kol@j
Üye
Türkçe zenginliği
şair fuzuli muhakemet-üllugateyn adlı eserinde farsça ve Türkçe yi karşılaştırarak...
farsçanın zengin bir dil olduğu savını ortaya koymakla beraber...
Türkçenin ondan daha zengin bir dil olduğunu göstermiştir...
Finlandiyalı bir matematikçi ise matematiğin birbirine bağlı giden yeni olgularına terim bulma zorluğunda, Türkçedeki kelime türetebilme kabiliyetinin ne kadar yüksek olduğunu ifade ederek...
"sanki matematik için hususi oluşturulmuş bir dil" şeklinde ifade ederek, terim sorununa Türkçenin çözüm olabileceğini ifade etmiştir.(ismi hatırlamıyorum)
tarihimizde kullanılan eski matematik ve bilim terimlerinin arapça olduğuna bakmayınız...
onlar dahi Türk biliminsanlarının Türkçedeki kelime türetebilme kabiliyetinin arapçaya uyarlanmış şekliydi ki... İslam dünyasında kullanılan bilim terimlerinin ortaklığını sağlamak içindi...
(Oktay Sinanoğlu)
Bu durum Türkçenin zenginliği yanında başka dilleri de zenginleştirebilme özelliğini gösterir...
misalen:
gül kelimesi farsça... ama farsça da kullanılan şekli hali Türkçedeki kadar geniş değildir...
bunu nasıl gösterebiliriz...
içinde gül kelimesi geçen erkek ve bayan isimlerini araştırın...
(Yavuz Bülend Bakiler)
Hatta rahmetli Barış Manço 7 den 77 ye programının birinde texas ta bir lokantaya gitmişti...
eti ızgara pişirme yöntemleri hakkında bilig alıyordu...
ileride bir yemek dikkatini çekti...
ince metal çubuklara geçirilmiş şekilde, ızgara pişen kuşbaşı etlerin ne olduğunu sorar...
aşçı cevap verir "şiş kebaab"
ne kadar şaşırtıcı değil mi?
Türkçeye giren yabancı kelimeler konusunda fazla endişeli olmayın...
Türkçe özümseyici bir dil aynı zamanda... başka kelimeleri Türkçeleştirir...
yeter ki kendimizi bilelim...
Atatürk, halkın anlayabilmesi için Kur'an-ı Kerim meali yazılmasını emreder...
bazı çevreler karşı çıkarlar... "halkın anlamasıönemli değil...bu durum arapça aslının bozulmasına neden olabilir" diye. Atatürk ise "ne yani Allah bu kitabı anlaşılmasın diye mi gönderdi..." diye ağız payı verir ama... muhalifler devam eder...
"manası tam belli olmayan harflerden oluşan ayetler n'olacak?"
Atatürk;"oralara sıfır çekilir... gerikalan ayetlere devam edilir..."
muhalifler; "Türkçede tam anlamını veremeyen arapça kelimeler var."
Atatürk;"o zaman arapçasını yazmaktan çekinilmeyecek, nasıl olsa bütün dillerin kökeni Türkçedir."
Türkçe kabına sığmayan bir dil ki kendinden diller bile çıkarabiliyor...
geri kalan yorumları size bırakıyorum...
ilim ilim bilmektir...
ilim kendini bilmektir...
sen kendini bilmezsen...
ya bu nice okumaktır...
Yunus Emre
farsçanın zengin bir dil olduğu savını ortaya koymakla beraber...
Türkçenin ondan daha zengin bir dil olduğunu göstermiştir...
Finlandiyalı bir matematikçi ise matematiğin birbirine bağlı giden yeni olgularına terim bulma zorluğunda, Türkçedeki kelime türetebilme kabiliyetinin ne kadar yüksek olduğunu ifade ederek...
"sanki matematik için hususi oluşturulmuş bir dil" şeklinde ifade ederek, terim sorununa Türkçenin çözüm olabileceğini ifade etmiştir.(ismi hatırlamıyorum)
tarihimizde kullanılan eski matematik ve bilim terimlerinin arapça olduğuna bakmayınız...
onlar dahi Türk biliminsanlarının Türkçedeki kelime türetebilme kabiliyetinin arapçaya uyarlanmış şekliydi ki... İslam dünyasında kullanılan bilim terimlerinin ortaklığını sağlamak içindi...
(Oktay Sinanoğlu)
Bu durum Türkçenin zenginliği yanında başka dilleri de zenginleştirebilme özelliğini gösterir...
misalen:
gül kelimesi farsça... ama farsça da kullanılan şekli hali Türkçedeki kadar geniş değildir...
bunu nasıl gösterebiliriz...
içinde gül kelimesi geçen erkek ve bayan isimlerini araştırın...
(Yavuz Bülend Bakiler)
Hatta rahmetli Barış Manço 7 den 77 ye programının birinde texas ta bir lokantaya gitmişti...
eti ızgara pişirme yöntemleri hakkında bilig alıyordu...
ileride bir yemek dikkatini çekti...
ince metal çubuklara geçirilmiş şekilde, ızgara pişen kuşbaşı etlerin ne olduğunu sorar...
aşçı cevap verir "şiş kebaab"
ne kadar şaşırtıcı değil mi?
Türkçeye giren yabancı kelimeler konusunda fazla endişeli olmayın...
Türkçe özümseyici bir dil aynı zamanda... başka kelimeleri Türkçeleştirir...
yeter ki kendimizi bilelim...
Atatürk, halkın anlayabilmesi için Kur'an-ı Kerim meali yazılmasını emreder...
bazı çevreler karşı çıkarlar... "halkın anlamasıönemli değil...bu durum arapça aslının bozulmasına neden olabilir" diye. Atatürk ise "ne yani Allah bu kitabı anlaşılmasın diye mi gönderdi..." diye ağız payı verir ama... muhalifler devam eder...
"manası tam belli olmayan harflerden oluşan ayetler n'olacak?"
Atatürk;"oralara sıfır çekilir... gerikalan ayetlere devam edilir..."
muhalifler; "Türkçede tam anlamını veremeyen arapça kelimeler var."
Atatürk;"o zaman arapçasını yazmaktan çekinilmeyecek, nasıl olsa bütün dillerin kökeni Türkçedir."
Türkçe kabına sığmayan bir dil ki kendinden diller bile çıkarabiliyor...
geri kalan yorumları size bırakıyorum...
ilim ilim bilmektir...
ilim kendini bilmektir...
sen kendini bilmezsen...
ya bu nice okumaktır...
Yunus Emre
Neyi sayıyor?.. Ne sayması vs...
Eh bunu da kimse kullanmaz yahu 