Anadolunun ağalık düzeni süren bölgelerinde , herkes başı sıkışınca , bir
derdi olunca doğru ağaya koşar. Çünki ağa güçlüdür , beceriklidir , herşeyi
bilir. Küçük reşo'nun da kamışına su yürümüş.Yani ergenliğe erişmiş.Ama
bu farkında değil aleti devamlı şişiyor ağrıyor. Hastalandığını sanmış ve
doğru ağaya koşmuş. Kapı yı açan ağaya aletini göstererek ağlamaklı bir
sesle ; - ağam şişti inmir.(İnmiyor) Ağa durumu anlamış. İçerden buz almış ve
reşonun alete buzu basmış. Buzun etkisiyle ağrı ve şişlik kalmamış. Reşo
rahatlamış ve mutlu bir şekilde eve dönmüş. Ama ertesi gün aynı dert.
Yine şişlik ve ağrılar. Tekrar ağaya koşmuş. Yine buz faslı. 3. gün yine ağrı
ve şişten şikayetle ağaya koşmuş. Kapıyı çalmış. Bu kez ağanın karısı açmış
kapıyı. -Abla ağam evde yok mu dur?
- Yoktur Ula ne yapacaksın ağayı? Reşo bu kez ağanın karısına aleti işaret
ederek , sızlanmış
- Abla şişti. İnmir. Abla durumu analmış ve reşoyu içeri almış. Reşonun
aletini bir güzel indirmiş ve göndermiş. Reşo bu tedavi yönteminden
oldukca memnun kalmış. Ertesi gün yine dayanmış ağanın kapısına. Kapıyı bu kez ağa açmış.
- Yine ne var ula. demiş
- Ağam abla yoktur.
- Ablayı ne yapacaksın ? ula pok yiyen. Reşo aletini işaret ederek;
- Vallah ağam o senden eydir. O hem şişini indirir. Hemde İltihabını alir.