Ue-Gazi
Emekli Yönetici
Tarihdeki Devrimcilerin Ölüme Giderkenki Son Sözleri
“Sıkı durun biz kaçmadık, yenilmedik… Çünkü Spartaküs proleter devrimin ateşi ve ruhu, kalbi ve beyni, iradesi ve yaptıkları demektir. Çünkü Spartaküs, bütün başarı özlemlerinden, sınıf bilinçli proletaryanın savaşta aldığı bütün kararlardan yanadır… Hepsi başarılana dek hayatta kalalım kalmayalım, programımız yaşayacaktır.”
(Karl Liebknecht, 15.01.1919)
“Berlin’de düzen hüküm sürüyor. Sizi budala çakallar! Sizin ‘düzen’iniz kumdan inşa edilmiştir. Yarın devrim bir kere daha ayağa kalkacak ve trompet sesleri ortasında sizi dehşete düşürerek haykıracaktır: ‘Buradaydım, buradayım, hep burada olacağım!’”
(Rosa Luxemburg, 15.01.1919)
“Münevver ve inkılâpçı gençlerimiz, beyaz yakalı frenk gömleklerini ve parlak kılınçlarını omuzlarından atarak eli nasırlı mazlum halkımızın arasına girerler ve Komünist Fırkası saflarında bütün hayat ve mevcudiyetlerini biçare bahtsız işçi ve çiftçilerimizin açlık, karanlık ve kulluktan kurtulmaları yolunda feda ederlerse, halkımız hakikî ve içtimai inkılaba doğru yükselecek, memleket yağmacılar elinden tamamen kurtulma iktidarını gösterecek ve böylece komünist şarkta büyük bir amele fırkasının mümessili sıfatıyla beynelmilel inkılapçılar arasında hürmetli bir yer tutmaya hak kazanacaklardır.”
(Mustafa Suphi, 29.01.1921)
“Faşizmin tüm ülkelerdeki karşıtları! Kanlı zulümle, terörle, açlık ve savaşla birleşmiş faşizm paramparça edilip yere serilmeden, aramızdan hiç kimse dinlenme ve mola verme hakkına sahip değildir.”
(Clara Zetkin, 20.06.1933)
“Kendi adıma, ölüm beni ürkütmüyor; ben hayatımı feda edeli çok oldu. Şunu da bilmelisin, ölürken hiçbir şeyden pişman değilim, hiçbir şeyden vazgeçmiyorum. Ve her zamandan çok bugün, eminim, biliyorum ki boşu boşuna ölmüyorum, inandığım şey bir gün gerçek olacak.” (Maurice Pillet, FKP üyesi, 15.12.1941)
“Elveda yoldaşlar, hepiniz, elveda işçi kardeşlerim! Hayat güzel olacak, nefret, sefalet kalmayacak, halkın hakkı kutsal olacak! Ama her şeyi göze alıp kavga vermek, ölenler gibi zafer için her şeyi feda edebilmek gerek” (Maurice Lacazette, FKP üyesi, 20.02.1943)
“Bize yapılanların hiçbiri beni ve arkadaşlarımı yıldırmıyor. Cesaretimiz, içimizdeki ateş, idama kadar sürecek. Bir yurtsever, bir komünist kendini moral yıkıma koy vermez. Teslimiyetçilerden, hainlerden kimileri bizim takatten kesilmemize pek sevinecekler… Boşuna umutlanmasınlar, bu zevki tadamayacaklar. Ve çok geçmeden sıra onlara gelecek, o zaman nasıl korkudan tir tir titrediklerini görüp güleceksiniz. Haydi, sevgili arkadaşlar ve dostlar, sizlerden ebediyen ayrılıyorum. Ölmeden önce. Yine sizi düşüneceğim. Cesaret ve umut: parolamız buydu bizim, sizinki de budur!” (Jean Robert, FKP üyesi, 31.03.1943)
“Bizim ardımızdan ağlamamalısınız, mücadele bayrağını hep daha, daha yükseklere çıkarmalısınız; öcümüzü alacaksınız yoldaşlar. Şan olsun ardımızdan gelen sizlere, hepinize; ölenler ve daha ölecek olanlar size teşekkür ediyor. Fransa’nın çocukları özgür ve mutlu olsunlar diye yakında şu yirmi bir yıllık küçük hayatımı geride bırakacağım; partimin davasına ihanet etmedim, dudaklarımda gülümseme, hançeremde şarkılarla gidiyorum; ölüm beni korkutmuyor. Elveda Partizan Çetelerinden yoldaşlar; Elveda Genç Yoldaşlar! Elveda benim güzel Partim! Elveda benim güzel ülkem! Ölecek olan sizleri selamlıyor.”
(Paul Camphin, FKP Komsomolu Yöneticisi, 17.10.1943)
“(G)eri kalanını size hayatınız öğretmeli, aynı bize hayatın öğrettiği gibi. Yaşamınız size özgürlüğün ve yaşamı gerçekten güzel kılan her şeyin bazen çok pahalıya ödenmek zorunda olduğunu öğretmelidir. Ve bizim yerimize başkalarının mücadeleyi sürdüreceklerinden emin olduğumuz için biz teselli buluyoruz…” (Ethel ve Julius Rosenberg, 19.06.1953)
“Zamanın çağrısına kayıtsız kalamayız. Vietnam sonsuz kahramanlık dersleriyle, nihai zaferi kazanmak için verdiği trajik ve günlük mücadele ve ölüm dersiyle buna işaret ediyor… Eğer biz dünya haritasının küçük bir noktasında, kendimizden vereceğimiz ne kadar küçük olursa olsun, bu mücadele içinde hayatlarımızı özveriyle ortaya koyarak yerimizi alabilirsek ve eğer bir gün, kanımızı döktüğümüz, artık bizim olan herhangi bir ülkede son nefesimizi vermemiz gerekirse, bunun ancak eylemlerimizin etki alanını iyice ölçüp biçmemiz sayesinde olduğu bilinmelidir… Ölüm, nereden ve nasıl gelirse gelsin, savaş sloganlarımız kulaktan kulağa yayılacaksa ve silahlarımız elden ele geçecekse ve başkaları yeni savaş ve zafer naralarıyla ve de mitralyöz sesleriyle cenazelerimize ağıt yakacaksa; ölüm hoş geldi, safa geldi.” (Ernesto Che Guevara, 09.10.1967)“Türkiye’nin geleceği çelikten yoğruluyor. / Belki biz olmayacağız / Ama / Bu çelik aldığı suyu unutmayacak” (…
“Beni kaçırma yolları arayın ve kaçırmaya çalışın. İdamım veya en azından müebbetim muhakkak. Daha sıkı, daha sağlam, daha kararlı bir savaş dilerim. Hoşça kalın.” (İbrahim Kaypakkaya, 28.02.1973)
“Esas siz teslim olun!” (Sinan Cemgil, 31.05.1971)
“Bilmem biliyor musun?/ ‘Düşman zindanda yenilmez diye / düşünme hiçbir zaman’ / Hatırla / İbrahim’i, Mehmet Zeki’yi, Orhan’ı / Daha sımsıcak kurumadı / ‘Cihanımızın’ kanı / Ve haykır sancağımızdaki kızıl şiarı / Haykır, açıkça olmasa bile / içten içe / ‘Gerillalar ölmez, yaşasın mücadelemiz’” (Hasan Hakkı Erdoğan, Mart 1982)
“Ana, tüm bunları bilerek ve inanarak yaptım. Tek düşüncem devrimci halk hareketinin selameti, sağlıklı gelişmesidir. Sana açıklamayı görev bildiğim bir durum daha var. O da bu kavga içinde hayatımın önemli olmadığıdır. Benim ve gerilla arkadaşlarımın tek düşünce ve hedefi hareketin zafere ulaşmasıdır. Gelecek bizimdir. Tarihi zafer bizim olacaktır. Benim mutluluğum hareketimizin başarısı olacaktır. Varsın düşmanlarımız ölüm cezası versinler, ölüme kadar hapsetsinler. Ne çıkar. Sonunda zafer bizim olacaktır. Ana biz ne çılgınız ne de maceraperestiz. Baskı ve zulüm altındaki bir kurtuluş davasının öncüleriyiz.”
(Cihan Alptekin, 06.09.1971)
“Kurucu önderimiz İ. Kaypakkaya yoldaşın üzerine gerdiği teorik zırh sayesinde, bugüne kadar geçen süreç içinde herhangi bir nitelik dönüşümüne uğramadan varlığını koruma başarısı gösteren partimiz, uzun yılların ürünü olarak kan can pahasına edinilen zengin bir mücadele deneyinin zemini üzerinde, zafere açılan kapıyı adım adım aralamaya başlamıştır bile…”
(Zeki Uygun, 22.11.1986)
“Biz buraya dönmeye değil ölmeye geldik!” (Mahir Çayan, 30.03.1972)
“Ne Zaman Niçin?- Ülkem / Boyun / Eğmeye / Hazırlanırken / Faşizme / Gerçek / Kurşun / Gibi / Saplandı / Birden / Bire / Yüreğime / İsyanım / Büyüdü / Devleşti / Sığmadı / Bendime / İşte / O / An / Karar / Verdim / Devrim / İçin / Ölümüne” (Kemal Soğukpınar, 15.12.1987)
“Yaşasın Türkiye Halkının Bağımsızlığı! Yaşasın Marksizm-Leninizm’in Yüce İdeolojisi! Yaşasın Türk ve Kürt Halklarının Bağımsızlık Mücadelesi! Kahrolsun Emperyalizm!” (Deniz Gezmiş, 06.05.1972)
“Gücünüz yetiyorsa siz teslim alın!” (Yusuf Ekinci, 28.05.1991)
“Ben halkımın bağımsızlığı ve mutluluğu için şerefimle bir defa ölüyorum. Sizler bizi asanlar şerefsizliğinizle her gün öleceksiniz! Biz halkımızın hizmetindeyiz. Sizler Amerika’nın hizmetindesiniz... Yaşasın Devrimciler, Kahrolsun Faşizm..!” (Yusuf Aslan, 06.05.1972)
“Dağlarda hepinize savaşacak bir mevzi hazırlayacağız. Sizleri bekliyoruz.” (Barbara Anna Kirstler, Ocak 1992)
“Ben şahsi hiçbir çıkar gözetmeden, halkımın mutluluğu için savaştım. Bu bayrağı bu ana kadar, şerefle taşıdım. Bundan sonra bu bayrağı Türkiye halkına emanet ediyorum. Yaşasın İşçiler, Köylüler ve Yaşasın Devrimciler! Kahrolsun Faşizm!” (Hüseyin İnan, 06.05.1972)
“Bizler için mutluluk kavga demekse eğer, bu kavgada düşmana ne denli fazla zarar verebilirsek, mutluluğumuz da o denli yoğunlaşacaktır… Belirleyici olan laf değil, bizzat yaşamın kendi pratiğidir ve bu söylediklerimde ne denli samimi olduğumu o pratiğin kendisi gösterecektir.” (…
“Gülümsememi yok etmek için suratımı parçalamanız gerekir.” (Emre Bilgin, 20.07.1992)
(Karl Liebknecht, 15.01.1919)
“Berlin’de düzen hüküm sürüyor. Sizi budala çakallar! Sizin ‘düzen’iniz kumdan inşa edilmiştir. Yarın devrim bir kere daha ayağa kalkacak ve trompet sesleri ortasında sizi dehşete düşürerek haykıracaktır: ‘Buradaydım, buradayım, hep burada olacağım!’”
(Rosa Luxemburg, 15.01.1919)
“Münevver ve inkılâpçı gençlerimiz, beyaz yakalı frenk gömleklerini ve parlak kılınçlarını omuzlarından atarak eli nasırlı mazlum halkımızın arasına girerler ve Komünist Fırkası saflarında bütün hayat ve mevcudiyetlerini biçare bahtsız işçi ve çiftçilerimizin açlık, karanlık ve kulluktan kurtulmaları yolunda feda ederlerse, halkımız hakikî ve içtimai inkılaba doğru yükselecek, memleket yağmacılar elinden tamamen kurtulma iktidarını gösterecek ve böylece komünist şarkta büyük bir amele fırkasının mümessili sıfatıyla beynelmilel inkılapçılar arasında hürmetli bir yer tutmaya hak kazanacaklardır.”
(Mustafa Suphi, 29.01.1921)
“Faşizmin tüm ülkelerdeki karşıtları! Kanlı zulümle, terörle, açlık ve savaşla birleşmiş faşizm paramparça edilip yere serilmeden, aramızdan hiç kimse dinlenme ve mola verme hakkına sahip değildir.”
(Clara Zetkin, 20.06.1933)
“Kendi adıma, ölüm beni ürkütmüyor; ben hayatımı feda edeli çok oldu. Şunu da bilmelisin, ölürken hiçbir şeyden pişman değilim, hiçbir şeyden vazgeçmiyorum. Ve her zamandan çok bugün, eminim, biliyorum ki boşu boşuna ölmüyorum, inandığım şey bir gün gerçek olacak.” (Maurice Pillet, FKP üyesi, 15.12.1941)
“Elveda yoldaşlar, hepiniz, elveda işçi kardeşlerim! Hayat güzel olacak, nefret, sefalet kalmayacak, halkın hakkı kutsal olacak! Ama her şeyi göze alıp kavga vermek, ölenler gibi zafer için her şeyi feda edebilmek gerek” (Maurice Lacazette, FKP üyesi, 20.02.1943)
“Bize yapılanların hiçbiri beni ve arkadaşlarımı yıldırmıyor. Cesaretimiz, içimizdeki ateş, idama kadar sürecek. Bir yurtsever, bir komünist kendini moral yıkıma koy vermez. Teslimiyetçilerden, hainlerden kimileri bizim takatten kesilmemize pek sevinecekler… Boşuna umutlanmasınlar, bu zevki tadamayacaklar. Ve çok geçmeden sıra onlara gelecek, o zaman nasıl korkudan tir tir titrediklerini görüp güleceksiniz. Haydi, sevgili arkadaşlar ve dostlar, sizlerden ebediyen ayrılıyorum. Ölmeden önce. Yine sizi düşüneceğim. Cesaret ve umut: parolamız buydu bizim, sizinki de budur!” (Jean Robert, FKP üyesi, 31.03.1943)
“Bizim ardımızdan ağlamamalısınız, mücadele bayrağını hep daha, daha yükseklere çıkarmalısınız; öcümüzü alacaksınız yoldaşlar. Şan olsun ardımızdan gelen sizlere, hepinize; ölenler ve daha ölecek olanlar size teşekkür ediyor. Fransa’nın çocukları özgür ve mutlu olsunlar diye yakında şu yirmi bir yıllık küçük hayatımı geride bırakacağım; partimin davasına ihanet etmedim, dudaklarımda gülümseme, hançeremde şarkılarla gidiyorum; ölüm beni korkutmuyor. Elveda Partizan Çetelerinden yoldaşlar; Elveda Genç Yoldaşlar! Elveda benim güzel Partim! Elveda benim güzel ülkem! Ölecek olan sizleri selamlıyor.”
(Paul Camphin, FKP Komsomolu Yöneticisi, 17.10.1943)
“(G)eri kalanını size hayatınız öğretmeli, aynı bize hayatın öğrettiği gibi. Yaşamınız size özgürlüğün ve yaşamı gerçekten güzel kılan her şeyin bazen çok pahalıya ödenmek zorunda olduğunu öğretmelidir. Ve bizim yerimize başkalarının mücadeleyi sürdüreceklerinden emin olduğumuz için biz teselli buluyoruz…” (Ethel ve Julius Rosenberg, 19.06.1953)
“Zamanın çağrısına kayıtsız kalamayız. Vietnam sonsuz kahramanlık dersleriyle, nihai zaferi kazanmak için verdiği trajik ve günlük mücadele ve ölüm dersiyle buna işaret ediyor… Eğer biz dünya haritasının küçük bir noktasında, kendimizden vereceğimiz ne kadar küçük olursa olsun, bu mücadele içinde hayatlarımızı özveriyle ortaya koyarak yerimizi alabilirsek ve eğer bir gün, kanımızı döktüğümüz, artık bizim olan herhangi bir ülkede son nefesimizi vermemiz gerekirse, bunun ancak eylemlerimizin etki alanını iyice ölçüp biçmemiz sayesinde olduğu bilinmelidir… Ölüm, nereden ve nasıl gelirse gelsin, savaş sloganlarımız kulaktan kulağa yayılacaksa ve silahlarımız elden ele geçecekse ve başkaları yeni savaş ve zafer naralarıyla ve de mitralyöz sesleriyle cenazelerimize ağıt yakacaksa; ölüm hoş geldi, safa geldi.” (Ernesto Che Guevara, 09.10.1967)“Türkiye’nin geleceği çelikten yoğruluyor. / Belki biz olmayacağız / Ama / Bu çelik aldığı suyu unutmayacak” (…
“Esas siz teslim olun!” (Sinan Cemgil, 31.05.1971)
“Bilmem biliyor musun?/ ‘Düşman zindanda yenilmez diye / düşünme hiçbir zaman’ / Hatırla / İbrahim’i, Mehmet Zeki’yi, Orhan’ı / Daha sımsıcak kurumadı / ‘Cihanımızın’ kanı / Ve haykır sancağımızdaki kızıl şiarı / Haykır, açıkça olmasa bile / içten içe / ‘Gerillalar ölmez, yaşasın mücadelemiz’” (Hasan Hakkı Erdoğan, Mart 1982)
“Ana, tüm bunları bilerek ve inanarak yaptım. Tek düşüncem devrimci halk hareketinin selameti, sağlıklı gelişmesidir. Sana açıklamayı görev bildiğim bir durum daha var. O da bu kavga içinde hayatımın önemli olmadığıdır. Benim ve gerilla arkadaşlarımın tek düşünce ve hedefi hareketin zafere ulaşmasıdır. Gelecek bizimdir. Tarihi zafer bizim olacaktır. Benim mutluluğum hareketimizin başarısı olacaktır. Varsın düşmanlarımız ölüm cezası versinler, ölüme kadar hapsetsinler. Ne çıkar. Sonunda zafer bizim olacaktır. Ana biz ne çılgınız ne de maceraperestiz. Baskı ve zulüm altındaki bir kurtuluş davasının öncüleriyiz.”
(Cihan Alptekin, 06.09.1971)
“Kurucu önderimiz İ. Kaypakkaya yoldaşın üzerine gerdiği teorik zırh sayesinde, bugüne kadar geçen süreç içinde herhangi bir nitelik dönüşümüne uğramadan varlığını koruma başarısı gösteren partimiz, uzun yılların ürünü olarak kan can pahasına edinilen zengin bir mücadele deneyinin zemini üzerinde, zafere açılan kapıyı adım adım aralamaya başlamıştır bile…”
(Zeki Uygun, 22.11.1986)
“Biz buraya dönmeye değil ölmeye geldik!” (Mahir Çayan, 30.03.1972)
“Ne Zaman Niçin?- Ülkem / Boyun / Eğmeye / Hazırlanırken / Faşizme / Gerçek / Kurşun / Gibi / Saplandı / Birden / Bire / Yüreğime / İsyanım / Büyüdü / Devleşti / Sığmadı / Bendime / İşte / O / An / Karar / Verdim / Devrim / İçin / Ölümüne” (Kemal Soğukpınar, 15.12.1987)
“Yaşasın Türkiye Halkının Bağımsızlığı! Yaşasın Marksizm-Leninizm’in Yüce İdeolojisi! Yaşasın Türk ve Kürt Halklarının Bağımsızlık Mücadelesi! Kahrolsun Emperyalizm!” (Deniz Gezmiş, 06.05.1972)
“Gücünüz yetiyorsa siz teslim alın!” (Yusuf Ekinci, 28.05.1991)
“Ben halkımın bağımsızlığı ve mutluluğu için şerefimle bir defa ölüyorum. Sizler bizi asanlar şerefsizliğinizle her gün öleceksiniz! Biz halkımızın hizmetindeyiz. Sizler Amerika’nın hizmetindesiniz... Yaşasın Devrimciler, Kahrolsun Faşizm..!” (Yusuf Aslan, 06.05.1972)
“Dağlarda hepinize savaşacak bir mevzi hazırlayacağız. Sizleri bekliyoruz.” (Barbara Anna Kirstler, Ocak 1992)
“Ben şahsi hiçbir çıkar gözetmeden, halkımın mutluluğu için savaştım. Bu bayrağı bu ana kadar, şerefle taşıdım. Bundan sonra bu bayrağı Türkiye halkına emanet ediyorum. Yaşasın İşçiler, Köylüler ve Yaşasın Devrimciler! Kahrolsun Faşizm!” (Hüseyin İnan, 06.05.1972)
“Bizler için mutluluk kavga demekse eğer, bu kavgada düşmana ne denli fazla zarar verebilirsek, mutluluğumuz da o denli yoğunlaşacaktır… Belirleyici olan laf değil, bizzat yaşamın kendi pratiğidir ve bu söylediklerimde ne denli samimi olduğumu o pratiğin kendisi gösterecektir.” (…

