
(Tabii o saatten sonra Allah ona ne der bilemem
)

Yapılan yorumlara baktım da bir-iki arkadaş hariç herkes son derece mantıklı, rasyonel düşünüyor...

Akıl, sabır, düşünmek, direnç, sebep-sonuç ilişkileri kurmak ve saire...
Deprem oluyor!
Yaşayanlar bilirler o anda gelen çığlıkları, binanızdan çıkan duyulmamış sesleri... Depremin bir sesi vardır ki insanı kilitler resmen!.. Size hep güven veren "yer" sallanmaktadır bir sağa bir sola... Hiç bir şeye güveniniz kalmaz o anda!..
O anda bile bir umut vardır, en çaresiz an değildir, ya kurtulursam umudu... Peki ya binanız yıkılıyorsa?
Kafanızı çevirip baktığınızda cama, 20 metre yükseklikten düştüğünüzü ve üstünüze tonlarca beton ve demir yığınının geldiği an. En çaresiz anınız!
Akıl, sabır, düşünmek, direnç, sebep-sonuç...
Uçakla seyahat edenler bilirler o karadan kopuş anını, pencereden bakarsınız bir anda her şey ufacık oluverir, binlerce metre yükseğe çıkarsınız, değil insanları mahallenizi bile seçemezsiniz kolay kolay...
Kanat üstünde gidiyorsunuz ve motora bakarken siz, bir anda alevler görüyorsunuz, sarsılmaya başlıyor uçak, burnunu kıvırıyor yere doğru (uçağın ağırlık merkezi öndedir ve motor kontrolü kaybedildiğinde burnunu yere doğru kıvırır) ve tonlarca metal yığınının içinde SANİYEDE 230 METRE hızla düşüyorsunuz! Ölüm kesin!.. En çaresiz anınız...
Akıl, sabır, düşünmek, direnç, sebep-sonuç ilişkileri kurmak...

Bu örnekler çok fazla!.. Ama şu kadarını söyleyeyim:
En ateist olan insan bile, yukarıda bahsettiğim anlarda "Allah" der... İnanır!..
(Tabii o saatten sonra Allah ona ne der bilemem
)
, yapabileceğiniz tek şey, inanmaktır.

