vapur dumanı
Üye
Oyunlarla Yaşayanlar (oyun)
Oğuz atay'ın yazdığı tek tiyatro oyunu. (2009 yılında tehlikeli oyunlar romanı seyyar sahne tarafından tiyatro olarak uyarlanmıştır.)
Kısacık bir yaşama derin anlamlar yüklü ve önemli birkaç yapıt bırakan Oğuz Atay, "Oyunlarla Yaşayanlar"'da Türkiye'deki aydınların açmazını sahneye getiriyor.
Çok çeşitli kültürlü, yaşamını sürdürmekle sanat üretmek, düşündüğünü söylemeye çalışmakla ortamın isteklerini karşılamak arasında boğulup kalmış bir emekli tarih öğretmeni ve ailesi çevresinde oyunlarla yaşayan insanlar... Bir yanda hamasi bir tarih, bir yanda güncel gerçekler, bir yanda sanat, bir yanda da geçim sıkıntısıyla süren hayat.
İşte, Oyunlarla Yaşayanlar'da emekli tarih öğretmeni Coşkun Ermiş'in dramı. "Oyun nerede başlıyor, yaşam nerede bitiyor?" diye soruyor Coşkun.
Yazdığı tek tiyatro oyununda "oyun kavramı" üzerinde duran Oğuz Atay, tehlikeli oyunlar ve Tutunamayanlar romanlarında da olayları oyun içinde oyun olarak ele almıştır. Gerçekten de çok standartlı, çok yönelişli olmak zorunda bırakılan Türk aydınlarının tipik davranışı "oynamak"tır. Batılı gibi olmak ama ülkenin Asyalı koşulları arasında sürekli oynayarak denge kurmaya çalışmak böylece acıklı bir komediyi sürdürmek.
Kısacık bir yaşama derin anlamlar yüklü ve önemli birkaç yapıt bırakan Oğuz Atay, "Oyunlarla Yaşayanlar"'da Türkiye'deki aydınların açmazını sahneye getiriyor.
Çok çeşitli kültürlü, yaşamını sürdürmekle sanat üretmek, düşündüğünü söylemeye çalışmakla ortamın isteklerini karşılamak arasında boğulup kalmış bir emekli tarih öğretmeni ve ailesi çevresinde oyunlarla yaşayan insanlar... Bir yanda hamasi bir tarih, bir yanda güncel gerçekler, bir yanda sanat, bir yanda da geçim sıkıntısıyla süren hayat.
İşte, Oyunlarla Yaşayanlar'da emekli tarih öğretmeni Coşkun Ermiş'in dramı. "Oyun nerede başlıyor, yaşam nerede bitiyor?" diye soruyor Coşkun.
Yazdığı tek tiyatro oyununda "oyun kavramı" üzerinde duran Oğuz Atay, tehlikeli oyunlar ve Tutunamayanlar romanlarında da olayları oyun içinde oyun olarak ele almıştır. Gerçekten de çok standartlı, çok yönelişli olmak zorunda bırakılan Türk aydınlarının tipik davranışı "oynamak"tır. Batılı gibi olmak ama ülkenin Asyalı koşulları arasında sürekli oynayarak denge kurmaya çalışmak böylece acıklı bir komediyi sürdürmek.



