Haydar
Emekli Yönetici
Buşon (Kulak Kiri) Nedir?
Kulak kirinden bahsetmeden önce bazı bilgilerin verilesi
yerinde olacaktır. Kulak kirini anlayabilmek için kulağın
yapısının nasıl olduğu ve kulak salgısının nasıl bir salgı olduğu
anlaşılmalıdır. KULAĞIN YAPISI: Kulak; deriyle kaplı olan ve yağ bezeleri içeren dış kulak yolu, işitmemizde çok önemli bir basamağı
oluşturan çekiç, örs, üzengi kemikçiklerini içeren orta kulak ve
sesin algılanıp beyine elektrik sinyalleri olarak iletilmesini
sağlayan salyangozun yer aldığı iç kulak olmak üzere üç
kısımdan oluşmaktadır. CERUMEN: Dış kulak yolundaki yağ bezeleri tarafından üretilen, deri döküntülerini de içeren, dıştan giren toz ve diğer partikülleri( parçacıkları ) toplayarak kulağın
iç tarafına doğru hareket edip kulak zarına zarar vermesini engelleyen bir tabaka oluşturan, aynı zamanda
dış kulak derisini sudan ve iltihaplardan koruyan, faydalı bir salgıdır. Cerumen salgısına wax ( mum ) da
denilebilmektedir. Cerumen salgısının yoğunluğu ve miktarı kişiden kişiye farklılıklar göstermektedir. Bazı
insanlarda bu salgı çok koyu kıvamlı iken bazı kişilerde daha akışkan olabilmektedir. KULAK ZARI: Kulak zarı( timpan zarı ) dış kulak kanalının orta kulağa açıldığı sınırda bulunan ve üç tabakadan oluşan bir zardır. Yani kulak zarı dış kulak ile orta kulağı ayıran yapıdır. Dış kulak kanalı
tarafında skuamöz epiltel tabakası bulunur. Bunun iç tarafında lifli( fibröz ) bir tabaka ve en içte de orta
kulağın iç yüzünü örtmekte olan mukoza tabakası yer almaktadır. Bu lifli tabaka kulak zarına dayanıklılık
kazandırmaktadır. Kulak zarı dış kulak kanalından geçen ses dalgalarını alır ve bunları titreşimlere çevirir.
Titreşimler ise orta kulak kemikçiklerine( çekiç, örs ve üzengi ) iletilir. Birbirine yapışık orta kulak kemikçikleri ( çekiç, örs ve üzengi ) bu titreşimleri iç kulağa iletir. Orta kulak
östaki tüpü ile genze bağlanmıştır. Yutkunma ve esneme sırasında çalışan bu tüp, havayı orta kulağa ileterek
orta kulak basıncını dışatmosfer basıncına eşitler ve kulak zarının en iyi şartlarda titreşmesini sağlar. Kulak zarı işitme işlevinde önemli bir görev üstlenmiş olmakla birlikte bu zarın delinmesi veya
operasyonla çıkartılması ile işitme tam olmasa bile kısmi bir şekilde devam edebilmektedir. DIŞ KULAK YOLU: Dış kulak yolu iki kısımdan oluşur. Dışa doğru çıkıntı yapan kısma kulak kepçesi adı verilir. Kulak kepçesi sesin yönünün belirlenmesinde işlev görür. Bu yapıyı orta kulağa bağlayan kanal ikinci
kısmı oluşturur ve dış kulak yolu adını alır. Dıştan içe doğru uzanan bu kanal yaklaşık 2,5 cm kadardır ve s
harfi şeklinde kıvrılmıştır. Kıkırdak kısım üzerinde Tragi adı verilen kıllar vardır. Dış kulak yolu orta
kısımda daralmaktadır. Dış kulak yolunun sonunda yarı saydam olan sedef renginde kulak zarı
bulunmaktadır. BUŞON( KULAK KİRİ ): Buşon halk arasında kulak kiri olarak bilinmektedir. Fransızca bir kelimedir. Kulak
kiri ıslak ve kuru olmak üzere iki çeşide sahiptir. Asya
kıtasında yaşayanlarda genellikle kuru tipi görülürken,
Batı Avrupa da yaşayanlarda ıslak tipi yani yağ oranı
fazla olan tipi görülmektedir. Kulak kirinin az
üretilmesi enfeksiyon( iltihap ) riskini artırırken, çok üretilmesi tıkaç oluşumu ve buna bağlı kısmi işitme
kaybına ve tıkaç arasına biriken materyallerin enfekte
olması risklerine neden olmaktadır. Buşon yani kulak kiri, cerumen salgısının içten topladığı
deri döküntüleri ve dıştan giren toz ve diğer partikülleri
( parçacıkları ) tutarak olduğu yerde birikmesi ve
zamanla taşlaşması sonucunda oluşmaktadır. Buşon dış kulak, dış kulak yolu ve kulak kepçesinde
meydan gelir. Dış kulak kıl folekülleri yani kıl keseleri ve
cerumen salgısını üreten bezlerle kaplıdır. Bu tüyler ve
cerumen salgısı dışarıdan gelen tozları ve yabancı
maddeleri tutarak iç kulağa girmesini engeller. Bu sayede kulak zarı korunmuş olur. Buşon herkeste olur bu çok normal bir şeydir. İnsanın anatomisinde, yaradılışında vardır. Buşon ne
hijyenle( sağlığauygunluk, temizlik ) ilgilidir ne de kişinin kulağına gereken özeni gösterip göstermemesiyle ilgilidir. Ancak her pisliğin vücuttan atıldığı gibi buşonunda ( kulak kiri ) atılması
gerekmektedir. Bu bağlamda kişinin yapması gereken her gün rutin( düzenli ) olarak kulaklarını
yıkamasıdır. Ancak bu yıkama işi sadece kulak girişine uygulanmalı ve yalnızca kulak girişine gelmiş olan kirler alınmalı,
hiçbir zaman iç kısımlara herhangi bir şekilde müdahaleye kalkışılmamalıdır. Biriken bu kirler kulak
yıkanıldığı zaman yavaş yavaş kulaktaki tüyler sayesinde kulak girişine yani kulak kepçesine doğru hareket
ederek vücuttan dışarı atılacaktır. Kulağa yabancı cisimler sokularak ( kulak temizleme çubukları, saç tokası,
anahtar, tığ vb. ) kirin temizlenilmeye çalışılması doğru bir davranış değildir. Yabancı cisimlerle temizlenilmeye çalışılan kir, kulak zarına doğru itilebilmekte ve dışarı atılmasına engel
olunmaktadır. Bence kişinin bu temizlik için kendi parmaklarını tercih etmesi ve kulaklarını parmakları
yardımıyla yıkaması en doğru davranış olacaktır. Buraya kadar ki kısımda herhangi bir sorun yoktur. Sorun
kulak kirinin yani buşonun dışarı atılamayarak olduğu yerde birikip taşlaşmasından kaynaklanmaktadır. Buşon birikimine genellikle; a ) Kişinin kulağını temizlemek için kulağına yabancı cisim sokması b ) Çok tozlu ve kirli ortamlarda çalışılması c ) Dış kulak yolundaki darlık nedeniyle buşonun dışarı atılamaması d) Denize girme veya banyo sırasında dış kulak yolundaki az miktardaki salgının şişmesi e ) Kulak tıkacı ve işitme cihazının kullanılması f ) Cerumen salgısının aşırı miktarda salgılanması g ) Cerumen salgısının çok koyu olması neden olmaktadır. Kulak temizleme çubukları veya benzeri cisimlerle kulak temizleme alışkanlığı olan kişilerde, kiri dışarı
atma mekanizması tamamıyla bozulduğundan dolayı buşon dışarı doğru hareket edememekte ve olduğu
yerde birikerek tıkaçların oluşmasına neden olmaktadır. Kulak tıkacı ve işitme cihazı kullanan kişilerde kulak kiri diğer insanlara göre daha fazla olmaktadır. Çünkü
kullanılan bu cihazlar kirin kulak içinden dışarıya doğru hareket etmesine mani olmakta ve vücut dışına
atılmasını engelleyerek kulak içinde birikmesine sebep olmaktadır. Bazı kişilerde ise cerumen salgısı aşırı miktarda salgılanmakta ve fazla salgılanan bu salgılar kulak içinde
sertleşerek kulak kanalını tıkamaktadır. Bu şekilde görülen işitme kaybı en fazladır ve her yaşta
görülebilmektedir. Cerumen salgısının çok koyu olması veya çok tozlu ortamlarda çalışılıyor olunması buşon birikimine neden
olabilmektedir. Dış kulak yolu doğuştan dar olan kişiler ile daha önce geçirilmiş herhangi bir kaza ya da ameliyat sonrasında
daralmış olan kişilerde kulağın kiri dışarı atma fonksiyonu yavaşlamış olduğundan dolayı bu kişilerde de
buşon birikimi olabilmektedir. Kulak zarı kulak kanalının sonuna kadar uzanan ince bir tabakadır. Kulak zarı dışarıdan gelen sesleri
toplama görevi yapmaktadır. Kulak zarının önü kulak kiriyle kapatılırsa kişide kısmi işitme kayıplarına
neden olacaktır. Aslında kısmi işitme kaybı çok önemli bir sağlık sorunu olmamakla birlikte kişi için rahatsız
edici bir durumdur. Kulakta tıkaç oluşumu yani buşon genellikle; a ) Kısmi işitme kayıpları b ) Kulak ağrıları c ) Kulak çınlamaları ve uğultuları d ) Baş dönmesi e ) Kulakta yabancı cisim hissi f ) Banyo sonrasında kulaklarda tıkanıklık hissi belirtileriyle kendisini göstermektedir. Bu belirtiler görüldüğü zaman, hastanın bir kulak burun boğaz
hekimine giderek, kulağın temizlik işini uzmanına yaptırması
gerekmektedir. Kulaklarını kulak temizleme çubuklarıyla, saç tokalarıyla, anahtarla,
tığ ve benzeri şeylerle temizlemeye kalkan kişiler çoğu zaman dış
kulak derisini yırtarak kanatmaktadırlar. Bu yırtık bölgeden giren
bakteri ya da mantarların neden olduğu şiddetli ağrıyla kendini
gösteren dış kulak yolu enfeksiyonlarına, kulak zarı yırtılmalarına ve bunların yol açtıkları kronik orta kulak
enfeksiyonlarına( iltihaplarına ) maruz kalmaktadırlar. Ancak dış kulak yolu girişine gelen kirler serçe parmağa dolanan küçük bir pamuk yardımıyla alınabilir. Kulak temizleme çubukları ile sadece dış kulağın
kıvrımlı kısımları temizlenilmelidir. Kişi kulak zarının yırtık veya delik olmadığından emin ise haftada bir kez banyo öncesi birkaç damla gliserin
veya bebe yağını kulağına damlatarak kulağındaki kirlerin dışarı atılmasını sağlayabilir. Bu işlemi yapacak
kişi kulağına gliserin ya da bebe yağını damlattıktan sonra, damlatılan kulak üst tarafa gelecek şekilde bir
süre yatmalı ve daha sonra damlatma yapılan kulak alt tarafa gelecek şekilde bir süre daha yatmalıdır.
Böylelikle yumuşayan kulak kiri kendiliğinden dışarı atılacaktır. Ancak bu maddeleri kulağına damlatacak
olan kişinin, kulak zarının delik veya yırtık olmadığından kesinlikle emin olması gerekmektedir. Eğer emin değilse hiçbir şekilde bu işleme kalkışmamalıdır aksi takdir kullanılan bu maddeler kulak iltihabına yol
açabilmektedir ki böyle bir durumda istenilmeyen bir durumdur. Kişi kulak zarının sağlamlığından emin
değilse bir hekime başvurmalıdır. Kulak tıkandığı zaman öncelikle kulak burun boğaz uzmanının muayenesi gerekmekte ve tıkanıklığın gerçek
sebebinin teşhis edilmesi gerekmektedir. Yani tıkanıklığın buşona bağlı olup olmadığı belirlenmelidir. Eğer
kulaktaki tıkanıklık buşon birikiminden dolayı ortaya çıkmış ise yapılacak tek şey buşonu çıkartmak
olmaktadır. Buşonu çıkartmak için doktor tarafından üç yöntem kullanılabilmektedir. a ) Kürek ile temizleme b ) Aspiratör ile vakumlama c ) Su ile yıkama Bu yöntemlerin hangisinin kullanılacağı, dış kulak yolunun ve buşonun durumuna göre KBB(kulak burun
boğaz ) uzmanı tarafından belirlenir. Kulak kiriniz probleme neden oluyorsa doktor kulak yıkamayı önerebilir. Yıkama işlemini yapacak olan
doktor kulağın içine bir tüp yardımıyla su püskürtür. Bu yapılan işlem kiri inceltip hareket ettirir. Suyun ve
kulaktaki kirin akması için kulak hafif yan tarafa doğru eğdirilir. Tıkanıklığa sebep olan kulak kiri bu işlem
sayesinde birkaç dakika içerisinde dışarı akar. Doktor kulağı yıkamadan önce kirin yumuşaması için hastaya
kulak damlası verebilir. Kulak yıkama işlemi genellikle basit bir işlemdir ve ağrılı bir yöntem değildir. Fakat
kişide biraz rahatsızlık ve baş dönmesi yapabilmektedir. Bazen ilk kulak yıkama işleminde kir çıkartılamayarak bu işlemin tekrarlanması gerekebilmektedir. Su ile yıkamanın tek dezavantajı( sakıncası )
kulak zarının delik olduğu durumlarda orta kulağa zarar vermesidir. Ayrıca yıkama işlemi kişide eğer dış
kulak iltihabı varsa kullanılmaması gereken bir yöntemdir. Kulak yıkama yöntemi nadiren kişilerde yan
etkilere sebep olabilmektedir. Bu yan etkilerin bazıları kulak iltihapları, kulak zarının ve dış kulak yolu
derisinin zarar görmesi olarak sayılabilmektedir. Eğer kulak kiri çok fazlaysa yıkama işlemi yetersiz kalacağından
dolayı özel bir aletle bu kirin çıkartılması gerekmektedir. Mikro
vakum denilen bu tedavi yöntemi, kulak kanallarındaki
birikintileri temizlemek içinde kullanılabilmektedir. Bu
yöntemde diğer yöntemler gibi doktor tarafından
uygulanmalıdır. Buşonun temizlenmesi, periyodik olarak yapılan bir işlem
değildir. Ne zaman kulak tıkanıklığı yapacak duruma gelirse o
zaman temizlenmelidir ki bu temizlik işlemi üzerine basarak
söylüyorum hekim tarafından yapılmalıdır. Bu temizlik süresi
birkaç ay olabileceği gibi birkaç yılda olabilmektedir. Bazı kişide
ise hayatları boyunca hiç temizlemek gerekmeyebilir. Kulak yıkatmak kişide herhangi bir alışkanlığa sebep olmamaktadır. Bundan dolayı kişiler gerektiği zaman
hiç çekinmeden kulaklarını uzman hekime yıkatabilirler. Yani kulak yıkatmanın herhangi bir alışkanlıkla
alakası yoktur. Kulak salgısı koyu olan ve kulağın kendisini temizleme mekanizması yetersiz olan kişilerin
altı ayda veya yılda bir kez kulaklarını temizletmeleri gerekmektedir ki kulak içinde sertleşmiş buşonlar
dışarı çıkartılabilsin. Normal şartlar altında kulağın temizlik işi kulağın kendisine bırakılmalıdır. Yani bizim kulaklarımızı
temizlememize gerek yoktur çünkü bu işi kulak kendisi yapmaktadır. Ancak çoğu kişi bunu bilmekle beraber
uygulamamakta ve kulağını temizlemeye kalkmaktadır. Kişi bu temizlik sırasında çok hassas olan dış kulak
derisine zarar vermekte, bundan dolayı da çeşitli sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kalmaktadır. Aynı
zamanda da kulakta mevcut olan buşonu daha ileri iterek kulak zarının önünün kapanmasına ve duyma
fonksiyonunun azalmasına neden olabilmektedir Uzmanlara göre kulak kiri kulağı korumakla görevli bir sıvı olarak kabul edilmeli ve kulağın temizlik işi
kulağa bırakılmalıdır. Gerekli oldu zaman ise temizlik işi doktor tarafından yapılmalıdır.
yerinde olacaktır. Kulak kirini anlayabilmek için kulağın
yapısının nasıl olduğu ve kulak salgısının nasıl bir salgı olduğu
anlaşılmalıdır. KULAĞIN YAPISI: Kulak; deriyle kaplı olan ve yağ bezeleri içeren dış kulak yolu, işitmemizde çok önemli bir basamağı
oluşturan çekiç, örs, üzengi kemikçiklerini içeren orta kulak ve
sesin algılanıp beyine elektrik sinyalleri olarak iletilmesini
sağlayan salyangozun yer aldığı iç kulak olmak üzere üç
kısımdan oluşmaktadır. CERUMEN: Dış kulak yolundaki yağ bezeleri tarafından üretilen, deri döküntülerini de içeren, dıştan giren toz ve diğer partikülleri( parçacıkları ) toplayarak kulağın
iç tarafına doğru hareket edip kulak zarına zarar vermesini engelleyen bir tabaka oluşturan, aynı zamanda
dış kulak derisini sudan ve iltihaplardan koruyan, faydalı bir salgıdır. Cerumen salgısına wax ( mum ) da
denilebilmektedir. Cerumen salgısının yoğunluğu ve miktarı kişiden kişiye farklılıklar göstermektedir. Bazı
insanlarda bu salgı çok koyu kıvamlı iken bazı kişilerde daha akışkan olabilmektedir. KULAK ZARI: Kulak zarı( timpan zarı ) dış kulak kanalının orta kulağa açıldığı sınırda bulunan ve üç tabakadan oluşan bir zardır. Yani kulak zarı dış kulak ile orta kulağı ayıran yapıdır. Dış kulak kanalı
tarafında skuamöz epiltel tabakası bulunur. Bunun iç tarafında lifli( fibröz ) bir tabaka ve en içte de orta
kulağın iç yüzünü örtmekte olan mukoza tabakası yer almaktadır. Bu lifli tabaka kulak zarına dayanıklılık
kazandırmaktadır. Kulak zarı dış kulak kanalından geçen ses dalgalarını alır ve bunları titreşimlere çevirir.
Titreşimler ise orta kulak kemikçiklerine( çekiç, örs ve üzengi ) iletilir. Birbirine yapışık orta kulak kemikçikleri ( çekiç, örs ve üzengi ) bu titreşimleri iç kulağa iletir. Orta kulak
östaki tüpü ile genze bağlanmıştır. Yutkunma ve esneme sırasında çalışan bu tüp, havayı orta kulağa ileterek
orta kulak basıncını dışatmosfer basıncına eşitler ve kulak zarının en iyi şartlarda titreşmesini sağlar. Kulak zarı işitme işlevinde önemli bir görev üstlenmiş olmakla birlikte bu zarın delinmesi veya
operasyonla çıkartılması ile işitme tam olmasa bile kısmi bir şekilde devam edebilmektedir. DIŞ KULAK YOLU: Dış kulak yolu iki kısımdan oluşur. Dışa doğru çıkıntı yapan kısma kulak kepçesi adı verilir. Kulak kepçesi sesin yönünün belirlenmesinde işlev görür. Bu yapıyı orta kulağa bağlayan kanal ikinci
kısmı oluşturur ve dış kulak yolu adını alır. Dıştan içe doğru uzanan bu kanal yaklaşık 2,5 cm kadardır ve s
harfi şeklinde kıvrılmıştır. Kıkırdak kısım üzerinde Tragi adı verilen kıllar vardır. Dış kulak yolu orta
kısımda daralmaktadır. Dış kulak yolunun sonunda yarı saydam olan sedef renginde kulak zarı
bulunmaktadır. BUŞON( KULAK KİRİ ): Buşon halk arasında kulak kiri olarak bilinmektedir. Fransızca bir kelimedir. Kulak
kiri ıslak ve kuru olmak üzere iki çeşide sahiptir. Asya
kıtasında yaşayanlarda genellikle kuru tipi görülürken,
Batı Avrupa da yaşayanlarda ıslak tipi yani yağ oranı
fazla olan tipi görülmektedir. Kulak kirinin az
üretilmesi enfeksiyon( iltihap ) riskini artırırken, çok üretilmesi tıkaç oluşumu ve buna bağlı kısmi işitme
kaybına ve tıkaç arasına biriken materyallerin enfekte
olması risklerine neden olmaktadır. Buşon yani kulak kiri, cerumen salgısının içten topladığı
deri döküntüleri ve dıştan giren toz ve diğer partikülleri
( parçacıkları ) tutarak olduğu yerde birikmesi ve
zamanla taşlaşması sonucunda oluşmaktadır. Buşon dış kulak, dış kulak yolu ve kulak kepçesinde
meydan gelir. Dış kulak kıl folekülleri yani kıl keseleri ve
cerumen salgısını üreten bezlerle kaplıdır. Bu tüyler ve
cerumen salgısı dışarıdan gelen tozları ve yabancı
maddeleri tutarak iç kulağa girmesini engeller. Bu sayede kulak zarı korunmuş olur. Buşon herkeste olur bu çok normal bir şeydir. İnsanın anatomisinde, yaradılışında vardır. Buşon ne
hijyenle( sağlığauygunluk, temizlik ) ilgilidir ne de kişinin kulağına gereken özeni gösterip göstermemesiyle ilgilidir. Ancak her pisliğin vücuttan atıldığı gibi buşonunda ( kulak kiri ) atılması
gerekmektedir. Bu bağlamda kişinin yapması gereken her gün rutin( düzenli ) olarak kulaklarını
yıkamasıdır. Ancak bu yıkama işi sadece kulak girişine uygulanmalı ve yalnızca kulak girişine gelmiş olan kirler alınmalı,
hiçbir zaman iç kısımlara herhangi bir şekilde müdahaleye kalkışılmamalıdır. Biriken bu kirler kulak
yıkanıldığı zaman yavaş yavaş kulaktaki tüyler sayesinde kulak girişine yani kulak kepçesine doğru hareket
ederek vücuttan dışarı atılacaktır. Kulağa yabancı cisimler sokularak ( kulak temizleme çubukları, saç tokası,
anahtar, tığ vb. ) kirin temizlenilmeye çalışılması doğru bir davranış değildir. Yabancı cisimlerle temizlenilmeye çalışılan kir, kulak zarına doğru itilebilmekte ve dışarı atılmasına engel
olunmaktadır. Bence kişinin bu temizlik için kendi parmaklarını tercih etmesi ve kulaklarını parmakları
yardımıyla yıkaması en doğru davranış olacaktır. Buraya kadar ki kısımda herhangi bir sorun yoktur. Sorun
kulak kirinin yani buşonun dışarı atılamayarak olduğu yerde birikip taşlaşmasından kaynaklanmaktadır. Buşon birikimine genellikle; a ) Kişinin kulağını temizlemek için kulağına yabancı cisim sokması b ) Çok tozlu ve kirli ortamlarda çalışılması c ) Dış kulak yolundaki darlık nedeniyle buşonun dışarı atılamaması d) Denize girme veya banyo sırasında dış kulak yolundaki az miktardaki salgının şişmesi e ) Kulak tıkacı ve işitme cihazının kullanılması f ) Cerumen salgısının aşırı miktarda salgılanması g ) Cerumen salgısının çok koyu olması neden olmaktadır. Kulak temizleme çubukları veya benzeri cisimlerle kulak temizleme alışkanlığı olan kişilerde, kiri dışarı
atma mekanizması tamamıyla bozulduğundan dolayı buşon dışarı doğru hareket edememekte ve olduğu
yerde birikerek tıkaçların oluşmasına neden olmaktadır. Kulak tıkacı ve işitme cihazı kullanan kişilerde kulak kiri diğer insanlara göre daha fazla olmaktadır. Çünkü
kullanılan bu cihazlar kirin kulak içinden dışarıya doğru hareket etmesine mani olmakta ve vücut dışına
atılmasını engelleyerek kulak içinde birikmesine sebep olmaktadır. Bazı kişilerde ise cerumen salgısı aşırı miktarda salgılanmakta ve fazla salgılanan bu salgılar kulak içinde
sertleşerek kulak kanalını tıkamaktadır. Bu şekilde görülen işitme kaybı en fazladır ve her yaşta
görülebilmektedir. Cerumen salgısının çok koyu olması veya çok tozlu ortamlarda çalışılıyor olunması buşon birikimine neden
olabilmektedir. Dış kulak yolu doğuştan dar olan kişiler ile daha önce geçirilmiş herhangi bir kaza ya da ameliyat sonrasında
daralmış olan kişilerde kulağın kiri dışarı atma fonksiyonu yavaşlamış olduğundan dolayı bu kişilerde de
buşon birikimi olabilmektedir. Kulak zarı kulak kanalının sonuna kadar uzanan ince bir tabakadır. Kulak zarı dışarıdan gelen sesleri
toplama görevi yapmaktadır. Kulak zarının önü kulak kiriyle kapatılırsa kişide kısmi işitme kayıplarına
neden olacaktır. Aslında kısmi işitme kaybı çok önemli bir sağlık sorunu olmamakla birlikte kişi için rahatsız
edici bir durumdur. Kulakta tıkaç oluşumu yani buşon genellikle; a ) Kısmi işitme kayıpları b ) Kulak ağrıları c ) Kulak çınlamaları ve uğultuları d ) Baş dönmesi e ) Kulakta yabancı cisim hissi f ) Banyo sonrasında kulaklarda tıkanıklık hissi belirtileriyle kendisini göstermektedir. Bu belirtiler görüldüğü zaman, hastanın bir kulak burun boğaz
hekimine giderek, kulağın temizlik işini uzmanına yaptırması
gerekmektedir. Kulaklarını kulak temizleme çubuklarıyla, saç tokalarıyla, anahtarla,
tığ ve benzeri şeylerle temizlemeye kalkan kişiler çoğu zaman dış
kulak derisini yırtarak kanatmaktadırlar. Bu yırtık bölgeden giren
bakteri ya da mantarların neden olduğu şiddetli ağrıyla kendini
gösteren dış kulak yolu enfeksiyonlarına, kulak zarı yırtılmalarına ve bunların yol açtıkları kronik orta kulak
enfeksiyonlarına( iltihaplarına ) maruz kalmaktadırlar. Ancak dış kulak yolu girişine gelen kirler serçe parmağa dolanan küçük bir pamuk yardımıyla alınabilir. Kulak temizleme çubukları ile sadece dış kulağın
kıvrımlı kısımları temizlenilmelidir. Kişi kulak zarının yırtık veya delik olmadığından emin ise haftada bir kez banyo öncesi birkaç damla gliserin
veya bebe yağını kulağına damlatarak kulağındaki kirlerin dışarı atılmasını sağlayabilir. Bu işlemi yapacak
kişi kulağına gliserin ya da bebe yağını damlattıktan sonra, damlatılan kulak üst tarafa gelecek şekilde bir
süre yatmalı ve daha sonra damlatma yapılan kulak alt tarafa gelecek şekilde bir süre daha yatmalıdır.
Böylelikle yumuşayan kulak kiri kendiliğinden dışarı atılacaktır. Ancak bu maddeleri kulağına damlatacak
olan kişinin, kulak zarının delik veya yırtık olmadığından kesinlikle emin olması gerekmektedir. Eğer emin değilse hiçbir şekilde bu işleme kalkışmamalıdır aksi takdir kullanılan bu maddeler kulak iltihabına yol
açabilmektedir ki böyle bir durumda istenilmeyen bir durumdur. Kişi kulak zarının sağlamlığından emin
değilse bir hekime başvurmalıdır. Kulak tıkandığı zaman öncelikle kulak burun boğaz uzmanının muayenesi gerekmekte ve tıkanıklığın gerçek
sebebinin teşhis edilmesi gerekmektedir. Yani tıkanıklığın buşona bağlı olup olmadığı belirlenmelidir. Eğer
kulaktaki tıkanıklık buşon birikiminden dolayı ortaya çıkmış ise yapılacak tek şey buşonu çıkartmak
olmaktadır. Buşonu çıkartmak için doktor tarafından üç yöntem kullanılabilmektedir. a ) Kürek ile temizleme b ) Aspiratör ile vakumlama c ) Su ile yıkama Bu yöntemlerin hangisinin kullanılacağı, dış kulak yolunun ve buşonun durumuna göre KBB(kulak burun
boğaz ) uzmanı tarafından belirlenir. Kulak kiriniz probleme neden oluyorsa doktor kulak yıkamayı önerebilir. Yıkama işlemini yapacak olan
doktor kulağın içine bir tüp yardımıyla su püskürtür. Bu yapılan işlem kiri inceltip hareket ettirir. Suyun ve
kulaktaki kirin akması için kulak hafif yan tarafa doğru eğdirilir. Tıkanıklığa sebep olan kulak kiri bu işlem
sayesinde birkaç dakika içerisinde dışarı akar. Doktor kulağı yıkamadan önce kirin yumuşaması için hastaya
kulak damlası verebilir. Kulak yıkama işlemi genellikle basit bir işlemdir ve ağrılı bir yöntem değildir. Fakat
kişide biraz rahatsızlık ve baş dönmesi yapabilmektedir. Bazen ilk kulak yıkama işleminde kir çıkartılamayarak bu işlemin tekrarlanması gerekebilmektedir. Su ile yıkamanın tek dezavantajı( sakıncası )
kulak zarının delik olduğu durumlarda orta kulağa zarar vermesidir. Ayrıca yıkama işlemi kişide eğer dış
kulak iltihabı varsa kullanılmaması gereken bir yöntemdir. Kulak yıkama yöntemi nadiren kişilerde yan
etkilere sebep olabilmektedir. Bu yan etkilerin bazıları kulak iltihapları, kulak zarının ve dış kulak yolu
derisinin zarar görmesi olarak sayılabilmektedir. Eğer kulak kiri çok fazlaysa yıkama işlemi yetersiz kalacağından
dolayı özel bir aletle bu kirin çıkartılması gerekmektedir. Mikro
vakum denilen bu tedavi yöntemi, kulak kanallarındaki
birikintileri temizlemek içinde kullanılabilmektedir. Bu
yöntemde diğer yöntemler gibi doktor tarafından
uygulanmalıdır. Buşonun temizlenmesi, periyodik olarak yapılan bir işlem
değildir. Ne zaman kulak tıkanıklığı yapacak duruma gelirse o
zaman temizlenmelidir ki bu temizlik işlemi üzerine basarak
söylüyorum hekim tarafından yapılmalıdır. Bu temizlik süresi
birkaç ay olabileceği gibi birkaç yılda olabilmektedir. Bazı kişide
ise hayatları boyunca hiç temizlemek gerekmeyebilir. Kulak yıkatmak kişide herhangi bir alışkanlığa sebep olmamaktadır. Bundan dolayı kişiler gerektiği zaman
hiç çekinmeden kulaklarını uzman hekime yıkatabilirler. Yani kulak yıkatmanın herhangi bir alışkanlıkla
alakası yoktur. Kulak salgısı koyu olan ve kulağın kendisini temizleme mekanizması yetersiz olan kişilerin
altı ayda veya yılda bir kez kulaklarını temizletmeleri gerekmektedir ki kulak içinde sertleşmiş buşonlar
dışarı çıkartılabilsin. Normal şartlar altında kulağın temizlik işi kulağın kendisine bırakılmalıdır. Yani bizim kulaklarımızı
temizlememize gerek yoktur çünkü bu işi kulak kendisi yapmaktadır. Ancak çoğu kişi bunu bilmekle beraber
uygulamamakta ve kulağını temizlemeye kalkmaktadır. Kişi bu temizlik sırasında çok hassas olan dış kulak
derisine zarar vermekte, bundan dolayı da çeşitli sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kalmaktadır. Aynı
zamanda da kulakta mevcut olan buşonu daha ileri iterek kulak zarının önünün kapanmasına ve duyma
fonksiyonunun azalmasına neden olabilmektedir Uzmanlara göre kulak kiri kulağı korumakla görevli bir sıvı olarak kabul edilmeli ve kulağın temizlik işi
kulağa bırakılmalıdır. Gerekli oldu zaman ise temizlik işi doktor tarafından yapılmalıdır.
