Doğuş Pertez
Emekli Yönetici
Vuvuzela ve TRT varken
Açılış Seremonisi
Avrupa’daki büyük organizasyonlarda zihnimize kazınan “ultra modern” görüntüler Güney Afrika’daki açılış seremonisinde yoktu. Kara Kıta’nın gülen insan tipolojisinin neşeli danslarıyla gerçekleşen açılışta “80’lerden bir kupa” havası hâkimdi. Futbol ne kadar tüketilse de Dünya Kupaları, futbola dair yaşatmaya çalıştığımız birçok şeyi hâlâ bünyesinde barındırıyor.
TRT’nin maç öncesi yayınları
Öylesine tekdüze, bu kadar cansız sorular ve klişe yorumlar eşliğinde TRT’de maça yaklaşıyoruz. Dünya Kupası’yla ilgili tüm detayları, Türkiye’ye göre dış kaynaklardan alıyoruz. Ömer Üründül’ün Meksika kalecisi Oscar Perez’i, Ömer Çatkıç’a benzeterek maç yayını esnasında Antalya’ya selam göndermesi nefisti gerçekten.
Vuvuzela’dan hoşlanan var mı?
Dışarıdan bakınca sempatik bir şey gibi olan bu tuhaf düdük, bütün maçların atmosferini öldürmekle meşgul. Sosyal medya ayağa çoktan kalktı. Vuvuzela’yı protesto eden internet siteleri bile mevcut. Gol kaçınca bir “aaaaaarrrgghhh” sesi duyamamak dokunuyor insana. Hele Fransa ve Uruguay gibi gole niyeti olmayan takımların maçları bu düdükler yüzünden iyice çekilmez olacak.
Dünya değişti, Domenech değişmedi
Domenech göreve geldiğinden beri dünyada neler neler oldu, neler değişti… ABD kendine siyahi başkan seçti, Türkiye’den 5. şampiyon çıktı, sosyal medya tüm medya algısını değiştirdi… Bir sürü şey değişti. Ama Domenech’te en ufak bir değişiklik yok. Hâlâ çok iyi oyuncularla berbat bir oyun oynatmayı başarabiliyor.
Favoriler sahada
Dünya Kupası’nın ikinci gününde “ağır abiler” sahadaydı. Önce Nijerya karşısında Arjantin boy gösterdi. Maça çok hızlı başladılar, 15 dakika kadar oyunu domine ettiler, gol de buldular ama sonra Tangocular yavaşladı. Nijerya’nın üstün olduğu bölümler de oldu. Özellikle son dakikalarda zorlandılar. Gece maçındaysa İngiltere, ABD karşısında maça golle başladı. Ancak Adalılar maçın ilerleyen dakikalarında tempo düşürdü, ABD maçı ve skoru dengeledi. Büyük beklentiler uyandıran iki takım da eksikleriyle dikkat çekti.
Avrupa’daki büyük organizasyonlarda zihnimize kazınan “ultra modern” görüntüler Güney Afrika’daki açılış seremonisinde yoktu. Kara Kıta’nın gülen insan tipolojisinin neşeli danslarıyla gerçekleşen açılışta “80’lerden bir kupa” havası hâkimdi. Futbol ne kadar tüketilse de Dünya Kupaları, futbola dair yaşatmaya çalıştığımız birçok şeyi hâlâ bünyesinde barındırıyor.
TRT’nin maç öncesi yayınları
Öylesine tekdüze, bu kadar cansız sorular ve klişe yorumlar eşliğinde TRT’de maça yaklaşıyoruz. Dünya Kupası’yla ilgili tüm detayları, Türkiye’ye göre dış kaynaklardan alıyoruz. Ömer Üründül’ün Meksika kalecisi Oscar Perez’i, Ömer Çatkıç’a benzeterek maç yayını esnasında Antalya’ya selam göndermesi nefisti gerçekten.
Vuvuzela’dan hoşlanan var mı?
Dışarıdan bakınca sempatik bir şey gibi olan bu tuhaf düdük, bütün maçların atmosferini öldürmekle meşgul. Sosyal medya ayağa çoktan kalktı. Vuvuzela’yı protesto eden internet siteleri bile mevcut. Gol kaçınca bir “aaaaaarrrgghhh” sesi duyamamak dokunuyor insana. Hele Fransa ve Uruguay gibi gole niyeti olmayan takımların maçları bu düdükler yüzünden iyice çekilmez olacak.
Dünya değişti, Domenech değişmedi
Domenech göreve geldiğinden beri dünyada neler neler oldu, neler değişti… ABD kendine siyahi başkan seçti, Türkiye’den 5. şampiyon çıktı, sosyal medya tüm medya algısını değiştirdi… Bir sürü şey değişti. Ama Domenech’te en ufak bir değişiklik yok. Hâlâ çok iyi oyuncularla berbat bir oyun oynatmayı başarabiliyor.
Favoriler sahada
Dünya Kupası’nın ikinci gününde “ağır abiler” sahadaydı. Önce Nijerya karşısında Arjantin boy gösterdi. Maça çok hızlı başladılar, 15 dakika kadar oyunu domine ettiler, gol de buldular ama sonra Tangocular yavaşladı. Nijerya’nın üstün olduğu bölümler de oldu. Özellikle son dakikalarda zorlandılar. Gece maçındaysa İngiltere, ABD karşısında maça golle başladı. Ancak Adalılar maçın ilerleyen dakikalarında tempo düşürdü, ABD maçı ve skoru dengeledi. Büyük beklentiler uyandıran iki takım da eksikleriyle dikkat çekti.

