Mehmet
Emekli Yönetici
Ne mutlu Türküm diyene gardaş
Konu: Avrupa konseyi: 'Ne Mutlu Türküm' etnik ayrımcılık
Avrupa konseyi: 'Ne Mutlu Türküm' etnik ayrımcılık
Avrupa’nın insan hakları politikasını belirleyen en yetkin diplomatı Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Thomas Hammarberg “Ne Mutlu Türk’üm diyene” sözüyle etnik ayrımcılık yapıldığını söyledi. Azınlık tanımının genişletilmesini isteyen Hammarber’in raporu Türk hükümetinin tepkisine yol açtı.
Thomas Hammarberg Temmuz ayında Türkiye’de yaptığı görüşmeler sonrası hazırladığı raporda ‘’Türkiye’deki okullarda ‘Türk’üm ve Türk olmaktan gurur duyuyorum’ gibi antlar her gün öğrencilere söyletiliyor. ‘Ne Mutlu Türk’üm diyene’ sözüyle de bir etnik köken yüceltiliyor’’ dedi.
AZINLIK TANIMI GENİŞLETİLMELİ
Türkiye’de 12-15 milyon arasında Kürdün bulunduğunu 3 milyona yakın Roman 3 milyon Kafkas 1 milyona yakın Laz’ın olduğunu kaydeden Hammarberg azınlıkların Türkiye tarafından bir ‘zenginlik’ olarak kabul edilmesi gerektiğini vurguladı.
Türkiye’de azınlık tanımının Lozan Anlaşması’na dayanarak sadece Rum Ermeni ve Yahudiler için yapıldığını hatırlatan Hammerberg Azınlık tanımının Avrupa’daki tanımına uyarlanması için Anayasa değişikliğinin yapılmalı gerektiğine işaret etti.
KÜRTÇE EĞİTMEN YETİŞTİRİLSİN
Hammerberg üniversitelerde Kürtçe eğitmen yetiştirilmesi için özel bölümler açılmasını Alevilerin haklarının verilmesini Heybeliada Ruhban okulunun açılmasını ve Vakıflar Yasası’nın gayrimüslümlerin mülklerinin iadesine uygun hale getirilmesini de istedi.
Raporda Türkiye’deki göçmenlerin durumunun iyileştirilmesine dikkat çekilirken kaçak göçmenlerin tutulduğu merkezlerdeki koşulların temel ihtiyaçları sağlamakta yetersiz olduğu belirtildi.
Raporda ayırca Türkiye’de işkence yapan polisin sayısında artış olduğu ve işkencenin önlenmesine karşı bağımsız bir ‘ombudsman’ atanması önerildi.
KORUCULUK KALDIRILSIN
Raporda Kürt illerinde köylerini terk edenlerin tekrar evlerine dönebilmesi ve zararlarının karşılanması için etkili tedbirler alınması istenirken koruculuk sisteminin de kaldırılması öneriliyor.
Raporda bölgedeki mayınların temizlenmesi için daha fazla çaba
gösterilmesi isteniyor.
Raporda Türkiye'nin Avrupa Ulusal Azınlıkların Korunması Sözleşmesine taraf olması çağrısı da yapılıyor.
TÜRK HÜKÜMETİ RAHATSIZ
Türk Hükümeti’nin verdiği verdiği 11 sayfalık cevabi raporda ise Hammerberg’in “Ne Mutlu Türk’ün diyene” sözünün ‘etnik ayrımcılık’ olarak ifade edilmesine eleştiri getirildi. Hükümet cevabında özdeyişin bir etnik grubu yüceltmek için değil Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olanların ülke toprağına bağlılığını ifade ettiği belirtildi. Türk hükümeti ayrıca insan hakları komiserinin azınlık tanımının genişletilmesine de karşı çıkarak ‘azınlık’ tanımının Lozan Antlaşması ile belirlendiğini anlattı.
Avrupa Kafkasya ve Orta Asya BM Direktörü Avrupa Konseyi İşkenceyi Önleme Komitesi üyesi Olof Palme Enstitüsü Başkanı ve Uluslararası Af Örgütü Genel Sekreterliği görevlerde bulunan Hammerberg İnsan hakları ifade özgürlüğü ve işkence konularında son derece duyarlı olarak biliniyor.
ANF NEWS AGENCY
--------------------
Avrupa konseyi: 'Ne Mutlu Türküm' etnik ayrımcılık
Avrupa’nın insan hakları politikasını belirleyen en yetkin diplomatı Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Thomas Hammarberg “Ne Mutlu Türk’üm diyene” sözüyle etnik ayrımcılık yapıldığını söyledi. Azınlık tanımının genişletilmesini isteyen Hammarber’in raporu Türk hükümetinin tepkisine yol açtı.
Thomas Hammarberg Temmuz ayında Türkiye’de yaptığı görüşmeler sonrası hazırladığı raporda ‘’Türkiye’deki okullarda ‘Türk’üm ve Türk olmaktan gurur duyuyorum’ gibi antlar her gün öğrencilere söyletiliyor. ‘Ne Mutlu Türk’üm diyene’ sözüyle de bir etnik köken yüceltiliyor’’ dedi.
AZINLIK TANIMI GENİŞLETİLMELİ
Türkiye’de 12-15 milyon arasında Kürdün bulunduğunu 3 milyona yakın Roman 3 milyon Kafkas 1 milyona yakın Laz’ın olduğunu kaydeden Hammarberg azınlıkların Türkiye tarafından bir ‘zenginlik’ olarak kabul edilmesi gerektiğini vurguladı.
Türkiye’de azınlık tanımının Lozan Anlaşması’na dayanarak sadece Rum Ermeni ve Yahudiler için yapıldığını hatırlatan Hammerberg Azınlık tanımının Avrupa’daki tanımına uyarlanması için Anayasa değişikliğinin yapılmalı gerektiğine işaret etti.
KÜRTÇE EĞİTMEN YETİŞTİRİLSİN
Hammerberg üniversitelerde Kürtçe eğitmen yetiştirilmesi için özel bölümler açılmasını Alevilerin haklarının verilmesini Heybeliada Ruhban okulunun açılmasını ve Vakıflar Yasası’nın gayrimüslümlerin mülklerinin iadesine uygun hale getirilmesini de istedi.
Raporda Türkiye’deki göçmenlerin durumunun iyileştirilmesine dikkat çekilirken kaçak göçmenlerin tutulduğu merkezlerdeki koşulların temel ihtiyaçları sağlamakta yetersiz olduğu belirtildi.
Raporda ayırca Türkiye’de işkence yapan polisin sayısında artış olduğu ve işkencenin önlenmesine karşı bağımsız bir ‘ombudsman’ atanması önerildi.
KORUCULUK KALDIRILSIN
Raporda Kürt illerinde köylerini terk edenlerin tekrar evlerine dönebilmesi ve zararlarının karşılanması için etkili tedbirler alınması istenirken koruculuk sisteminin de kaldırılması öneriliyor.
Raporda bölgedeki mayınların temizlenmesi için daha fazla çaba
gösterilmesi isteniyor.
Raporda Türkiye'nin Avrupa Ulusal Azınlıkların Korunması Sözleşmesine taraf olması çağrısı da yapılıyor.
TÜRK HÜKÜMETİ RAHATSIZ
Türk Hükümeti’nin verdiği verdiği 11 sayfalık cevabi raporda ise Hammerberg’in “Ne Mutlu Türk’ün diyene” sözünün ‘etnik ayrımcılık’ olarak ifade edilmesine eleştiri getirildi. Hükümet cevabında özdeyişin bir etnik grubu yüceltmek için değil Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olanların ülke toprağına bağlılığını ifade ettiği belirtildi. Türk hükümeti ayrıca insan hakları komiserinin azınlık tanımının genişletilmesine de karşı çıkarak ‘azınlık’ tanımının Lozan Antlaşması ile belirlendiğini anlattı.
Avrupa Kafkasya ve Orta Asya BM Direktörü Avrupa Konseyi İşkenceyi Önleme Komitesi üyesi Olof Palme Enstitüsü Başkanı ve Uluslararası Af Örgütü Genel Sekreterliği görevlerde bulunan Hammerberg İnsan hakları ifade özgürlüğü ve işkence konularında son derece duyarlı olarak biliniyor.
ANF NEWS AGENCY
--------------------
