doctorrr
Üye
Kendi Kendime Konuşmalarım...
Böyle her hafta deneme tadında yazılarım olsun valla çok güzel olur bu vasıtayla içimi dökmüş olurum.
Herneyse, şimdi efenim biz bu batı toplumunu idol, rol model olarak görüyoruz da hayata bakış açıları hakkında çok önemli bir tespitim var.Şöyle ki biraz abes kaçacak belki tiksinti verecek ama adamların hayatı cinsellik üzerine.Her türlü filmlerinde, dizilerinde, efendime söyleyeyim müziklerinde hep cinsellik teması işleniyor ve asıl can alıcı nokta şu ki genç nüfus oranı çok düşük! Evet ortada böyle tuhaf bi' paradoks var.Bir örnek vereyim mesela Shameless dizisi, bu dizide olaylar şöyle ilerliyor; polisten kaçıyorlar aksiyon, macera sonra hoop yatak koşuşturmaca serüvenler hoop yatak...Bu mu rol model alınan mentalite? Ya arkadaş tamam cinsellik hayatın bir gerçeği olabilir ama bu kadarı da rahatsız edici cidden.Düşünsene akşam eve yorgun gelmişsin, kendine bi' keyif kahvesi hazırlıyorsun günün yorgunluğunu atmak için televizyonu bi' açıyorsun hoobaa...Bu beni rahatsız eder hatta tiksinti verir açıkçası.
Aslında batı toplumunun olayı şudur bana göre; kısıtlamalar, dayatmalar az, halk ise rahat ve halinden gayet memnun.Bununla birlikte devlete, sisteme karşı olmayan bilakis onu benimseyen bi' toplum...Aslında durup düşününce kulağa gayet hoş geliyor fakat bu toplumu ahlaki yozlaşmaya sürükler.Türk toplumundaki 'namus' kavramı bence çok yerindedir tabi günümüzde yozlaşmıştır ki çoğu değerlerimiz görüldüğü üzere yozlaştırılmıştır.Çoğu manevi değerlerimiz dünyevileştirilmiştir herneyse buna girmeyeyim.Namus kavramı bulunduğu topluma arzularına gem vurmayı dayatmış, bu birtakım dini birtakım ritüellerle harmanlanıncada...
İnsanların maneviyatının sağlam olması aslında çok güzel birşeydir.Burda dinci takımdan bahsetmiyorum onlar resmen dini pazarlıyorlar onlar değil benim bahsettiğim, benim anlatmak ve anlamanızı istediğim şey 'dindar' kesimdir.Her ne kadar kimliğimizde Müslüman şu veya bu yazsada ülkemizde aslında tüm dünyada gerçek dindar sayısı azdır.Sadece Müslümanlar değil benim bahsettiğim bunun içine Museviyide, Hristiyanıda, Budistide vs. vs. katarım ki onlarda çarpık olmayan (Bu tartışılır gerçi eleştirmemeniz rica olunur.) birtakım ritüelleri benimsemişlerdir.Aslında insanların birşeye tutunması güzel birşeydir fakat buna körü körüne bağlanmak acınası bir haldir.İnsanların bağlı oldukları inançlar onlara zarar vermemeleri, incitmemeleri öğüdünü veriyorsa bence saygıdeğerdir ki çoğu din, bir tatlı huzur ister gördüğünüz gibi...
Vardığım nokta şudur ki çoğunuzun da aklında bu şekillenmiştir kanımca; modern toplum aslında orta çağ toplumuna göre daha ilkeldir.Hem Nietzsche' de aynen bu şekilde düşünmüş orta çağ toplumunda insan ölümlerinin daha az olduğunu ve savaşların, kıyımların daha az yaşandığını belirtmiştir.Aynı şekilde Marx (Politik biçimde algılanmasın lütfen.); ''Katı olan her şey buharlaşıyor, kutsal olan her şey dünyevileşiyor ve en sonunda insanlar yaşamın gerçek koşullarıyla ve diğer insanlarla ilişkileriyle yüzleşmeye zorlanıyor. Modern burjuva toplumu, böylesine kudretli üretim ve mübadele araçlarının bir araya getirmiş olan bu toplum, yer altı güçlerini kontrol edemez bir büyücüye benziyor.'' diyerek değerlerin/değerlerimizin gittikçe yozlaştırıldığını ve bize karşı kullanıldığını belirtmiştir.
Neyse ben artık mevzuyu kapatayım bu uzar gider böyle işin çıkış noktası belli fakat ben bunu ''Doğada eşitlik var mı yok mu?'' veya ''İnsan mı doğaya hakim, doğa mı insana?'' konularına kadar taşıyacağa benziyorum laf lafı açıyor.Kalın sağlıcakla...
UYARI: Konuya teşekkürler yazıp ya da smileını kullanıp çıkmayın! Yorumlarınızı bekliyorum ve tabi eleştirilerinizide...
Herneyse, şimdi efenim biz bu batı toplumunu idol, rol model olarak görüyoruz da hayata bakış açıları hakkında çok önemli bir tespitim var.Şöyle ki biraz abes kaçacak belki tiksinti verecek ama adamların hayatı cinsellik üzerine.Her türlü filmlerinde, dizilerinde, efendime söyleyeyim müziklerinde hep cinsellik teması işleniyor ve asıl can alıcı nokta şu ki genç nüfus oranı çok düşük! Evet ortada böyle tuhaf bi' paradoks var.Bir örnek vereyim mesela Shameless dizisi, bu dizide olaylar şöyle ilerliyor; polisten kaçıyorlar aksiyon, macera sonra hoop yatak koşuşturmaca serüvenler hoop yatak...Bu mu rol model alınan mentalite? Ya arkadaş tamam cinsellik hayatın bir gerçeği olabilir ama bu kadarı da rahatsız edici cidden.Düşünsene akşam eve yorgun gelmişsin, kendine bi' keyif kahvesi hazırlıyorsun günün yorgunluğunu atmak için televizyonu bi' açıyorsun hoobaa...Bu beni rahatsız eder hatta tiksinti verir açıkçası.
Aslında batı toplumunun olayı şudur bana göre; kısıtlamalar, dayatmalar az, halk ise rahat ve halinden gayet memnun.Bununla birlikte devlete, sisteme karşı olmayan bilakis onu benimseyen bi' toplum...Aslında durup düşününce kulağa gayet hoş geliyor fakat bu toplumu ahlaki yozlaşmaya sürükler.Türk toplumundaki 'namus' kavramı bence çok yerindedir tabi günümüzde yozlaşmıştır ki çoğu değerlerimiz görüldüğü üzere yozlaştırılmıştır.Çoğu manevi değerlerimiz dünyevileştirilmiştir herneyse buna girmeyeyim.Namus kavramı bulunduğu topluma arzularına gem vurmayı dayatmış, bu birtakım dini birtakım ritüellerle harmanlanıncada...
İnsanların maneviyatının sağlam olması aslında çok güzel birşeydir.Burda dinci takımdan bahsetmiyorum onlar resmen dini pazarlıyorlar onlar değil benim bahsettiğim, benim anlatmak ve anlamanızı istediğim şey 'dindar' kesimdir.Her ne kadar kimliğimizde Müslüman şu veya bu yazsada ülkemizde aslında tüm dünyada gerçek dindar sayısı azdır.Sadece Müslümanlar değil benim bahsettiğim bunun içine Museviyide, Hristiyanıda, Budistide vs. vs. katarım ki onlarda çarpık olmayan (Bu tartışılır gerçi eleştirmemeniz rica olunur.) birtakım ritüelleri benimsemişlerdir.Aslında insanların birşeye tutunması güzel birşeydir fakat buna körü körüne bağlanmak acınası bir haldir.İnsanların bağlı oldukları inançlar onlara zarar vermemeleri, incitmemeleri öğüdünü veriyorsa bence saygıdeğerdir ki çoğu din, bir tatlı huzur ister gördüğünüz gibi...
Vardığım nokta şudur ki çoğunuzun da aklında bu şekillenmiştir kanımca; modern toplum aslında orta çağ toplumuna göre daha ilkeldir.Hem Nietzsche' de aynen bu şekilde düşünmüş orta çağ toplumunda insan ölümlerinin daha az olduğunu ve savaşların, kıyımların daha az yaşandığını belirtmiştir.Aynı şekilde Marx (Politik biçimde algılanmasın lütfen.); ''Katı olan her şey buharlaşıyor, kutsal olan her şey dünyevileşiyor ve en sonunda insanlar yaşamın gerçek koşullarıyla ve diğer insanlarla ilişkileriyle yüzleşmeye zorlanıyor. Modern burjuva toplumu, böylesine kudretli üretim ve mübadele araçlarının bir araya getirmiş olan bu toplum, yer altı güçlerini kontrol edemez bir büyücüye benziyor.'' diyerek değerlerin/değerlerimizin gittikçe yozlaştırıldığını ve bize karşı kullanıldığını belirtmiştir.
Neyse ben artık mevzuyu kapatayım bu uzar gider böyle işin çıkış noktası belli fakat ben bunu ''Doğada eşitlik var mı yok mu?'' veya ''İnsan mı doğaya hakim, doğa mı insana?'' konularına kadar taşıyacağa benziyorum laf lafı açıyor.Kalın sağlıcakla...
UYARI: Konuya teşekkürler yazıp ya da smileını kullanıp çıkmayın! Yorumlarınızı bekliyorum ve tabi eleştirilerinizide...





bekliyorum iki gözüm.

