amacin post kasmaksa baska bolumde de kasabilirsin bosuna kirletiyosun bos mesajinla
bak kardeşim, yanlış yapıyorsun, günaha giriyorsun. bu işler ihlas(sız) holdingin beslemesi hocaları aşan konulardır. işkembe-i kübradan sallamakla olmuyor bu işler. Allahtan korkun. çekin elinizi bu işlerden. bak şimdi sana TC. DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI DİN İŞLERİ YÜKSEK KURULU'nunLinkleri görüntülemek için kayıt olmalısınızbu konuyla alakalı bir alıntı yapacağım.
şimdi oltanızı alın ve lütfen milletin kafasını bulandırmadan çekin elinizi bu işlerden. kendinize başka işler edinmeye çalışın.
Bilgi için teşekkürler
|SEÇKiN| hocam sağolun verdiğiniz bilgiler için fakat birşeyi sormadan edemiyicem...
Bu yazılarda doğru birşey yazılmamışsa veya sizle aynı fikirde değilsek doğrusunu vs. anlatıyorusnuz ama bu yazdıklarınızı okuyunca sanki bizi dövecekmiş gibi anlaşılıyor.. bu sadece yazıyı okurken mi oyle algılanıyor yoksa sizde tavır olarakda bu sekılde mı yazıyorsunuz.. Yani eğer bu sekılde yazıyorsanız sızle kavga etmek ıcın yazmadım sadece ben bu sekılde algıladım istemesemde başkalarıda yalnıs anlamasın acıklık getırelım hocam.. Çünkü laf sokma dediğimiz tabir yerine oturur belki bu durumda biraz o şekilde yazıyormussunuz gibi bir hava esiyor..
11. İğne Yaptırmak, Hastaya Serum Ve Kan Vermek Orucu Bozar mı?
İğnenin orucu bozup bozmayacağı, kullanılış amacına göre değerlendirilebilir. Ağrıyı dindirmek, tedavi etmek, vücudun direncini artırmak, gıda vermek gibi amaçlarla enjeksiyon yapılmaktadır. Gıda ve keyif verici olmayan enjeksiyonlar, yemek ve içmek anlamına gelmediklerinden orucu bozmazlar. Ancak gıda ve/veya keyif verici enjeksiyonlar orucu bozar. Hastaya serum veya kan verilmesi de, aynı hükme tabidir.
kıymetli arkadaşlar, kusura bakmayın ama çok fena ajitasyon yapıyorsunuz. ne yani bu diyanet işleri başkanlığı dediğiniz kurum işportada din satan sıradan adamların oluşturduğu bir birlik falan mı zannettiniz yoksa?!
şimdi bakın kardeşim, bahsettiğim ve alıntı yaptığım TC. DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI DİN İŞLERİ YÜKSEK KURULU dediğimiz kurulda 16 tane bu ülkenin yetiştirdiği en üst din alimi bulunur. hepsi sahasının en üst düzey ilim ehli olan referans kabul edilen şahsiyetleridir. ve bir fetva verince bu sadece tek bir kişinin oluruyla değil, bu 16 kişinin ortak kararıyla verilir. ve bu kişiler mesela bu fetvayı vermeden önce konuyu -eğer sağlıkla alakalıysa- en üst düzey tıbbi otoritelerle görüşür, onlardan konunun tıbbi yönüyle bilgi alır, akabinde de bunu ayet ve hadisler ışığında yorumlayarak nihai fetvayı verirler. fıkıh dediğiniz konuyu tarikat konularıyla karıştırmayın, bu gerçek bir ilim ve ehliyet gerektiren bir konudur. kendi kafasına göre uygun fetva arayarak aklına yatana uyma işi kusura bakmayın ama eski bir yahudi geleneğidir. bununla alakalı kur'an-ı azimüşsan birçok örnekler verir.
şimdilik size yazacaklarım bu kadar. son söz olarak size müeddep olmanızı tavsiye ederim. sevgiyle, muhabbetle kalın.
katılıyorumAllah razı olsun hocam verdiğin bilgiler için. Geçen gün televizyonda Nihat HATİPOĞLU'na bu soru sorulmuştu. Ve cevabı aynen yukarıdaki gibiydi.
eyvallah sevgili ercan kardeşim,
peki siz nihat HATİPOĞLU hocamızın da bu bahsettiğim 16 kişilik DİN İŞLERİ YÜKSEK KURULU üyesi olduğunu biliyor muydunuz?!
bozulur

)))
bildiğim kadarıyla bozulur
kıymetli arkadaşlar, kusura bakmayın ama çok fena ajitasyon yapıyorsunuz. ne yani bu diyanet işleri başkanlığı dediğiniz kurum işportada din satan sıradan adamların oluşturduğu bir birlik falan mı zannettiniz yoksa?!
şimdi bakın kardeşim, bahsettiğim ve alıntı yaptığım TC. DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI DİN İŞLERİ YÜKSEK KURULU dediğimiz kurulda 16 tane bu ülkenin yetiştirdiği en üst din alimi bulunur. hepsi sahasının en üst düzey ilim ehli olan referans kabul edilen şahsiyetleridir. ve bir fetva verince bu sadece tek bir kişinin oluruyla değil, bu 16 kişinin ortak kararıyla verilir. ve bu kişiler mesela bu fetvayı vermeden önce konuyu -eğer sağlıkla alakalıysa- en üst düzey tıbbi otoritelerle görüşür, onlardan konunun tıbbi yönüyle bilgi alır, akabinde de bunu ayet ve hadisler ışığında yorumlayarak nihai fetvayı verirler. fıkıh dediğiniz konuyu tarikat konularıyla karıştırmayın, bu gerçek bir ilim ve ehliyet gerektiren bir konudur. kendi kafasına göre uygun fetva arayarak aklına yatana uyma işi kusura bakmayın ama eski bir yahudi geleneğidir. bununla alakalı kur'an-ı azimüşsan birçok örnekler verir.
şimdilik size yazacaklarım bu kadar. son söz olarak size müeddep olmanızı tavsiye ederim. sevgiyle, muhabbetle kalın.
katılıyoerum sana
Bozulmaz demeden önce bir dayanak-kaynak gösterin arkadaşlar.Bu konular hassas.Beyninizi yorun ki dilinizden çıkan harfler ile günaha girmeyin.
Diyanet seçilmiş kişilerden oluşuyor,hepsi alanında en iyilerden.Bunun üstünde güvenebileceğiniz bir kurum varsa güvenin ama en iyisi Diyanettir.
Hayırlı günler.
sahi mi?!
baktım yaşın 15,
fetvansa çok büyük!
sana bir tavsiye yeğenim,
git anneciğinin hazırladığı sütü iç, keyfine bak olur mu?!)))

