gözlerim aynamdaki yabancıya çakılı kalmış
Bilmiyorum şakağıma düşen gölgelerin suçunu
dakikaların rafakatçisi olmuş saniyeler kol saatimde
anlamıyorum yılzdızların gözlerime vedalarını
Günlerim yıllarıma oyunlar oynuyor yine
Etrafıma bakıyorum kimseler yok bu koskoca şehirde
Zalim bir rüzgar esiyor yine korelmiş düşüncelerime
Merak ediyorum yanaklarından yıldızmı akıyor göz yaşların yerine
güneş bulutları yırtarcasına dolaşır mısralarımda
göğun yüzü kızarıyor gözlerimin ufkunda
çehren sallanıyor bir yıldızın ucunda
ikrar ediyor düşlerim ürkek sokaklarıma
gözlerim aynamdaki yabancıyı sayıklıyor dakikalara
bilmiyorum mısralarımın dudaklarımdan nasıl aktığını
yahut bir ressamın gözlerime cizdiği manzaraları
anlamıyorum senelerin aylara oynadığı oyunu
düşlerim otinazi uyguluyor ömrüme
gölgem aklımı tırmalıyor bir slüette
bakışlarım hoyratca teşmil ediyor hikayesini gözlerrime
mürekkebim satırlarımda boğuyor beni kendince
Lanetlerimi ittim düşlerimin ucurumundan
kıyısı olmayan birkaç satır var onlardan kalan
üşeyen bir rüzgar hoyratca serpiştirir ve sorar
aşikar bir cizgi mi var bedenimi saran?
gözlerim aynamdaki yabancıya anlatırken hikayesini
bilmiyorum hayin bakışların ruhama nasıl işlediğini
mürekkebim beyaz bir kağıdın yüzünü karartırken
anlamıyorum kimlerin sahte roller giyindiğini
çığlık çığlığa boğuluyor bultular gecemde
gün batımını tutuyorum ellerimle
içlenmiş bir yapayanlız sokak oratsında bir gölge
ve biçtim tüm aşklarımı gözlerimin önünde