
Tartışma üslubunuza lütfen dikkat ediniz. Ben başkasından farklı düşündüğümde hiçbir zaman geri zekalı muamelesi yapmadım, ima dahi etmedim.Tartışmayı kılıç kalkan kuşanıp kim kimi yenecek boyutunda değerlendirmeyelim, düşüncelerimizi aktarmakla yetinelim. İş hakaret boyutuna varacaksa, tartışmanın manası olmaz. O zaman hepimiz birbirimize en ağır hakaretleri edelim bitirelim bu işi, öyle mi? Bu kadar basit mi arkadaşlar?
Olayı kişiselleştirmeyin..siz öğretmen,Karides avukat ikinizinde ne seviyede oldugunu az buçuk biliyoruz..(eğitim seviyisi)Ben Karidese dönüp bi soru soruyorsam bu karidesin bu konu hakkında düşüncelerini merak ettiğimi gösterir..Konu yoruma açık yorum yapabilirsiniz ama kendi ağzınızdan yapın..Birisine geri zekalı muamelesi yaptığınızıda kimse söylemedi..Bunu yapmayacağınızıda biliyoruz..
Ayrıca biz burda gayet sakin bi şekilde olayı,durumu ele alıyoruz neden bi anda kılıç kalkan kuşanma fikrine büründürüz ?
Tartışma üslubunuza lütfen dikkat ediniz. Ben başkasından farklı düşündüğümde hiçbir zaman geri zekalı muamelesi yapmadım, ima dahi etmedim.Tartışmayı kılıç kalkan kuşanıp kim kimi yenecek boyutunda değerlendirmeyelim, düşüncelerimizi aktarmakla yetinelim. İş hakaret boyutuna varacaksa, tartışmanın manası olmaz. O zaman hepimiz birbirimize en ağır hakaretleri edelim bitirelim bu işi, öyle mi? Bu kadar basit mi arkadaşlar?
Bu yazı kime ait.?HIMAR = ÖRTMEK
"Kuran ayetinde ’başörtüsü’ diye bir kelime geçmemektedir. Buna rağmen tüm Kuran tefsirlerinde ve çevirilerinde Kuran ayeti ’başörtüsü’ olarak çevrilmiştir. Halbuki ayette geçen "HIMAR’ kelimesi ’Baş örtmek’ anlamında değil, sadece ’örtmek’ anlamına gelmektedir. Eğer, herhangi bir şey örtülecek ise. O şeyin vurgulanması gerekir. Örneğin masa örtüsü derken, örtmek kelimesinin yanına masa kelimesinin gelmesi gibi, başörtüsü dendiği zaman da "örtmek" ("hımar") kelimesinin yanına "baş" ("re’s") kelimesinin ’hımarü-re’s’ şeklinde gelmesi gerekir. Ayetteki ’hımar’ (’örtü’kelimesinin yanında geçen ve vurgulayan kelime ’cuyub’ kelimesidir ki, ’yaka’ veya ’göğüs’ anlamına gelir. Çünkü, aynı kelime ’cuyub’ bir başka ayette (28:32) Hz. Musa’nın ’göğsüne/koynuna elini soktuğu’ şeklinde geçer. Yani, ’cuyub’ kelimesi, ’hımar’ örtmek kelimesi ile kullanıldığı zaman ’bihumûrihinne ala cuyubihinne’ başını örtmek değil, ’göğsünün üzerini örtmek’ anlamına gelmektedir. Geleneksel tüm yorumcular, Kur’an ayetini bilimsel bakışla değil de, birbirlerini taklit edip, ’Başörtülerini yakalarının üzerine kadar örtsünler’ diyerek ’Felyedribne’ fiilini de ’örtsünler’ diye tercüme etmişlerdir. Bu geleneksel yorumcular ’DaRaBe’ kökünden gelen bu kelimeyi burada, ’Başörtülerini örtsünler’ derken, bir başka yerde aynı ’DaRaBe’ kelimesini ’Kadınları DÖVÜN’ (Bak. 4:34) diye çevirmişlerdir. Özetle, Kuran’ın orijinal ayeti tüm açıklığı ile ortadayken, elverişli bir siyasal kullanım malzemesi olarak, sürekli gündemde tutulan başörtüsü, Kuran’ın değil, geleneklerin, kişisel görüşlerin dinleşmesinden kaynaklanmaktadır."
alıntıdır
Bu cevabınız benim söylediklerimden hemen sonra geliyor..Bunu 100 kişiye sorsanız 80 i cevabı Ferret nickli üyeye söylediğinizi düşünür..çünkü cevap direk benimle alakalı..
sitemiz güncel güçlü bi site alıntı özelliği mevcut şayet şahısı eleştirecekseniz alıntı özelliğini kullanmalısınız..yoksa ben bu kelimeyi ilk sayfadan birilerine söyledim demekle konuya açıklık getiremezsinz..Alıntı yaparak cevap yazarsanız sizde takdir edersiniz ki bu tip sonuçlar ortaya çıkmaz..
Konuya gelecek olursak konu dönüp dolaşıp başa sarılıyor..bi çıkmaza giriyor bundan sonra direk benimle alakalı bi cevap olmazsa konuya cevap yazmayacam..Her koyun kendi bacağından asılır,bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın atasözlerini dikkate almadan konuya cevap vermeye çalıştım gerisi sizlere kalmış..
Alıntı yapmadan mesaj yazmamın sebebi, kimseyi hedef göstermeden (kendimce) bu denli zekaya ilişkin mesajların kırıcı olduğunu anlatmaktı. Ama çalışmalarım arasında molalarda yazdığım için, üzerinize alınabileceğinizi hiç düşünmedim, aceleye geldi. Karşıdan bakıldığında evet, sizden bahsediyormuşum gibi duruyor, kabul etmek lazım. Kusura bakmayın bu yanlışlığa sebep olmak istemezdim.
HIMAR = ÖRTMEK
"Kuran ayetinde ’başörtüsü’ diye bir kelime geçmemektedir. Buna rağmen tüm Kuran tefsirlerinde ve çevirilerinde Kuran ayeti ’başörtüsü’ olarak çevrilmiştir. Halbuki ayette geçen "HIMAR’ kelimesi ’Baş örtmek’ anlamında değil, sadece ’örtmek’ anlamına gelmektedir. Eğer, herhangi bir şey örtülecek ise. O şeyin vurgulanması gerekir. Örneğin masa örtüsü derken, örtmek kelimesinin yanına masa kelimesinin gelmesi gibi, başörtüsü dendiği zaman da "örtmek" ("hımar") kelimesinin yanına "baş" ("re’s") kelimesinin ’hımarü-re’s’ şeklinde gelmesi gerekir. Ayetteki ’hımar’ (’örtü’kelimesinin yanında geçen ve vurgulayan kelime ’cuyub’ kelimesidir ki, ’yaka’ veya ’göğüs’ anlamına gelir. Çünkü, aynı kelime ’cuyub’ bir başka ayette (28:32) Hz. Musa’nın ’göğsüne/koynuna elini soktuğu’ şeklinde geçer. Yani, ’cuyub’ kelimesi, ’hımar’ örtmek kelimesi ile kullanıldığı zaman ’bihumûrihinne ala cuyubihinne’ başını örtmek değil, ’göğsünün üzerini örtmek’ anlamına gelmektedir. Geleneksel tüm yorumcular, Kur’an ayetini bilimsel bakışla değil de, birbirlerini taklit edip, ’Başörtülerini yakalarının üzerine kadar örtsünler’ diyerek ’Felyedribne’ fiilini de ’örtsünler’ diye tercüme etmişlerdir. Bu geleneksel yorumcular ’DaRaBe’ kökünden gelen bu kelimeyi burada, ’Başörtülerini örtsünler’ derken, bir başka yerde aynı ’DaRaBe’ kelimesini ’Kadınları DÖVÜN’ (Bak. 4:34) diye çevirmişlerdir. Özetle, Kuran’ın orijinal ayeti tüm açıklığı ile ortadayken, elverişli bir siyasal kullanım malzemesi olarak, sürekli gündemde tutulan başörtüsü, Kuran’ın değil, geleneklerin, kişisel görüşlerin dinleşmesinden kaynaklanmaktadır."
öncelikle bir yanlışlığı düzelteyim izniniz olursa:Kelimenin kökünü biraz deşersek;
HAMR: Sözlükte " Örtmek, kapamak, mayalamak" demektir. Örtünmek, örtmek, kapanmak (ihtimâr), karışmak, alışmak (muhâmere), mayalamak, örtmek (tahmîr), mayalanmak, örtünmek, kapanmak (tahammür), başı döndürüp karıştıran, aklı örten, şarap, içki (hamr), baş döndüreni satan, şarapçı (hammâr), başı döndürme, aklı örtme yeri, şaraphane (hammâre), şarap rengi, koyu kırmızı (hamriyyun), hamurun içine örtülüp karışan, maya (hamîra), mayalı, örtülü, kapalı (mahammer), örtülmüş, mayalı, mayhoş, sarhoş (mahmur), içkinin verdiği baş ağrısı (humâr), başı beyaz koyun (muhammera mine'ş-şiyâh), başörtüsü, yemeni, eşarp (himâr) kelimeleri bu köktendir…
Ayrıca:Ayette "başörtülerini" diye çevirdiğimiz "humuruhinne" kelimesi HAMR kökünden gelir ve tam anlamıyla "başörtüsü" manasına gelir.
Ewet şimdi asıl konumuza gelirsek
Kuran'da başörtüsü var mı?
Kuranda bu konuyla ilgili birkaç kavram var: himar, cilbab, tebberrüc ve kavl-i ma'ruf kavramları ile ifade edilen ve doğrudan kadınların baş ve vücut örtülerini, dışarı çıkmalarını ve konuşma tarzlarını düzenleyen ayetlerdir. Bunlarla ilgili açıklamaları elini vicdanına koyarak ve arka plânını kavrayarak okumak ne dendiğini apaçık anlamaya yetecektir...
Ayetlerde diyeceksiniz ki niye apaçık başınızı örtün denmiyorda daha farklı olarak boynunuzu vs deniliyor hepimizin aklını karıştıran taraf bu öyle değil mi? O zmn olaya şöyle bakalım: ayetlerde Dikkat edilirse "Başörtüsü takın, başınızı örtün" denmiyor da "Başınıza aldığınız o örtüleri boyunlarınıza, omuzlarınızdan aşağıya da salın" deniyor. Bunun sebebi, o dönem kadınlarının başörtülerini arkadan bağlayarak, omuzlarını ve göğüslerine kadar boyunlarını açıkta bırakmaları.Böyle yaparak kendilerini daha çekici göstermek amaçları en azından öyle sanıyorlar. Buradan "Başörtüsü değil, boyun örtüsü emrediliyor" diye bir sonuç çıkarmak, işi yokuşa sürmek ve anlamamak için diretmekten başka bir şey değildir.
Çünkü Kuran'ın çoğu emri zaten böyledir. Yani ayetler çoğunlukla "yürürlükteki durum" üzerine gelir ve onu düzene sokar. Bu tür ayetler yürürlükteki duruma müdahale etmek, yanlış taraflarını düzeltmek, ıslahat yapmak amacıyla gelmektedir. Düzelttiği şekliyle de kalıcı emre dönüştürmektedir.
Yazdıklarım çok net ve anlaşılır ayrıca karides asıl "sen kimsin eğitim seviyen ne" gibi kelimeler hakaret içerikli kelimeler bu tür kelimelerden bu denli rahatsız olan birinin aynı kelimeleri başkası için kullanması ilginçç??![]()
Ya kardeşim siz ne kadar tuhaf adamlarsınız. Bu işin alimleri bile Kur'an'ı yorumlamak için yıllarını veriyor siz zart diye hatim ettiniz, hafız oldunuz.....Şunu da unutmamak gerekir. Cahiliye döneminde sokak ortasında tecavüze uğrayan,dövülen,hor görülen, saçlarından sürüklenen kadını; ipek örtülerle bezeyen, biricik kılan, cenneti ayaklarının altına seren yegane din İslam dinidir. Zira mevcut kadın haklarının temeli de peygamber efendimizin veda hutbesine ve İslam'ın emirlerine dayanır.
