HeiLmasTer®
Üye
Tarsus Grubu Cephesinde Cereyan Eden Savaşlar
Birinci Eshabıkehif savaşı
Tarsus'un 10 kilometre kuzeybatısında kutsal kitapların yazdığı yatırların bulunduğu Eshabıkehif dağı civarında, Mersin grubu cephesinde İçme savaşının yapıldığı 19 Nisan 1920 de cereyan etmiştir.
Tarsus'tan çıkan ve devrin modern silahları ile donatılmış olan 300 mevcutlu bir düşman birliği Eshabıkehif dağı eteklerine kadar gelmiş, burada derme çatma silahlarla ve o günlerin imkânları ile kurulmuş olan mevcudu 70 kişilik Yedek Üsteğmen Veli Haşim (Naif Efe) Çiftçi komutasındaki Tozkoparan müfrezesi tarafından Sucular köyü civarında savaşa zorlanmıştır. Düşman tarafından böyle bir hareketin hazırlandığı ve yapılacağı Tarsus'taki gizli teşkilâtımız tarafından ve önceden bildirilmiş olduğundan Tozkoparan müfrezesi gerekli tertibatı almış ve en uygun yerde mevzilenmiş bulunuyordu.
Savaş şiddetli bir şekilde 2 gün devam etmiş neticede ilerlemek imkânını bulamıyan düşman hayli zayiat vererek Tarsus'a geri çekilmek zorunda bırakılmıştır. Bu savaşta zayıatımız 3 yaralıdan ibarettir.
Bu savaş, Tarsus grubu cephesinde verilen ilk savaş olduğundan düşmanın başarı gösteremeden geri dönmesi mücahitlerin ve halkın moralini yükselttiği gibi diğer müfrezelerin de biran önce kurulmasında etkili olmuştur.
Birinci Eshabıkehif savaşını idare eden Kuvayi Milliye Tarsus Grubu Tozkoparan müfrezesi komutanı Yedek Üsteğmen Veli Haşim (Çiftçi) Mersin'in Musa'lı köyünde 1891 yılında doğmuştur. Asıl mesleği öğretmenlik ve çiftçilik olup 1928 de Mersin'de vefat etmiştir.
Birinci Hacıtalip Savaşı
Düşman, Mersin - Tarsus arasındaki demiryolu ve şoseyi emniyet altında bulundurmak ve iki şehir arasındaki ulaşımı sağlamak amacıyla (Karacailyas köprüsü ve istasyonu, Gudubes köprüsü ve Hacıtalip istasyon ve köprüsünü) ateş kuvveti üstün birliklerle korumakta idi. Kuvayi Milliye ise düşmanın bu maksadını akim bırakmak için önceleri demiryolu raylarını yeryer sökmek suretiyle tahrip etmiş, daha sonra buralara gece baskınları tertiplemiştir. Bu direnme yerlerinin en önemlisi Hacıtalip istasyonu ve Çiftliğinde bulunuyor, yapılan tahribatı etkisiz bırakıyordu. Çukurova kurtuluş tarihinde “Birinci Hacıtalip Savaşı" denilen gece baskını bunların ilki ve en önemlisidir. 25 Haziran 1920 de cereyan etmiştir.
Kuvayi Milliye Tarsus Grubu Komutanı Binbaşı İsmail Ferahim (Şalvuz) Bey'in vermiş olduğu emir gereğince Tarsus Grubundan Yedek teğmen Mustafa Nail komutasındaki Demirbaş, yedek Üsteğmen Ali Rıza Timurtaş komutasındaki Kayhan, muvazzaf Üsteğmen Galip Tekin komutasındaki Gökbayrak (Jandarma), Yedek Üsteğmen Mithat Toroğlu komutasındaki Bozkurt müfrezeleri bu baskını yapmışlardır. .
25 Haziran 1920 günü saat 18. de biricik kudretli dağ topumuzun ve Kuvayi Milliye'nin emrine henüz geçmiş bulunan 2 makineli tüfeğin ateş himayesiyle düşmanın sığındığı Hacıtalip çiftliği binasına şiddetli ateş açılması ile taarruzumuz başlamış ve gece geç saatlere kadar devam etmiştir. Çiftlik binasının 4 tarafından kuşatılmış olmasına, ateş baskınımıza ve teslim olmaları için yüksek sesle Arap'ça ve Fransız'ca yapılan ihtarlara rağmen düşman büyük bir inatla direnmekte devam etmiştir. Bu durum karşısında Çiftlik binasının yakılmasından başka çare kalmadığına karar verilmiştir. Ancak, çiftlik oldukça büyük ve muntazam bir yapı idi. Böyle bir yapının yakılıp yakılmamasının düşünüldüğü bir sırada orada hazır bulunan çiftlik sahiplerinden Hacı Talip Zade Hacı Ömer ve Suphi beyler'in:
- Memleketin kurtuluşu uğruna canımız feda olsun. Çiftliğin yakılması icap ediyorsa ne duruyorsunuz? Demeleri üzerine orada bulunan harman sapları çiftliğin etrafına yığılmış ve gazla ateşlenerek yakılmıştır.
Düşman erleri arasında bulunan Cezayir ve Tunus'lu müslüman askerleri bu sırada "Ene müslim, ene müslim" diye teslim olmağa başlamışlardır. Teslim olanlar 32 kişi olup sonradan Pozantı'ya tümen karargâhına gönderilmişlerdir. Yalnız içlerinden yaralı olan 11 kişi hastahaneye yatırılmışlardır. Ayrıca bir Teğmen, bir Başçavuş ve 10 düşman erinin öldüğü anlaşılmıştır. Kuvayi Milliye'nin zayiatı 3 şehit ve 8 yaralıdan ibarettir.
Bu savaşı yapan grup ve müfreze komutanları:
Kuvayi Milliye Tarsus Grubu Komutanı Binbaşı İsmail Ferahim Bey, Topçu Albaylığından emekli
olup vefat etmiştir.
Bozkurt müfrezesi Komutanı Yedek Üstegmen Mithat Toroğlu, Merşin'in Puğ köyünde 1897 yılında doğmuştur. Sağdır, halen çiftçilikle uğraşmaktadır.
Kayhan müfrezesi Komutanı Yedek Üsteğmen Ali Riza Timurtaş, Silifke'nin Çitaklı köyünde 1893 de doğmuştur. Asıl mesleği öğretmenliktir. Vefat etmiştir.
Gökbayrak müfrezesi Komutanı Muvazzaf Üsteğmen Galip Tekin (Bu zatın kimliği hakkında başka bilgimiz yoktur.)
Bağlar Savaşı
Yukarıda izah edilen ateşkes anlaşması uyarınca düşmanın demiryolunun kuzeyinde bulunan bütün birliklerini bu hattın güneyine çekmesi gerekiyordu. Tarsus'un iki kilometre kuzeybatısındaki "Bağlar" diye anılan sırtlarda mevcut ve her çeşit silahlarla donanmış 400 kişilik birliğini hattın gerisine çekmediği gibi, burasını Kuvayi Milliye'nin kuzeyden Tarsus'a yapacakları hücumlarını engellemek için tahkim ederek sağlam bir dayanak noktası haline getirmişti. Müstahkem bir hale getirdikleri bu yere "Küçük Verdun" adını vererek öğündükleri işitiliyordu. Bunun içindir ki, Çukurova kurtuluş savaşı Tarihine "Bağlar Savaşı" diye geçen bu savaş sağcenah bölgesinde yapılan savaşların en önemlisidir.
Tarsus Grup Komutanı İsmail Ferahim Bey (Kurtuluş savaşında Kahraman Çukurovalı'lar kitabının 39, 40,41 sahifelerinde) şöyle diyor:
"Gurup komutanlığı bu savaşın hazırlıkları ile meşgul bulunduğu sırada, Güney Bölgesi Komutanlığına tayin edilen İkinci Kolordu Komutanı Selahattin Adil (General, rahmetli) Bey kolorlu merkezi olan Maraş'a giderken, yanında 41. Tümen Kurmay Başkanı Binbaşı Salim Cevat (General, rahmetli) Bey olduğu halde Tarsus grubuna da uğramış ve müfrezeleri teftiş ettikten sonra:
- Karşımda Milis'lerden kurulu bir çete değil, muntazam bir nizamiye birliği görüyor ve morallerinin yüksekliğine de hayran oluyorum.
Diye memnunluğunu ifade etmiştir.
Teftişi müteakip, Albay Selahattin Adil Bey ile birlikte Eshabıkehif tepesine çıkılmış ve düşmanın işgal ettiği mıntıka ve tahkim ettikleri yerler kendilerine gösterilmiştir. Bu yolda bilgi verirken, dikkat nazarını çeken Tarsus bağlarına karşı ne suretle taarruz etmek fikrinde bulunduğumuzu sordukları zaman:
- Henüz bir tertibat olmamakla beraber, mutlaka bir fedakarlık göstererek herhalde Bağları elde etmeğe çalışacağız; demiştim.
O sırada Selahittin Adil Bey'le gelmiş olan Tümen Kurmay Başkanı Binbaşı Salim Cevat Bey:
- Bu platonun vaziyeti oldukça mühimdir; pek te kolay zaptedilemez! Bu sebeple iyi düşünmek ve ona göre tedbir almak lazımdır; sözleriyle dikkatimizi çekmişti.
Salim Cevat Bey'in bu beyanatı inkarı kabil olmayan bir gerçekti. Bunun üzerine:
- Biz de erazinin durumunu, düşmanın mevcut kuvvetini, silâh kudretini, kendi durumumuzu dikkat nazara almak suretiyle yapacağımız işin lehimize sonuçlanmasını sağlamak için muvafık bir hareket planı tesbit etmeye çalışıyoruz; dedim."
Kurtuluş savaşına Türk milletinin bütün varı ve varlığı ile katıldığını yansıtması bakımından Sağcenah Mıntıka Komutanı Yarbay Şemsettin Bey'in bu savaş münasebetiyle Müdafaa-i Hukuk Heyetine gönderdiği emri aynen kaydediyoruz:
Mersin ve Tarsus Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Riyasetine,
No: 107
Gözne'den
13 Temmuz 1336 (1920)
1 - Biinayetillâhı taala 15 Temmuz 36 gününden itibaren Tarsus kasabasını payi âdadan kurtarıp işgâl etmek için Tarsus grubu ciddi taaruza başlayacaktır. Bunun için bu grubun ihtiyatı umumisini teşkil etmek üzere Mersin ve Tarsus cephesinde ve gerisinde bulunan silahlı, kılıçlı, baltalı bilcümle ehali celbedilecek ve bunlara Belenkeş'likli Hacı İshak Ağa kumanda etmek şartiyle yevmi mezkûrde Sayköy kariyesinde hazır ve âmade bulunacaktır.
2 - 15 Temmuz 36 perşembe günü bizzat Sayköy'de bulunacağını.
Sağcenah Mıntıkası Komutanı
Kaymakam Şemsettin
Mıntıka komutanlığı tarafından Tarsus grup komutanlığına ayrıca taarruz emri verilmiş olduğundan Grup komutanı Binbaşı İsmail Ferahim Bey müfreze komutanlarına şu yazılı emri tebliğ etmiştir:
Tarsus grubu müfreze komutanlıklarına,
Mahremdir - Sayköy
14 Temmuz 336 - Çarşamba
1 - Cenabı hakkın avn ve inayetine ve hazreti peygamberin ruhaniyetine istinaden grubumuz 15/16 gecesi Sadık Paşa bağları ile o civarda bulunan düşmanı kâmilen tardetmek üzere taarruz edecektir.
2 - Sadık Paşa bağları ile diğer bağlarda bulunan düşmanın tardedilmesini müteakip İnayeti Hak ile Tarsus'tan dahi tard çaresine derhal mübaşaret edileceğinden bunun için de ayrıca emir verilecektir.
3 - Her müfreze, kendisine kılavuzluk yapmak üzere Tarsus sokaklarını bilir cesur arkadaşlardan ikişer kılavuz tedarik edeceklerdir.
4 - Gökbayrak Müfrezesi; Bozkurt, Kayhan, Demirbaş bölüklerinin ihtiyatını teşkil edecek ve Tarsus işgal edilir edilmez telakki edeceği emir ile Tarsus'un âsayişini temin edecektir.
5 - Nizamiye bölüğü de, Selçuk, Tozkoparan, Çeliktaş müfrezelerinin ihtiyatını teşkil edecektir.
6 - Makineli tüfek bölüğü zabiti Arif Efendi, mevcut makineli tüfeklerden birini Kayhan, diğerini Demirbaş müfrezesi refakatine, diğer iki tüfekten birini Selçuk, diğerini de Çeliktaş müfrezeleri emrine gönderilmek üzere ihzar ederek yarın aktedilecek müzakerede telâkki edeceği emre göre mezkûr müfrezelere sevkedecektir.
7 - Bozkurt, Kayhan, Demirbaş müfrezeleri düşmana taarruz hissini verdirecek bir halde işgâl edecek ve alelesker Osmanlı ve Rus mermisi sarfedecektir.
Selçuk, Tozkoparan, Çeliktaş müfrezeleri ise yarınki müzakerede tayin edilecek saatte Sadık Paşa bağları ile civarındaki mıntıka üzerine ciddi taarruz ederek düşmanı tardedecektir. Yalnız bu taarruz esnasında düşmanı vurmak için fişek sarfedilip beyhude gürültü için fişek istihlâkine meydan verilmemesine beğayet itina edilmesi efrada lisanı münasip ile tefhim edilecektir.
8 - Taarruz esnasında irtibatın muhafazasına fevkalade itina olunacaktır.
9 - Topçunun endaht mevkii şifahen tebliğ edilecektir.
10 - Taarruz esnasında müfrezelerin nezdindeki işaret tabancalarının istimali icap ederse ayrıca pusulada gösterilen talimat Üzere istimal olunacaktır.
11 - Efradın yarınki istihkakından maade ihtiyat olarak bir günlük ekmeği bu geceden tedarik ve ihzar edilecektir.
12 - Hebilli'de bulunup grubumuz emrine verilen Osman Muzaffer Efendi emrindeki müfreze Akdama kalkmıştır. İşbu müfreze Mersin grubu ile grubumuz arasına düşmanın girmemesine geceli gündüzlü son derece dikkat edecek ve böyle bir hale maruz kalacak olursa derhal grubumuzu ve Mersin grubunu haberdar edecektir.
13 - Tarsusun şark ve cenup kısımları Solcenah Mıntıkasından grubumuz emrine terkedilen müfrezeler tarafından ufak ufak taarruzlarla o civardaki düşmanı işgal edecektir.
14 - Gerek Bağlar'ın ve gerekse Tarsus'un işgâlinde pek de hane, dükkan, çiftlik gibi mebaninin tahrip ve ihrakına heves edilmeyecektir. Ancak düşmanın mukavemet göstereceği herhangi bir ebniye bu memnuniyetten müstesnadır. Bir kasabanın tahrip ve ihrakı, o kasabayı kurtarmak değil bilâkis imha demek olacağı gibi bir çok fakir ve fukaranın meskensiz bırakılmasına da sebebiyet verilmiş olur ki, şu hal şanlı olarak kazanılmış muzafferiyeti lekedar edeceğinden bu hususun nazarı dikkat ve ehemmiyetten dûr tutulmayacağını dûrendîş müfreze komutanlarından ümitvarım.
15 - Harbin lehimize olarak neticeleneceği bir sırada galibiyet neşesi ile efradın plaçka peşinde koşması maazallah acı neticeler tevlidine sebebiyet vereceğini teemmül ederek düşman, temamiyle taarruz edilen mıntakadan tard ve teb'id edilmedikçe katiyen ganaım peşinde koşulmayacaktır. Bu hususta müfreze komutanlarının azami gayret ve basiret göstermelerini rica ederim. Hele ehalii islamiye eşyasına katiyen dokunulmayacaktır.
16 - Tarsus köyleri civarında bulunan bütün ehaliyi islamiye, bu şerefli düğünümüze davet edilmiştir. Kahraman arkadaşlarımın iktisabı zafer olmalarını ümit ve muvaffakiyeti kudret ve azametine sığındığımız cenabı haktan diler, umum kahramanlara selâmlar ederim;
Tarsus Grup K.
Binbaşı
İsmail Ferahim
Grup emrinde belirtildiği gibi 15 Temmuz 1920 perşembe günü Sayköy'de grup karargahında toplanan bölük komutanları ile yapılan görüşme sonunda bu emirde zikredilen konuşların bazılarında değişiklik yapılmış ve bir gece baskını şeklinde yapılacak olan taarruz ana hatları tesbit olunmuştur. Buna göre:
15 Temmuz 1920 gecesi Tozkoparan ve Selçuk müfrezeleri Bağlar tahkimatına cepheden taarruz edecek, Çeliktaş müfrezesi düşmanın sağ kanadını, Demirbaş
müfrezesi de sol kanadını ateş baskısı altında tutarak taarruzun gelişmesini sağlayacaklardır.
Tarsuslun güneybatısındaki Piric'e köyünde bulunan Bozkurt müfrezesi beraberinde Tarsus Gençler müfrezesi ile Tarsus'un Mersin şosesi ağzında bulunan Rasim Bey Fabrikası ve çevresine ateş açarak düşmanın Tarsus'ta bulunan ve Gözlükule'de üslenen kuvvetlerini tesbit ve tevkif ederek Bağlar’daki düşman kuvvetlerine yardım yapmalarını önleyecek, Akdam köyünden Burhan köyüne nakledilen Alsancak müfrezesi de düşmanın Mersin istikametinden yapması muhtemel hareketini engelliyecekti.
Önce, düşmanın ileri karakol mahiyetindeki kolu Kırık Bağlar'ı tahkimatının düşürülmesi esas tutulduğundan 15 Temmuz 1920 gecesi saat 21-22 arasında müfrezeler harekete geçtiyse de kesif karanlık yüzünden aralarında bir işbirliği ve bağlantı sağlanamadığından ateş baskını yapılmakla beraber tahkimatın zaptı mümkün olmamış; müfrezeler geri çekilmek zorunda kalmışlardır. Bu saldırı sırasında Tozkoparan müfrezesi komutanı yedek üsteğmen Veli Haşim'in sağ el orta parmağı yaralandığından müfrezenin komutasını birinci takım komutanı yedek üsteğmen Ömer Nazmi Çiftçi üzerine almıştır.
Bunun üzerine müfrezelere iki günlük bir dinlenme verilmiş ve yeniden tertibat alınarak 18 Temmuz 1920 Pazar günü saat 21-22 arasında yeniden hücuma geçilmiştir. Taarruz Demirbaş müfrezesi ile Tozkoparan müfrezesinden birer takım tarafından kolu kırık Bağlar'ına yapılmış, Selçuk müfrezesi Tarsus - İstasyonu istikametinden gelmesi muhtemel düşman kuvvetine karşı himaye ateşi yapılmıştır. Bu arada Tozkoparan müfrezesinden bir takım Ziyaret (Eshabıkehif) köprüsüne kadar dere içinden düşmana sokulmuş, bu suretle kolu kırık bağlarına taarruz eden müfrezelerin düşman tarafından yapılacak yan ateşini önlemiştir. Bu saldırı sırasında müfrezelerimiz arasında tam bir İşbirliği ve bağlantı sağlanmış, buradaki düşman kuvveti ateş baskısı altında çekilerek Sadık Paşa bağlar'ındaki esas birliğine iltihak etmişse de müfrezelerimizin ateş baskısından kurtulamamış olduğundan kolu kırık bağlarına girilmiş ve bu sırada düşman elimize geçireceğimize hükmettiği cephaneliğini ateşlemiştir. Çeliktaş, Tozkoparan ve Demirbaş müfrezeleri arasında kuşatılmış olan düşman elinde mevcut iki topu ile etrafına şiddetli peşrev ateşi açmak suretiyle taarruzu durdurmağa uğraşıyor, buna mukabil müfrezelerimizin ve halkın "Allah Allah" sadaları, boru ve trampetlerin devamlı çalışları sonunda morali büsbütün bozularak ne yapacağını şaşırmış bir halde bulunuyordu. Düşman açık bulunan güney - istasyon istikametinde Tarsus'tan taze kuvvet getirtmiş ve bu suretle dayanma gücünü arttırmak istemiş ve müfrezelerimize karşı mukabil taarruz yapmışsa da başarı sağlıyamamıştır.
Kuvvetlerimiz, Bağlar tahkimatının kuzey bölümünü ellerinde tuttuğu sırada sabah olmuş, bu sırada Takbaş köyü sırtlarında mevzilenmiş olan biricik dağ topumuzun isabetli atışları düşman büsbütün şaşırtmıştı.
Kudretli dağ topu çatal teşkil ederek mahdut mermisi ile hem mücahitlerimizin taarruzlarını himaye, hem de düşmanın gözlükuledeki toplarına ateş ediyordu.
Gündüzün erlerimizden bazıları Sadık Paşa bağında bulunan binaya sızarak burasını işgâlleri altına almışlar ve bina pencerelerinden düşman siperlerini yan ateşine alarak ağır zayiat verdirmişlerdir. Savaş aynı tempoyla saat 16'ya kadar sürmüş, düşman Gözkule ve İstasyonda bulunan toplarının himaye ateşi altında Tarsus'a sığınmak zorunda bırakılmış ve Bağlar tahkimatı bu suretle müfrezelerimiz tarafından zaptedilmiştir.
Düşmanın bu savaşta 200 civarında zayiat verdiği ve ölülerinin bir kısmını terkederek kaçtığı tesbit edilmiştir. Savaş sonunda düşmandan 200 piyade tüfeği 1 makineli tüfek, 5 otomatik tüfek, 1 dağ topu arka kundağı, sehpasıyla 1 telemetre, cephane, erzak ve küllliyetli malzeme ve eşya ele geçirilmiştir.
Düşman bu savaştan kurtarabildiği moralleri çok bozulmuş olan erlerini Tarsus'ta muhtelif yerlerde hiç kimseyle temas ettirmemek şartiyle göz altına almış ve yine hiç kimseyle görüştürmeden başka garnizonlara nakletmiştir.
Ne yazık ki, bu savaş sırasında Mersin - Tarsus bölgesinde ilk Kuvayi Milliye kıvılcımını ateşliyen Demirbaş müfrezesi komutanı yedek teğmen Kozan'lı Mustafa Nail ile 60 yaşındaki ilk Tarsus Müdafaa-i Hukuk Başkanı ve bu savaşta Mıntaka Komutanımızın kendisini köy ve yaylalardan gelecek ihtiyat kuvvetlerine komutan yaptığı Belenkeş'lik köyünden Hacı İshak Ağa ile Tozkoparan müfrezesi Takım Komutanı Kıdemli Başçavuş Tarsus'lu Sofu Ömer Efendi oğlu Zahit'le beraber 15 şehit ve 40 yaralı verilmiştir.
Türk kadınının metanetini, aynı zamanda vatanseverliğini yansıtan bir menkabeyi de bu bölüme eklemeyi uygun görüyoruz. Yukarıda adı geçen ve kurtuluş savaşında sağcenah Mıntıka Komutanlığı yapan Yarbay Şemsettin Bey (Tuğbay Salur, merhum) bir arkadaşımıza yazdığı mektupta bu menkabeyi şöyle anlatıyor:
“Orası Çukurova değil, kahramanlar diyarıdır. Bunun ismini bu yolda tashih etmek en doğru bir harekettir. Ben burada bulunduğum müddetçe bu kahramanlara kumandanlık etmek için hiç zahmet çekmedim. Çünkü onlar ne için silaha sarıldıklarını biliyorlardı. Tarsus Bağlar muharabesinde verdiğim emir mucibince hakikaten cephe gerisinde bulunan binlerce halk, silâhı olanlar silâhıyle, silâhı olmayanlar bıçak ve sopalariyle bu muharebeye iştirak etmiş ve bunlara 60 yaşındaki Belenkeş'likli Hacı İshak Ağa kumanda etmiştir. Hacı ishak Ağa haremile bereber bulundu bu muharebede şehit olmuştur. Hacı İshak Ağa Eshabıkehif tepesi yamacında medfundur. Gömülürken hatırasını tebcilen mezarı başında bulundum. Haremi de yanımda idi. Eşini kaybeden Türk kadını bana:
- Kumandan Bey, Hacı İshak şehit oldu. Fakat Türk milleti yaşayacaktır; diyordu. Bu ilahı ses hala kulaklarımda çınlamaktadır."
Ayrıca bu savaşta Ulaş Bey'lerinden Emine Hanımın da diğer Türk kadınlariyle cepheye koşarak askerlere su dağıttığını ve mücahitlerin moralini yükseltmek için teşvik edici sözler söylediğini ve bu savaş boyunca cepheden ayrılmamış olduğunu takdirle anarız.
Bu savaşı idare edenler:
1 - Sağcenah Mıntıka Komutanı Yarbay Şemsettin Bey;
2 - Tarsus Grubu Komutanı Binbaşı İsmail Ferahim Bey;
3 - Demirbaş müfrezesi Komutanı Mustafa Nail Bey;
4 - Selçuk müfrezesi Komutanı Yedek Teğmen Genç İzzet (Adana'lı Tevfik
Bölgen) Bey;
5 - Tozkoparan müfrezesi Komutanı Yedek Üsteğmen Veli Haşim Çiftçi Bey;
6 - Yaralanması üzerine Yedek Üsteğmen Ömer Nazmi Çiftçi Bey;
7 - Çeliktaş müfrezesi Komutanı Milis Molla Kerim Bey.
Rasim Bey Fabikası Baskını
Tarsus'un güneyine düşen ve Gözlükule denilen tepe düşmanlar tarafından tahkim edilmiş ve bir dayanak noktası haline getirilmişti. Ayrıca buraya bir batarya top ta yerleştirmiş bulunuyordu. Tarsus'un Mersin'e çıkış yolunda Rasim Bey Fabrikası civarında ayrıca bir birliği de bulunmakta idi. Tarsus grubundaki müfrezeler Bağlar istihkâmlarına taarruz ederken o sıralarda Tarsus'un güneyinde bulunan ve karargâhı Pirice'deki Bozkurt müfrezesi ve emrindeki Gençler müfrezesi düşman birliğinin bulunduğu Rasim Bey fabrikasına karşı Bağlar'a taarruz edildiği gece (18-19 Temmuz 1920) ateş baskını yaparak buradan düşmana taarruz edileceği hissini vermek suretiyle gerek Rasim Bey fabrikasında, gerek Gözlükule'de bulunan düşman kuvvetlerini bulundukları yerlerde tesbit etmişler, Bağlar'da cereyan eden savaşa yardım etmelerine mani olmuşlardır.
Bu baskını idare edenler:
1 - Bozkurt müfrezesi Komutanı Yedek Üsteğmen Mithat Toroğlu (Özkul Efe);
2 - Tarsus Gençler müfrezesi Komutanı Yedek Üsteğmen Lûtfi Oğuzcan (Nadir Efe);
Tarsus'un 10 kilometre kuzeybatısında kutsal kitapların yazdığı yatırların bulunduğu Eshabıkehif dağı civarında, Mersin grubu cephesinde İçme savaşının yapıldığı 19 Nisan 1920 de cereyan etmiştir.
Tarsus'tan çıkan ve devrin modern silahları ile donatılmış olan 300 mevcutlu bir düşman birliği Eshabıkehif dağı eteklerine kadar gelmiş, burada derme çatma silahlarla ve o günlerin imkânları ile kurulmuş olan mevcudu 70 kişilik Yedek Üsteğmen Veli Haşim (Naif Efe) Çiftçi komutasındaki Tozkoparan müfrezesi tarafından Sucular köyü civarında savaşa zorlanmıştır. Düşman tarafından böyle bir hareketin hazırlandığı ve yapılacağı Tarsus'taki gizli teşkilâtımız tarafından ve önceden bildirilmiş olduğundan Tozkoparan müfrezesi gerekli tertibatı almış ve en uygun yerde mevzilenmiş bulunuyordu.
Savaş şiddetli bir şekilde 2 gün devam etmiş neticede ilerlemek imkânını bulamıyan düşman hayli zayiat vererek Tarsus'a geri çekilmek zorunda bırakılmıştır. Bu savaşta zayıatımız 3 yaralıdan ibarettir.
Bu savaş, Tarsus grubu cephesinde verilen ilk savaş olduğundan düşmanın başarı gösteremeden geri dönmesi mücahitlerin ve halkın moralini yükselttiği gibi diğer müfrezelerin de biran önce kurulmasında etkili olmuştur.
Birinci Eshabıkehif savaşını idare eden Kuvayi Milliye Tarsus Grubu Tozkoparan müfrezesi komutanı Yedek Üsteğmen Veli Haşim (Çiftçi) Mersin'in Musa'lı köyünde 1891 yılında doğmuştur. Asıl mesleği öğretmenlik ve çiftçilik olup 1928 de Mersin'de vefat etmiştir.
Birinci Hacıtalip Savaşı
Düşman, Mersin - Tarsus arasındaki demiryolu ve şoseyi emniyet altında bulundurmak ve iki şehir arasındaki ulaşımı sağlamak amacıyla (Karacailyas köprüsü ve istasyonu, Gudubes köprüsü ve Hacıtalip istasyon ve köprüsünü) ateş kuvveti üstün birliklerle korumakta idi. Kuvayi Milliye ise düşmanın bu maksadını akim bırakmak için önceleri demiryolu raylarını yeryer sökmek suretiyle tahrip etmiş, daha sonra buralara gece baskınları tertiplemiştir. Bu direnme yerlerinin en önemlisi Hacıtalip istasyonu ve Çiftliğinde bulunuyor, yapılan tahribatı etkisiz bırakıyordu. Çukurova kurtuluş tarihinde “Birinci Hacıtalip Savaşı" denilen gece baskını bunların ilki ve en önemlisidir. 25 Haziran 1920 de cereyan etmiştir.
Kuvayi Milliye Tarsus Grubu Komutanı Binbaşı İsmail Ferahim (Şalvuz) Bey'in vermiş olduğu emir gereğince Tarsus Grubundan Yedek teğmen Mustafa Nail komutasındaki Demirbaş, yedek Üsteğmen Ali Rıza Timurtaş komutasındaki Kayhan, muvazzaf Üsteğmen Galip Tekin komutasındaki Gökbayrak (Jandarma), Yedek Üsteğmen Mithat Toroğlu komutasındaki Bozkurt müfrezeleri bu baskını yapmışlardır. .
25 Haziran 1920 günü saat 18. de biricik kudretli dağ topumuzun ve Kuvayi Milliye'nin emrine henüz geçmiş bulunan 2 makineli tüfeğin ateş himayesiyle düşmanın sığındığı Hacıtalip çiftliği binasına şiddetli ateş açılması ile taarruzumuz başlamış ve gece geç saatlere kadar devam etmiştir. Çiftlik binasının 4 tarafından kuşatılmış olmasına, ateş baskınımıza ve teslim olmaları için yüksek sesle Arap'ça ve Fransız'ca yapılan ihtarlara rağmen düşman büyük bir inatla direnmekte devam etmiştir. Bu durum karşısında Çiftlik binasının yakılmasından başka çare kalmadığına karar verilmiştir. Ancak, çiftlik oldukça büyük ve muntazam bir yapı idi. Böyle bir yapının yakılıp yakılmamasının düşünüldüğü bir sırada orada hazır bulunan çiftlik sahiplerinden Hacı Talip Zade Hacı Ömer ve Suphi beyler'in:
- Memleketin kurtuluşu uğruna canımız feda olsun. Çiftliğin yakılması icap ediyorsa ne duruyorsunuz? Demeleri üzerine orada bulunan harman sapları çiftliğin etrafına yığılmış ve gazla ateşlenerek yakılmıştır.
Düşman erleri arasında bulunan Cezayir ve Tunus'lu müslüman askerleri bu sırada "Ene müslim, ene müslim" diye teslim olmağa başlamışlardır. Teslim olanlar 32 kişi olup sonradan Pozantı'ya tümen karargâhına gönderilmişlerdir. Yalnız içlerinden yaralı olan 11 kişi hastahaneye yatırılmışlardır. Ayrıca bir Teğmen, bir Başçavuş ve 10 düşman erinin öldüğü anlaşılmıştır. Kuvayi Milliye'nin zayiatı 3 şehit ve 8 yaralıdan ibarettir.
Bu savaşı yapan grup ve müfreze komutanları:
Kuvayi Milliye Tarsus Grubu Komutanı Binbaşı İsmail Ferahim Bey, Topçu Albaylığından emekli
olup vefat etmiştir.
Bozkurt müfrezesi Komutanı Yedek Üstegmen Mithat Toroğlu, Merşin'in Puğ köyünde 1897 yılında doğmuştur. Sağdır, halen çiftçilikle uğraşmaktadır.
Kayhan müfrezesi Komutanı Yedek Üsteğmen Ali Riza Timurtaş, Silifke'nin Çitaklı köyünde 1893 de doğmuştur. Asıl mesleği öğretmenliktir. Vefat etmiştir.
Gökbayrak müfrezesi Komutanı Muvazzaf Üsteğmen Galip Tekin (Bu zatın kimliği hakkında başka bilgimiz yoktur.)
Bağlar Savaşı
Yukarıda izah edilen ateşkes anlaşması uyarınca düşmanın demiryolunun kuzeyinde bulunan bütün birliklerini bu hattın güneyine çekmesi gerekiyordu. Tarsus'un iki kilometre kuzeybatısındaki "Bağlar" diye anılan sırtlarda mevcut ve her çeşit silahlarla donanmış 400 kişilik birliğini hattın gerisine çekmediği gibi, burasını Kuvayi Milliye'nin kuzeyden Tarsus'a yapacakları hücumlarını engellemek için tahkim ederek sağlam bir dayanak noktası haline getirmişti. Müstahkem bir hale getirdikleri bu yere "Küçük Verdun" adını vererek öğündükleri işitiliyordu. Bunun içindir ki, Çukurova kurtuluş savaşı Tarihine "Bağlar Savaşı" diye geçen bu savaş sağcenah bölgesinde yapılan savaşların en önemlisidir.
Tarsus Grup Komutanı İsmail Ferahim Bey (Kurtuluş savaşında Kahraman Çukurovalı'lar kitabının 39, 40,41 sahifelerinde) şöyle diyor:
"Gurup komutanlığı bu savaşın hazırlıkları ile meşgul bulunduğu sırada, Güney Bölgesi Komutanlığına tayin edilen İkinci Kolordu Komutanı Selahattin Adil (General, rahmetli) Bey kolorlu merkezi olan Maraş'a giderken, yanında 41. Tümen Kurmay Başkanı Binbaşı Salim Cevat (General, rahmetli) Bey olduğu halde Tarsus grubuna da uğramış ve müfrezeleri teftiş ettikten sonra:
- Karşımda Milis'lerden kurulu bir çete değil, muntazam bir nizamiye birliği görüyor ve morallerinin yüksekliğine de hayran oluyorum.
Diye memnunluğunu ifade etmiştir.
Teftişi müteakip, Albay Selahattin Adil Bey ile birlikte Eshabıkehif tepesine çıkılmış ve düşmanın işgal ettiği mıntıka ve tahkim ettikleri yerler kendilerine gösterilmiştir. Bu yolda bilgi verirken, dikkat nazarını çeken Tarsus bağlarına karşı ne suretle taarruz etmek fikrinde bulunduğumuzu sordukları zaman:
- Henüz bir tertibat olmamakla beraber, mutlaka bir fedakarlık göstererek herhalde Bağları elde etmeğe çalışacağız; demiştim.
O sırada Selahittin Adil Bey'le gelmiş olan Tümen Kurmay Başkanı Binbaşı Salim Cevat Bey:
- Bu platonun vaziyeti oldukça mühimdir; pek te kolay zaptedilemez! Bu sebeple iyi düşünmek ve ona göre tedbir almak lazımdır; sözleriyle dikkatimizi çekmişti.
Salim Cevat Bey'in bu beyanatı inkarı kabil olmayan bir gerçekti. Bunun üzerine:
- Biz de erazinin durumunu, düşmanın mevcut kuvvetini, silâh kudretini, kendi durumumuzu dikkat nazara almak suretiyle yapacağımız işin lehimize sonuçlanmasını sağlamak için muvafık bir hareket planı tesbit etmeye çalışıyoruz; dedim."
Kurtuluş savaşına Türk milletinin bütün varı ve varlığı ile katıldığını yansıtması bakımından Sağcenah Mıntıka Komutanı Yarbay Şemsettin Bey'in bu savaş münasebetiyle Müdafaa-i Hukuk Heyetine gönderdiği emri aynen kaydediyoruz:
Mersin ve Tarsus Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Riyasetine,
No: 107
Gözne'den
13 Temmuz 1336 (1920)
1 - Biinayetillâhı taala 15 Temmuz 36 gününden itibaren Tarsus kasabasını payi âdadan kurtarıp işgâl etmek için Tarsus grubu ciddi taaruza başlayacaktır. Bunun için bu grubun ihtiyatı umumisini teşkil etmek üzere Mersin ve Tarsus cephesinde ve gerisinde bulunan silahlı, kılıçlı, baltalı bilcümle ehali celbedilecek ve bunlara Belenkeş'likli Hacı İshak Ağa kumanda etmek şartiyle yevmi mezkûrde Sayköy kariyesinde hazır ve âmade bulunacaktır.
2 - 15 Temmuz 36 perşembe günü bizzat Sayköy'de bulunacağını.
Sağcenah Mıntıkası Komutanı
Kaymakam Şemsettin
Mıntıka komutanlığı tarafından Tarsus grup komutanlığına ayrıca taarruz emri verilmiş olduğundan Grup komutanı Binbaşı İsmail Ferahim Bey müfreze komutanlarına şu yazılı emri tebliğ etmiştir:
Tarsus grubu müfreze komutanlıklarına,
Mahremdir - Sayköy
14 Temmuz 336 - Çarşamba
1 - Cenabı hakkın avn ve inayetine ve hazreti peygamberin ruhaniyetine istinaden grubumuz 15/16 gecesi Sadık Paşa bağları ile o civarda bulunan düşmanı kâmilen tardetmek üzere taarruz edecektir.
2 - Sadık Paşa bağları ile diğer bağlarda bulunan düşmanın tardedilmesini müteakip İnayeti Hak ile Tarsus'tan dahi tard çaresine derhal mübaşaret edileceğinden bunun için de ayrıca emir verilecektir.
3 - Her müfreze, kendisine kılavuzluk yapmak üzere Tarsus sokaklarını bilir cesur arkadaşlardan ikişer kılavuz tedarik edeceklerdir.
4 - Gökbayrak Müfrezesi; Bozkurt, Kayhan, Demirbaş bölüklerinin ihtiyatını teşkil edecek ve Tarsus işgal edilir edilmez telakki edeceği emir ile Tarsus'un âsayişini temin edecektir.
5 - Nizamiye bölüğü de, Selçuk, Tozkoparan, Çeliktaş müfrezelerinin ihtiyatını teşkil edecektir.
6 - Makineli tüfek bölüğü zabiti Arif Efendi, mevcut makineli tüfeklerden birini Kayhan, diğerini Demirbaş müfrezesi refakatine, diğer iki tüfekten birini Selçuk, diğerini de Çeliktaş müfrezeleri emrine gönderilmek üzere ihzar ederek yarın aktedilecek müzakerede telâkki edeceği emre göre mezkûr müfrezelere sevkedecektir.
7 - Bozkurt, Kayhan, Demirbaş müfrezeleri düşmana taarruz hissini verdirecek bir halde işgâl edecek ve alelesker Osmanlı ve Rus mermisi sarfedecektir.
Selçuk, Tozkoparan, Çeliktaş müfrezeleri ise yarınki müzakerede tayin edilecek saatte Sadık Paşa bağları ile civarındaki mıntıka üzerine ciddi taarruz ederek düşmanı tardedecektir. Yalnız bu taarruz esnasında düşmanı vurmak için fişek sarfedilip beyhude gürültü için fişek istihlâkine meydan verilmemesine beğayet itina edilmesi efrada lisanı münasip ile tefhim edilecektir.
8 - Taarruz esnasında irtibatın muhafazasına fevkalade itina olunacaktır.
9 - Topçunun endaht mevkii şifahen tebliğ edilecektir.
10 - Taarruz esnasında müfrezelerin nezdindeki işaret tabancalarının istimali icap ederse ayrıca pusulada gösterilen talimat Üzere istimal olunacaktır.
11 - Efradın yarınki istihkakından maade ihtiyat olarak bir günlük ekmeği bu geceden tedarik ve ihzar edilecektir.
12 - Hebilli'de bulunup grubumuz emrine verilen Osman Muzaffer Efendi emrindeki müfreze Akdama kalkmıştır. İşbu müfreze Mersin grubu ile grubumuz arasına düşmanın girmemesine geceli gündüzlü son derece dikkat edecek ve böyle bir hale maruz kalacak olursa derhal grubumuzu ve Mersin grubunu haberdar edecektir.
13 - Tarsusun şark ve cenup kısımları Solcenah Mıntıkasından grubumuz emrine terkedilen müfrezeler tarafından ufak ufak taarruzlarla o civardaki düşmanı işgal edecektir.
14 - Gerek Bağlar'ın ve gerekse Tarsus'un işgâlinde pek de hane, dükkan, çiftlik gibi mebaninin tahrip ve ihrakına heves edilmeyecektir. Ancak düşmanın mukavemet göstereceği herhangi bir ebniye bu memnuniyetten müstesnadır. Bir kasabanın tahrip ve ihrakı, o kasabayı kurtarmak değil bilâkis imha demek olacağı gibi bir çok fakir ve fukaranın meskensiz bırakılmasına da sebebiyet verilmiş olur ki, şu hal şanlı olarak kazanılmış muzafferiyeti lekedar edeceğinden bu hususun nazarı dikkat ve ehemmiyetten dûr tutulmayacağını dûrendîş müfreze komutanlarından ümitvarım.
15 - Harbin lehimize olarak neticeleneceği bir sırada galibiyet neşesi ile efradın plaçka peşinde koşması maazallah acı neticeler tevlidine sebebiyet vereceğini teemmül ederek düşman, temamiyle taarruz edilen mıntakadan tard ve teb'id edilmedikçe katiyen ganaım peşinde koşulmayacaktır. Bu hususta müfreze komutanlarının azami gayret ve basiret göstermelerini rica ederim. Hele ehalii islamiye eşyasına katiyen dokunulmayacaktır.
16 - Tarsus köyleri civarında bulunan bütün ehaliyi islamiye, bu şerefli düğünümüze davet edilmiştir. Kahraman arkadaşlarımın iktisabı zafer olmalarını ümit ve muvaffakiyeti kudret ve azametine sığındığımız cenabı haktan diler, umum kahramanlara selâmlar ederim;
Tarsus Grup K.
Binbaşı
İsmail Ferahim
Grup emrinde belirtildiği gibi 15 Temmuz 1920 perşembe günü Sayköy'de grup karargahında toplanan bölük komutanları ile yapılan görüşme sonunda bu emirde zikredilen konuşların bazılarında değişiklik yapılmış ve bir gece baskını şeklinde yapılacak olan taarruz ana hatları tesbit olunmuştur. Buna göre:
15 Temmuz 1920 gecesi Tozkoparan ve Selçuk müfrezeleri Bağlar tahkimatına cepheden taarruz edecek, Çeliktaş müfrezesi düşmanın sağ kanadını, Demirbaş
müfrezesi de sol kanadını ateş baskısı altında tutarak taarruzun gelişmesini sağlayacaklardır.
Tarsuslun güneybatısındaki Piric'e köyünde bulunan Bozkurt müfrezesi beraberinde Tarsus Gençler müfrezesi ile Tarsus'un Mersin şosesi ağzında bulunan Rasim Bey Fabrikası ve çevresine ateş açarak düşmanın Tarsus'ta bulunan ve Gözlükule'de üslenen kuvvetlerini tesbit ve tevkif ederek Bağlar’daki düşman kuvvetlerine yardım yapmalarını önleyecek, Akdam köyünden Burhan köyüne nakledilen Alsancak müfrezesi de düşmanın Mersin istikametinden yapması muhtemel hareketini engelliyecekti.
Önce, düşmanın ileri karakol mahiyetindeki kolu Kırık Bağlar'ı tahkimatının düşürülmesi esas tutulduğundan 15 Temmuz 1920 gecesi saat 21-22 arasında müfrezeler harekete geçtiyse de kesif karanlık yüzünden aralarında bir işbirliği ve bağlantı sağlanamadığından ateş baskını yapılmakla beraber tahkimatın zaptı mümkün olmamış; müfrezeler geri çekilmek zorunda kalmışlardır. Bu saldırı sırasında Tozkoparan müfrezesi komutanı yedek üsteğmen Veli Haşim'in sağ el orta parmağı yaralandığından müfrezenin komutasını birinci takım komutanı yedek üsteğmen Ömer Nazmi Çiftçi üzerine almıştır.
Bunun üzerine müfrezelere iki günlük bir dinlenme verilmiş ve yeniden tertibat alınarak 18 Temmuz 1920 Pazar günü saat 21-22 arasında yeniden hücuma geçilmiştir. Taarruz Demirbaş müfrezesi ile Tozkoparan müfrezesinden birer takım tarafından kolu kırık Bağlar'ına yapılmış, Selçuk müfrezesi Tarsus - İstasyonu istikametinden gelmesi muhtemel düşman kuvvetine karşı himaye ateşi yapılmıştır. Bu arada Tozkoparan müfrezesinden bir takım Ziyaret (Eshabıkehif) köprüsüne kadar dere içinden düşmana sokulmuş, bu suretle kolu kırık bağlarına taarruz eden müfrezelerin düşman tarafından yapılacak yan ateşini önlemiştir. Bu saldırı sırasında müfrezelerimiz arasında tam bir İşbirliği ve bağlantı sağlanmış, buradaki düşman kuvveti ateş baskısı altında çekilerek Sadık Paşa bağlar'ındaki esas birliğine iltihak etmişse de müfrezelerimizin ateş baskısından kurtulamamış olduğundan kolu kırık bağlarına girilmiş ve bu sırada düşman elimize geçireceğimize hükmettiği cephaneliğini ateşlemiştir. Çeliktaş, Tozkoparan ve Demirbaş müfrezeleri arasında kuşatılmış olan düşman elinde mevcut iki topu ile etrafına şiddetli peşrev ateşi açmak suretiyle taarruzu durdurmağa uğraşıyor, buna mukabil müfrezelerimizin ve halkın "Allah Allah" sadaları, boru ve trampetlerin devamlı çalışları sonunda morali büsbütün bozularak ne yapacağını şaşırmış bir halde bulunuyordu. Düşman açık bulunan güney - istasyon istikametinde Tarsus'tan taze kuvvet getirtmiş ve bu suretle dayanma gücünü arttırmak istemiş ve müfrezelerimize karşı mukabil taarruz yapmışsa da başarı sağlıyamamıştır.
Kuvvetlerimiz, Bağlar tahkimatının kuzey bölümünü ellerinde tuttuğu sırada sabah olmuş, bu sırada Takbaş köyü sırtlarında mevzilenmiş olan biricik dağ topumuzun isabetli atışları düşman büsbütün şaşırtmıştı.
Kudretli dağ topu çatal teşkil ederek mahdut mermisi ile hem mücahitlerimizin taarruzlarını himaye, hem de düşmanın gözlükuledeki toplarına ateş ediyordu.
Gündüzün erlerimizden bazıları Sadık Paşa bağında bulunan binaya sızarak burasını işgâlleri altına almışlar ve bina pencerelerinden düşman siperlerini yan ateşine alarak ağır zayiat verdirmişlerdir. Savaş aynı tempoyla saat 16'ya kadar sürmüş, düşman Gözkule ve İstasyonda bulunan toplarının himaye ateşi altında Tarsus'a sığınmak zorunda bırakılmış ve Bağlar tahkimatı bu suretle müfrezelerimiz tarafından zaptedilmiştir.
Düşmanın bu savaşta 200 civarında zayiat verdiği ve ölülerinin bir kısmını terkederek kaçtığı tesbit edilmiştir. Savaş sonunda düşmandan 200 piyade tüfeği 1 makineli tüfek, 5 otomatik tüfek, 1 dağ topu arka kundağı, sehpasıyla 1 telemetre, cephane, erzak ve küllliyetli malzeme ve eşya ele geçirilmiştir.
Düşman bu savaştan kurtarabildiği moralleri çok bozulmuş olan erlerini Tarsus'ta muhtelif yerlerde hiç kimseyle temas ettirmemek şartiyle göz altına almış ve yine hiç kimseyle görüştürmeden başka garnizonlara nakletmiştir.
Ne yazık ki, bu savaş sırasında Mersin - Tarsus bölgesinde ilk Kuvayi Milliye kıvılcımını ateşliyen Demirbaş müfrezesi komutanı yedek teğmen Kozan'lı Mustafa Nail ile 60 yaşındaki ilk Tarsus Müdafaa-i Hukuk Başkanı ve bu savaşta Mıntaka Komutanımızın kendisini köy ve yaylalardan gelecek ihtiyat kuvvetlerine komutan yaptığı Belenkeş'lik köyünden Hacı İshak Ağa ile Tozkoparan müfrezesi Takım Komutanı Kıdemli Başçavuş Tarsus'lu Sofu Ömer Efendi oğlu Zahit'le beraber 15 şehit ve 40 yaralı verilmiştir.
Türk kadınının metanetini, aynı zamanda vatanseverliğini yansıtan bir menkabeyi de bu bölüme eklemeyi uygun görüyoruz. Yukarıda adı geçen ve kurtuluş savaşında sağcenah Mıntıka Komutanlığı yapan Yarbay Şemsettin Bey (Tuğbay Salur, merhum) bir arkadaşımıza yazdığı mektupta bu menkabeyi şöyle anlatıyor:
“Orası Çukurova değil, kahramanlar diyarıdır. Bunun ismini bu yolda tashih etmek en doğru bir harekettir. Ben burada bulunduğum müddetçe bu kahramanlara kumandanlık etmek için hiç zahmet çekmedim. Çünkü onlar ne için silaha sarıldıklarını biliyorlardı. Tarsus Bağlar muharabesinde verdiğim emir mucibince hakikaten cephe gerisinde bulunan binlerce halk, silâhı olanlar silâhıyle, silâhı olmayanlar bıçak ve sopalariyle bu muharebeye iştirak etmiş ve bunlara 60 yaşındaki Belenkeş'likli Hacı İshak Ağa kumanda etmiştir. Hacı ishak Ağa haremile bereber bulundu bu muharebede şehit olmuştur. Hacı İshak Ağa Eshabıkehif tepesi yamacında medfundur. Gömülürken hatırasını tebcilen mezarı başında bulundum. Haremi de yanımda idi. Eşini kaybeden Türk kadını bana:
- Kumandan Bey, Hacı İshak şehit oldu. Fakat Türk milleti yaşayacaktır; diyordu. Bu ilahı ses hala kulaklarımda çınlamaktadır."
Ayrıca bu savaşta Ulaş Bey'lerinden Emine Hanımın da diğer Türk kadınlariyle cepheye koşarak askerlere su dağıttığını ve mücahitlerin moralini yükseltmek için teşvik edici sözler söylediğini ve bu savaş boyunca cepheden ayrılmamış olduğunu takdirle anarız.
Bu savaşı idare edenler:
1 - Sağcenah Mıntıka Komutanı Yarbay Şemsettin Bey;
2 - Tarsus Grubu Komutanı Binbaşı İsmail Ferahim Bey;
3 - Demirbaş müfrezesi Komutanı Mustafa Nail Bey;
4 - Selçuk müfrezesi Komutanı Yedek Teğmen Genç İzzet (Adana'lı Tevfik
Bölgen) Bey;
5 - Tozkoparan müfrezesi Komutanı Yedek Üsteğmen Veli Haşim Çiftçi Bey;
6 - Yaralanması üzerine Yedek Üsteğmen Ömer Nazmi Çiftçi Bey;
7 - Çeliktaş müfrezesi Komutanı Milis Molla Kerim Bey.
Rasim Bey Fabikası Baskını
Tarsus'un güneyine düşen ve Gözlükule denilen tepe düşmanlar tarafından tahkim edilmiş ve bir dayanak noktası haline getirilmişti. Ayrıca buraya bir batarya top ta yerleştirmiş bulunuyordu. Tarsus'un Mersin'e çıkış yolunda Rasim Bey Fabrikası civarında ayrıca bir birliği de bulunmakta idi. Tarsus grubundaki müfrezeler Bağlar istihkâmlarına taarruz ederken o sıralarda Tarsus'un güneyinde bulunan ve karargâhı Pirice'deki Bozkurt müfrezesi ve emrindeki Gençler müfrezesi düşman birliğinin bulunduğu Rasim Bey fabrikasına karşı Bağlar'a taarruz edildiği gece (18-19 Temmuz 1920) ateş baskını yaparak buradan düşmana taarruz edileceği hissini vermek suretiyle gerek Rasim Bey fabrikasında, gerek Gözlükule'de bulunan düşman kuvvetlerini bulundukları yerlerde tesbit etmişler, Bağlar'da cereyan eden savaşa yardım etmelerine mani olmuşlardır.
Bu baskını idare edenler:
1 - Bozkurt müfrezesi Komutanı Yedek Üsteğmen Mithat Toroğlu (Özkul Efe);
2 - Tarsus Gençler müfrezesi Komutanı Yedek Üsteğmen Lûtfi Oğuzcan (Nadir Efe);
