Mazlum Somer
Üye
Teslim Olmayacaqimi Bilmelisin .!
Çocuk, sayıyordu..
İki kolu ağacın üzerinde yastık olmuş, başını o yastığa gömmüş, gözleri sımsıkı kapalı hızlı hızlı sayıyordu. Sayması gereken yere kadar sayacaktı.
"saklandınız mı?" diye bağırdı.
saklanmıştık, ses etmedik. oyun dünyası çok acımasızdır, "kurallara uymazsan oyun seni dışlar" diye düşünürdüm bilgiç bilgiç. gizli bir anlaşma vardı çocuklar arasında, oyun oynamak bizim ibadetimizdi. çocukluğumuza tapınırdık.
gene sayıyordu aynı arkadaşım. hiç acelesi de yoktu bu sefer. kollarıyla kapatmamıştı gözlerini, saklandığım yeri de biliyordu üstelik. Hem yalnız da değildi. Hepsi birden bana bakıyorlardı, daha doğrusu pencerenin pervazına bakıyorlardı. eskiden olsa oyunun bitmiş olması gerekirdi, ama bir türlü sona ermiyordu...
arkadaşım oyunun kurallarını da değiştirmişti, üstelik gönüllülüğü de ortadan kaldırmıştı. "10'a kadar sayacağım, saklandığın yerden çıkmazsan ateş edeceğiz!"... Yirmi sene geçmişti üzerinden. Yirmi sene nedir ki ömründe....
Namlumun ucunda arkadaşım vardı. Emretme yetkisi verilmiş arkadaşım, bir zamanlar çocuk olduğumuz arkadaşım, aynı "çocuk tanrısına" inandığımız arkadaşım, komiser olmuş arkadaşım, çocuk arkadaşım... Namlunun ucundaki arkadaşım... ben hala aynı tanrıya inanıyorum, ben hiç değişmedim.
Teslim olmayacağımı bilmelisin...
İki kolu ağacın üzerinde yastık olmuş, başını o yastığa gömmüş, gözleri sımsıkı kapalı hızlı hızlı sayıyordu. Sayması gereken yere kadar sayacaktı.
"saklandınız mı?" diye bağırdı.
saklanmıştık, ses etmedik. oyun dünyası çok acımasızdır, "kurallara uymazsan oyun seni dışlar" diye düşünürdüm bilgiç bilgiç. gizli bir anlaşma vardı çocuklar arasında, oyun oynamak bizim ibadetimizdi. çocukluğumuza tapınırdık.
gene sayıyordu aynı arkadaşım. hiç acelesi de yoktu bu sefer. kollarıyla kapatmamıştı gözlerini, saklandığım yeri de biliyordu üstelik. Hem yalnız da değildi. Hepsi birden bana bakıyorlardı, daha doğrusu pencerenin pervazına bakıyorlardı. eskiden olsa oyunun bitmiş olması gerekirdi, ama bir türlü sona ermiyordu...
arkadaşım oyunun kurallarını da değiştirmişti, üstelik gönüllülüğü de ortadan kaldırmıştı. "10'a kadar sayacağım, saklandığın yerden çıkmazsan ateş edeceğiz!"... Yirmi sene geçmişti üzerinden. Yirmi sene nedir ki ömründe....
Namlumun ucunda arkadaşım vardı. Emretme yetkisi verilmiş arkadaşım, bir zamanlar çocuk olduğumuz arkadaşım, aynı "çocuk tanrısına" inandığımız arkadaşım, komiser olmuş arkadaşım, çocuk arkadaşım... Namlunun ucundaki arkadaşım... ben hala aynı tanrıya inanıyorum, ben hiç değişmedim.
Teslim olmayacağımı bilmelisin...
Linkleri görüntülemek için kayıt olmalısınız

