arşiment
Üye
AveAyı çökerten buluş
Benim de aralarında bulunduğum AVEA kullanıcıları şu sıralar zor anlar yaşıyor. Sıkıntının birinci sebebi, AVEA’nın yeni bir kampanya başlatması. Şirket, bir süre önce “Sınırsız Tarife” adını verdiği bir kampanyayı uygulamaya soktu. Bu kampanyaya göre, AVEA kullanıcıları, diğer GSM şirketlerinin numaralarını kullanan abonelerle ayda sadece 55 TL ödeyerek ‘’sınırsız’’ bir şekilde konuşabilecekti. Ancak kampanyanın başlamasıyla bitmesi aynı günlere rastladı. Çünkü; AVEA’ya akın eden müşteriler, binlerce yeni hat aldı. AVEA’nın eski kullanıcıları ise bu “paket”e geçti. Dolayısıyla, AVEA’da başlayan olağanüstü yoğunluk bir süre sonra şebekeyi etkisiz hale getirdi. AVEA hattınızla herhangi bir yeri aramak olanaksız hale geldi.
Kullandığınız cep telefonundan bir yeri aramak için tuşlara bastığınızda, ekranda sürekli “Şebeke meşgul” yazması birçok ‘’müşteri’’ gibi beni de ‘’bezdirdi. Kuşkusuz; bu durum, AVEA’nın yeni başlattığı kampanyaya olağanüstü ilgi olmasından kaynaklanıyor. AVEA, yeni bir kampanya başlatırken, altyapıyı yeterince kuramayınca, bu tür aksilikler de yaşanıyor. Telefonunuzla hiçbir yeri arayamıyorsunuz.
Ancak sorun sadece AVEA’nın altyapıyı yeterince sağlıklı kurmamasından kaynaklanmıyor. Sorunun en önemli parçasını kullanıcıların davranış biçimi oluşturuyor. Vatan Gazetesi’nin geride bıraktığımız günlerde birinci sayfasına taşıdığı bir haber, ‘’Biz Türkler’’in ‘’her şeyin suyunu çıkarmakta nasıl mahir olduğumuzu” göstermesi açısından ilginç yanlar taşıyor. Vatan’ın haberine göre, bir lokantacı AVEA’nın başlattığı yeni kampanyayı, müşteri artırmak için “promosyon” malzemesi olarak kullanıyor. Çorba içen müşteri, istediğinde lokanta sahibinin telefonundan “10 dakika” istediği hattı arıyor. Lokantacı bu yeni promosyonun müşterilerini artırmasından memnun. Ancak AVEA değil. Çünkü; AVEA ‘’kötü niyetli’’ olarak nitelediği bu uygulamadan dolayı şebekelerini verimli kullanamıyor.
Tabii gazetelere yansımayan başka örnekler de var. Bunlardan birini de fatura ödediğim AVEA bayii anlattı. Müşterilerinin “Şebeke meşgul” şikayetlerinden bunalan bayii, şu çarpıcı örneği verdi: “AVEA’nın yeni kampanyasına en çok kadınlar ilgi gösterdi. Özellikle torunlarına bakmakla yükümlü olan yaşlı kadınlar… Geçen gün bir yaşlı kadın iki hat birden aldı. Sohbetimiz sırasında iki hattı ne için aldığını sordum. Kadın ilginç bir şey anlattı. Bir komşusu da AVEA’nın sınırsız hat paketinden almış. Komşuya gittiğinde bir hattı açık bırakıp uyuyan bebeğin yanına bırakıyor. Diğer hattı da kendi yanında götürüyor. Bebek ağladığında kadın hemen eve gidiyor ve bebeğin yemeğini yediriyor.”
Görüldüğü üzere, Türk halkı “icat”ta sınır tanımıyor. “Haberleşme aracı” olan telefon, editörümüz Elif Örnek’in deyimiyle “bebek telsizi” olarak kullanılıyor. Tabii bu durum, yetersiz altyapıyı kuramayan GSM şirketinin basiretsizliğiyle birleşince, elinizdeki telefon sadece bir ‘’aksesuar’’ haline dönüşüyor.
Sanırım buna benzer örnekler, sadece bize özgü bir davranış biçimi olsa gerek… “Her şeyi tadında bırakmayı” nedense bilmiyoruz. Önümüze çıkan “fırsatlar”ı hep bir açgözlülükle ‘’dibine kadar’’ değerlendirmek istiyoruz.
Son örnek de bir taksi şoföründen:
Birkaç gün önce bir taksiye bindim. Hava biraz da yağmurluydu. Araca bindiğimde şoförün telefonla konuştuğunu gördüm. Yolculuğun ikinci ya da üçüncü dakikasında artık dayanamadım. “Kapatsanız iyi olur, yollar kaygan, tek elle direksiyon tutuyorsunuz. Kaza yapacaksınız” dedim.
Şoför ilk şaşkınlığını atlattıktan sonra bana döndü ve aynen şunu söyledi:
”Abi Turkcell’in bedava günü. Hakkımı kullanıyorum.”
Doğrusu ne diyeceğimi şaşırdım.
Kullandığınız cep telefonundan bir yeri aramak için tuşlara bastığınızda, ekranda sürekli “Şebeke meşgul” yazması birçok ‘’müşteri’’ gibi beni de ‘’bezdirdi. Kuşkusuz; bu durum, AVEA’nın yeni başlattığı kampanyaya olağanüstü ilgi olmasından kaynaklanıyor. AVEA, yeni bir kampanya başlatırken, altyapıyı yeterince kuramayınca, bu tür aksilikler de yaşanıyor. Telefonunuzla hiçbir yeri arayamıyorsunuz.
Ancak sorun sadece AVEA’nın altyapıyı yeterince sağlıklı kurmamasından kaynaklanmıyor. Sorunun en önemli parçasını kullanıcıların davranış biçimi oluşturuyor. Vatan Gazetesi’nin geride bıraktığımız günlerde birinci sayfasına taşıdığı bir haber, ‘’Biz Türkler’’in ‘’her şeyin suyunu çıkarmakta nasıl mahir olduğumuzu” göstermesi açısından ilginç yanlar taşıyor. Vatan’ın haberine göre, bir lokantacı AVEA’nın başlattığı yeni kampanyayı, müşteri artırmak için “promosyon” malzemesi olarak kullanıyor. Çorba içen müşteri, istediğinde lokanta sahibinin telefonundan “10 dakika” istediği hattı arıyor. Lokantacı bu yeni promosyonun müşterilerini artırmasından memnun. Ancak AVEA değil. Çünkü; AVEA ‘’kötü niyetli’’ olarak nitelediği bu uygulamadan dolayı şebekelerini verimli kullanamıyor.
Tabii gazetelere yansımayan başka örnekler de var. Bunlardan birini de fatura ödediğim AVEA bayii anlattı. Müşterilerinin “Şebeke meşgul” şikayetlerinden bunalan bayii, şu çarpıcı örneği verdi: “AVEA’nın yeni kampanyasına en çok kadınlar ilgi gösterdi. Özellikle torunlarına bakmakla yükümlü olan yaşlı kadınlar… Geçen gün bir yaşlı kadın iki hat birden aldı. Sohbetimiz sırasında iki hattı ne için aldığını sordum. Kadın ilginç bir şey anlattı. Bir komşusu da AVEA’nın sınırsız hat paketinden almış. Komşuya gittiğinde bir hattı açık bırakıp uyuyan bebeğin yanına bırakıyor. Diğer hattı da kendi yanında götürüyor. Bebek ağladığında kadın hemen eve gidiyor ve bebeğin yemeğini yediriyor.”
Görüldüğü üzere, Türk halkı “icat”ta sınır tanımıyor. “Haberleşme aracı” olan telefon, editörümüz Elif Örnek’in deyimiyle “bebek telsizi” olarak kullanılıyor. Tabii bu durum, yetersiz altyapıyı kuramayan GSM şirketinin basiretsizliğiyle birleşince, elinizdeki telefon sadece bir ‘’aksesuar’’ haline dönüşüyor.
Sanırım buna benzer örnekler, sadece bize özgü bir davranış biçimi olsa gerek… “Her şeyi tadında bırakmayı” nedense bilmiyoruz. Önümüze çıkan “fırsatlar”ı hep bir açgözlülükle ‘’dibine kadar’’ değerlendirmek istiyoruz.
Son örnek de bir taksi şoföründen:
Birkaç gün önce bir taksiye bindim. Hava biraz da yağmurluydu. Araca bindiğimde şoförün telefonla konuştuğunu gördüm. Yolculuğun ikinci ya da üçüncü dakikasında artık dayanamadım. “Kapatsanız iyi olur, yollar kaygan, tek elle direksiyon tutuyorsunuz. Kaza yapacaksınız” dedim.
Şoför ilk şaşkınlığını atlattıktan sonra bana döndü ve aynen şunu söyledi:
”Abi Turkcell’in bedava günü. Hakkımı kullanıyorum.”
Doğrusu ne diyeceğimi şaşırdım.




