Haydar
Emekli Yönetici
Taraftarlar bir yılda 35 milyar euro harcıyor
UEFA Şampiyonlar
Ligi sponsoru
MasterCard'ın
hazırladığı rapora
göre Avrupa'da
adlarına “Sınır Tanımayan Taraftarlar” denilen bir taraftar grubu oluşuyor. Başka ülkelerin futbol kulüplerini
desteklemek için bir sezonda toplam 35
milyar Euro harcayan Sınır Tanımayan
Taraftarlar'ın bir sezonluk
harcamalarıyla 100 adet Allianz Arena
inşa edilebilir, 372 Cristiano Ronaldo, 562 Fernando Torres transfer edilebilir.
Son dönemde sayıları ciddi artış
gösteren akımın temsilcileri yurtdışında
oynanan maçlara giderek, şifreli
kanallardan maç yayınını ya da taraftar
ürünleri satın alarak futbol ekonomisine değer katıyor. Son olarak Allianz Arena’da Bayern
Münich ile Chelsea takımlarını karşı
karşıya getirecek olan Şampiyonlar Ligi
finali öncesinde açıklanan sonuçlara
göre, Avrupalı futbolseverlerin yaklaşık
dörtte biri (41 milyon) Sınır Tanımayan Taraftar. Söz konusu kitlenin en çok
desteklediği takım Barcelona olurken
(yüzde 29), Barcelona'yı yüzde 10 ile
Real Madrid ve yüzde 8 ile Manchester
United takip ediyor. “Sınır Tanımayan Taraftarlar”ın
harcamalarının yaklaşık beşte biri olan
7.5 milyar euroyu şifreli kanal yayınları
kapsıyor. Paranın yüzde 13'üne denk
gelen bir miktar kulübün markalı
taraftar ürünleri için taraftarın cebinden çıkıyor. Stada gidip maçı seyretmek,
“Sınır Tanımayan Taraftarlar”ın
harcamalarında %10’luk bir pay
oluştururken, yemek, içmek ve alışveriş
yapmak gibi, maça gitmişken yapılan
diğer harcamalar 2,5 milyar Euro tutuyor. Taraftarların dörtte biri tuttuğu takımın
evinde oynanan bir maça gidiyor ve bu
seyahatler sırasında konaklama,
seyahat harcamaları, tuttukları takımın
stadına gitmelerinden oluşan etkinlikler,
“Sınır Tanımayan Taraftarlar”a yıllık 8,75 milyar Euro’ya, yani toplam
harcamaların dörtte birine mal oluyor.
Taraftarların turizme katkısını da ölçen
çalışmada, "Sınır tanımayan
Taraftarlar"ın üçte biri sadece maç için o
şehre giderken, beşte biri maç seyahatini şehir ziyafetiyle birleştiriyor.
Bu şekilde maça ev sahipliği yapan
şehirlerin toplamda yıllık 4.5 milyar
euroluk değer yarattığı tahmin ediliyor. Hazırlanan raporda Schmidt, "Sınır
Tanımayan Taraftarlar"ı da üç gruba
ayırıyor. Bunlar, tuttukları takımın oyun
felsefesine ve başarısına hayran olan ve
söz konusu kitlenin büyük
çoğunluğunu oluşturan "takımcılar", takımın bulunduğu şehir ile özel bağları
olduğundan dolayı o takımın destekçisi
olan "bölgeciler" ve takımdan ziyade
büyük oyuncu ve antrenörlerin takipçisi
olan "yıldız hayranları" olarak
sıralanmakta. Almanya’daki EBS Üniversitesi Spor,
İşletme ve Toplum Enstitüsü Direktörü
Profesör Sascha Schmidt, bu akımınn
çoğalmasında etkili olan üç ana eğilimi
işaret ediyor. Schmidt, "Birincisi, giderek
kolaylaşan ve ucuzlayan uluslararası seyahat olanakları sayesinde artan
mobilite ile yabancı ülkelerin takımları
artık ulaşılmaz olmaması. İkincisi, yeni
medya kanalları sayesinde taraftarların
takım ve diğer uluslararası seyirciler
hakkında bilgiye ulaşabiliyor olması sayesinde Sınır Tanımayan Taraftarlar
takımın kültürüne dahil olunabilmesi.
Son olarak da, global yıldız oyuncuların
ve antrenörlerin şöhret statüsüne
ulaşması sonucu, dil ve kültür
farklılıklarını ortadan kalkması. Bu durum farklı ülkelerden taraftarlar için
de birleştirici bir unsur haline geliyor."
diyerek akımın sebeplerini yorumluyor.
Ligi sponsoru
MasterCard'ın
hazırladığı rapora
göre Avrupa'da
adlarına “Sınır Tanımayan Taraftarlar” denilen bir taraftar grubu oluşuyor. Başka ülkelerin futbol kulüplerini
desteklemek için bir sezonda toplam 35
milyar Euro harcayan Sınır Tanımayan
Taraftarlar'ın bir sezonluk
harcamalarıyla 100 adet Allianz Arena
inşa edilebilir, 372 Cristiano Ronaldo, 562 Fernando Torres transfer edilebilir.
Son dönemde sayıları ciddi artış
gösteren akımın temsilcileri yurtdışında
oynanan maçlara giderek, şifreli
kanallardan maç yayınını ya da taraftar
ürünleri satın alarak futbol ekonomisine değer katıyor. Son olarak Allianz Arena’da Bayern
Münich ile Chelsea takımlarını karşı
karşıya getirecek olan Şampiyonlar Ligi
finali öncesinde açıklanan sonuçlara
göre, Avrupalı futbolseverlerin yaklaşık
dörtte biri (41 milyon) Sınır Tanımayan Taraftar. Söz konusu kitlenin en çok
desteklediği takım Barcelona olurken
(yüzde 29), Barcelona'yı yüzde 10 ile
Real Madrid ve yüzde 8 ile Manchester
United takip ediyor. “Sınır Tanımayan Taraftarlar”ın
harcamalarının yaklaşık beşte biri olan
7.5 milyar euroyu şifreli kanal yayınları
kapsıyor. Paranın yüzde 13'üne denk
gelen bir miktar kulübün markalı
taraftar ürünleri için taraftarın cebinden çıkıyor. Stada gidip maçı seyretmek,
“Sınır Tanımayan Taraftarlar”ın
harcamalarında %10’luk bir pay
oluştururken, yemek, içmek ve alışveriş
yapmak gibi, maça gitmişken yapılan
diğer harcamalar 2,5 milyar Euro tutuyor. Taraftarların dörtte biri tuttuğu takımın
evinde oynanan bir maça gidiyor ve bu
seyahatler sırasında konaklama,
seyahat harcamaları, tuttukları takımın
stadına gitmelerinden oluşan etkinlikler,
“Sınır Tanımayan Taraftarlar”a yıllık 8,75 milyar Euro’ya, yani toplam
harcamaların dörtte birine mal oluyor.
Taraftarların turizme katkısını da ölçen
çalışmada, "Sınır tanımayan
Taraftarlar"ın üçte biri sadece maç için o
şehre giderken, beşte biri maç seyahatini şehir ziyafetiyle birleştiriyor.
Bu şekilde maça ev sahipliği yapan
şehirlerin toplamda yıllık 4.5 milyar
euroluk değer yarattığı tahmin ediliyor. Hazırlanan raporda Schmidt, "Sınır
Tanımayan Taraftarlar"ı da üç gruba
ayırıyor. Bunlar, tuttukları takımın oyun
felsefesine ve başarısına hayran olan ve
söz konusu kitlenin büyük
çoğunluğunu oluşturan "takımcılar", takımın bulunduğu şehir ile özel bağları
olduğundan dolayı o takımın destekçisi
olan "bölgeciler" ve takımdan ziyade
büyük oyuncu ve antrenörlerin takipçisi
olan "yıldız hayranları" olarak
sıralanmakta. Almanya’daki EBS Üniversitesi Spor,
İşletme ve Toplum Enstitüsü Direktörü
Profesör Sascha Schmidt, bu akımınn
çoğalmasında etkili olan üç ana eğilimi
işaret ediyor. Schmidt, "Birincisi, giderek
kolaylaşan ve ucuzlayan uluslararası seyahat olanakları sayesinde artan
mobilite ile yabancı ülkelerin takımları
artık ulaşılmaz olmaması. İkincisi, yeni
medya kanalları sayesinde taraftarların
takım ve diğer uluslararası seyirciler
hakkında bilgiye ulaşabiliyor olması sayesinde Sınır Tanımayan Taraftarlar
takımın kültürüne dahil olunabilmesi.
Son olarak da, global yıldız oyuncuların
ve antrenörlerin şöhret statüsüne
ulaşması sonucu, dil ve kültür
farklılıklarını ortadan kalkması. Bu durum farklı ülkelerden taraftarlar için
de birleştirici bir unsur haline geliyor."
diyerek akımın sebeplerini yorumluyor.

