serdar06288
Üye
üniversite"lerde Yaşanmış Olaylar
ÜNİVERSİTELİ ÖĞRENCİ EFSANELERİ
TIPÇILARLA BAŞLAYALIM ;
Olay bir tıp fakültesinin
anatomi dersinde geçiyor. Okulun en iyi hocası, anatomi dersine ilk
kez giren öğrencilerine; "Tıpta iki önemli şey vardır" demiş,
"İlki, hiç bir şeyden iğrenmeyeceksiniz!
"Bunu söyledikten sonra işaret parmağını önündeki
kadavranın makatına sokmuş, şööyle bir karıştırıp
çıkarttığı parmağını hop diye ağzına sokmuş ve emmiş.
Ardından öğrencilerden de aynısını yapmalarını istemiş.
Genç tıp öğrencileri, kızara bozara aynı şeyi teker
teker yapmışlar.
Bunun üzerine Hoca öğrencilerine dönüp;
"İkinci önemli şey ise çok dikkatli olmaktır" demiş ve eklemiş,
"Mesela ben demin hastanın makatına
işaret parmağımı soktum ama orta parmağımı emdim!"...
-------------------
Felsefe öğrencilerini en çok zorlayan hocalardan
biri yıllık olan dersinin final sınavında sınıfa gelmiş ve sınav
sorusu olarak tahtaya "risk nedir?" diye yazmış
Bir öğrenci Sınavın ilk 10 saniyesinde teslim ediyor kağıdını.
Kağıdın üst kısmında sadece isim-soyadı yazıyor, gerisi ise bomboş beyaz
yaprak. En altta ise "İşte risk budur" diye yazıyor. Ve sonuçta da
sınıftaki en yüksek notu alıyor.
Hocanın bir sonraki sınavında yine "Risk nedir?"
sorusuyla karşılaşan öğrencimiz tekrar boş kağıt verince bu sefer 0 alıyor. Tabii koşa koşa hocaya gidip sebebini soruyor. İşte cevap: "Aynı şartlar altında, aynı riski iki kere almak aptallıktır!"
Hocamız bir başka sınavda derse giriyor ve tek soru
soruyor: "Atatürk ne yaptı?". Bütün öğrenciler harıl harıl yazmaya
başlıyor, kağıtları dolduruyorlar. Sınav sonucunda herkes ortalama notlar
alıyor. Bir öğrenci ise 100 alıyor.
Bu öğrencinin cevap kağıdında şu yazıyor: "Ne yapmadı ki!"
-----------------
Bu tür öğrenciler ve değerlendirmeler Hukuk
Fakültelerinde yok mu?
Elbette var.
Hocanın biri sınavda, o günlerde devam etmekte olan bir davanın
detaylarını vermiş ve sonucun ne olacağını sormuş. Tabii, bütün öğrenciler
ha babam, de babam,sayfalarca yazmaya başlamışlar. Ama bir öğrenci
kağıdını sınavın ilk dakikasında vermiş. Ve buna rağmen 100 almış.
Öğrencinin yanıtı tek cümleymiş:
"Devam eden dava hakkında yorum yapılamaz."
-------------------------------
BUDA KIZ YURDUNDAN
Bir kız yurdunda kalan kızlar, artık temizlik görevlisine olan
kıllıklarından mıdır yoksa nerden çıktığı belli olmayan bir yurt
geleneğinden midir, her sabah dudaklarına ruj sürdükten sonra aynaya
öperek iz bırakıyorlarmış.Yurt müdürü ne yaptı ettiyse bu alışkanlığı ortadan
kaldıramamış.
Diğer yandan temizlik görevlileri de iyiden baş kaldırmaya başlamışlar.
Sonunda müdürün aklına parlak bir fikir gelmiş. Hemen bir duyuru yapıp,
kızları toplantıya çağırmış. Neyse toplanmış bunlar.
Müdür "Buyrun tuvalete" demiş.
Hep birlikte, temizlik görevlisinin beklediği umumi tuvalete girmişler. Aynalarda sabahki ruj izleri hala duruyormuş.
Müdür "Arkadaşlar" demiş, "Bazılarınız dudaklarına ruj sürdükten sonra
aynaları öperek çıkması güç izler bırakıyor. Temizlik görevlilerimiz
bunları temizlerken zorlanıyor. Sizleri görevlimizin bu temizliği
yaparken ne kadar zorlandığını bizzat görmeniz için topladım. Bakın ve
görün". Sonra görevliye bir işaret çakmış. Bizimki gayet sakin bir
şekilde tuvalet fırçasını almış, klozetteki suya daldırmış ve aynayı
temizlemiş. O günden sonra bir daha o yurtta
tuvaletlerde dudak izine rastlanmamış.
ALINTIDIR.
__________________
TIPÇILARLA BAŞLAYALIM ;
Olay bir tıp fakültesinin
anatomi dersinde geçiyor. Okulun en iyi hocası, anatomi dersine ilk
kez giren öğrencilerine; "Tıpta iki önemli şey vardır" demiş,
"İlki, hiç bir şeyden iğrenmeyeceksiniz!
"Bunu söyledikten sonra işaret parmağını önündeki
kadavranın makatına sokmuş, şööyle bir karıştırıp
çıkarttığı parmağını hop diye ağzına sokmuş ve emmiş.
Ardından öğrencilerden de aynısını yapmalarını istemiş.
Genç tıp öğrencileri, kızara bozara aynı şeyi teker
teker yapmışlar.
Bunun üzerine Hoca öğrencilerine dönüp;
"İkinci önemli şey ise çok dikkatli olmaktır" demiş ve eklemiş,
"Mesela ben demin hastanın makatına
işaret parmağımı soktum ama orta parmağımı emdim!"...
-------------------
Felsefe öğrencilerini en çok zorlayan hocalardan
biri yıllık olan dersinin final sınavında sınıfa gelmiş ve sınav
sorusu olarak tahtaya "risk nedir?" diye yazmış
Bir öğrenci Sınavın ilk 10 saniyesinde teslim ediyor kağıdını.
Kağıdın üst kısmında sadece isim-soyadı yazıyor, gerisi ise bomboş beyaz
yaprak. En altta ise "İşte risk budur" diye yazıyor. Ve sonuçta da
sınıftaki en yüksek notu alıyor.
Hocanın bir sonraki sınavında yine "Risk nedir?"
sorusuyla karşılaşan öğrencimiz tekrar boş kağıt verince bu sefer 0 alıyor. Tabii koşa koşa hocaya gidip sebebini soruyor. İşte cevap: "Aynı şartlar altında, aynı riski iki kere almak aptallıktır!"
Hocamız bir başka sınavda derse giriyor ve tek soru
soruyor: "Atatürk ne yaptı?". Bütün öğrenciler harıl harıl yazmaya
başlıyor, kağıtları dolduruyorlar. Sınav sonucunda herkes ortalama notlar
alıyor. Bir öğrenci ise 100 alıyor.
Bu öğrencinin cevap kağıdında şu yazıyor: "Ne yapmadı ki!"
-----------------
Bu tür öğrenciler ve değerlendirmeler Hukuk
Fakültelerinde yok mu?
Elbette var.
Hocanın biri sınavda, o günlerde devam etmekte olan bir davanın
detaylarını vermiş ve sonucun ne olacağını sormuş. Tabii, bütün öğrenciler
ha babam, de babam,sayfalarca yazmaya başlamışlar. Ama bir öğrenci
kağıdını sınavın ilk dakikasında vermiş. Ve buna rağmen 100 almış.
Öğrencinin yanıtı tek cümleymiş:
"Devam eden dava hakkında yorum yapılamaz."
-------------------------------
BUDA KIZ YURDUNDAN
Bir kız yurdunda kalan kızlar, artık temizlik görevlisine olan
kıllıklarından mıdır yoksa nerden çıktığı belli olmayan bir yurt
geleneğinden midir, her sabah dudaklarına ruj sürdükten sonra aynaya
öperek iz bırakıyorlarmış.Yurt müdürü ne yaptı ettiyse bu alışkanlığı ortadan
kaldıramamış.
Diğer yandan temizlik görevlileri de iyiden baş kaldırmaya başlamışlar.
Sonunda müdürün aklına parlak bir fikir gelmiş. Hemen bir duyuru yapıp,
kızları toplantıya çağırmış. Neyse toplanmış bunlar.
Müdür "Buyrun tuvalete" demiş.
Hep birlikte, temizlik görevlisinin beklediği umumi tuvalete girmişler. Aynalarda sabahki ruj izleri hala duruyormuş.
Müdür "Arkadaşlar" demiş, "Bazılarınız dudaklarına ruj sürdükten sonra
aynaları öperek çıkması güç izler bırakıyor. Temizlik görevlilerimiz
bunları temizlerken zorlanıyor. Sizleri görevlimizin bu temizliği
yaparken ne kadar zorlandığını bizzat görmeniz için topladım. Bakın ve
görün". Sonra görevliye bir işaret çakmış. Bizimki gayet sakin bir
şekilde tuvalet fırçasını almış, klozetteki suya daldırmış ve aynayı
temizlemiş. O günden sonra bir daha o yurtta
tuvaletlerde dudak izine rastlanmamış.
ALINTIDIR.
__________________
