İstanbul'dan trafikte sürünmek, uçuk fiyatlarla yolculuk yapmak, içi leş kokan vapurlarla karşıya geçmek, İstanbul'un seni yuttuğunu hissetmek gibi yıkıcı olguların yanında, kız kulesinin karşısında harika bir kahvaltı yapmak, Cebit'te hatun şov izlemek, o kaybolmuşluğun arasında milyonlarca İstanbul'lunun o tarihi atmosfer altında hayat davası peşinde koşuştururkenki hallerini izlemek gibi yapıcı olgularla döndüm..
Ama şu bir gerçek; İstanbul'a ilk geldiğim günkü pempemsi toz bulutunun eşliğinde başlayan, şahlanan aşkım şuan bu son geziyle kesinlikle gücünü yitirdi...
Yarın olmadı öbür gün buluşma konusunu açacağım..