Utanmaz Adam (2)

Sponsorlu Bağlantılar

Temperature

Temperature

Üye
    Konu Sahibi
Utanmaz Adam (2)


Geçen hafta yazıyı tamamlayamadan bilgisayarın azizliğine uğrayıp yazımı kısa kesmek, bitirmeden yayınlanmak üzere göndermek zorunda kaldım. Bu istenmeyen aksilik için özür dilerken, her işte bir hayır vardır diyorum. Utanmaz Adam başkan oldu ama çok da iyi olmadı. O güne kadar bir kenarda durup, mütevazi ve saygın bir kişilik sergileyen Utanmaz birden bire açılıp, gizli emellerini de hayata geçirmeye başladı.

Bu arada tam yazıya başlamışken; büyük başkan, değerli insan, kendisine 'ağabey' diye hitap ederek, görüşmek şerefine ulaştığım Özhan Canaydın'ın vefat haberi geldi. Çok ama çok üzüldüm ve içimden ‘Bir iyi daha gitti’ dedim. Bu konuya eğer imkan olursa bir daha döneriz ancak o arada aklıma birşey geldi, aynen fıkradaki gibi. Eğer Özhan ağabey Başkansa, ki sapına kadar başkan- başkanın da kralı. O zaman Utanmaz Adam ne?

Öncelikle işe camiayı ikiye, üçe hatta dörde bölmekle işe başladı. Lordlar Kamarası gibi yönetim kurulu yapıp, o gruba dahil ettiği üst düzey iş adamları, üst düzey bürokratlarla ilişkilerini kuvvetlendirip, basketbola hizmet projeleri geliştireceğine kişisel çıkarlarının peşine düştü.

Banka Genel Müdürleriyle kredi alımları, uçağı olanlarla iş ve seyahat yakınlaşmaları, devlete yakın olanlarla vakıf projeleri, ucuz emlak ve kredi alma çalışmalarına ağırlık verdi. Basketbolun hiç bir sorununu derinine ele almayıp, o dönemde federasyonda çalışan sözde profesyonellere işleri bıraktı. Zaten iyi ve doğru olan da o kısacık dönemde yapıldı. Utanmaz Adam basketbola kalıcı, ülke genelini etkileyici hiç bir projeyi, tesis yapımı ve planlamasını gündeme dahi getirmezken, günlük başarıların peşine düştü.

Dehşet verici bir şekilde ‘Başarı için her şey geçerlidir’ deyip, milli takımın Avrupa Şampiyonası’na katılma hakını kazanamadığı bir dönemde, yeniden verilen bir fırsatı değerlendirmek için FIBA tarafından görevlendirilen Romen ve Bulgar hakemlere, Ankara'da hatırı sayılır miktarda birşeyler verip, o zamanki Çekoslovakya'yı 23 sayıyla yenmemizi sağladı. Bu tip şeyleri muhtemelen herkes yapıyordur ama başkan eliyle ve yıllar sonra başkan adayı olmayı düşündüğü kuruluşa karşı yapmıyordur veya o kuruluşa başkan olmayı istemiyorlardır. Bu hakemlerin isimleri, maçın yeri ve tarihleri, arşivlerde de, bende de var.

Utanmaz Adam, spor ve sportif düşünceden ne kadar uzak olduğunu her vesile ile gösteriyordu. Bugün başkan adayı olmaya çalıştığı kuruluşun toplantılarına sürekli geç kalıyor, hiç katılmıyor, zamanın Genel Sekreteri’nden herkesin içinde fırça yiyordu. Yurt içinde bir türlü saygınlık kazanamayan Utanmaz Adam, gene zamanın Belediye Başkanı Nurettin Sözen tarafından federasyona tahsis edilen Akatlar Spor Salonu'nu resmen kullanımı için çaba göstereceğine, salonda mevcut voleybol direk girişlerine beton döktürerek voleybol oynanmasına engel olmaya çalışıyordu.

Bu arada iş hayatını da aksatmaya başlamış, bir sürü ticari hatalar yapmaya başlamıştı. Çalıştığı firmadan ayrılarak tazminatını alan eski milli basketbolcu Osman Gündüz ile rahmetli voleybol antrenörü Deniz Esinduy'un eşi gene milli voleybolcu Arzu Esinduy (Can) tarafından açılması planlanan spor mağazasına destek vereceğini söyleyen Utanmaz Adam, mağazayı modası geçmiş, piyasa değeri kalmamış mallarla doldurmuştu. Bu mallar karşılığı Osman ve Arzu'dan aldığı çeklerin vadesi gelip satılamayan eski, değersiz mallardan dolayı ödenemeyen paralardan ötürü kendisinden yardım isteyen ve yaptığı işin yanlışlığını anlatan dostlarımıza ''Ticarette olur böyle şeyler" diyecek kadar da pişkinlik göstermiştir. Bu gelişmeyi gururuna yediremeyen Osman Gündüz varını, yoğunu, ailesinden ona kalan herşeyini satıp, borçlarını ödeyip Amerika’ya göç etmiştir. Bu insanlar halen hayattadır ve ulaşmak isteyenler için adresleri bende vardır.

Utanmaz Adam her zaman iyi niyet kisvesi altında, güçlüden yana olmuş, özellikle federasyon bünyesinde uçağı, mal varlığı fazla olan kişilere yakınlık sağlamıştır. Şekerbank ve Emlak Bankası gibi kuruluşlardan aldığı kredileri de ödemeyen, ödeyemeyen bu adam bu fiilerinden ötürü yurt dışına çıkma yasağı kapsamına alınmıştır ve başkanlığını bu engeli aşmak için kullanmaktadır.

Yine bir dostumuza (M.K) çamur atmış, 40 yıldır şerefle çalıştığı kuruluşa asılsız ihbar yapmış ve açılan mahkemeyi kaybederek, 7.000.- T.L tazminatı nereden ödediği bilinmeyen bir kaynaktan ödemiştir. Bu davanın belgeleri de İstanbul Mahkemelerinden elde edilebilir. Utanmaz Adamın daha bir çok macerasının detayları bende mevcuttur.

Peki, her insanın isteyerek veya istemeden başına gelebilecek bu olayları, belgeleriyle ben neden, ne için yazıyorum ? Ben bir ruh hastası mıyım ? Yoksa bu adamın can düşmanı mı ?

Hayır bilemediniz! Dediğim gibi bunlar her insanın başına gelebilir, düşmez kalkmaz bir Allah ! Rahmetli Rüştü Yüce'nin dediği gibi "İnsan beşer bazen şaşar" ama bunları yapıp, Utanmaz Adamlık mertebesine ulaşanlar, Utanmaz Adam beratı alanlar, devletini, çevresini dolandıranlar öyle herkes gibi FIFA, FIVA, FIBA gibi uluslararası kuruluşlara bırakın başkan adayı olmayı, normal iş başvurusunda bile başvurmamalılar.

Utanmaz Adam bırakın geçmiş hatalarından rahatsız olmayı, adının başına anlaşılmaz bir Dr. titri ( ) koymakta bile bir sakınca görmemiştir. Ben çok düşündüm; mektup gönderdiği 50 ülkeye, CAS 'a, vs kuruluşlara da bunları yazayım mı diye ? Sonra dedim ''Neden ben vatan haini olayım ? ''. İşte ben bunları yazıyorum, 'Arkası da var' diye ekliyorum.

Bu memleketin Başbakanı var, Spor Bakanı var, Gençlik Spor Genel Müdürü var, görsel ve yazılı basını var, eski, yeni sporcuları var, sağ duyulu insanları var. İşte ihbar, işte belge! Halen bu tip insanları oralara gönderecekseniz ben ne yapayım ? Ben garip bir kulum, kendi düşen ağlamaz.

Yorum: NUR GENCER
 
Takipçi Satın Al


Üst Alt